İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1051 E. 2024/245 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/1051
Karar No
2024/245
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1051 Esas KARAR NO : 2024/245 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/11/2017 KARAR TARİHİ : 26/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı .......'ın çalıştığı şirket olan .......... Temizlik Hizmetleri San. Ve Dış. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı bulunan ....... Sigorta A.Ş.'ne ait ...... numaralı poliçe ile sigortalı bulunan ...... plakalı çöp kamyonunun 25/02/2012 tarihinde 19:30 sıralarında ....... Caddesini takiben ...... Durağı istikametine doğru seyir halindeyken 38. Sokak istikametine sağa dönüş yaparken sağ taraftaki kaldırım üzerinde bisiklet süren ........'a bisikletinin ön köşesinden çarparak davacının vücudunda kırıklar ve ezikler oluşmasına sebebiyet verdiğini, kaza ile birlikte ...... Hastanesi'nde tedavi görmeye başladığını, akabinde sürücü .......'dan şikayetçi olunduğunu ve soruşturma başlatıldığını, soruşturma neticesinde Bakırköy ...... Asliye Ceza Mahkemesinde ...... Esas ...... Karar sayılı dosyada ceza davasının kesinleştiğini ve taksirle adam yaralama suçundan sürücünün ceza aldığını, davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu kemik kırıklarının hafif orta ve ağır olarak sınıflandırıldığını, birden fazla kırık saptandığını, müvekkilinin kırıklarının ağır derecede hayat fonksiyonlarını etkileyecek nitelikte olduğunun adli tıp raporlarıyla sabit olduğunu, davacıya kuyruk sokumu tarafında bir eklemden 10 cm giriş yapılarak 11 adet çeşitli boyutlarda platin vidalar ile sağ kasık bölgesinde bir eklem kısmında 8 cm girilerek çeşitli vidalarla platin yerleştirildiğini, davacının ameliyat sonrasında yürüme fonksiyonlarına tekrar kavuşabilmek için fizik tedavi gördüğünü, ...... Hastanesi ve ...... Hastanesinde tedavi gördüğünü, uzun süren bu tedavi süreci ve masraflarının hem davacıyı hem ailesini madden ve manen zor durumda bıraktığını, halen bel ağrısının sürdüğünü bu sebeple düzenli olarak doktora göründüğünü ve tüm hayatını platine dikkat ederek sürdürmek durumunda olduğunu, trafik kazası sonrası yaralanmanın cinsel organ ve idrar yollarına yakın olması sebebiyle müvekkilinin idrar sorunları ve ereksiyon sorunları yaşadığını, sağlık sorunu nedeniyle evlenemediğini, cinsel sağlığı bakımından sorun yaşadığını, çocuğunun olmaması riskinin söz konusu olduğunu, halen bu sağlık sorunları dolayısıyla ...... Hastanesi'nde (...... Hastanesi) tedavi görmekte olduğunu, uzun tedavi dönemi ameliyat süreci ve sonrasında halen düzelmeyen cinsel ve ürolojik hastalıkları sebebiyle müvekkilinin ve müvekkilinin anne babasının manevi yıkımda olduklarını, müvekkilinin askerlik döneminde hem askeri talim görevini yapamadığını hem de askerlik sürecinde Ankara'da da bel ağrılarından dolayı tedavi gördüğünü, askerliğini raporların dikkate alınması neticesinde geri planda tamamladığını, kaza tarihinde 17 yaşında olan müvekkilinin kazadan önce ailesine destek amaçlı sigortalı olarak aylık 1.200,00-TL maaşla çalışmakta olduğunu ve kaza sonrası beden gücü ve iş yapabilme gücü kalıcı olarak eksildiğinden kendini toparladıktan sonra işe girmek istese de vücudundaki platinler sebebiyle iş yapamaz olarak görüldüğünden iş bulmasının zorlaştığını, bedenen çalışmasındaki güçlük iş hayatına yansıdığından sıklıkla kovulduğunu, şu an tanıdık bir işverenle çalışabildiğini, beden gücü performansını düşürdüğünden daha düşük ücretle çalıştığını, malvarlığında eksilme olmasa da ilerleme de olmaması sebebiyle ekonomik geleceğinin sarsıldığını, Yargıtay'ın tüm dairelerinin "Beden gücü eksilen kişinin kazançlarında azalma olmasa bile, sakatlığı oranında harcayacağı fazla çabanın (güç, efor) tazminat olarak ödenmesi gerekeceği.." yönünde görüşünün olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra altı ayını tamamen yatılı ve hasta bezi bağlanarak geçirdiğini, düzenli olarak hastaneye gittiklerini ve müvekkilinin ayağa kalkamaması sebebiyle ulaşımı taksi ile sağlamak durumunda kaldıklarını, bu süreçte müvekkilinin annesinin müvekkilinin bakımını sağlayabilmek adına asgari, ücretli işinden ayrılmak durumunda kaldığını beyan ederek; öncelikle yargılama sonucunda hükmedilecek tazminatın tahsilini teminen dava sonrasında alınabilecek tazminatın sonuçsuz kalmaması için davalı şirket ve sürücü adına kayıtlı araç ve gayrimenkullerin kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasını, tedavi masrafları olan toplam 3.309,70-TL'yi, müvekkilinin annesinin işini bırakmak durumunda kalması sebebiyle yoksun kaldığı kazanç miktarı için şimdilik 100,00-TL'yi, müvekkili için kaza tarihi olan 25/02/2012 tarihinden itibaren kazadan sonra iş göremediği için tedavi sonuçlanıncaya kadar ki süreçte sürekli iş göremezlik işe geri döndükten sonraki süreçte de sürekli olarak kısmi iş göremezlik için şimdilik 1.000,00-TL maddi olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile davalılardan sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tazmin ve tahsili ile davacı müvekkillere ödenmesini, davacının manevi zararının tazmini için 50.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ....... ve .......... Temizlik Hizmetleri San. Ve Dış. Tic. Ltd. Şti. Yönünden müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek şekilde en yüksek ticari faiz ile birlikte hükmedilmesini, diğer davacılar ........ ve ........'ın duymuş oldukları üzüntü bakımından her biri için 10.000,00-TL'den toplam 20.000,00-TL manevi tazminata davalılar ....... ve .......... Temizlik Hizmetleri San. Ve Dış. Tic. Ltd. Şti. yönünden müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek şekilde en yüksek ticari faiz ile birlikte hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini fazlaya dair tüm dava takip talep ve diğer yasal hakları saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini beyan, talep ve dava etmiştir. İhbar Olunan ....... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 Sayılı Kanun'un 97. Maddesi "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünce davacının uyuşmazlığın çözümlenmesi için gerekli belgelerle birlikte müvekkili şirkete başvurması gerektiğini, kanun ile düzenlenen emredici nitelikteki özel dava şartını yerine getirmediğinden davacının talebinin dava şartı noksanlığından reddedilmesinin gerekeceğini belirterek 6100 sayılı HMK 115/1 ve 115/2 gereğince dava şartı noksanlığının taraflarca her zaman ileri sürülebileceğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ve 25/02/2012 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen ........ plakalı aracın müvekkilince oluşturulmuş ......... numaralı poliçe Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olması sebebiyle kişi başı limitin 225.000,00-TL olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. ve 85. Maddelerine göre trafik sigortalarının işletenlere düşen sorumlulukları kapsamak üzere yapıldığını, dolayısıyla sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluğun da olmadığını, öncelikle dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacının trfaik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının ve varsa oranının belirlenmesinin gerektiğini, bu amaçla davacının Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Dairesi'ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümlerine sevkine karar verilmesini, maluliyet söz konusu ise geçici nitelikte olup olmadığı ve kaza ile netice arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve maluliyetin sürekli olup olmadığı konularının belirlenmesi gerektiğini, maluliyetin tazminat gerektirip gerektirmediği konusunun da açıklığa kavuşturulması gerektiğini, tazminatın söz konusu olabilmesi için maluliyet oranının yanında davacının çalışabilecek durumda olup olmadığı mesleği maluliyet sebebi ile mesleğini yerine getirip getirmediği konularının tespitini, davacının maluliyete rağmen maluliyet halinden etkilenmiyorsa ve kazanç kaybına uğramadan hayatını sürdürebiliyorsa maluliyet tazminatına hükmedilmemesi gerektiği ya da somut durumun tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, yaralanmalarda geçerli olan ve müvekkil şirket tarafından sigorta edilen teminat tutarının her halükarda verilecek bir teminat olmadığını ve bahsi geçen konuların açıklığa kavuşturulması sonrasında hesaplanacak tutarın esas alınarak ödenecek bir tazminat olduğunu ve hesap raporunda asgari ücretin esas alınması gerektiğini, yapılacak hesaplamada resmi evraklara göre belirlenen ya da belirlenebilir bir ücretin olmaması durumunda hesaplamaya esas alınacak gelir durumunun asgari ücret olarak esas alınacağının Yargıtay'ın yerleşik kararlarında hüküm altına alındığını beyan ederek; davanın reddini, red talebinin kabul edilmemesi halinde kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, maluliyet oranı tesplti için davacının Adll Tıp Kurumu ..... İhtisas Dairesi'ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü'ne sevkini, kusurun ve maluliyet oranının tesplti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, kaza tespit tutanağı ve alkol raporunun tarafımıza tebliğini, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 17/09/2021 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Maddi tazminat, manevi tazminat, tedavi masrafları, kazanç kaybı, bakıcı masrafı talepli olarak açtıkları davada, 06.09.2018 tarihli Sulh Protokolü ve İbraname ile ....... Sigorta A.Ş. Vekili ile yapılan anlaşma doğrultusunda davayı ıslah ettiklerini, ....... Sigorta A.Ş. ile yapılan anlaşmada mahkememizin ..... Esas sayılı dosyası ile ilgili anlaşmaya varıldığını, Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi teminatına istinaden sigorta aleyhine, tedavi gideri, sürekli ve geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebiyle açılan davadan asıl alacak olarak 85.520,00.TL ödendiği takdirde maddi tazminat yönünden gayrikabili rücu ibra edileceği hususu ile imzalandığını, anlaşma sonrası ....... sigorta tarafından davacı vekilinin hesabına 46.350,22.TL ödeme yapılmış olduğundan 85.520,00.TL asıl alacak miktarından düşülerek fazlaya dair hakları mahfuz kalmak kaydıyla davalarını maddi tazminat alacağı yönünden 35.860,08.TL olarak ıslah ettiklerini ve tüm bu alacakların kaza tarihi olan 25.02.2012 tarihten itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacı müvekkile ödenmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. DELİLLER : Bakırköy ....... Asliye Ceza Mahkemesi ....... Esas sayılı dosyası, araç ve trafik kayıtları, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, mağdur-müşteki ifade tutanağı, tanık beyanları, hastane raporları, adli tıp raporları, keşif ve bilirkişi incelemesi, ...... Hastanesi faturaları, alınan hasta bezleri ve ilaç masraflarına dair faturalar, taksi masrafları faturaları, yemin, isticvap, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminata istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Bilirkişi ...... ve ....... 'dan oluşan bilirkişi heyetinin 13/07/2021 tarihli raporunda: Bisiklet sürücüsü ........'ın Karayolları Trafik Kanunu'nun 66. maddesinde belirlenen "Bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerin yayaların kullanmasına ayrılmış yerlerde, sürülmesi yasaktır.” maddesini ve kavşaklarda geçiş hakkının 57-1/c “ "Motorsuz araç sürücüleri motorlu araçlara geçiş hakkı vermek zorundadır" maddelerini ihlal ederek, asli kusurların belirlendiği 84-h “Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" kuralını ihlal ederek asli derecede %60(Altmış) oranında kusurlu, çöp kamyonu sürücüsü .......'