İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/117 E. 2024/980 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/117
- Karar No
- 2024/980
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/117 KARAR NO : 2024/980 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 25/06/2021 KARAR TARİHİ : 17/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :07/11/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi'ne hitaben sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ..... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigorta edilen ve davalının maliki olduğu ..... Plakalı araç, 27/12/2019 tarihinde ..... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, kaza sebebiyle ..... Plakalı araç malikine 14/06/2020 tarihinde 17.698,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, tahkim komisyonu kararı gereği müvekkili şirket tarafından malikine 15.088,64 TL Tazminat ödendiğini, söz konusu kazada müvekkili şirkete sigortalı ve davalının maliki olduğu ..... Plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği ve 8/8 kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın kabulünü talep ve dava etmiştir. Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi'nin ...... esas ..... sayılı kararı ile; " somut olaya gelince; davalı limited şirket, tacir olduğu söz konusu kazaya karışan aracın tüzel kişi tacir şirket adına kayıtlı olduğu bu itibarla Davalının tüketici olarak tanımlanamayacağı gibi, yaptığı işlemin tüketici işlemi olarak kabulüne de olanak bulunmadığı aracın sahibinin şirket olması ve faturanın da şirket adına düzenlenmesi nedeniyle, bu araç özel değil, ticari bir araçtır. " gerekçesi ile görevsizlik kararı vererek dosya mahkememizin ...... esasına kaydedilmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı yanrı iddia etmiş olduğu hususları ispata elverişli, hukuka uygun deliller ile kanıtlayamamış olduğunu, dava dilekçesi ile birlikte sunulmayan delilerin yargılamaya esas alınmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, davacı yan tarafından, doğrudan 14.06.2020 tarihinde ..... plakalı araç malikine hasar tazminatı ödendiğini, ilgili araç malikinin açmış olduğu beyan olunan değer kaybı davası için ise yine ilgili araç malikine 10.03.2021 tarihinde 15.088,64 TL tazminat ödenmiş olduğu beyan olunmuş olduğunu, ancak işbu beyanların hepsinin soyut ve afaki olduğunu, çünkü ödemeler yaptığını iddia eden davacı işbu ödemelerini gösterir hiçbir makbuz yahut dekont sureti sunamamış, yaptığı ödemeleri gösterememiş ispat edememiştir. Dava dilekçesinde delil listesi başlığı altında ise delil listesi ve delillerinin dilekçe ekinde bulunduğu beyan edilmiştir.Öncelikle belirtmek isteriz ki bu şekilde muğlak ifadeler kullanılmak suretiyle, ne olduğunu bilmediğimiz ve dava dilekçesinde gösterilmemiş hiçbir delilin yargılamaya esas alınmasını, tüm bu nedenlerle; öncelikle davanın usulden reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise haksız ikame edilen davanın esastan reddine, davanın aracın kiralandığı kimse olan tarık akbulut'a ihbar edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi heyeti Sigorta eksperi ...... ve Trafik bilirkişi ......'dan aldırılan 27/02/2024 bilirkişi raporunda özetle; " 1- Yapılan tespitlerde ...... plakalı aracın kusursuz olduğu, Z.M.S.S. poliçeli aracın % 100 kusurlu olduğu, araçtaki değer kayıp miktarının tespiti için marka, model ve km bilgisi alınarak piyasa değeri tespit edilmiştir. Hasar aldığı parça adedi, bu parçaların yenisi ile değiştirilmesi ve onarım durumu, aracın kullanım özelliği gibi bilgilerde kullanılarak değer kaybı miktarı hesap edilmiştir. 2- Uyuşmazlığa konu aracın kaza tarihinde ve yakın tarihlerde araçların 63.725 TL civarında olduğu takdir edilmiştir. 3- Yapılan hesap ve piyasa tetkikleri sonucu, uyuşmazlığa konu aracın meydana gelen hasarın onarım sonrası 14.02.2023 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 Tarihli ve E: ....., K: ..... Sayılı Kararı gereği değer kaybı hesaplaması kararı doğrultusunda rayiç değere göre 9.781,78 TL değer kaybının meydana geldiği takdir edilmiş" olduğunu belirtmişlerdir. Tarafların itirazı üzerine dosya ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti Sigorta eksperi ...... ve Trafik bilirkişi ......'dan aldırılan 05/05/2024 bilirkişi ek raporunda özetle; Taraflarca itirazlarını ilişkin somut bir delil sunmadığından dolayı kök raporda değişiklik yapılmasının takdir edilmemiş olduğunu beyan etmişlerdir. Dava, sigorta ödemesine dayanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 27/12/2019 tarihlinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının 3. Kişiye ödediği değer kaybı bedelini, sigortalısı olan davalıdan olay yerini terk etmesi sebebiyle rücuen talep edip edemeyeceği konularında olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK.nun 95/2 maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller sigortacı tarafından 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Davacı taraf davalının olay yerini terk etmesi sebebiyle maddi tazminat olarak 3. Kişiye ödediği bedeli sigortalısı olan davalıdan talep etmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.a maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. ZMMS Genel Şartarı B. 4.f maddesinde düzenlenen, olay yerinin sebepsiz bir şekilde terk edilmesi sebebine dayanmakta olup, sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına rücu nedeni değildir. Sigorta şirketinin somut delillerle ZMMS Genel Şartlar B.4 maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir.Başka bir deyişle;, sürücünün alkol ve uyuşturucu maddesinin etkisi altında kaza yaptığını, sürücünün sırf olay yerini terk etmesi nedeniyle yaralıların sağlık durumlarının ağırlaştığını veya maddi hasarın arttığını ortaya koyması ve ispatlaması gerekir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların bu maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur” dan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir. Sırf olay yerini terk etmenin rücu hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir. Yine Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin ..... esas, ...... karar sayılı ilamında da "Salt olay yerinde bulunmamak ve %100 kusurlu bulunmak (kasıt ve ağır kusur dışında) hasarın teminat dışında kalmasını ve sigortalıya rücu hakkını vermediğinden davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denmektedir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sigortacının sigortalısına rücu koşulunun, tazminata konu olayın kasti bir hareket veya ağır kusur sonucunda meydana gelmesi halinde gerçekleşeceği, anılan maddede tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan bahsedildiği, ağır kusurdan maksadın kasıt olmamakla birlikte kasda yakın bir kusuru ifade ettiği, somut olayda kazanın oluş şekli göz önüne alınarak davalının kusurlu olmakla birlikte, ağır kusur veya kastından söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Yürürlükte bulunan ZMMS genel şartlarına göre; sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallini rücu sebeplerini gizlemek için olay yerini terkettiğini ispat yükü davacı sigorta şirketine düştüğü halde davacı somut delillerle ZMSS Genel Şartlarının B.4 maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat edemediği, bu durumda üçüncü kişiye ödediği tazminat bakımından rücu hakkının bulunmadığı anlaşılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 559,92-TL harcın mahsubu ile bakiye 132,32-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/10/2024 Katip ...... Hakim ..... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır