İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/606 E. 2024/959 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/606
Karar No
2024/959
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/606 Esas KARAR NO : 2024/959 Bakırköy .... İcra Dairesi : .... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/09/2020 Birleşen Dava Bakımından DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/06/2021 KARAR TARİHİ : 07/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl Dava Bakımından Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak müvekkili şirketin kürk, deri konfeksiyon ve deri çantadan oluşan en az 709.020,00 Euro’luk (Yediyüzdokuzbin Euro) ürünü ...., .... ve .... sayılı beyannameler ile davalıya 29.07.2019 tarihinde teslim edildiğini, ürünlerin tamamen davalının kontrolünde iken 30.07.2019 günü önce ... sınır kapısına yurtdışındaki adreslerine teslim edilmek üzere davalı tarafından götürüldüğünü, davalının kusur, ihmal ve özensizliği ile davalının düzenlemesi gereken evrakları ve teminat mektupları eksik olduğu için ... Gümrüğü geçişe izin vermediğini, devamında ürünlerin davalının tek taraflı kendi kararı ile müvekkili şirkete danışmadan, sormadan, onay almadan davalı tarafın tamamen kendi inisiyatifiyle müvekkili şirketten teslim alındıktan günler sonra ... Limanına götürüldüğünü, buradan gemiye yüklenerek gönderilmeye çalışıldığını, hassas deri ve kürk gibi ürünlerden oluşan ürünler günlerce Türkiye içinde keyfi bir şekilde gezdirildiğini, ürünlere zarar verildiğini, bir kısmının kaybedildiğini, ürünlerin teslim süresinden günler sonra 08.08.2019 tarihinde ilk alıcı olan “....” unvanlı alıcıya ulaştırıldığını, geç teslimden dolayı sipariş iptalleri, zorunlu fiyat düşürmeleri, konsinye kabullerin gerçekleştiğini, vedop kapamaları süresinde yapılmadığı için şirkete para transferleri ile alacakların tahsili de gerçekleştirilemediğini, tüm bu nedenlerle müvekkili şirketin maddi ve manevi olarak zarara uğratıldığını, ürünlerin İtalya’daki “....” ünvanlı aracı firmaya teslim edilmeli ve oradan da ürünlerin siparişini veren gerek ürünlerinalıcısı ve gerekse ürünlerin dağıtıcısı olan diğer firmalara süresinde ve tam olarak ulaştırılamadığını, alıcıların da ürünlerin kendilerine geç ulaşmasından dolayı siparişleri iptal etmeye başladıklarını, ...... tarafından verilen 6.114,00 Euro tutarlı siparişin tamamının ürünlerin gecikmesinden dolayı iptal edildiğini, ... tarafından ürünlerin %15 indirim yapılarak alındığını, bu nedenle indirim sonucunda 1.215,60 Euro zarar oluştuğunu, aynı şekilde ....’ninde ürünleri gecikmeden dolayı %15 indirimle kabul ettiğini ve 3.069,00 Euro zarar oluştuğunu, ....’nin ise yine gecikmeden dolayı 21.982,00 Euro tutarındaki ürünleri sadece konsinye olarak kabul ettiğini, bu durumun ise müvekkili şirketi peşin gelirden, nakitten ve bunun getireceği kardan, paranın kullanımından mahrum bıraktığını, ayrıca ürünlerin satılıp satılmayacağı, depo maliyetleri, satılmayan ürünlerin iadeleri, nakliye masrafları, ürünlerin sezonun ve modasının geçmesi nedeniyle hiç satılamaması gibi şimdiden tespit ve hesap edilemeyen belirsiz zararlara neden olduğunu, ....’nin sipariş verdiği ürünlerden bir adet 486,78 Euro tutarlı ürünün kaybedildiğini, tüm taleplere rağmen zarar karşılanmadığı için arabulucuya başvurulduğunu, ancak tarafların anlaşamadığını, fazlaya ilişkin hak ve alacakları ile tazminat talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.884,78 Euro (96.931,00 TL) tutarında haksız fiilden doğan maddi zarar, uğranılan kar kaybı ve munzam zarar alacağından oluşan belirsiz alacağın döviz cinsinden 10.884,78 Euro’nun fiili ödeme günündeki kur üzerinden ve zararın oluştuğu tarihlerden işlemeye başlayacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç, gider ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bahse konu yüklemeye ilişkin olarak yükleme rezervasyona alınmadan önce navlun teklifi aşamasında müvekkili şirkete, işin muhteviyatı, bedeli, ...’den çıkış yapma ve route zorunluluğuna dair herhangi bir bildirim yapılmadığını, yüklemenin bu bilgiler olmadan sadece e-mail ile rezerve edildiğini, yükleme rezervasyonu aşamasında davacı tarafından yalnızca varış zamanı hakkında uyarıda bulunulduğunu, bu hassasiyet dikkate alınarak organizasyon sağlandığını, aracın mal bedelinin yüksek olduğu gerekçesi ile “varış termin süresi” değişmemek kaydıyla aracın .... Gümrüğü’ne yükleme akşamı yönlendirildiğini, gerekli bilginin ertesi sabah paylaşıldığını, mallar yüklendiği ve gümrüğe gittiği gün aracın ...’den vedop kapamasının olma zorunluluğunun müvekkili şirkete bildirildiğini, vedop (Beyanname) kapaması müvekkilinin müdahale edebileceği veya taahhüt edebileceği bir konu olmadığını,davacının böyle bir talebi bulunmadığı gibi müvekkili şirketin de yazılı veya sözlü olarak belirli bir tarih belirtmek suretiyle en ufak bir taahhüdü bulunmadığını, müvekkili şirketin davacıdan siparişi alırken hangi güzergahı kullanacağını beyan etmediği gibi herhangi bir güzergahı da taahhüt etmediğini, davacının, yüklenen aracın ... üzerinden çıkmayıp ... aracılığı ile gittiğinden bahisle beyannamenin geç kapandığını ve bu kapamanın teminat eksikliği ve evrakların eksik düzenlenmesinden kaynaklandığını iddia ettiğini, ürünlerin mal bedelinin araç yüklemesi yapıldıktan ve gümrüğe girildikten sonra müvekkil şirkete bildirildiğini, teminat eksikliği dolayısıyla çıkış yapılamama durumunun söz konusu olmadığını, araç içindeki ürünlerin yüksek mal bedelli oluşu dolayısıyla aracın ... güzergâhını kullandığını, varış süresi değişmeyecek şekilde terminli organize edildiğini, araçlarının buradaki hareket edişini müteakip 6 gün içinde İtalya’ya varış yaptığını, taraflarından kaynaklı herhangi bir gecikme yaşanmadığını, aracının taahhüt ettikleri gibi İtalya’ya zamanında vardığını, bu nedenle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla eğer bir gecikme olsaydı dahi CMR’nin 23.maddesinin 5.bendine göre gecikme durumunda sadece gecikmeden kaynaklanan malvarlığı zararları ispatlandığı ölçüde taşıyanın, taşıma ücretini geçmemek üzere bir tazminat ödemek zorunda olduğunu, gecikmenin gerçekleşmesi ile tazminat ödenir hale gelmeyeceğini ayrıca, tazminat talebinde bulunan kimsenin aynı zamanda bu gecikme sebebiyle uğradığı bir zararın varlığını da ispat etmek zorunda olduğunu, taşıyıcının gecikmeden sorumlu tutulabilmesi için gerekli olan bir diğer şartın ise diğer sorumluluk hallerinde olduğu gibi taşıma süresinin aşılması ile zarar arasında uygun bir illiyet bağı bulunması olduğunu, taşıyıcının gecikmeden sorumlu olabilmesi için talep sahibinin gecikmeyi, zararı ve ikisi arasındaki illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, davacının belirtmiş ve talep etmiş olduğu zararların tamamen kendi ticari kararları ve müşterileri ile yapmış olduğu sözleşme tercihlerinden kaynaklandığını, ....’nin alıcı İtalyan firma ile vedop kapamasına müteakip ödemesini alacağına yönelik anlaşması gibi diğer şirketlerle olan anlaşmalarının da müvekkili şirketten bağımsız bir konu olduğunu, taşımanın ... yerine .... çıkışlı yapılmasının oluştuğu iddia edilen zararlara gerekçe olarak gösterilmesinin kabul edilebilecek bir durum olmadığını, vedop kapamalarının müvekkili şirketin müdahale edebileceği ve sorumluluk kabul edilebileceği bir konu olmadığını, sadece gümrükten alınan verilerin müşteri ile paylaşıldığını, davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama masraflarının karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Dava Bakımından Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirket ile davalı şirket arasında navlun akdi kurulduğunu ve müvekkilinin ...’ya ait emtiaların taşınması işini üstlendiğini ve üstlenilen edimi ifa ettiklerini, taşıma işleminin gerçekleşmesine, taşımaya konu emtiaların, alıcı adresine vasıl olması, teslim ve tahliyesi ile navlun alacağının yasal olarak muaccel hale gelmiş olmasına karşın, ... tarafından müvekkili şirketin navlun ücretlerine ilişkin fatura bedelleri, emtialar da alıcı adresine tam ve tekmil şekilde süresinde teslim olmasına rağmen ödenmediğini, müvekkilinin bunun üzerine navlun bedelinin ödenmesi hususunda davalı taraf ile bir takım şifahi görüşmeler yaptığını ancak netice alamaması üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını davalı tarafın bu takibe itiraz ettiğini işbu itirazda haksız olduğunu belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak müvekkili şirketin kürk, deri konfeksiyon ve deri çantadan oluşan en az 709.020,00 Euro’luk (Yediyüzdokuzbin Euro) ürünü ...., ... ve ... sayılı beyannameler ile davalıya 29.07.2019 tarihinde teslim edildiğini, ürünlerin tamamen davacının kontrolünde iken 30.07.2019 günü önce ... sınır kapısına yurtdışındaki adreslerine teslim edilmek üzere davacı tarafından götürüldüğünü, davacının kusur, ihmal ve özensizliği ile davalının düzenlemesi gereken evrakları ve teminat mektupları eksik olduğu için ... Gümrüğü geçişe izin vermediğini, devamında ürünlerin davacının tek taraflı kendi kararı ile müvekkili şirkete danışmadan, sormadan, onay almadan davacı tarafın tamamen kendi inisiyatifiyle müvekkili şirketten teslim alındıktan günler sonra .... Limanına götürüldüğünü, buradan gemiye yüklenerek gönderilmeye çalışıldığını, hassas deri ve kürk gibi ürünlerden oluşan ürünler günlerce Türkiye içinde keyfi bir şekilde gezdirildiğini, ürünlere zarar verildiğini, bir kısmının kaybedildiğini, ürünlerin teslim süresinden günler sonra 08.08.2019 tarihinde ilk alıcı olan “.....” unvanlı alıcıya ulaştırıldığını, geç teslimden dolayı sipariş iptalleri, zorunlu fiyat düşürmeleri, konsinye kabullerin gerçekleştiğini, vedop kapamaları süresinde yapılmadığı için şirkete para transferleri ile alacakların tahsili de gerçekleştirilemediğini, tüm bu nedenlerle müvekkili şirketin maddi ve manevi olarak zarara uğratıldığını, ürünlerin İtalya’daki “....” ünvanlı aracı firmaya teslim edilmeli ve oradan da ürünlerin siparişini veren gerek ürünlerinalıcısı ve gerekse ürünlerin dağıtıcısı olan diğer firmalara süresinde ve tam olarak ulaştırılamadığını, alıcıların da ürünlerin kendilerine geç ulaşmasından dolayı siparişleri iptal etmeye başladıklarını, ... tarafından verilen 6.114,00 Euro tutarlı siparişin tamamının ürünlerin gecikmesinden dolayı iptal edildiğini, .... tarafından ürünlerin %15 indirim yapılarak alındığını, bu nedenle indirim sonucunda 1.215,60 Euro zarar oluştuğunu, aynı şekilde ...’ninde ürünleri gecikmeden dolayı %15 indirimle kabul ettiğini ve 3.069,00 Euro zarar oluştuğunu, ....’nin ise yine gecikmeden dolayı 21.982,00 Euro tutarındaki ürünleri sadece konsinye olarak kabul ettiğini, bu durumun ise müvekkili şirketi peşin gelirden, nakitten ve bunun getireceği kardan, paranın kullanımından mahrum bıraktığını, ayrıca ürünlerin satılıp satılmayacağı, depo maliyetleri, satılmayan ürünlerin iadeleri, nakliye masrafları, ürünlerin sezonun ve modasının geçmesi nedeniyle hiç satılamaması gibi şimdiden tespit ve hesap edilemeyen belirsiz zararlara neden olduğunu, .....’nin sipariş verdiği ürünlerden bir adet 486,78 Euro tutarlı ürünün kaybedildiğini, tüm taleplere rağmen zarar karşılanmadığı için arabulucuya başvurulduğunu, ancak tarafların anlaşamadığını, fazlaya ilişkin hak ve alacakları ile tazminat talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.884,78 Euro (96.931,00 TL) tutarında haksız fiilden doğan maddi zarar, uğranılan kar kaybı ve munzam zarar alacağından oluşan belirsiz alacağın döviz cinsinden 10.884,78 Euro’nun fiili ödeme günündeki kur üzerinden ve zararın oluştuğu tarihlerden işlemeye başlayacak reeskont faizi ile birlikte davacıdan tahsiline, yargılama harç, gider ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Bakırköy .... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, sipariş iptal yazıları, indirim ve konsinye faturaları, beyannameler, T.C. ve İtalyan Devleti gümrük kayıtları, yazışmalar, ihtarnameler, yemin, tanıklar, isticvap, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası , Bakırköy .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyası faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında taşıma ilişkisinden kaynaklı davacının maddi zarar kar kaybı ve muzam zararına ilişkin alacak istemlerine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Bakırköy ..... İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 2.800,00-EUR alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişiler ...., ..., ...'den oluşan bilirkişi heyetinin 06.08.2021 tarihli raporunda; "Taraflar arasında teslim termini konusunda belirlenmiş bir ETA bulunmadığı, taşıma senedinde yazılı olarak teslim tarihi veya benzeri şekilde bir evrakta net bir ETA teslim tarihi tespit edilmediği, Ancak dosyaya sunulan mail yazışmaları içeriğinden taraflar arasında termin konusunda bir görüşmenin daha önce olduğu, taşıyıcı yetkilisi maillerince bunun anlaşıldığı, davacı yetkililerince bu tarihlere ve bilgilere itiraz gözlenmediği, CMR Md.19 uyarınca kararlaştırılan bir taşıma süresi varsa da yazılı olmak zorunda olmadığı, taşıma süresine ilişkin tarafların görüştüğü, taşıyıcı yetkilisinin açık şekilde ...-Pendik taşımasının bu termin tarihini değiştirmeyeceğini yazışmada iddia ettiği, bu yazışma kapsamından 30.07.2019 tarihinde yüklemenin yapıldığı, taşıyıcı yetkilisi ifadesi ile 05.08.2019-06.08.2019 tarihlerinde termin konusunda anlaşıldığı alıcıya yükün teslim edilebileceğine dair 01.08.2019 tarihinde mail içeriği olduğu, taahhüt edilen terminin geçilmeyeceği ve teslim zamanının değişmediğinin ifade edildiği, zira .... taşıması ile de İtalya'ya teslimin bu süreler dahilinde kaldığı, Bu bilgiler doğrultusunda CMR Md.19 kapsamında taraflar arasında kararlaştırılan bir teslim süresi olduğunun ele alındığı, ancak taşıyıcının 05.08.2019 tarihinde İtalya limanına yükün getirildiğine ilişkin bildirimde bulunduğu, 06.08'de gümrük sürecinin tamamlandığı, aynı gün icerisinde 600 km'lik iç parkurun gidilerek alıcıya teslim taahhüdünde bulunduğu, bu taahhüdün taşıma süreçleri ve mesafe gözetildiğinde kadri marufunda bulunduğu, teslimin 07.08.2019 tarihinde gerçekleşmesinde alıcının gümrük vergisi ödemeleri ve mal bedellerine ilişkin sorunların olduğunun mail yazışmalarından anlaşıldığı, bu hususlar doğrultusunda davalı taşıyıcının herhangi bir gecikme zararına sebebiyet vermediğine kanaat getirildiği, davacının ürünlerin sıcaklık yönünden deformasyona uğramadığı ve zarar oluştuğu yönündeki iddialarını ispatlayan herhangi bir veriye dosya-uyap kapsamında rastlanmadığı, ispata muhtaç kaldığı, ayrıca taşıyıcıya ürünlerin bahsi geçen niteliğinin bildirildiğine dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı, davacı ... gecikme haricinde, .... sipariş verdiği ürünlerden 1 adet 486,78-Euro tutarlı ürünün kaybedilmiş olduğu hakkında, dosya ekinde somut bir veri/bilgi bulunmadığından değerleme yapmanın mümkün olmadığı, kayıp konusunun ispatı halinde bu zarardan taşıyan ...'un sorumlu olması gerektiği, davacının davasını ikame ettiği dava yönünden şimdilik 10.884,78 Euro (91.931,00 TL) tutarında haksız fiilden doğan maddi zarar, uğranılan kar kaybı ve munzam zarar talep ettiği, yapılan mali inceleme sonucunda davacının, haksız fiilden doğan maddi zararının ise .... ile ilgili 6.114,00 Euro, ..... ile ilgili 1.215,60 Euro, .... ile ilgili 3.069,00 Euro, .... ile ilgili 14.152,00 Euro olmak üzere toplamda 24.550,60-Euro olabileceği mali inceleme sonucunda değerlendirilmiş olup sayın mahkemenin davacının, tüm taleplerinin kabülü hakkında karar ittihazı halinde davacının 24.550,60 Euro ( 207.452,57 TL) alacağına dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/A maddesi hükmüne göre, Euro para birimine devlet bankalarının bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekeceği, Nihai takdiri ve her türlü hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmüne göre tamamen Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, saygılarımızla arz ederiz. " yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişiler ...,... ve ....den oluşan bilirkişi heyetinin 05/02/2022 tarihli raporunda; "Davacı/birleşen dosyada davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, Davalı/birleşen dosyada davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, Davacı/birleşen dosyada davalı ve davalı/birleşen dosyada davacı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, (tamamıyla inceleme günü tarafıma sunulan davacı/birleşen dosyada davalı ve davalı/birleşen dosyada davacı defterlerinden hareketle) aralarında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, açık cari hesap şeklinde çalıştıkları, Davalı/birleşen dosyada davacının, davacı/birleşen dosyada davalıdan rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında (tamamıyla davalı/birleşen dosyada davacı ... sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) .... numaralı Alıcılardan Şüpheli Ticari Alacaklar - ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. hesabında açık cari hesap bakiyesi tutarı olan 2.800,00 Euro karşılığı 22.10.2019 tarihli Merkez Bankası döviz alış 6,4894 kuru üzerinden 18.170,32 TL kadar alacaklı gözüktüğü, Davacı/birleşen dosyada davalının, davalı/birleşen dosyada davacıya rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında (tamamıyla davacı/birleşen dosyada davalı ... sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) ... numaralı ... Yurtiçi Hizmet Satıcıları .... -... Kargo Hizmetleri hesabında açık cari hesap bakiyesi gözükmediği, Tarafların ticari defter bakiyelerinde 2.800,00 Euro karşılığı 18.170,32 TL farklılığın bulunduğu, Bu farklılığın nedeninin; 78,40 TL kur farklılığı haricinde davalı/birleşen dosyada davacı defterinde kayıtlı olmayan, davacı/birleşen dosyada davalı defterinde 23.10.2019 tarih ... numaralı yevmiye maddesinde kayıtlı; 23.10.2019 tarih .... numaralı, 2.800,00 Euro karşılığı 18.248,72 TL bedelli iade faturasından kaynaklandığı, Davacı/birleşen dosyada davalının ve davalı/birleşen dosyada davacının “e-Fatura” uygulamasına tabi olduğu, tarafların uyuşmazlık konusu faturaları “Temel Fatura” fatura senaryosunda düzenlediği, faturaların düzenleme tarihi itibari ile taraflarına elektronik ortamda iletildiği, birleşen davada; 1. Davalı/birleşen dosyada davacı tarafından 30.07.2019 tarih ve ... numaralı 2.800,00 Euro bedelli fatura düzenlendiği, işbu faturaya istinaden davacı/birleşen dosyada davalı tarafından 07.08.2019 tarih ve ... numaralı iade faturası düzenlendiği, 2. Davalı/birleşen dosyada davacı tarafından 03.08.2019 tarih ve .... numaralı 2.800,00 Euro bedelli fatura düzenlendiği, işbu faturaya istinaden davacı/birleşen dosyada davalı tarafından 26.08.2019 tarih ve ... numaralı iade faturası düzenlendiği, 3. Davalı/birleşen dosya davacı tarafından 27.08.2019 tarih ve ... numaralı 2.800,00 Euro bedelli fatura düzenlendiği, işbu faturaya istinaden davacı/birleşen dosyada davalı tarafından 04.09.2019 tarih ve ... numaralı iade faturası düzenlendiği, 4. Davalı/birleşen dosya davacısı tarafından 15.10.2019 tarih ve ... numaralı 2.800,00 Euro bedelli fatura düzenlediği, işbu faturaya istinaden davacı/birleşen dosya davalısı tarafından 17.10.2019 tarih ve ... numaralı iade faturası düzenlediği, Davalı/birleşen dosyada davacı/keşideci vekili tarafından davacı/birleşen dosyada davalı/muhataba Bakırköy ... Noterliği aracılığıyla 21.10.2019 tarih ... yevmiye numaralı İhtarname keşide ettiği, keşideci davalı/birleşen dosyada davacının iş bu ihtarname ile davacı/birleşen dosyada davalı/muhataba özetle; “muhatap tarafından gönderilen 17.10.2019 tarih .... seri numaralı ve 2.800,00 Euro bedelli iade faturasının müvekkili şirketin kabulünde olmadığını, Türk Ticaret Kanunu’nun 21 ve ilgili hükümleri gereği itirazları ile bu faturanın içeriğini ve fer’ilerini kabul etmediklerini, söz konusu faturayı ihtarname ekinde iade ettiklerini, 2.800,00 Euro alacaklarına karşılık yine iade faturası gönderilmesi halinde gönderilecek iade faturalarının hiçbirinin kabullerinde olmadığı”nın bildirildiği, Davacı/birleşen dosyada davalı tarafından, davalı/birleşen dosyada davacının 15.10.2019 tarih ve ... numaralı 2.800,00 Euro bedelli faturasına istinaden 23.10.2019 tarih ve ... numaralı 2.800,00 Euro bedelli iade faturası düzenlediği, dosya içerisinde davalı/birleşen dosyada davacının söz konusu faturaya e-Fatura İptal Portalı üzerinden veya noter aracılığıyla yada Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) yahut taahhütlü mektup ile Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2 maddesi hükmü uyarınca yasal süre olan 8 gün içinde itiraz getirip getirmediğinin görülemediği, Bununla birlikte davalı/birleşen dosyada davacı/keşideci vekili tarafından davacı/birleşen dosyada davalı/muhataba Bakırköy ....Noterliği aracılığıyla 21.10.2019 tarih ... yevmiye numaralı İhtarname ile 2.800,00 Euro alacaklarına karşılık gönderilecek iade faturalarının hiçbirinin kabullerinde olmadığının bildirildiği, Davalı/birleşen dosyada davacı defterlerinde davacı/birleşen dosyada davalının ... numaralı 2.800,00 Euro bedelli iade faturasının kayıtlı olmadığı, davacı/birleşen dosyada davalı lehine bir alacak kaydı bulunmadığı, buna karşılık, davacı/birleşen dosyada davalının iade faturası defterlerinde kayıtlı ise de, bu kaydın davacı/birleşen dosyada davalı lehine delil oluşturup oluşturmayacağının mutlak takdirinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, BİRLEŞEN dava bakımından nihai takdiri yüce mahkemeye ait olmak üzere; davacısının 2.800,00 Euro bedelli taşıma işini gördüğünün, asıl dava davacısının kayıtlarına almamasına karşın, bu fatura konusu bedeli borçlandığının değerlendirildiği, Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacı/birleşen dosyada davalı defterlerinin incelenmesi neticesinde; davacı/birleşen dosyada davalının, taşımacılığını davalı/birleşen dosyada davacının üstlendiği 29.07.2019 tarih ... numaralı ve 403.167,00 Euro toplam fatura bedelli, ... ve numaralı 5.508,00 Euro toplam fatura bedelli, ... ve 305.923,00 Euro toplam fatura bedelli Gümrük Beyannameleri ile alıcısı .... firmasına mal mukabili ihracat gerçekleştirdiği, davacı/birleşen dosyada davalının, taşımacılığını davalı/birleşen dosyada davacının üstlendiği alıcı ... firmasına gerçekleştirilen ihracata konu bir kısım eşyanın davacıya geri gönderildiği, bir kısım eşya için ise indirim uygulandığı, Davacının/birleşen dosyada davalının, taşımacılığını davalının/birleşen dosyada davacının üstlendiği 29.07.2019 tarih ... numaralı Gümrük Beyannamesi ile alıcısı ... firmasına ihraç edilen 305.923,00 Euro toplam fatura bedelli eşyadan, 25.10.2019 tarih ... Gümrük Beyannamesi ile alıcısı ... firması tarafından 6.114,00 Euro tutarında 12 adet kürk kaban, kürk ceket eşyanın göndericisi davacı/birleşen dosyada davalıya geri gönderildiği, 25.10.2019 tarih ... Gümrük Beyannamesi ile alıcısı ... firması tarafından göndericisi davacı/birleşen dosyada davalıya iade edilen 6.114,00 Euro tutar karşılığı 39.127,15 TL 12 adet kürk kaban, kürk ceket eşyanın davacı/birleşen dosyada davalının defterlerinde 28.10.2019 tarih 1376447 yevmiye madde numarasında kayıtlı olduğu, Davacı/birleşen dosyada davalının, taşımacılığını davalı/birleşen dosyada davacının üstlendiği 29.07.2019 tarih ... numaralı ve 403.167,00 Euro toplam fatura bedelli, ... ve numaralı 5.508,00 Euro toplam fatura bedelli, ... ve 305.923,00 Euro toplam fatura bedelli Gümrük Beyannameleri ile alıcısı .... firması tarafına ihraç edilen bir kısım eşyalara ... firması tarafından %15 oranında indirim uygulandığı; 1. .... 20.08.2019 tarih ... numaralı 3.069,00 Euro bedelli Kredi Notu gönderildiği, 2. .... 21.08.2019 tarih ... numaralı 1.580,40 Euro bedelli Kredi Notu gönderildiği ancak 1.215,60 Euro talep edildiği, 3. .... 25.11.2019 tarih .... numaralı 14.152,00 Euro bedelli Kredi Notu gönderildiği, Davacı/birleşen dosyada davalının, taşımacılığını davalı/birleşen dosyada davacının üstlendiği 29.07.2019 tarih ... numaralı ve 403.167,00 Euro toplam fatura bedelli, ... ve numaralı 5.508,00 Euro toplam fatura bedelli, ... ve 305.923,00 Euro toplam fatura bedelli Gümrük Beyannameleri ile alıcısı .... firması tarafına ihraç edilen eşyalar arasında 1 adet 486,78 Euro bedelli eşyanın kaybedildiği beyan edilmiş ise dosya içerisinde kayıp eşya konusunda bir belge ve bilgiye rastlanılmadığı, Sayın Mahkeme’ce asıl davada davacının maddi zarara uğradığının kabulü halinde davacının maddi zararın oluştuğu tarihlerden itibaren Devlet Bankaları’nın Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı kadar temerrüt faizi isteyebileceği, faiz oranının faizinin başlangıcı esas alınarak birer yıllık devrelerin sonunda güncelleneceği, takdirinin ise Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Sayın Mahkeme’ce birleşen davada alacağın kabulü halinde, davacının icra takip tarihinden itibaren Devlet Bankaları’nın Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı kadar temerrüt faizi isteyebileceği, faiz oranının faizinin başlangıcı esas alınarak birer yıllık devrelerin sonunda güncelleneceği, takdirinin ise Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Davacının taşıma sürecinde gecikme, gecikme kaynaklı zarar, yine taşıma sürecinde kayıp iddialarının sabit olmadığı, Birleşen davada davacının icra inkâr tazminatı talebinin takdirinin ise Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, sonuç kanaatine ulaşılmıştır. Nihai takdir tamamen delillerle doğrudan temas eden Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere iş bu 23 sayfadan ibaret raporu takdirlerinize arz ederiz" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişiler ..,... ve ...'den oluşan bilirkişi heyetinin 16/06/2022 tarihli ek raporunda; "Mail yazışmalarında, taraflar arası iletişimde “bir an önce”, “en kısa zamanda” “bugün mutlaka” “ACİL olarak” gibi ifadelerle işi çabuklaştırılması ve ortalama – makul taşıma süresinde değil de daha hızlı daha seri işin görülmesi için talimatlar olduğu görülmekte; ancak bu konuda davalı ... da taahhüdü şeklinde ya da taşıma sevk evrakına kaydedilmiş şekilde bir taşıma süresi taahhüdü yoktur. TTK m.873 gereği “kararlaştırılan süre” şeklinde davalının bir taşıma süresi taahhüdü sabit değildir. Bu nedenle “taşıyıcıya tanınabilecek makul bir süre” içinde taşımanın yapılması halinde gecikme ve gecikme sorumluluğundan söz edilemeyeceği değerlendirilmektedir. Bu hususlarda hukuki niteleme, değerlendirme ve takdir nihai noktada, KÖK raporda da belirtildiği gibi Yüce Mahkeme’ye aittir. Kök raporda yapılan tespitler dışında herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Davacı ... itiraz ve beyanlarının her türlü Hukuki Tavsif ve Nihai Kararın Takdiri Yüce Mahkeme’ye ait olmak üzere; Tekrardan dosya ve ekleri üzerinden yapılan evrak incelemesinde: Kök raporda yapılan tespitler dışında herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, sonuç kanaatine ulaşılmıştır." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişiler ..,..,.. ve ....'dan oluşan bilirkişi heyetinin 15/08/2023 tarihli raporunda; "29.07.2019 tarihinde yüklenen eşyaların 08.08.2019 tarihinde yani onuncu gün teslim edildiği, bunun da toplam 9 güne geldiği ve genel taşıma süreleri için 6 ila 7 gün süre verildiği dikkate alındığında, 2 veya 3 günlük bir gecikme söz konusu olduğu görülmektedir. Fakat Davacı ... dava dilekçesindeki iddialarında bahsetmiş olduğu hususlar dikkate alındığında, uluslararası taşımacılık ve dış ticaret mevzuatı çerçevesinde, 2 veya 3 günlük gecikmelerin hayatın olağan akışı içerisinde kabul edilebilecek sınırlarda olduğu ve dolayısı ile taşıdığı (deri ve kürk cinsi) eşya olduğunu düşündüğümüzde, 2-3 günlük gecikmeden kaynaklı olarak eşyanın kendisinde herhangi bir hasara uğrayabilecek bir eşya cinsi olmadığı, bahsedilen zararlara sebebiyet vermiş olması hayatın olağan akışına uygun bulunmamaktadır. Zira; örneğin kiraz-sebze veya bozulabilir bir ürün olması halinde gecikmeden kaynaklı olarak kalitesinde veya evsafında bir bozulma söz konusu olabilecek eşyalar için ya kabul edilir ya da %15 gibi bir iskonto karşılığında almayı kabul edebilir. Bu durumda zararı kabul edilmesi bir zorunluluk haline gelir. Ancak bahse konu eşyaların 2-3 gün içerisinde bozulması söz konusu olmadığı için böyle bir gerekçe ile zarardan bahsedilmesinin uygun olmadığı değerlendirilmektedir. Ancak; Akreditifli bir ihracat yapılmış ise; yani banka aracılığı ile en geç şu tarihte teslim edilmesi koşuluna dayana karşılıklı bir anlaşma varsa ve bu da iki tarafın bankaları arasında kabul görerek sisteme yüklenmiş ise alıcısı tarafından eşyaların geç geldiği gerekçesi ile tamamını almayarak geri gönderme hakkı bulunmaktadır. Bu konuya ilişkin iki banka tarafından onaylı bir (L/C) Akreditif Mektubu sunulmadığı dikkate alındığında, bu eşyalar için 2-3 günlük gecikme sebebiyle eşyanın alınmamasını haklı kılacak bir gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Hatta yine eşya cinsi dikkate alındığında, 2-3 gün gecikme ile eşyaların model-renk-kalite kaybına uğramasına ilişkin gerekçelerin de gerçeklerle örtüşmediği değerlendirilmektedir. Üstelik bu üründeki gecikmeden dolayı başka siparişlerin iptalinden kaynaklanacak bir zarar gerekçesi ile nakliyecinin sorumlu tutulabileceği bir hüküm bulunmamaktadır. Zaten bu iddialara ilişkin de herhangi bir dayanak veya belge sunulmadığı anlaşılmakta olup, bu yöndeki taleplerin hâklı gerekçeler olarak kabulünün mümkün bulunmadığı değerlendirilmektedir. SADECE; ....’nin sipariş verdiği ürünlerden bir adet 486,78 Euro tutarlı ürünün eksik teslim edilmesinden kaynaklı olarak sorumluluğun nakliyeciye ait olduğunu söylemek mümkün olmakla birlikte, bu konuya ilişkin olarak CMR Konvansiyonu 21.mad.de eşyaların teslim alındıktan sonra bir hafta içerisinde tutanakla birlikte nakliyeciye bildirimde bulunulması gerektiği belirtilmekte olup, konuyla ilgili olarak herhangi bir tutanak veya ihtara ilişkin bir belge sunulmadığı dikkate alındığında, bu zarara ilişkin de nakliyecinin sorumlu tutulmasının mevzuata uygun olmadığı anlaşılmakla birlikte, bu eşyanın eksik olduğunu iki tarafın da kabul ettiği sebebi ile bu ürüne tekamül eden 486,78 Euro’luk zararın tazmini için takdir Sayın Mahkemeye aittir. Birleşen Bakırköy ... ATM .... E. Sayılı Dosya Yönünden Teknik İncelemeler; Burada Davacı pozisyonunda olan Nakliyeci, karşı davacı .... Tic. A.Ş. tarafından, İhracatçı ... San. Tic. A.Ş. adına yapılmış olan taşımadan kaynaklı düzenlenen 2.800,00 Euro karşılığı 18.230,24 TL tutarlı fatura alacağının tahsili amacıyla icra takibine başlandığı, bu dosyada Davalı olan ... firmasının takibe yapmış olduğu itiraz sebebi ile Nakliyecinin İtirazın İptali talepli açmış olduğu alacak davasından ibaret olduğu, anlaşılmaktadır. Dosya konusu eşyaların süresinde teslim edilmediği sebebi ile zarar uğrandığı gerekçesi ile yürütülen Bakırköy ... ATM-... E.sayılı dosya ile birleştirildiği görülmekte olup, Konunun en kısa hali ile değerlendirmek gerekir ise eşyaların taşınması fiilinin gerçekleştirildiği, yani hizmetin gerçek olduğunun anlaşıldığı, dolayısı ile bu taşımadan kaynaklı olarak düzenlenen faturanın kabulü gerektiği, ancak geç tesliminden ötürü oluştuğu iddia edilen zararlara ilişkin olarak bu ödemenin yapılmadığı anlaşılmakta olup, Gerçekleşmiş olan faturanın ödenme yükümlülüğünün doğduğu değerlendirilmektedir. Oluşabilecek zararlar ise nakliyeciden tazmin anlamına gelmekte olup, belki de bu bedel nakliyecinin taşıma sigortacısı tarafından ödenecektir. Dolayısı ile birbirinden mahsup edilecek bir durum bulunmadığı düşünülmektedir. ZATEN, yukarıda 5/2- A, B, C fıkralarında açıkladığımız üzere, bahsedilen zarar rakamlara ilişkin kesin bir belge sunulmadığı ve dolayısı ile iddia aşamasında kaldığı, sadece bir kalem eşyanın teslim edilmediğinden (kaybolduğundan) ötürü nakliyecinin sorumlu tutulabileceği, hatta buna ilişkin olarak tutulan tutanakların mahkemeye ibraz edilmediği sebebi ile süresi içerisinde itiraz veya nakliyeciye karşı bildirimde bulunup bulunmadığının tespit edilemediği dolayısı ile CMR Konvansiyonundaki hükmün gereğinin yerine getirilip getirilmediği yönünde kesin delile ulaşılamamakla birlikte, bu ürünün noksan teslim edildiğine ilişkin olarak taraflardan itiraz gelmediği sebebi ile kabul edildiği yönünde düşülebileceği ve bu durumun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş belirtilmiştir. Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, tarafların ticari defter-belgeleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; (yukarıda 5/2 A, B, C fıkralarında gerekçeleri ile birlikte açıkladığımız üzere, kısaca; Dava konusunun, Esas dosyada, taraflar arasında bulunan taşıma ilişkisi kapsamında davacı/karşı davalı ... Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından davalı/karşı davacı ... Tic. A.Ş.’ne verilen ürünlerin taşıma sırasında hasar gördüğü ve bir kısmının kaybedildiği iddiası ile uğranılan zarar için şimdilik 10.884,78 Euro karşılığı 96.931,00 TL’nin davalı/karşı davacı ... tahsili talebinden ibaret olduğu, Birleşen Bakırköy ... ATM ... E. sayılı dosyasında, taraflar arasında bulunan taşıma ilişkisi kapsamında davalı/karşı davacı ... Tic. A.Ş. tarafından davacı/karşı davalı ... Ticaret A.Ş. adına düzenlenen faturadan kaynaklı 2.800,00 Euro karşılığı 18.230,24 TL tutarlı fatura alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacı/karşı davalı ... Ticaret A.Ş.’nin 2019-2020 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davacının/karşı davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı/karşı davalı ... davalı/karşı davacı ile olan ticari münasebetini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davalı/karşı davacı tarafından davacı/karşı davalı aleyhine başlatılan Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında takip tarihi (22.10.2019) itibariyle davalı/karşı davacı ... 18.248,72 TL tutarında cari hesap bakiye borçlu olduğu, 23.10.2019 tarihinde 18.248,72 TL tutarında ... numaralı iade faturası düzenleyerek davalı/karşı davacı ... olan borcunu sıfırladığı, davacı/karşı davalı ... kendi ticari defterlerinde 12.06.2020 ekstre bitim tarihi itibariyle davalı/karşı davacı ... ile borç ve alacak bakiyesinin bulunmadığı, Davalı/karşı davacı .... Tic. A.Ş.’nin 2019-2020 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davalının/karşı davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı/karşı davalı ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, davalı/karşı davacı tarafından davacı/karşı davalı adına düzenlenen faturaların kayıtlı olduğu, davalı/karşı davacı tarafından davacı/karşı davalı aleyhine başlatılan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında takip tarihi (22.10.2019) itibariyle davacı/karşı davalı ... 2.800,00 Euro karşılığı 18.170,32 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, iş bu alacağının yıllara sair devam ettiği, Konuyu değerlendirdiğimizde; Taşıma fiilinin gerçekleştiği, yani fatura muhteviyatı hizmetin verildiği ve gerçeği yansıttığı, dolayısı ile navlun ücretine ilişkin fatura karşılığının hak edildiği, bu sebeple de 18.248,72 TL’ nın ödenmesi gerektiği, (hasara ilişkin alacakların belki de nakliyecinin sigortacısından tahsil edilebileceği ve dolayısı ile bu iki işlemin birbirlerinden mahsup edilmesinin söz konusu olmadığı) Taraflar arasındaki cari hesap farklılığının, davalı/birleşen dosyada davacının defterinde kayıtlı olmayan, davacı/birleşen dosyada davalının defterinde 23.10.2019 tarih ... numaralı yevmiye maddesinde kayıtlı; 23.10.2019 tarih ... numaralı, 2.800,00 Euro karşılığı 18.248,72 TL bedelli iade faturasından kaynaklandığı, ANCAK; iade faturası için geçerli bir gerekçenin mevcut olmadığı, Esas dosyadaki uyuşmazlığın, taraflar arasında bulunan taşıma ilişkisi kapsamında davacı/karşı davalı tarafından davalı/ karşı davacı taşıma şirketine verilen ürünlerin taşıma sırasında hasar gördüğü ve bir kısmının kaybedildiği iddiası ile uğranılan zarar için şimdilik 10.884,78 Euro karşılığı 96.931,00 TL’nin davalı/karşı davacıdan tahsili talebi üzerine çıkmış bulunduğu, Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacı/karşı davalının defterlerinin incelenmesi neticesinde; Davacı/karşı davalının taşımacılığını davalı/karşı davacının üstlendiği 29.07.2019 tarih ... numaralı ve 403.167,00 Euro toplam fatura bedelli, ... ve numaralı 5.508,00 Euro toplam fatura bedelli, ... ve 305.923,00 Euro toplam fatura bedelli Gümrük Beyannameleri ile alıcısı .... firmasına mal mukabili ihracat gerçekleştirdiği, davacı/karşı davalının taşımacılığını davalı/karşı davacının üstlendiği alıcı .... Firmasına gerçekleştirilen ihracata konu bir kısım eşyanın davacı/karşı davalıya geri gönderildiği, bir kısım eşya için ise indirim uygulandığının belirtildiği ancak buna ilişkin bir ekspertiz raporu veya dış ticaret mevzuatında kabul edilebilecek uygun bir belge ile ispatlanamadığı sebebi ile