ın Karayolları Trafik Kanunu'nun, 52-a,b maddeleri ve 53 — a/l maddelerinde belirtilen kuralları ihlal ettiğinden üst düzeyde tali derecede %40(Kırk) oranında kusurlu, olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi Av. ..... 09/05/2023 tarihli raporunda: "İşbu raporda, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair her türlü hukuki takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere tüm dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle bilirkişiliğimizce yapılan değerlendirme sonucu; 25.02.2012 tarihinde meydana trafik kazası sonucu yaralanan ........ için, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant yöntemi ile yapılan hesaplamalar sonucunda; Davacı kaza tarihinde 17 yaşında olduğundan ve fiilen çalıştığı iddia edilmekle birlikte dosya içerisinde çalıştığını gösterir yazılı delil bulunmadığından Yargıtay kararları doğrultusunda; geçici iş göremezlik süresi içerisinde herhangi bir gelir kaybı/kazanç kaybı sözkonusu olmadığından lehine geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmadığına, Davalı sigorta şirketi tarafından 23.05.2019 tarihinde 46.350,22 TL ödenmiş olduğundan Yargıtay kararları doğrultusunda ödeme tarihindeki verilerle yapılan hesaplama sonucunda davacının sürekli iş göremezlik tazminatının; Davalı sürücünün %25 kusurlu kabul edilmesi halinde 32.654,00 TL (Kusur oranının %25 kabul edilmesi halinde davacının bakiye tazminat alacağının kalmadığına) Davalı n %40 kusurlu kabul edilmesi halinde 52.246,41 TL hesaplandığına, (Kusur oranının %40 kabul edilmesi halinde eksik ödeme olduğundan rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılarak sigorta şirketi ödemesinin yasal faiz ile güncellenmiş tutarının mahsup edilmesi gerektiğine) C-Rapor tarihindeki verilerle yapılan hesaplama sonucunda davacının sürekli iş göremezlik tazminatının; *Davalı sürücünün %25 kusurlu kabul edilmesi halinde 126.692,25 TL hesaplandığına, hesaplanan tazminattan sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yasal faiz ile güncellenmiş tutarının mahsubundan sonra bakiye tazminat alacağının (126.692,25 TL- 63.268,05 TL) 63.424,20 TL olduğuna, Davalı sürücünün %40 kusurlu kabul edilmesi halinde 202.707,60 TL hesaplandığına, hesaplanan tazminattan sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yasal faiz ile güncellenmiş tutarının mahsubundan sonra bakiye tazminat alacağının (202.707,60 TL-63.268,05 TL) 139.439,55 TL olduğuna, Davacı ........ için kazanç kaybı talebinde bulunulmuş ise de davacının kaza tarihinde çalıştığına, gelirine ve davacı ........'ın bakıcı ihtiyaç süresine dair dosyada belge ve bilgi bulunmadığından lehine kazanç kaybı hesaplanmadığına tedavi giderleri uzmanlık alanı dışında olduğundan ve uzman doktor tarafından hesaplanması gerektiğinden tarafımızca hesaplama yapılamadığına, takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğuna dair işbu rapor saygı ile sunulur" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişi Av. ...... 27.11.2023 tarihli ek raporunda: "İşbu raporda, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair her türlü hukuki takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere tüm dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle bilirkişiliğimizce yapılan değerlendirme sonucu; 25.02.2012 tarihinde meydana trafik kazası sonucu yaralanan ........ için, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant yöntemi ile yapılan hesaplamalar sonucunda; ödeme tarihindeki verilerle yapılan hesaplama sonucunda; davalı sürücünün %25 kusurlu kabul edilmesi durumunda; ödeme tarihindeki verilerle yapılan hesaplama sonucunda davacının 1.079,26-TL geçici iş göremezlik ve 32.571,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.354,05 TL bakıcı tazminatı olmak üzere toplam alacağının 35.004,76-TL alacağının bulunduğuna, sigorta şirketi tarafından 23.05.2019 tarihinde toplam 46.350,22-TL ödeme yapıldığından artık davacının alacağının kalmadığına, davalı in %40 kusurlu kabul edilmesi durumunda; ödeme tarihindeki verilerle yapılan hesaplama sonucunda davacının 1.726,81 TL geçici iş göremezlik ve 52.114,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.166,48 TL bakıcı tazminatı olmak üzere toplam alacağının 56.007,61 TL alacağının bulunduğuna, sigorta şirketi tarafından 23.05.2019 tarihinde toplam 46.350,22 TL ödeme yapıldığından bakiye 9.657,39-TL alacağı kalmış olacağından rapor tarihindeki verilerle hesaplama yapılacağına, rapor tarihindeki verilerle yapılan hesaplama sonucunda; davalı sürücünün %25 kusurlu kabul edilmesi durumunda; rapor tarihindeki verilerle yapılan hesaplama sonucunda, sigorta şirketinin yaptığı ödeme davacının alacağının üzerinde olduğundan artık alacağı kalmadığından rapor tarihindeki verilerle hesaplama yapılmadığına davalı sürücünün %40 kusurlu kabul edilmesi durumunda; rapor tarihindeki verilerle yapılan hesaplama sonucunda davacı için; 1.726,81 TL geçici iş göremezlik, 2.166,48 TL bakıcı tazminatı, 267.567.95 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığına, Hesaplanan 267.567,95 TL sürekli iş göremezlik tazminatından sigorta şirketi tarafından 23.05.2019 tarihinde yapılan 46.350,22 TL ödemenin güncel tutarı olan 65.446,51 TL'nin mahsubundan sonra (267.567,95 TL-65.446,51 TL) bakiye 202.121,44-TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı olduğuna, davacı ........ için kazanç kaybı talebinde bulunulmuş ise de davacının kaza tarihinde çalıştığına, gelirine ve davacı ........'ın bakıcı ihtiyaç süresine dair dosyada belge ve bilgi bulunmadığından lehine kazanç kaybı hesaplanmanın sözkonusu olmadığına,takdirin sayın mahkemeye ait olduğuna dair iş bu rapor saygı ile sunulur." şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 30/12/2019 tarihli raporunda; "Sürücü ....... sevk ve idaresinde bulunan kamyon ile meskun mahalde gece vakti seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, mahal şartlarını da dikkate alıp, bahse konu kaza mahalli kavşak noktasına geldiği anda görüş alanını kontrol altında bulundurması, dönüş manevrasına başladığı sırada kavşak başından taşıt yoluna giren bisiklet nedeniyle zamanında etkili tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmeden tedbirsizce girmiş olduğu kavşak bölümünde gerçekleşen kazada tali kusurludur. Sürücü ........ sevk ve idaresinde bulunan bisiklet ile meskun mahalde gece vakti seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, bahse konu kaza mahalli kavşak noktasına geldiği anda hızını yeterince azaltması, taşıt yoluna girmeden önce kaplama üzerinde bulunan araçların seyir durumlarını dikkate alması geçiş eylemini uygun bir anda kontrollü bir şekilde tamamlaması gerekirken bu hususlara riayet etmeden kontrolsüz şekilde gelmiş olduğu kavşak mahallinde nizamlara aykırı şekilde yaya kaldırımından taşıt yoluna girdiği sırada dönüş manevrası ile gelen araç ile çarpıştığı olayda asli kusurludur. Bu hususlar muvacehesinde, olayda; Sürücü .......'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ........'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 21/03/2022 tarihli raporunda; "Dosya kapsamı tümü ile tetkik edildiğinde kazanın olay kısmında anlattığımız şekilde meydana geldiği, tanıklar bisiklet sürücüsünün kaldırımdaki çukura çarpıp aracın önlerine fırladığını beyan etmişlerse de kaldırımda çukur olduğu yönünde bir tespit olmadığı anlaşılmıştır. Buna göre; Davalı sürücü ....... sevk ve idaresindeki çöp kamyonu ile seyirle sağ tarafa dönüşü sırasında, tedbir olarak sağında kalan yaya kaldırımı tarafını da kontrol etmesi, davacı idaresindeki bisikleti farkettiğinde zamanında fren tatbiki ile aracını durdurarak kazayı önlemeye çalışması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş, tedbirsiz bir şekilde sokak tarafına doğru dönüşe geçmiş olup tali kusurludur. Davacı sürücü ........ sevk ve idaresindeki bisikletle, bisiklet yolu bulunmayan mahalde, yaya kaldırımından değil, taşıt yolunun sağ kenarını takiben seyretmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş, gayri nizami şekilde yaya kaldırımı üzerinde seyretmiş, taşıt yolunda bulunan davalı idaresindeki araca dikkat etmemiş, bu aracın geçmesini beklemeden yaya kaldırımından taşıt yoluna doğru giriş yapmış olup belirtilen hatalı hal ve hareketleri ile neden olduğu olayda asli kusurludur. Davacı sürücünün, gitmemesi gereken yaya kaldırımından taşıt yoluna giriş yaptığı sırada olayın meydana geldiği dikkate alındığında 13.07.2021 tarihli üçlü bilirkişi heyet raporunda, davalı sürücüye verilen kusur fazla, davacı sürücüye verilen kusur ise az bulunduğundan sözkonusu rapordaki kusur oranlarına iştirak edilmemiştir. Dava konusu olayla ilgili olarak Dairemizce düzenlenen 30.12.2019 tarihli raporun isabetli olduğu anlaşılmıştır. Bu hususlar muvacehesinde, olayda; Davalı sürücü .......' ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ........' ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğuna oy birliğiyle karar verildiği" yönünde kanaat ve görüş bildirilmiştir. T.C.ADALET BAKANLIĞI Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul ...... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 19 ARALIK 2022 tarihli raporuna göre: "Mevcut belgelere göre ...... oğlu 09.01.1995 doğumlu ........’ın 25.02.2012 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 X (1C…10) A %14, E cetveline göre: % 10.3 (yüzdeonnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. 6098 sayılı TBK.49.maddesi ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, KTK.85. maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.....İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde, KTK'nun 92.maddesinde; "Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler. g) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) (Ek bent: 14/04/2016-6704 S.K. 4. mad.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde;"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. " şeklinde düzenlemeler yapıldığı, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğinin düzenlendiği görülmüştür. Davalı .......... Temizlik Hizmetleri San. ve Dış Tic. Ltd. Şirketi cevap dilekçesinde, dava konusu aracın uzun süreli kiralandığını ve kazanın kiralayan nezdinde meydana geldiğini ve davacının meydana gelen kaza sebebiyle uğradığı zararı işleten sıfatı bulunmadığından kendisinden talep edemeyeceği savunmasında bulunmuş olup bu doğrultuda mahkememizce yapılan değerlendirilmede; öğreti ve Yüksek Yargıtay uygulamalarına baktığımızda kiracının işleten kabul edilebilmesi bir takım şartların varlığına bağlıdır, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet olması, ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması şartları aranmaktadır, ( Yargıtay HGK'nın 06/03/2002 tarih, ...... E, ...... K sayılı ve 24/03/2004 tarih, ..... E, ...... K sayılı kararlarında ilke olarak; sicilde malik görünen kişi karine olarak aracın işleteni sayılmaktadır, bunun sebebi trafik kazasından sorumlu olan şahsın kolayca belirlenmesi ve zarar görenin zararının en kısa sürede giderilmesini sağlamaktır. Belirtmek gerekir ki sicilde malik görünen kişi her zaman aracın işleteni olmayabilir bu durumda araç sahibi aracın üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığı, araç için bir başkasının harcamalarda bulunduğunu veya araç üzerindeki ekonomik çıkarın bir başkasına ait olduğunu, işleten sıfatının bulunmadığını kanıtlayabilirse sorumluluktan kurtulabilir) uzun süreli kira sözleşmesinin ne kadar sürede uzun süreli kira sözleşmesi olacağı konusunda "öğreti ve Yargıtay Kararlarında da yeknesaklık yoktur, doktrin üç günden fazla süreli kiraları uzun süreli sayabilir, Yargıtay ....... Hukuk Dairesi 7 günlük kira sözleşmesinin uzun süreli olmayacağını kabul etmiş, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi 30 ar günlük süreler ile kiracıların işleten olduğunu kabul etmiş, diğer dairelerde bu dairenin daha uzun süre olması gerektiği görüşü vardır, Yüksek Yargıtay ...... Hukuk Dairesi 3 aylık kira sözleşmesi ile aracı devreden kişinin işleten olduğunu kabul etmiştir, Yargıtay ....... HD'nin üç aylık kiralamanın uzun süreli olabileceği yönünde karar vermiştir, Yargıtay 1 yıl süreli kira sözleşmelerinin uzun süreli olduğunda tereddüt etmemektedir." "Yargıtay uzun süreli kira sözleşmesinin işleten sıfatını devredebilmesi için 3. Kişileri bağlayabilecek biçimde güçlü kanıtlara bağlanmasını aramaktadır, bu nedenle sözleşmenin noterde yapılması veya adi sözleşme ise diğer bir takım deliller ile desteklenmiş olmasını aramaktadır." (KTK'ya Göre Hukuki Sorumluluk Tazminat Sigorta ve Rücu Yayınları 9. Baskı Hasan Tahsin Gökcan kitabından sayfa 40-42 arasından alınmış bilgidir). Mevzuat gereği motorlu araçlar tescile tabidir, bu durumda kaydi malik işleten konusunda kesin bir karine değilse de onun kim olduğunu tespit eden güçlü bir kanıttır, diğer taraftan kaydi malik mutlak işleten değildir, kaydi malik olmasa bile üçüncü kişiler işleten olabilir, zira bu durumu engelleyici amir bir yasal düzenleme yoktur, kira sözleşmesinin 3. Kişiler yönünden hukuki sonuç doğurması için resmi şekilde yapılması gerektiği yönünde Yüksek Yargıtay Kararları da vardır, tüm bu açıklamalar ışığında bir kuşku olması halinde kaydi malikin işleten olduğu sonucuna varılmalıdır. Somut olay bakımından, davalı adına kayıtlı olan aracın davalı şirket tarafından uzun süreli olarak kiraya verildiği, dosya kapsamına sunulan kira sözleşmesi ile sabit görülerek davacının işleten sıfatı bulunmayan davalıya karşı açtığı tazminat davasının pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, araç trafik kayıtları, olay nedeniyle sigorta şirketinden alınan yazı cevapları, sigorta poliçesi, sağlık kuruluşlarından celp edilen tıbbi bilgi ve belgeler, ATK raporları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen; Davalı sürücü .......'ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ........' ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, Davacı ........’ın 25.02.2012 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 X (1C…10) A %14, E cetveline göre: % 10.3 (yüzdeonnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği bildirilmiş, yaralanan ........ için, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant yöntemi ile yapılan hesaplamalar sonucunda; ödeme tarihindeki verilerle yapılan hesaplama sonucunda; davalı sürücünün %25 kusurlu kabul edilerek, ödeme tarihindeki verilerle yapılan hesaplama sonucunda davacının 1.079,26-TL geçici iş göremezlik ve 32.571,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.354,05 TL bakıcı tazminatı olmak üzere toplam alacağının 35.004,76-TL alacağının bulunduğuna, sigorta şirketi tarafından 23.05.2019 tarihinde toplam 46.350,22-TL ödeme yapıldığından artık davacının alacağının kalmadığı, davacı ........'ın ise kaza tarihinde çalıştığına ve gelirine ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, SGK kaydı da dikkate alınarak bu davacının kazanç kaybına uğradığının ispat edilemediği anlaşılmakla ve davacı tarafın tedavi giderleri yönünden talebi hakkında davacı vekilinin 10/07/2023 tarihli bilirkişi incelemesi yapılmaması hususundaki beyanı dikkate alınarak ispat edilemediği anlaşılmakla maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi zarar, hukuka aykırı eylem sonucu kişisel değerlerde meydana gelen eksilmedir. Kişisel değerlerin soyut niteliği nedeniyle meydana gelen eksilmenin rakamsal karşılığını parasal değerini ifade etmek mümkün değildir. Bununla birlikte kişisel değerlere yapılan saldırı neticesi ruhsal dengenin bozulması yaşama sevincinin eksilmesi kaçınılmaz olduğunda, hukuk manevi zararı giderim yükümlülüğü dışında tutmamış, genel değer ölçüsü olması nedeniyle, belli bir miktar paranın verilmesi suretiyle zarar görevinin tatmin edilmesini amaçlamıştır. Davacıların kazadan dolayı yaşadığı üzüntü, tedavi sürecinde davacının çekmiş olduğu elem ve ızdırabın bir nebze de telafisi için olayın oluş şekli, tarafların tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın zenginliğe veya yoksulluğa neden olamayacağı temel ilkesi, paranın satın alma gücü, davacının yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özenir kılmamalı davalı yanların ekonomik bir yıkıma sürüklenmeksizin ve sebepsiz zenginleşmeye de dikkat ve özen göstermek suretiyle davacıların manevi tazminat talebinin, tarafların kusur oranları da dikkate alınarak kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Maddi Tazminat Bakımından; 1-Davanın, davacı ........ ve ........'ın maddi tazminat taleplerine ilişkin davalı .......... TEMİZLİK HİZMETLERİ SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. Yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, 2-Davanın, davacı ........ ve ........'ın maddi tazminat taleplerine ilişkin davalılar , ......., ve ....... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ yönünden reddine, Manevi Tazminat Bakımından; 1-Davanın, davalı .......... TEMİZLİK HİZMETLERİ SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. Yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, 2-Davanın ....... yönünden kısmen kabulü ile, davacılardan ........'a 10.000,00-TL, ........'a 2.500,00-TL, ........'a 2.500,00-TL olmak üzere toplam 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.02.2012 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı ...... dan tahsili ile davacılara ödenmesine, 3-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 4-Alınması gerekli 1.024,65 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 254,15 TL peşin harcın ve 600,00 TL ıslah harcının mahsubuyla bakiye 170,50 TL harcın davalı .......'dan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 254,15 TL peşin harç, 600,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 885,55 TL'nin davalı .......'dan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 4.060,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 575,00 TL yargılama giderinin davalı .......'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacının diğer davalı yönünden yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-AAÜT gereğince reddedilen maddi tazminat yönünden hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak vekil ile temsil edilen davalılar .......... TEMİZLİK HİZMETLERİ SAN. VE DIŞ TİC. LTD. Ve ŞTİ. Ve ....... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'ne verilmesine, 9-AAÜT gereğince kabul edilen manevi tazminat yönünden hesap edilen 15.000,00 TL ücreti vekaletin davalı .......'dan alınarak davacılara verilmesine, 10- AAÜT gereğince reddedilen manevi tazminat yönünden hesap edilen 15.000,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak davalı .......... Temizlik Hizmetleri San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. Verilmesine, 11-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı .......... vekilinin yüzünde diğer davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/02/2024 Katip ...... e-imzalıdır Hakim ...... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1051, K. 2024/245, T. 26.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-1051-e-2024-245-k-18370b308ebc