İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/43 E. 2024/224 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/43
- Karar No
- 2024/224
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/43 Esas KARAR NO : 2024/224 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2023 KARAR TARİHİ : 22/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı asiller mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından aleyhlerine 11/10/2023 tarihinde Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını ancak davalıya böyle bir borçlarının bulunmadığını, davalı ...'i tanımadıklarını, senedi .... adlı kişiye ... adlı kişiye vermiş olduğu ya da iddia ettiği 40.000 TL karşılığında aracı olarak o süreçte ....'nın ...'e parayı ödeyeceğini kendilerine söylendiğinden dolayı iyi niyet göstergesi olarak ....'e kendileri borçluymuş gibi senedi imzaladıklarını ancak icra takibi yapılan senetten anlaşılacağı üzere senedin üzerinde ibraz tarihi ve alacaklıların adının olmadığını, senet vasfını taşımadığını, buna karşı yine de icra takibi başlatıldığını, haksız olarak başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini, bu nedenlerden dolayı yapılan icra takibinin iptalini, borçlu olmadıklarının tespitine ve davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle 200.000,00-TL'nin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, ihtiyati tedbir konulmasını ve yargılama giderlerinin ve vekaletname ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup 01/09/2023 tarihi itibariyle TTK'nun 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa tabidir. Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın güncel 5/A maddesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. Mahkememizce davacı tarafa 1 haftalık kesin süre verilmiş olup süresi içerisinde son tutanağın sunulmadığı tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın niteliği gereği zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, TTK’nın 5/A ve 6325 SK'nun 18/A maddesi 2.bendi son cümlesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılamayacağı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 3.415,50TL harcın harçtan mahsubu ile bakiye 2.987,90TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/02/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır