İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/266 E. 2023/924 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/266
- Karar No
- 2023/924
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/266 KARAR NO : 2023/924 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/03/2023 KARAR TARİHİ : 23/10/2023 KARAR YAZMA TARİHİ : 23/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğu, bu ticari ilişkiye istinaden davacı şirket tarafından davalı şirkete hammadde ürünü satıldığı, satışı gerçekleştirilen ürünler davalı yana teslim edildiği fakat fatura kesilmiş olmasına karşın, davalı tarafça ürün bedelinin tamamının ödenmediği, davacı şirketin davalı taraftan, cari hesap bakiyesine dayalı olarak 275.871,22TL bakiye alacağının bulunduğu, tüm ihtarlara rağmen davalı yan tarafından borcun ödenmemesi üzerine Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takibine karşı davalı borçlunun haksız olarak itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu, arabuluculuk sürecinde de davalı ile anlaşma sağlanamadığı belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli davalı borçlunun, alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun açık olup, dava konusu alacak iddiasının dayanağının her ne kadar üçüncü kişiler tarafından davacıya verilen ve davalı şirkete devrolunan emtialar olsa da, bu konuda davalı şirket ile davacı arasında bir ticari faaliyetin olmadığı, sadece davacının davalıya malların devri konusuna binaen fahiş ve dayanaktan yoksun fatura alacağı ile ilgili davacının tanzim etmiş olduğu ve haksız olduğu dava sebebiyle davalı tarafından iade edilen fatura alacağının bulunduğu ve dava konusu alacak iddiasının tamamen gerçekdişı olduğu, taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davalı şirketin herhangi bir borcu olmadığı gibi davalı şirketin davacıdan 205.894,66 TL alacaklı konumunda olduğu, davacının önce davalı şirkete fason üretim kapsamında üretim yaptırdığı, davacının işi veren ajans ile anlaşamaması nedeniyle ajansın işin doğrudan davalıya teslimi amacıyla davacı ile görüştüğü ve sonuç itibariyle ürünlerin üretiminin doğrudan davalı tarafından yapılacak şekilde operasyona devam etmek üzere davacının bu ticari konu hususunda devre dışı kaldığı ve herhangi bir hak edişinin doğmadığı, bu kapsamda davacı tarafından davalıya ürünler teslim edilmiş ise de, ürünlerin kendilerine sağlanması ve tedarik tutarları üzerinden davalıya devri konusunda anlaşma sağlanmışsa da, davacı irsaliye ve sair adet belirtecek belge ve delil olmaksızın salt tanzim ettiği faturaya dayanarak haklı olduğunu düşünmek suretiyle alacak iddiasında bulunduğu, halbuki hangi ürünleri hangi bedel ile aldığı, kaç tanesini fason üretim kapsamında kaç tanesini sonradan davalıya teslim ettiği belirtilmeksizin toplam bedel bu diyerek fatura tanzim etmesinin ve hak iddia etmesinin basiretli bir tacirin yapmaması gereken bir eylem olduğu, bu bağlamda davalının gelen faturaya itiraz ederek dayanak talebinde bulunmasına rağmen herhangi bir dayanak belge sunamayan davacının, fason üretim kapsamında eksik ödemesine rağmen davalı şirket aleyhine icra takibinde bulunmasının salt kötü niyetli olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek davacının itirazın iptali talebinin ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın 9620'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep etmiştir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... ve Ticaret Anonim Şirketi borçlunun ... İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibe konu alacağın 275.871,22 TL olduğu, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği takibin durdurulduğu, davacı tarafından yasal süre içinde davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından 11/08/2023 tarihli raporda özetle, davacı şirketin ticari defterlerine göre, davacı şirketin davalı şirketten 2022 yıl sonu itibariyle 275.871,22TL alacaklı olduğu tespit edildiği, cevap dilekçesinde, davalının aslında davacıdan alacaklı olduğu iddiası dikkate alındığında uyuşmazlık konusu faturanın, davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği 10.06.2022 tarihli, ... nolu, 481.765,32TL tutarındaki fatura olduğunun anlaşıldığı, BS-BA incelemesinde uyuşmazlık konusu ... nolu faturanın davacının BS formunda ve davalının BA formunda kaydının olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin bu faturaya 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz ettiğine dair dosyaya sunulmuş herhangi bir ihtarnameye rastlanmadığı, davalı şirket tarafından, bu faturaya yönelik olarak yasal itiraz süresinden sonra, 02.09.2022 tarihinde (10.06.2022 tarihli, ... nolu faturanın düzenlenmesinden 84 gün sonra) ... nolu ve 481.765,32TL tutarında iade faturası düzenlendiğinin tespit edildiği fakat davalının kestiği bu iade faturasının davacı şirketin ticari defterlerinde ve BS formunda kayıtlı olmayıp, yasal itiraz süresi içinde faturaya itiraz edildiğinin davacı tarafça davalıya ihtar edildiği ayrıca davalı şirket tarafından ticari defterler ibraz edilmediğinden, ... nolu ve 481.765,32TL tutarındaki iade faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığının bilinmediği yönünde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan takibe davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında ticari alım satım ilişkisinin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın faturalardan kaynaklı olarak davacının alacaklı olup olmadığı hususuna ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı tarafça hammadde ürünü satıldığı, satışı gerçekleştirilen ürünler davalı yana teslim edildiği fakat fatura kesilmiş olmasına karşın, davalı tarafça ürün bedelinin tamamının ödenmediği iddia edilmiş, davalı tarafça , davacının teslim etmediği ürünler bulunduğu savunmasında bulunulmuş olup bu durumda iddiasını yani ürün teslimini ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, mahkememizce taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede, takibe konu faturaların davalı ticari defterlerinde yer aldığı, davacı ve davalı tarafça BA-BS formu ile vergi dairesine bildirildiği, dolayısıyla davacı tarafça ispat yükünün yerine getirildiği, davalı tarafça düzenlenen 02/09/2022 tarihli 481.762,32-TL bedelli reklamasyon faturasının davacının defterlerinde yer almadığı ve faturaya itiraz edildiği, ispat yükü üzerine düşen davalı tarafça reklamasyon faturasının içeriğinin ispat edilmediği, bu durumda davacının davalıdan 275.871,22TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, alacağın likit ve itirazın haksız olması nedeniyle davcı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kabulü ile 1-Davalının Bakırköy ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 275.871,22TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 275.871,22-TL asıl alacak üzerinden devamına, -Devamına karar verilen 275.871,22 -TL alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına 2-Alacağın likit olması nedeniyle 275.871,22TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 18.844,76-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 4.711,20.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 14.133,56-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90.-TL başvurma harcı ve 4.711,20.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından dosyada yapılan posta, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.210,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 43.380,68 -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, huzurda bulunan davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 23/10/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır