İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/349 E. 2024/392 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/349
- Karar No
- 2024/392
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/349 KARAR NO : 2024/392 DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ : 12/09/2014 KARAR TARİHİ : 04/04/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 29/04/2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ...... arasında Sakarya İli ..... İlçesi Aşağı ..... Mah, ..... Pafta....., Ada ve ..... No.lu parsel sayılı taşınmazın müvekkiline devri konusunda anlaşma yapıldığını, bu anlaşma dahilinde müvekkilince bir takım çeklerin davalıya verildiğini, davalının uzun zaman geçmiş olmasına karşın taşınmazın mülkiyetini müvekkiline devîr etmediğini, davalının bu yöntemle insanları dolandırdığını ( yaklaşık 10 Milyon TL ) ve ortadan kaybolduğunu, bu hususta birçok savcılık şikayetinin bulunduğunu, davalının, müvekkilinden aldığı çekleri Faktoring Şirketine devrettiğini, faktoring şirketinin çek teyidi için müvekkilini aradığında durumu öğrendiklerini, Faktoring şirketinin çekleri alırken, bu çeklerin ticari bir ilişkiye dayanjp dayanmadığını ve bir fatura bulunup bulunmadığı hususunu araştırması gerektiğini, Davalı faktoring şirketinin çek dayanağı belgeleri müvekkilinden istediğini ancak, müvekkilinin çeklere konu taşınmazın kendilerine devir edilmediğini belirterek faktoring firmasının onay isteğine onay vermediğini, bu nedenle çekle İlgili hakkın faktoring şirketine geçmeyeceğini, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi, ..... ,Karar ..... sayılı kararı ile (Ünal Tekinalp Banka Hukukunun Esasları, s. 497) atıfta bulunarak; Müvekkilinin anılan çeklere istinaden davalı ......'e borcunun olmadığını, Davalı ..... Şirketi de bu çeki yasaya uygun şekilde elinde bulundurmadığını, ileri sürerek;1. Sakarya İli ..... İlçesi ..... Mah. .... Pafta ..... Ada ve ..... No.lu parsel sayılı taşınmazın ...... tarafından Müvekkiline devir hususundaki sözleşmenin feshine, müvekkilinin bu davalıya karşı; ..... bank ..... Şb. 30.04.2014 tarihli ...... nolu 9.975,00 TL tutarındaki, ...... bank ..... Şb. 04.05.2014 tarihli ..... nolu 9.875,00 TL tutarındaki, ...... bank ...... Şb. 06.05.2014 tarihli ..... nolu 9.375,00 TL tutarındaki, ...... bank ..... Şb. 10.05.2014 tarihli ....... nolu 10.000,00 TL tutarındaki, ....... bank ..... Şb. 17.05.2014 tarihli ...... nolu 9.990,00 TL tutarındaki, ..... bank ..... Şb. 17.05,2014 tarihli ...... nolu 9.900,00 TL tutarındaki çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin iptaline, müvekkilinin diğer davalı ...... A,Ş. yönünden "d ve e" sırasındaki çekler ile varsa bu davalıda bulunan diğer çeklere istinaden borçlu olmadığının tespitine, ÎIK md. 72/2 hükmü gereğince anılan çeklerin bankaya ibraz edilmemesi, takibe konulmaması ve ödenmemesi için teminatsız yada %15 teminat mukabilinde İhtiyati tedbir kararı verilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...... A.Ş vekilinin 09.07.2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile .... Reklam Matbaa-..... arasında 07,01.2014 tarihli Faktoring sözleşmesinin bulunduğunu, ..... bank ...... Şb, 10.05.2014 tarihli ...... nolu 10,000,00 TL ve ..... bank ..... Şb. 17.05.2014 tarihli ...... nolu 9,900,00 TL tutarlı çeklerin bu sözleşme kapsamında ..... 'den devir alındığını, Davacının, ..... İli ..... İlçesi ..... Mah+ ..... Pafta ...... Ada ve ...... No,lu parsel sayılı taşınmazın ...... tarafından devir edilmemiş olması sebebiyle çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti amaçlı dava açtığını, Davacının, dayanağı olmayan bu davaya cevap verme gereğinin meydana geldiğini, 1- Müvekkilinin faktoring firması olduğunu, iştigal konusunun da bu olduğunu, Faktoring sözleşmesi kapsamında kıymetli evrak ve çek alabilmesi için; - Müşteri ile faktoring şirketi arasında sözleşme, Alacak kambiyo senetlerine dayalı olsa bile fatura veya alacağın bir mal veya hizmet satışından doğmuş olduğunu tevsik edici belgelerle Nişkilendirilmİş olmasının gerektiğini, Müşteri ..... İle müvekkili arasında Faktoring sözleşmesinin imzalanmış olduğunu, Davacı ile müşteri ...... arasında düzenlenmiş faturaların taraflarına ibraz edildiğini bu nedenle müvekkilinin çekleri devir almasında herhangi bir sakıncanın bulunmadığını, davacf île yapılan görüşmede ticari ilkinin varlığının teyit edildiğini, Finansal Kiralama , Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 9. Maddesinin 3, Fıkrasına göre " Bir Kambiyo senedinin dro yoluyla faktoring şirketine devri hafinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya ve olan ilişkilere dayanan ferileri faktoring firmasına karşı ileri süremeyeceğini belirterek davacının müvekkiline yönlendirdiği davanın hukuksal yanının bulunmadığını, Davacı yanın iddialarının soyut ve dayanaktan yoksun olması ile birlikte müvekkilinin kötü niyetli olmadığını ve müvekkilinin kusurundan bahsedilmeyeceğini,( TTK 790* Madde ve 792.maddelere atıfta bulunulmuştur.) ileri sürerek; davanın reddini, davacının soyut ve kötü niyete matut iddiaları nedeniyle %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ..... esas ...... karar sayılı ilamı ile yargılama yapılmış mahkememizin ; " Dava menfi tespit davasıdır. Davacı anlaşma gereğince taşınmazın devri konusunda çek verdiğini, ancak taşınmazın devredilmediğini bu nedenle çeklerin iadesinin gerektiğini ve iptalini iddia ederek dava açmıştır. İlk davalı gösterilen ..... Faktoring A.ş. Cevabında ise mevzuata uygun faktoring sözleşmesi ile çekleri devir aldıklarını, kötü niyetli ve ağır kusurlu olmadıklarını o nedenle geri vermeye mecbur olmadıklarını iddia etmiş, yargılama sırasında temlik sözleşmesi gereğince hak ve borçların ...... Yönetim A.ş. Temlik edildiği görülmüştür, daha sonra ise ....... Yönetim A.ş. İle birleşmiş, .... Yönetim A.ş. Temlik alınan alacağın mal ve hizmet karşılığında doğmuş ve doğacak alacak olduğunu ve cari hesaplarında kayıtlı bulunduğunu bildirmiştir. Husumetin söz konusu sözleşme gereğince verilen çekler nedeniyle davacı tarafın borçlu olup olmadığının tespitine yöneliktir. Dosya içerisinde bulunan ve feshi istenilen sözleşme maddeleri incelenmiş ..... ili ..... ilçesi, ...... Pafta ..... ada ..... nolu parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydı ve tüm tedavül evrakları getirtilmiş, incelendiğinde davalı ve davacıya ait kayıtların olmadığı anlaşılmıştır. Tarafların defterleri üzerinde inceleme yapılarak iddialar değerlendirilmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya bilirkişi ...... 'e tevdi edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 19/02/2016 tarihli raporunda " Davacı şirketin 2014 yılına İlişkin ticari defterlerinin HMK . 222. Maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfının bulunduğunu, Davalı ..... A.Ş.nin 2013 ve 2014 yılına İlişkin ticari defterlerinin HMK . 222. Maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfının bulunduğunu,Davalı ......'in HMK . 222. Maddesine göre ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı hususunun Yüce Mahkeme'nin takdirinde olduğunu,Davacı şirketin kendi lehine delil sayılan ticari defter kayıtlarına göre dava konusu 6 adet çek nedeniyle, davalı ..... davacıya 59.675,00 TL borcunun olduğunu, Diğer davalı ..... A.Ş, nin faktoring sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davah ..... keşide edilen toplam 19.990,00 TL tutarında 2 adet çeki temlik aldığı, karşılığını davalı ..... 'e ödediği, Faktoring işlemi sırasında ibraz edilen 2 adet fatura içeriğinin, çeklerin keşide edilme gerekçesiyle uyuşmadığını, Faktoring şirketinin, faktoring İşlemi yaptığı çeklerle ilgili diğer davalı tarafından ibraz edilen fatura içeriği hususundaki sorumlu olup olmadıklarını hakim takdirinde olduğu" teknik kanaati olarak belirtmiştir. Davalı tarafın çekleri çek karşılığında Sakarya ili ..... ilçesi ...... Mahallesi ..... pafta ..... Ada .... nolu parsel taşınmazın satışına istinaden satın alma için verilmiştir, şeklindeki defter incelenmesinden de anlaşıldığı gibi çeklerin defterlerde izlenmesi sonucunda verilen çeklerden çeklerin davacı şirket tarafından taşınmaz satışı nedeniyle verildiği, getirtilen tapu kayıtlarında ise söz konusu taşınmazın satışının davacı tarafa yapılmadığı, bu nedenle ilgili çeklerin sebepsiz kaldığı anlaşılmakla çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve taşınmazın devrine yönelik sözleşmenin feshi yönünde karar verilmiş," şeklindeki gerekçesine göre karar verilmiş iş bu karar istinaf edilmekle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi ..... Esas, ..... Karar sayılı ilamıyla "Mahkemece yapılacak iş; yeniden oluşturulacak bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile tarafların iddia ve savunmaları dikkate alınarak yukarıda belirtilen hususlar gözetilmek suretiyle bir rapor aldırılıp, varılacak sonuca göre verilen kararın somut ve açık bir şekilde gerekçelendirilmesidir. Diğer yandan, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 143/6. maddesinde "Bu Kanun kapsamında kurulan varlık yönetim şirketleri ile 4743 sayılı Malî Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar, kuruluş işlemleri de dâhil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisinden, 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan, her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden, kaynak kullanımını destekleme fonuna yapılacak kesintilerden ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi hükmünden istisnadır." hükmü bulunmaktadır. Bu hükme göre 5411 sayılı kanun kapsamında kurulan Varlık Yönetim Şirketlerinin yapmış oldukları işlemler şirketlerin kuruluşlarından itibaren 5 yıl boyunca harçtan istisna tutulmuştur. Buna göre davalı varlık yönetimi şirketinin kuruluşundan itibaren 5 yıllık sürenin geçtiği dikkate alınarak, yeniden istinaf yoluna başvurulması halinde gerekli harçlar tamamlattırıldıktan sonra dosyanın gönderilmesi gerektiğini belirterek" mahkememiz kararını kaldırmıştır. Mahkememiz dosyasına SMM ......, SMM ..... ve Bankacı bilirkişi ...... 'tan rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti düzenlemiş oldukları 14/08/2023 tarihli raporlarında özetle; "Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının dava konusu çeklerden dolayı borçlu olup olmadığı, çeklerin karşılığında davalı ...... 'den bir mal/hizmet alıp almadığı, çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı, çekler bedelsiz kaldı ise çekte lehdar ve ciranta sıfatına haiz olan davalı ....... ' yöneltilebilecek def'ilerin diğer davalı ..... A.Ş'ye karşı da ileri sürülüp sürülemeyeceği, 6361 sayılı finansal kiralama kanunu ve 02.02.2015 tarihli 29257 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik çerçevesinde davalı faktöring şirketinin dava konusu çekleri iktisabında ağı kusurunun ya da kötü niyetinin olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşıldığı, Dava konusu çeklerin davalı Çek Lehdarı ve Cirantası olan davalıya verildiğine dair dava dilekçesinde delil listesinde sayılan ve dilekçe ekinde yer alan “Taşınmaz devri için çek teslimini gösterir bordrolar” sunulduğu, Anılan bordrolar incelendiğinde dava konusu çeklerin fotokopileri altında “ÇEK KARŞILIĞINDA ...... İLİ ...... İLÇESİ ......MAHALLESİ ...... PAFTA ..... ADA ..... NOLU PARSEL 585m2 SATIŞINA İSTİNADEN SATIN ALMA İÇİN VERİLMİŞTİR" ibaresi yazılarak davalı ...... imzasına çeklerin teslim edildiği görülmekle çeklerin davalıya taşınmaz satışı için verildiği, Taşınmaz satışı gerçekleşmediğinden, davalı ....... yönünden çeklerin bedelsiz kaldığı, Davalı Faktöring şirketi ile diğer davalı ...... arasında akdedilen 22.05.2013 tarihli faktöring sözleşmesi kapsamında, dava konusu çeklerden ...... bank ...... Şb. 10.05.2014 tarihli ...... nolu 10.000,00TL tutarlı, ..... bank ...... Şb. 17.05.2014 tarihli ...... nolu 9.990,00TL tutarlı 2 adet çekin davalı ...... tarafından diğer davalı ...... A.Ş'ye ciro ile devredildiği, Söz konusu Faktöring işleminin davalı ...... şirketi tarafından, davalı ...... tarafından davacı adına tanzim olunan 02.01.2014 tarihli ...... nolu 22.637,00TL tutarlı, 09.12.2013 tarihli ...... nolu 21.712,00TL ve 13.02.2014 tarihli ...... nolu 11.941,50TL tutarlı faturalara istinaden yapıldığı, Faktöring işlemine dayanak faturalara dair davacının ticari defter kayıt ve belgeleri ile ibraz olunan 2013 — 2014 yılı Ba-Bs formlarında kayıt olmadığı gibi davacı ile davalı ...... arasında faturaya dayalı ticari ilişki olduğuna dair de kayıt olmadığı, Gerek 6361 sayılı yasanın 38/1maddesi gerekse de 02.02.2015 tarihli 29257 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İstihbarat Çalışması” başlıklı 5. Maddesinde ifade edilen “Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi Hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.” hükmü çerçevesinde, gerekli istihbaratın yapıldığına dair dosyaya sunulu bir bilgi ya da belge olmadığından, Yönetmelik kapsamında gerekli istihbari araştırmaların yapıldığına dair kanaat edinilmediğini" belirtmişlerdir. Dava İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi uyarınca menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının Sakarya İli ..... İlçesi ...... Mahallesi ..... pafta ..... Ada ..... nolu parselde kain taşınmazın davalı ....... 'e satışı konusunda varılan anlaşma nedeniyle dava konusu 6 adet çekin adı geçen davalıya verildiği ancak taşınmazın devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığı, buna rağmen davalının bu çekleri diğer davalı ....... şirketine devrettiği taşınmaz satışına ilişkin sözleşmenin feshi ile çeklerden dolayı davalılara borçlu olup olmadıkları konularında olduğu anlaşılmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Menfi tespit davasında borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. TTK.'nın 792. Maddesi gereğince çekin herhangi bir surette hamilin elinden çıkması halinde, ister hamile yazılı, ister ciro yolu ile devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkının 790. Maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan kanunun 790. Maddesi gereğince cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır düzenlemesi bulunmaktadır. Kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı kuralının mevcuttur ve kambiyo senetleri temelindeki borç ilişkisinden bağımsız olarak mücerret borç ikrarını içerir. Mevcut olayımızda davaya konu çeklerde ciro silsilesinin kopuk olmadığı, davacının kendi imzasına herhangi bir itirazının bulunmadığı, ancak davacının Sakarya İli ...... İlçesi ...... Mahallesi ..... pafta ..... Ada ...... nolu parselde kain taşınmazın davalı ......'e satışı konusunda varılan anlaşma nedeniyle dava konusu 6 adet çekin adı geçen davalıya verildiği ancak taşınmazın devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı olarak menfi tespit talep ettiği, davacının iş bu iddiasının şahsi defi niteliğinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalı ...... 'in davaya konu taşınmazı davacıya devretmediği çeklerin bedelsiz kaldığı anlaşıldığından tespit edildiği anlaşıldığından; davacı ile davalı ...... arasında yapılan Sakarya İli ...... İlçesi,...... Mahallesi, ...... Pafta ..... Ada ..... nolu parsel sayılı taşınmazın devrine yönelik sözleşmenin feshine, davacının ...... bank ...... Şubesine ait 9.975,00TL bedelli ..... nolu çek, ...... bank ...... Şubesine ait 9.875,00TL bedelli ..... nolu çek, ...... bank ..... Şubesine ait 9.375,00TL bedelli ..... nolu çek, ...... bank ..... Şubesine ait 9.900,00TL bedelli ...... nolu çek, ..... bank ..... Şubesine ait 10.000,00TL bedelli ..... nolu çek, ..... bank ..... Şubesine ait 9.990,00TL bedelli ...... nolu çekler yönünden davalı ...... 'e borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davalı ...... A.ş. Yönünden ise davaya konu çekleri kötü niyetli iktisap ettiği yada iktisabında ağır kusurunun olduğunun ispatlanmasının gerektiği, davalı şirketinin çeki temlik alırken 6361 sayılı Factoring Kanunu ve BDDK'nın ilgili kanunu genelgesine göre uygun hareket edip etmediği, çeklerin faturalarla uyumlu olup olmadığı, gerçek bir satışa dayanan faturanın temliki ile işlem yapıp yapmadığı, işleme yönelik istihbarat çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, işlemin kanun ve yönetmelik hükümlerine göre yapılıp yapılmadığı konusunda bilirkişi raporu aldırılmak üzere ara karar oluşturulduğu, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre faktoring işlemine dayanak faturalara dair davacının ticari defter kayıt ve belgeleri ile ibraz olunan 2013 – 2014 yılı Ba-Bs formlarında kayıt olmadığı gibi davacı ile davalı ..... arasında faturaya dayalı ticari ilişki olduğuna dair de kayıt olmadığının tespit edilmesi sebebiyle çeklerin iktisabında ağır kusuru bulunduğundan; davacının ..... bank ...... Şubesine ait 10.000,00TL bedelli ..... nolu çek, ...... bank ...... Şubesine ait 9.990,00TL bedelli ..... nolu çekler yönünden davalı ..... A.ş.'ne borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Temlik alan ..... Şirketi yönünden ise çekleri kötü niyetli iktisap etme yada iktisabında ağır kusurunun olması durumu oluşmadığından davanın Temlik alan ...... Şirketi yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile; a)Davacı ile davalı ..... arasında yapılan Sakarya İli ..... İlçesi, ..... Mahallesi, .....Pafta ..... Ada ..... nolu parsel sayılı taşınmazın devrine yönelik sözleşmenin feshine, b)Davacının ...... bank ...... Şubesine ait 9.975,00TL bedelli ...... nolu çek, ...... bank ...... Şubesine ait 9.875,00TL bedelli ...... nolu çek, ..... bank ..... Şubesine ait 9.375,00TL bedelli ..... nolu çek, ..... bank ..... Şubesine ait 9.900,00TL bedelli ..... nolu çek, ..... bank ...... Şubesine ait 10.000,00TL bedelli ..... nolu çek, ...... bank ...... Şubesine ait 9.990,00TL bedelli ...... nolu çekler yönünden davalı ...... 'e borçlu olmadığının tespitine, c)Davacının ...... bank ...... Şubesine ait 10.000,00TL bedelli ..... nolu çek, ...... bank ...... Şubesine ait 9.990,00TL bedelli ...... nolu çekler yönünden davalı ...... A.Ş.'ne borçlu olmadığının tespitine, d)Davanın Temlik alan ..... Şirketi yönünden reddine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 4.038,14TL ilam harcından peşin alınan 1.017,60TL harcın mahsubu ile bakiye 3.020,54TL'nin davalılardan (1.021,40TL'sinden ..... A.Ş. sorumlu tutularak, 1.999,14TL'sinden davalı ...... sorumlu tutularak) alınarak HAZİNE'YE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından sarf edilen 4.200,00TL bilirkişi ücreti, 540,60TL posta masrafı, 25,20TL başvuru harcı, 1.017,60TL peşin harç olmak üzere toplam 5.783,40TL'nin davalılardan (1.955,68TL'sinden ..... A.Ş. sorumlu tutularak, 3.827,72TL'sinden davalı ...... sorumlu tutularak) alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılardan (6.052,96TL'sinden ..... A.Ş. sorumlu tutularak, 11.847,04TL'sinden davalı ...... sorumlu tutularak) alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 5-Davalı ..... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren iş bu davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı...... vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/04/2024 Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.