dayanaktan yoksun kaldığı, Davacı/karşı davalının İptal Edilen Sipariş iddiası üzerinde yapılan incelemelerde; Davacı/karşı davalının, taşımacılığını davalı/karşı davacının üstlendiği 29.07.2019 tarih ... numaralı Gümrük Beyannamesi ile alıcısı ... firmasına ihraç edilen 305.923,00 Euro toplam fatura bedelli eşyadan, 25.10.2019 tarih ... Gümrük Beyannamesi ile alıcısı ... firması tarafından 6.114,00 Euro tutarında 12 adet kürk kaban, kürk ceket eşyanın göndericisi davacı/karşı davalıya geri gönderildiği anlaşıldığı, 25.10.2019 tarih ... Gümrük Beyannamesi ile alıcısı ... firması tarafından göndericisi davacı/karşı davalıya iade edilen 6.114,00 Euro tutar karşılığı 39.127,15 TL 12 adet kürk kaban, kürk ceket eşyanın davacı/karşı davalının defterlerinde 28.10.2019 tarih ... yevmiye madde numarasında kayıtlı olduğu, Davacı/ karşı davalının İndirim yapıldığı iddiası üzerinde yapılan incelemelerde; Davacı/karşı davalının, taşımacılığını davalı/karşı davacının üstlendiği 29.07.2019 tarih ... numaralı ve 403.167,00 Euro toplam fatura bedelli, ... ve numaralı 5.508,00 Euro toplam fatura bedelli, ... ve 305.923,00 Euro toplam fatura bedelli Gümrük Beyannameleri ile alıcısı .... firması tarafına ihraç edilen bir kısım eşyalara .... firması tarafından %15 oranında indirim uygulandığı, bu minvalde .... 20.08.2019 tarih ... numaralı 3.069,00 Euro bedelli Kredi Notu gönderildiği, .... 21.08.2019 tarih ... numaralı 1.580,40 Euro bedelli Kredi Notu gönderildiği ancak 1.215,60 Euro talep edildiği, .... 25.11.2019 tarih ... numaralı 14.152,00 Euro bedelli Kredi Notu gönderildiği, Davacı/ karşı davalının Kayıp Eşya iddiası üzerinde yapılan incelemelerde, Davacı/karşı davalının, taşımacılığını davalı/karşı davacının üstlendiği 29.07.2019 tarih ... numaralı ve 403.167,00 Euro toplam fatura bedelli, ... ve numaralı 5.508,00 Euro toplam fatura bedelli, ... ve 305.923,00 Euro toplam fatura bedelli Gümrük Beyannameleri ile alıcısı .... firması tarafına ihraç edilen eşyalar arasında 1 adet 486,78 Euro bedelli eşyanın kaybedildiği beyan edilmişse de dosya içeriği mevcut belgeler kapsamında bu yöndeki kayıp eşya hususunda herhangi bir somut bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, ANCAK iki tarafın da bu hususta itirazda bulunmadığı sebebi ile kabul gördüğü düşünülmesi halinde takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Netice itibariyle esas dosyadaki davacı/karşı davalının maddi zarar talebi kapsamında ticari defterler üzerinden yapılan incelemede neticesinde, davacı/karşı davalı şirketin müşterisi ile olan hareketleri nezdinde iddia edilen maddi zararın ticari defterlere yansıyış şeklinde rapor içeriğinde yer verilmiş olmakla maddi zararın tespitine ilişkin herhangi bir belgeye dayandırılmadığı sebebi ile iddiaların dayanaktan yoksun kaldığı, BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ATM ... E. SAYILI DOSYASINDA; Huzurdaki davada ihtilafın, taraflar arasında bulunan taşıma ilişkisi kapsamında davalı/karşı davacı ... Tic. A.Ş. tarafından davacı/ karşı davalı ...San. Tic. A.Ş. adına düzenlenen faturadan kaynaklı 2.800,00 Euro karşılığı 18.230,24 TL tutarlı fatura alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Birleşen Bakırköy ... ATM ... E. sayılı dosyasında, takibe konu edilen 2.800,00 Euro tutarlı alacağın açıklaması “navlun alacağı” şeklinde belirtildiği, tarafların “e-Fatura” uygulamasına tabi olduğu, tarafların uyuşmazlık konusu faturaları “Temel Fatura” fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, düzenlenen faturaların düzenleme tarihi itibari ile elektronik ortamda birbirlerine iletildiği, bu minvalde tarafların, davalı/karşı davacı tarafından 30.07.2019 tarih ve ... numaralı 2.800,00 Euro bedelli fatura nezdinde bir döngü haline girerek; Davalı/karşı davacı tarafından 30.07.2019 tarih ve ... numaralı 2.800,00 Euro bedelli fatura düzenlendiği, işbu faturaya istinaden davacı/karşı davalı tarafından 07.08.2019 tarih ve .... numaralı iade faturası düzenlendiği, Davalı/karşı davacı tarafından 03.08.2019 tarih ve ... numaralı 2.800,00 Euro bedelli fatura düzenlendiği, işbu faturaya istinaden davacı/karşı davalı tarafından 26.08.2019 tarih ve ... numaralı iade faturası düzenlendiği, Davalı/karşı davacı tarafından 27.08.2019 tarih ve ... numaralı 2.800,00 Euro bedelli fatura düzenlendiği, işbu faturaya istinaden davacı/karşı davalı tarafından 04.09.2019 tarih ve ... numaralı iade faturası düzenlendiği, Davalı/karşı davacı tarafından 15.10.2019 tarih ve ... numaralı 2.800,00 Euro bedelli fatura düzenlendiği, işbu faturaya istinaden davacı/karşı davalı tarafından 17.10.2019 tarih ve ... numaralı iade faturası düzenlendiği görüldüğü, Birleşen Dosya Yönünden Teknik İncelemeler; Davalı/karşı davacı tarafından 15.10.2019 tarih ve ... numaralı 2.800,00 Euro bedelli fatura düzenlendiği, işbu faturaya istinaden davacı/karşı davalı tarafından 17.10.2019 tarih ve ... numaralı iade faturası düzenlendiği görüldüğü, Davalı/karşı davacı keşideci vekili tarafından davacı/karşı davalı muhataba Bakırköy .. Noterliği aracılığıyla 21.10.2019 tarih ... yevmiye numaralı İhtarname ile 2.800,00 Euro alacaklarına karşılık gönderilecek iade faturalarının hiçbirinin kabullerinde olmadığının bildirildiği de görüldüğü, birleşen dosyada ... tarafından talep edilen alacağın belirlenmesi noktasında esas dosyadaki ihtilafın belirlenmesi sonrasında mümkün olabileceği kanaati hasıl olduğu, (yukarıda e fıkrasında açıkladığımız üzere, taşıma fiilinin gerçekleştiği, faturanın gerçek bir hizmet karşılığında düzenlendiği, eşyalarda oluşabilecek hasarlarla bir ilgisinin bulunmadığı, zira oluşabileceği düşünülen hasarlara ilişkin ödemelerin nakliye sigortası kapsamında ödeme güvencesi altında bulunduğu ve dolayısı ile kesinleşmemiş herhangi bir alacağa ilişkin olarak navlun bedelinin ödenmemesi veya hasar bedelinden mahsup edilmesinin mevzuata uygun olmadığı sebebi ile 18.248,72 TL’nin ödenmesi gerektiği, Sonuç ve kanaatine varılmaktadır." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişiler ..., ..., ...ve ...'dan oluşan bilirkişi heyetinin 03/05/2024 tarihli ek raporunda; "Kök Raporumuzun 12.sayfasındaki açıklamalarımızda; "Konuyu Değerlendirdiğimizde; teslim süresinin toplamda 9 güne geldiği ve genel taşıma süreleri için 6 ila 7 gün süre verildiği dikkate alındığında, 2 veya 3 günlük bir gecikme söz konusu olduğu görülmektedir. ...uluslararası taşımacılık ve dış ticaret mevzuatı çerçevesinde, 2 veya 3 günlük gecikmelerin hayatın olağan akışı içerisinde kabul edilebilecek sınırlarda olduğu ve dolayısı ile taşıdığı (deri ve kürk cinsi) eşya olduğunu düşündüğümüzde, 2-3 günlük gecikmeden kaynaklı olarak eşyanın kendisinde herhangi bir hasara uğrayabilecek bir eşya cinsi olmadığı, bahsedilen zararlara sebebiyet vermiş olması hayatın olağan akışına uygun bulunmamaktadır" Şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmektedir. İtiraza binaen, itiraz konusu ile ilgili olarak yeniden yapılan inceleme neticesinde, İhracat yöntemlerinin içerisinde "Akreditifli" olarak tabir edilen bir yükleme şekli mevcuttur. Bu yükleme şeklinde, alıcı ve satıcı firmaların karşılıklı olarak sipariş verilen ürünlere ilişkin döviz miktarı, dövizin transfer (vadeli mi, peşin mi) şekli, hangi banka ile gönderileceği, eşyanın özellikleri, (paletli mi, koli ile mi gibi) ambalaj-paketleme ve kolileme şekli, (deniz-gemi-havayolu gibi) nakliyesine ilişkin şartları ve bu gibi karşılıklı mutabık kalınan özel şartlarla birlikte eşyanın teslim tarihinin de belirtildiği bir akittir (dış ticaret mevzuatı içerisinde kullanılan bir sözleşme şeklidir). Bu şekilde hazırlanan, sipariş şartlarının belirlendiği Akreditif mektubu ise alıcı ve satıcının bankalarına ibraz edilmekte olup eşyanın yüklemesi, sevki ve teslimine ilişkin bu şartnamede yazılan şartlara uyulmadığı taktirde siparişin iptali (reklamasyon'u) söz konusu olabilmektedir. OYSA Dosya içeriği ihracat işlemlerine bakıldığında ise böyle özel şartlara haiz bir sipariş olmadığı, böyle bir sözleşmenin ak'dedilmediği ve dolayısı ile uluslararası ticaretin içerisinde, yani ülkeler arası yapılan sevkiyatlarda yolda yaşanabilecek iyi veya kötü hava koşulları, sınır kapılarındaki gümrük idarelerinde yaşanabilecek bir-iki günlük gecikmelerin uluslararası taşımada hayatın olağan akışına uygun olduğu gözetilerek, EĞER, teslim şartları ve/veya teslim günü bu kadar önem arz ediyor idiyse, ihracatçı firmanın dış ticaret mevzuatındaki Akreditif şartlarını oluşturarak nakliyeciye de bu şartlar doğrultusunda eşyanın en son teslim edileceği tarihin belirtildiği bir yükleme talimatının hazırlanması gerektiği ve bunun tüm dış ticaretle uğraşan tacir ve/veya tüccarların bilmesi gereken genel kurallar içerisinde olduğu, hatta eşyanın taşınmasına özel olarak şu güzergahtan taşınmasına ilişkin herhangi bir talimata da rastlanmadığı hususları dikkate alındığında, bu açıklamalarımız çerçevesinde; dava konusu bahsi geçen taşımayla ilgili özel bir şartın belirlendiği bir sözleşmenin veya nakliyeciye verilmiş bir yükleme talimatına rastlanmadığı tespit edilmiş olup, KÖK Raporumuzda yapmış olduğumuz değerlendirmelerin dışında herhangi bir görüşe varılamamıştır. Son Karar Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere Heyetimizce oluşturulan bu EK RAPORUMUZU takdirlerine saygı ile arz ederiz." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporu, içeriğine göre; taraflar arasında davacıya ait kürk, deri konfeksiyon ve deri çantadan oluşan eşyanın taşınması hususunda anlaşma olduğu, 29.07.2019 tarihinde yüklenen eşyaların 08.08.2019 tarihinde teslim edildiği, genel taşıma süreleri için 6 ila 7 gün süre verildiği dikkate alındığında, 2 veya 3 günlük bir gecikme söz konusu olduğu ve bu gecikmenin hayatın olağan akışı içerisinde kabul edilebilecek sınırlarda olduğu ve dolayısı ile taşıdığı (deri ve kürk cinsi) eşya olduğunu düşündüğümüzde, 2-3 günlük gecikmeden kaynaklı olarak eşyanın kendisinde herhangi bir hasara uğrayabilecek bir eşya cinsi olmadığı, eşya cinsi dikkate alındığında, 2-3 gün gecikme ile eşyaların model-renk-kalite kaybına uğramayacağı, üründeki gecikmesi gerekçesi ile başka siparişlerin iptaline ilişkin de herhangi bir dayanak veya belge sunulmadığı, bir adet ürünün eksik teslim edilmesi hususunda nakliyeciye bildirimde bulunulması gerektiği, konuyla ilgili olarak herhangi bir tutanak veya ihtara ilişkin bir belge sunulmadığından, asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden ise; taraflar arasında davacıya ait kürk, deri konfeksiyon ve deri çantadan oluşan eşyanın taşıma fiilinin gerçekleştiğinin tarafların kabulünde olduğu, geç tesliminden ötürü oluştuğu iddia edilen zararlara ilişkin olarak bu ödemenin yapılmadığı, fatura muhteviyatı hizmetin verildiği ve gerçeği yansıttığı, dolayısı ile navlun ücretine ilişkin fatura karşılığının hak edildiği, bu sebeple de 18.248,72 TL’nin ödenmesi gerektiğinden, davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptali ve dava konusu alacağın belirlenebilir ve dolayısıyla likit olması dikkate alınarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmüş, takibin başlatılmasında davacının haklı olduğu kanaati ile taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl dosya olan ... esas sayılı dosya yönünden; 1-Davanın reddine 2- Alınması gerekli 427,60-TL harcın davacı tarafça yatırılan 1.646,12-TL harçtan mahsubuyla bakiye 1.218,52-TL karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Birleşen dosya olan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası yönünden; 1-Davanın kabulü ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin aynı şartlar altında devamına, 2-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 1.988,96-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 404,19- TL harcın mahsubuyla bakiye 1.584,77-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 404,19-TL peşin harç olmak üzere toplam 463,49-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Birleşen dava bakımından masrafa ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 29.116,64-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı, 07/10/2024 Katip .... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/606, K. 2024/959, T. 07.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-606-e-2024-959-k-d737a3514c3c