İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/740 E. 2024/179 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/740
- Karar No
- 2024/179
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/740 Esas KARAR NO : 2024/179 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 25/08/2021 KARAR TARİHİ : 13/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı sigorta firması tarafından .... poliçe numarası ile sigortalanan (ZMMS) .... plakalı aracın 03.03.2021 tarihinde saat 09:10 sularında ana yoldan sokağa hızlı şekilde giriş yapmak isterken aniden durması sebebiyle ana yola giriş yapmak isteyen müvekkilin adına kayıtlı .... plakalı aracına çarptığı ve çift taraflı trafik kazasının gerçekleştiği, kaza tespit tutanağı ve servis tarafından aldırılan Eksper Raporuna göre .... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, müvekkilinin aracında 29.357,43 TL miktarında maddi hasar oluştuğu ve bu hasar bedelinin müvekkilinin kasko sigortacısı olan ... (...) Sigorta tarafından ... poliçe numaralı kasko poliçesi üzerinden açılan ... numaralı hasar dosyası ile karşılandığı, hasar miktarının ortaya çıkması ile birlikte davalı sigorta firmasına 03.05.2021 tarihinde değer kaybı ve ikame araç bedeli ihbarında bulunulduğu ve davalı sigorta firmasınca .... nolu değer kaybı hasar dosyası oluşturulduğu, davalı sigorta firması, hasar dosyası üzerinden yapmış olduğu değer kaybı tazminat talebine mahsuben 28/05/2021 tarihinde 1.547,50 TL değer kaybı tazminat ödemesi yapıldığı, ancak müvekkilin aracının .... marka 1.6 motor engellilere mahsus özel statüde bir araç olduğu, kaza tarihinde 16.000 km de olan aracın piyasa rayiç değeri 220.000- 235.000 TL arasında olduğu, ekli fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere kaza esnasında özellikle sağ ön kısımdan sağ ön kapı, ön tampon, sağ ön çamurluk ve motor kaputu kısmına kadar olan alanda darbe sonucu hasar meydana geldiği, darbe sonucu müvekkilin aracında direksiyon kutusu hasar gördüğü ve hava yastıkları değiştiği ve büyük oranda pert derecesinde zarar meydana geldiği, bu hasar nedeniyle yaklaşık 30.000 TL değer kaybı durumu söz konusu olduğu, müvekkile ait aracın 35 gün boyunca serviste kaldığı ve yerine ikame araç verilmediği, ikame araç bedelinin de müvekkile ödenmesi gerektiği, müvekkilinin engelli bir birey olması sebebiyle işyerine gidiş gelişlerinde toplu ulaşım araçlarını kullanamadığı için zorunlu olarak bu süre zarfında ticari taksi ile işe gidip geldiği ve özel işlerini devamlı bu şekilde görmek durumunda kaldığı, mevzuat ve yargı kararları gereği kusursuz araç malikine ödenmesi gereken “değer kaybı tazminatı” ile yaklaşık olarak 35 güne tekabül eden tamirat süresince "ikame araç bedeli" zararının davalı sigorta firmasınca ödenen 1.547,50 TL nin mahsubu ile birlikte bakiye kalan tazminat bedelinin tarafımıza ödenmesi gerektiği, değer kaybı tazminat talebimize karşılık şimdilik 800,00 TL nin temerrüt tarihi olan 03.05.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 35 günlük "ikame araç bedeli" tazmin talebine karşılık şimdilik 200,00 TL nin davalıdan kaza tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava açmadan önce müvekkil şirkete başvurmadığı, müvekkil şirkete Tahkim Komisyonu başvurusu öncesi başvurucuya ait araçla ilgili herhangi bir hasar ihbarında bulunulmadığı, hasar dosyası açılmadığı, kabul anlamında gelmemekle birlikte, davacının zararı, davadan evvel alınan ekspertiz raporu ile belirlenmiş olduğundan huzurdaki davanın belirsiz alacak şeklinde açılmasında hukuki yarar olmadığı, davacı taraf delilleri taraflarına tebliğ edilmediği, meydana gelen trafik kazasında müvekkil şirket kusur oranı tespit edildikten sonra ancak bu oranda olmak kaydı ile sorumlu olduğu, sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğu, bu nedenle başvuru konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı ve kusur oranının belirlenmesinin önem taşıdığı, sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kadar riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp ödeme yapılması gerektiği, başvuran taraf, yargılama sonunda hükmolunacak tazminat bedeline avans faiz işletilmesini talep ettiği, ancak başvurucunun bu talebinin de kabulü mümkün olmadığı, uyuşmazlık konusu alacak haksız fiilden kaynaklandığı ve haksız fiillerden doğan alacaklara yasal faiz işletilmesi gerektiği, Yargıtay’ın son düzenlemelerden sonra istikrarla vermiş olduğu kararlar gereği, Tahkim Komisyonuna yapılan başvurularda başvuran ve davalı taraftan vekille temsil edilenler için, AAÜT’ye göre hesaplanacak ücretin 1/5’i oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmektedir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, haksız fiilden kaynaklanan araçta oluşan değer kaybı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 03/03/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle kusur durumu ve .... plakalı araçtaki değer kaybında kimin hangi oranda sorumlu olduğu, davalı sigortalısının araçta oluşan değer kaybı ve ikame araç bedelinden sorumlu olup olmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir. Gerçekleşen trafik kazası nedeniyle kusur durumunun incelenmesinde; 27/02/2022 tarihinde alınan bilirkişi raporunda göre davacının tam kusurlu olduğu belirtilmiş olup itirazlar üzerine ATK'ndan alınan raporda ise davacının %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Çelişki bulunması üzerine bilirkişi heyetinden alınan raporda da davacının %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Sürücü ...., idaresindeki ... plakalı aracı ile yerleşim birimi içinde gündüz vakti, görüşün açık olduğu ve çift yönlü yolda seyri esnasında yola gereken dikkati vermediği, süratini yolun icap ve şartlarına göre ayarlamadığı, görüş alanını kontrol altında bulundurmadığı, kontrolsüz “T” şeklindeki kavşağa gelmeden önce mahallin kontrolsüz kavşak olduğunu dikkate alarak ve kural gereği hızını azaltması, önünde aynı istikamete doğru seyir halinde olan bu araçla yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakması gerekirken önünde sinyal verip sola yönelen araç geç fark ettiği, bu araca arkadan çarpmamak için aniden karşı yön istikamete yönelmesi esnasında sola dönüş yapan öndeki kamyonet aracının ön sağ kısmı ile kamyonetin sol ön kısmına çarptığı anlaşılmış olup K.T.K. 47/d maddesi, K.T.K. 52/a ve b maddesi, K.T.K. 54/a maddesi.KTK. 56/a ve c maddesi, K.T.Y. 107. maddesi ile K.T.K. 84/c maddesinde belirtilen trafik kurallarını ihlal etmesinden dolayı %75 oranında kusurlu olduğu, sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile .... caddesini takiben ”T'' şeklindeki üç yönlü kavşağa geldiğinde yavaşlarken sola dönüş yapmadan önce dikiz aynalarında arkasında seyirle gelen aracın hızını ve mesafesini dikkate alması yolun iki yönlü olması nedeniyle karşı istikametteki taşıt trafiğinin akışına dair gerekli kontrolleri yaptıktan sonra sola dönüşe başlaması gerekirken, önceden sinyal vermekte geciktiği, arkadan olay mahalline yaklaşan araca dikkat etmediği, dikkatsiz ve tedbirsizce dönüşe geçtiği anlaşılmış olup K.T.K. 47/d maddesi, K.T.K. 53/b maddelerinde belirtilen trafik kurallarını ihlal ettiğinden dolayı %25 oranında kusurlu olduğu görülmüştür. Bilirkişi kök ve ek raporuyla değer kaybına yönelik yapılan hesaplamada aracın değer kaybının 51.297,34 TL olduğu tespit edilmiş olup davacının kusur oranına göre bu miktarın 10.476,85 TL olduğu belirlenmiştir. İkame araç bedeli yönünden de hesaplama yapılmıştır. Ancak ikame araç bedelinin dolaylı zararlar kapsamında olduğu ve sigorta şirketi yönünden teminat dışı olduğu anlaşıldığından bu talebin reddine karar verilmiştir. HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; kusur ve zarar iddiası dosyada mevcut deliller ve hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre ispatlanmış olup açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 10.476,85TL değer kaybı tazminatının 03/03/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 715,67TL ilam harcından peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 656,37TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-945,00TL Adli Tıp Kurumu Başkanlığı fatura bedelinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 900,00TL bilirkişi ücreti, 137,60TL posta masrafı, 59,30TL başvuru harcı, 59,30TL peşin harç, olmak üzere toplam 1156,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.476,85TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2024 Katip .... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır