İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/283 E. 2024/88 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/283
- Karar No
- 2024/88
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/283 Esas KARAR NO : 2024/88 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/03/2018 KARAR TARİHİ : 23/01/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; 09.02.2018 tarihinde, davalı ...'ın sürücüsü, ... Oto. San. Ve Tic. A.Ş.'nin maliki olduğu .... plakalı aracın, davacı ...'a çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davacının yaralanması ile sonuçlanan kazada diğer davalı ...'ın asli kusurlu olduğunu, davacının vücudunda kırıklar meydana geldiğini, günlerce hastanede tedavi gördüğünü, kazanın daimi iş gücü kaybına neden olduğu ve davacının hem fiziksel hem psikolojik yıkıma uğradığını, davacının maddi, manevi zararının ve tedavi giderlerinin tazminini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Otomotiv San. Ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ... plakalı araç müvekkili şirketin ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. Adına kayıtlı olmakla birlikte, kazanın gerçekleştiği 09.02.2018 tarihinde araç kiralama faaliyetiyle iştigal eden müvekkili tarafından 09.12.2016 tarihinde 36 ay süre ile .... Anonim Şirketi'ne kiralanmış olduğunu, müvekkili şirketle .... Anonim Şirketi arasında imzalanan Operasyonel Kiralama Sözleşmesi olduğunu, işbu kira sözleşmesine istinaden dava konusu ... plakalı araç müvekkili tarafından, kiracı ... Anonim Şirketi'ne 15.02.2017 tarihinde teslim edildiğini, böylelikle kiracı kira ilişkisi süresince kullanmak üzere aracın zilyetliği devralarak “aracın işleteni” haline geldiğini, bu nedenle dava tarihinde aracı işleten müvekkili olmadığını, aracı kiralamış olan .... Anonim Şirketi olduğundan, müvekkili şirket hakkında husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin, ... plakalı aracı, 29/12/2017-29/12/2018 tarihleri arasında bir yıl süreyle, Trafik Poliçesi ile sigortaladığını, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 330.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, tüm delillerin toplanmasını takiben dosyanın kusur tespiti için adli tıp kurumuna gönderilmesini, davacının maluliyet oranının belirlenebilmesi amacıyla adli tıp kurumuna sevkine karar verilmesini, sağlıklı ve gerçekçi bir tazminat hesaplaması yapılabilmesi için de “sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı”na ilişkin talebin değerlendirilmesi amacıyla aktüer sıfatına sahip bir bilirkişinin görevlendirilmesini, kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususları tespit edilinceye kadar davacının kusurla ilgili iddialarını kabul etmediklerini davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde müvekkilinin kusurlu olduğu yönünde iddialar ortaya atıldığını, olay mahalinde yapılacak keşif ile akabinde hazırlanacak bilirkişi raporu ve celbi talep olunan mobese kayıtlarıyla müvekkilinin kusurlu olmadığının belirleneceğiniz, davacı ... dilekçesinde müvekkiline atfettiği hiçbir kusurlu davranış, kaza tespit raporunda yer almadığını, davacı lehine talep edilen maddi tazminat miktarının toplam olarak gösterilmesinin usulsüz olduğunu, davacı taleplerini tek tek bildirmesi gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarı oldukça fahiş olduğunu, hükmedilecek manevi tazminat miktarının zenginleşmeye sebebiyet vermemesi gerektiğini, davacı ... maddi ve manevi tazminat taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun ve yerinde olmadığını bu nedenle, müvekkili aleyhine açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, 09.02.2018 tarihinde, ...'ın sürücüsü, ... Oto. San. Ve Tic. A.Ş.'nin maliki olduğu .... plakalı aracın, ...'a çarparak yaralanmasına sebebiyet vermesi sonucu, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat talebinin haklı olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Alınan 12/06/... havale tarihli ATK raporunda; Mevcut belgelere .... kızı 10.09.1980 doğumlu ....’ın 09.02.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre; Kas İskelet Sistemi, tespitine göre; 1- Kişinin tüm vücut engellilik oranının %4 (yüzdedört) olduğu, 2- İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceğini bildirmiştir. Bilirkişi 03/01/2024 havale tarihli raporunda; Davacı ...'ın 09.02.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası, 3 ay Geçici İş göremezlik dönem gelirine sürücünün %20 kusur oranının yansıtılmasıyla zararının 1.033,65 TL, %4 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem gelirine sürücünün 9620 kusur oranının yansıtılmasıyla zararının 62.491,27 TL olmak üzere toplam zararının 63.524,92 TL olabileceği ve SGK tarafından tahsil edilen tutarın tenzili sonrası Davacının Bakiye Maddi Zararının 62.791.15 TL olduğu, Davacının 1 aylık bakıcı giderine sürücünün %20 kusur oranının yansıtılmasıyla bakım/ bakıcı giderinin; 405,90 TL olacağı, ... plakalı otomobil, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği ve sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketi tarafından verilen üst limitin kişi başı ölüm ve sürekli sakatlık teminatı 330.000,00 TL olduğu, Davacı vekilinin başvuru tarihinden sonraki 8 iş günün 07.03.2018 tarih olduğunu bildirmiştir. 6098 sayılı TBK.49.maddesi ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, KTK.85. maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar...İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde, KTK'nun 92.maddesinde; "Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler. g) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde;"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. " şeklinde düzenlemeler yapıldığı, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğinin düzenlendiği görülmüştür. Davalı ... Anonim Şirketi cevap dilekçesinde, dava konusu aracın uzun süreli kiralandığını ve kazanın kiralayan nezdinde meydana geldiğini ve davacının meydana gelen kaza sebebiyle uğradığı zararı işleten sıfatı bulunmadığından kendisinden talep edemeyeceği savunmasında bulunmuş olup bu doğrultuda mahkememizce yapılan değerlendirilmede; öğreti ve Yüksek Yargıtay uygulamalarına baktığımızda kiracının işleten kabul edilebilmesi bir takım şartların varlığına bağlıdır, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet olması, ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması şartları aranmaktadır, ( Yargıtay HGK'nın 06/03/2002 tarih, 2002/11-71 E, 2002/141 K sayılı ve 24/03/2004 tarih, 2004/10-165 E, 2004/171 K sayılı kararlarında ilke olarak; sicilde malik görünen kişi karine olarak aracın işleteni sayılmaktadır, bunun sebebi trafik kazasından sorumlu olan şahsın kolayca belirlenmesi ve zarar görenin zararının en kısa sürede giderilmesini sağlamaktır. Belirtmek gerekir ki sicilde malik görünen kişi her zaman aracın işleteni olmayabilir bu durumda araç sahibi aracın üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığı, araç için bir başkasının harcamalarda bulunduğunu veya araç üzerindeki ekonomik çıkarın bir başkasına ait olduğunu, işleten sıfatının bulunmadığını kanıtlayabilirse sorumluluktan kurtulabilir) uzun süreli kira sözleşmesinin ne kadar sürede uzun süreli kira sözleşmesi olacağı konusunda "öğreti ve Yargıtay Kararlarında da yeknesaklık yoktur, doktrin üç günden fazla süreli kiraları uzun süreli sayabilir, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 7 günlük kira sözleşmesinin uzun süreli olmayacağını kabul etmiş, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 30 ar günlük süreler ile kiracıların işleten olduğunu kabul etmiş, diğer dairelerde bu dairenin daha uzun süre olması gerektiği görüşü vardır, Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 3 aylık kira sözleşmesi ile aracı devreden kişinin işleten olduğunu kabul etmiştir, Yargıtay 17. HD'nin üç aylık kiralamanın uzun süreli olabileceği yönünde karar vermiştir, Yargıtay 1 yıl süreli kira sözleşmelerinin uzun süreli olduğunda tereddüt etmemektedir." "Yargıtay uzun süreli kira sözleşmesinin işleten sıfatını devredebilmesi için 3. Kişileri bağlayabilecek biçimde güçlü kanıtlara bağlanmasını aramaktadır, bu nedenle sözleşmenin noterde yapılması veya adi sözleşme ise diğer bir takım deliller ile desteklenmiş olmasını aramaktadır." (KTK'ya Göre Hukuki Sorumluluk Tazminat Sigorta ve Rücu Yayınları 9. Baskı ... kitabından sayfa 40-42 arasından alınmış bilgidir). Mevzuat gereği motorlu araçlar tescile tabidir, bu durumda kaydi malik işleten konusunda kesin bir karine değilse de onun kim olduğunu tespit eden güçlü bir kanıttır, diğer taraftan kaydi malik mutlak işleten değildir, kaydi malik olmasa bile üçüncü kişiler işleten olabilir, zira bu durumu engelleyici amir bir yasal düzenleme yoktur, kira sözleşmesinin 3. Kişiler yönünden hukuki sonuç doğurması için resmi şekilde yapılması gerektiği yönünde Yüksek Yargıtay Kararları da vardır, tüm bu açıklamalar ışığında bir kuşku olması halinde kaydi malikin işleten olduğu sonucuna varılmalıdır. Somut olay bakımından, davalı adına kayıtlı olan aracın davalı şirket tarafından uzun süreli olarak kiraya verildiği, dosya kapsamına sunulan kira sözleşmesi ile sabit görülerek davacının işleten sıfatı bulunmayan davalıya karşı açtığı tazminat davasının pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, araç trafik kayıtları, olay nedeniyle sigorta şirketinden alınan yazı cevapları, sigorta poliçesi, sağlık kuruluşlarından celp edilen tıbbi bilgi ve belgeler, ATK raporları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen;09/02/2018 günü meydana gelen kazada davacının %80, davalı ...' ın ise %20 oranında kusurlu olduğu, yaralandığı, davacının dava konusu olay sebebiyle kazaya bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında, engellilik oranının %4 olduğu iyileşme sürecinin ise 3 aya kadar uzayabileceği bildirilmiş ve davalı sürücünün %20 kusur oranının yansıtılmasıyla geçici iş göremezlik zararının 1.033,65 TL, %4 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem gelirine sürücünün %20 kusur oranının yansıtılmasıyla zararının 62.491,27 TL olmak üzere toplam zararının 63.524,92 TL olabileceği ve SGK tarafından tahsil edilen tutarın tenzili sonrası Davacının Bakiye Maddi Zararının 62.791.15 TL olduğu, Davacının 1 aylık bakıcı giderine sürücünün %20 kusur oranının yansıtılmasıyla bakım/ bakıcı giderinin; 405,90 TL olacağı, ... plakalı otomobil, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği ve sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketi tarafından verilen üst limitin kişi başı ölüm ve sürekli sakatlık teminatı 330.000,00 TL olduğu, Davacı vekilinin başvuru tarihinden sonraki 8 iş günün 07.03.2018 tarih olduğunu bildirmiş olup, davacının kaza nedeniyle nihai ve gerçek maddi zararının tespit edildiği, anlaşılmakla davanın maddi tazminat talebi bakımından bedel arttırım sonucu talep miktarı yönüyle kabulüne karar verilmiştir. Manevi zarar, hukuka aykırı eylem sonucu kişisel değerlerde meydana gelen eksilmedir. Kişisel değerlerin soyut niteliği nedeniyle meydana gelen eksilmenin rakamsal karşılığını parasal değerini ifade etmek mümkün değildir. Bununla birlikte kişisel değerlere yapılan saldırı neticesi ruhsal dengenin bozulması yaşama sevincinin eksilmesi kaçınılmaz olduğunda, hukuk manevi zararı giderim yükümlülüğü dışında tutmamış, genel değer ölçüsü olması nedeniyle, belli bir miktar paranın verilmesi suretiyle zarar görevinin tatmin edilmesini amaçlamıştır. Davacının kazadan dolayı yaşadığı üzüntü, tedavi sürecinde davacının çekmiş olduğu elem ve ızdırabın bir nebze de telafisi için olayın oluş şekli, tarafların tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın zenginliğe veya yoksulluğa neden olamayacağı temel ilkesi, paranın satın alma gücü, davacının yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özenir kılmamalı davalı yanların ekonomik bir yıkıma sürüklenmeksizin ve sebepsiz zenginleşmeye de dikkat ve özen göstermek suretiyle davacının manevi tazminat talebinin, tarafların kusur oranları da dikkate alınarak kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davanın Davalı ....A.Ş yönüyle pasif husumet yokluğu nedeniyle redddine, B-Davanın diğer davalılar yönüyle; 1-Maddi Tazminat Talebi Bakımından Davanın Kabulü ile; - 1.033,65 TL geçici iş göremezlik tazminatı, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin tenzili ile bakiye 62.791,15 TL sürekli iş göremezlik ve 405,90 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 64.230,70 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönüyle ödeme tarihi olan 07/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle ve sigorta poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmak üzere, diğer davalılar yönüyle ise kaza tarihi olan 09/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi Tazminat Talebi Bakımından Davanın Kısmen Kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 09/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, Pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilen yönünden; 1-Davalı ....A.Ş yönüyle reddedilen davada, reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı ....A.Ş'ye verilmesine, Maddi Tazminat Talebi Bakımından; 1-Alınması gerekli 4.387,60 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 344,97 TL peşin harç, 427,60 TL ıslah harcı ve 325,00 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 3.290,03 TL harcın Davalı ....A.Ş hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 344,97 TL peşin harç, 427,60 TL ıslah harcı ve 325,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.133,47 TL'nin Davalı ....A.Ş hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 984,90 TL yargılama giderinin Davalı ....A.Ş hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının diğer davalı yönünden yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin Davalı ....A.Ş hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Manevi Tazminat Talebi Bakımından; 1-AAÜT gereğince hesap edilen 10.000,00 TL ücreti vekaletin Davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 2-Reddedilen miktar üzerinden AAÜT gereğince hesap edilen 10.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davalılar tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, -Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar Davacı vekilinin ve davalı .... vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/01/2024 Katip ... ¸ Hakim .... ¸