İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/999 E. 2024/995 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/999
Karar No
2024/995
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/999 KARAR NO : 2024/995 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/10/2023 KARAR TARİHİ : 17/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinden ... İnşaat A.Ş., 15 yılı aşkındır online satış yapan ve Bodrum'da kurulu bir şirket olduğunu, müvekkillerinden ... İnşaat A.Ş yetkilisi bir diğer Müvekkili ...'ın; iş bu davaya konu çek dahil bir kısım çekleri koyduğu çantasını bir süreden beri kullandığı kayın pederine ait aracın bagajına koymuş olduğunu, ancak oğlunun ani rahatsızlığı nedeniyle İstanbul'a gitmek zorunda kalmış ve çekler Bodrum’da (.... Mah. .... Cad. No:16A İç Kapı No:1 Bodrum/ MUĞLA) aracın bagajında kaldığını, bir süre sonra hem kendi keşide ettiği çeklerin hem de ticari ilişki içerisinde olduğu bir takım şirketlerin çeklerinin Findeks sistemi üzerinden sorgulandığı öğrenilmiş ve çeklerin yerinde olup olmadığının kontrol edilmesi üzerine çeklerin de içerisinde bulunduğu çantanın yerinde olmadığı tespit edilmiş olduğunu, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... Soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunulmuş olduğunu, aradan geçen safahatte ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ tarafından Sayın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi .... D.İş sayılı dosyası ile haksız ve hukuka aykırı ihtiyati haciz kararı alınmış olup, Bakırköy .... İcra Müd. ... E. sayılı dosyası ile infaz edilen bu ihtiyati haciz kararı üzerine yine haksız ve hukuka aykırı Örnek no:10 icra takibi Müvekkiller aleyhine başlatılmış olduğunu, esasında iş bu davaya konu çek ile ilgili failin belli olduğunu veya en azından şüpheli failin bilebilecek durumda olduğunu, çünkü çalıntı çeklerin düzenli olarak kendisi tarafından başkalarına ciro edilmekte olduğunu, diğer karşı tarafla da müvekkillerinin yine herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığı ... LİMİTED ŞİRKETİ olup, cebri icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kaldıkları ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’ne iş bu davaya konu çeki cirolayanın olduğunu, .... LİMİTED ŞİRKETİ, çalıntı olan ve tarafımızca ödemeden men kararı alınmış olan çeklerden 2 adedini (birisi iş bu davaya konu çektir) bir başkasına cirolayan ve çeklerin çalınması konusunda şüphelerin üzerinden olduğu en önemli şüpheli olduğunu, müvekkillerinin hiçbirinin karşı taraf şirketlerle ticari ilişkisi bulunmamakta olup, yapılacak bilirkişi incelemesi ile de bu durum açıkça ortaya çıkacağını, Her 2 karşı tarafın da bu çekin çalıntı olduğunu bilmekte ve kötüniyetli olduğunu, müvekkillerinin ticari hayatının haksız ihtiyati haciz kararı ve icra takibi nedeniyle daha fazla zarar görmemesi ve borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile İİK.266.madde doğrultusunda icra dosyasına yatırılan 515.000,00-TL’lik teminat mukabilinde Bakırköy .. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... E. – .... sayılı, 23.08.2023 tarihli karar dosyası ile ihtiyati hacizler kaldırılmış ve icra dosyasına ayrıca 110,00-TL masraf yatırılmış olduğunu, ayrıca icra takibine Müvekkiller tarafından Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası ile hem yetki hem de esasa yönelik olarak itiraz edilmiş olduğunu ve sayın Mahkeme tarafından 12.10.2023 tarihinde verilen ... sayılı kararla müvekkillerin açısından yetkisizlik kararı verilmiş ve yetkili İcra Müdürlüğü’nün Bodrum olduğuna karar verilmiştir. İş bu tarih itibariyle karar kesinleşmemiş olduğunu, tüm bu nedenlerle; davalıların malvarlığı üzerine dava değeri kadar ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkillerin davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyasına konu TAKİBİN BU ÇERÇEVEDE İPTALİNE, Müvekkillerin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı masraflar dahil şimdilik 515.110,00-TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren ticari temerrüt faizi ile istirdadına, İİK.72/5.madde gereği ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nin kötüniyetli takibi nedeniyle icra dosyasına ödemek zorunda kaldığımız tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ciro silsilesindeki son hamil olup, kendinden önceki ciranta ile ticari münasebeti bulunmakta olduğunu, Uyuşmazlığa konu çekte keşideci ... şirketiyken, lehtar .... ve devamında ciranta ... şirketini takiben son hamil müvekkil ...' olduğunu, kambiyo senetlerinde illetten mücerretlik ilkesi karşısında işbu davanın niteliği gereği çekin temelindeki ilişkiden bahsetme ihtiyacı doğmuş olduğunu, aslında bu davada çekin temelindeki ilişkiyi açıklama yükümlülüğü müvekkil şirkette olmadığını, müvekkili şirketin et ve et ürünleri ticareti alanında faaliyet göstermekte ve dolayısıyla kendinden önceki ciranta olan .... şirketi ile ticari münasebeti olmuştur. EK'te sunduğumuz faturadan da anlaşılacağı üzere, müvekkili şirket tarafından satılan et ürününün bedeli toplamda 515.030,82 TL tutarlı olup, .... tarafından ürün bedeli, davaya konu çekle ödenmek istenmiş ve işbu çek ciro yoluyla müvekkile ulaşmıştır. Dolayısıyla taraflar arasında kambiyo hukuku doğmuş olduğunu, işbu hususun ticari defter incelemesinden de tahkik edilebilir durumda olduğunu, Müvekkilinin; çeki iyi niyetle elinde bulunduran son hamil olup, TTK gereği çek üzerinde şekli hak sahipliğine bakar ve kendinden önceki cirantanın çeki ne suretle elde ettiği hususunu araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Zaten kambiyo hukukunun varlık gayesi de bu tarz ilkelerle ticari hayattaki hıza ayak uydurmakta oludğunu, aksi kanaat, kamu güvenine mazhar olmuş çeke olan güveni azaltacak ve kambiyo rejimine aykırı olacağını, bu noktada davacı tarafın "bizim davalı şirketlerle ticari ilişkimiz olmamıştır" iddiası tarafımızca anlamlandırılamamış olduğunu, . Esasen .... ile olan husumetleri müvekkili şirketi hasım yapmayacağını, diğer deyişle müvekkille davacılar arasında ticari ilişki olmasına gerek bulunmamaktadır. Zira müvekkil, çeki alırken imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği önceki ciroları veya imzaları araştırma yükümlülüğü de bulunmamakta ve çeki teslim aldığı cirantadan başka çekte imzası olan hiç kimse ile münasebeti olmak zorunluluğu bulunmamakta olduğunu, dolayısıyla davacının bu hususu tarafımız yönünden iddia etmesine gerek bulunmamakta, bu husus zaten kanuni zorunluluk gereği ortaya çıkmakta olduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın reddi ile; davacıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraflara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş,incelenmesinde alacaklısının .... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ borçlularının .... TİCARET İNŞAAT ANONİM ŞİRKETİ, ... ve ... TİC. LTD. ŞTİ. olduğu, 573.676,29-TL toplam alacak üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu çek üzerinde yapılan incelemede; ...bank ... Şubesine ait alacaklısı ..., borçlusu ... Ticaret İnşaat Anonim Şirketi olan, ... seri numaralı, 515.000,00TL bedelli çek olduğu, ilk cirantasının ... olduğu, 2.(ikinci) cirantanın .... TİC. LTD. ŞTİ Olduğu, 3.(üçüncü) cirantanın ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olduğu, 4.(dördüncü) cirantanın ... SAN. VE TİC. A.Ş. 'ye ciro olduğu anlaşılmıştır. Dava İİK. 72. Madde uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bodrum .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu 04/08/2023 tanzim tarihli, 515.000TL bedelli çek yönünden davacının davalılara borcu olup olmadığı, davacının icra dosyası kapsamında ödediği bedeli davalılardan talep edip edemeyeceği, davacının istirdat talebinin yerinde olup olmadığı, davalı .... Şirketine iyi niyetli hamil olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Menfi tespit davasında borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Dava konusu olayda, davacı/borçlu, senette yer alan imzasını inkâr etmiş değildir. Senet incelendiğinde nakden kaydının bulunduğu, davalı beyanı ile uyumlu olduğu, senedin talili durumunun söz konusu olmadığı, ispat yükünün davacıda olduğu, tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı kuralının mevcut olduğu, kambiyo senetlerinin temelindeki borç ilişkisinden bağımsız olarak mücerret borç ikrarını içerdiği özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, somut olayda senede karşı senetle ispat zorunluluğu söz konusu olduğu ve imza da inkar edilmediğinden, davacının senedin bedelsizliğini ancak yazılı delille ispatının mümkün olacağı, yine ciro silsilesinde kopukluğun olmadığı da göz önüne alınarak dosya kapsamına göre davacının davasını ispat edemediği kanatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 17.593,59-TL harcın 12.844,67-TL (12.371,85+472,82) ıslah harcı toplamı olan 30.438,26-TL harçtan mahsubu ile bakiye 30.010,66-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.200,00-TL arabulucu ücretinin davacılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen 700,00-TL posta giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı .... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 112.586,53-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/999, K. 2024/995, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-999-e-2024-995-k-95297cb69fca