İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/855 E. 2024/240 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/855
- Karar No
- 2024/240
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/855 Esas KARAR NO : 2024/240
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/09/2019 KARAR TARİHİ : 27/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili hakkında Çatalca İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkillerine karşı kambiyo takibinde bulunduğunu, davalı tarafın kasıtlı olarak kötü niyetli bir şekilde tebligatları müvekkilleri ile ilgisi olmayan bir adrese gönderdiğini, müvekkillerinin yıllardır Erzurum'da ikamet ettiğini, müvekkillerinin ikamet adreslerinin belli olduğunu, buna ilişkin evrakların dilekçe ekinde sunduğunu, davalının Horasan ilçesinde ikamet etmesine rağmen Horasan ilçesinde veya Erzurum'da takip açmak yerine Çatalca'da takip açarak işlemlerin duyulmasını önlemek amacıyla hareket ettiğini, davalının müvekkillerinin Horasan ilçesinde ikamet etmediğini bildiğini halde icra tebligatlarının Horasan ilçesine gönderdiğini, dava konusu kambiyo senedi incelendiğinde borçluların isimlerinin yazılı olduğu kısımda adreslerin yazılı olmadığının belli olduğunu, bu durumun TTK 689/son maddesi ve İİK 170/A maddesi uyarınca senedin kambiyo vasfını taşımadığını ve takibin iptalini gerektirdiğinin açıkca belli olduğunu, bu nedenle takibin iptalinin gerektiğini, tebligatların müvekkillerinin adresi olmayan bir yere gönderildiğini, tebligatların müvekkillerine ulaşmadığını, müvekkili ... Erzurum'da ... İletişim A.Ş'de çalıştığını, maaşının eksik yatırılması sonucu maaşına haciz geldiğini öğrendiğini, müvekkillinin 31/05/2019 tarihinde iş bu icra takibi dosyasından haberdar olduğunu, Çatalca İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibin durdurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 21/11/2019 havale tarihli dilekçesinde özetle; Öncelikle tebligatların kötü niyetli olarak gönderilmesi gereken adresten başka bir adrese gönderilmesi iddiası "kamu düzenine ilişkin ve resen gözetilebilecek olan"tebligatı gerçekleştiren tüm unsurları yani adliye kalemi,hatta tüm adliye yetkililerini,ilaveten posta birimlerini zan altında bırakmaya elverişli ve hatta buna sebep olan bir iddia olup hem müvekkili adına hem de devlet adına bu haksız ve anlamsız dahası kötü niyetli iddiaları reddettiğini, tebligata yönelik bu iddialar karşısında hukuki prosedür belliyken bundan sarfı nazar edilerek çok sayıda kurum ve kişiyi zan altında bırakmanın "hukukla"bağdaşır bir yönü bulunmadığını, kaldı ki davacının usule ilişkin yaptığı itirazların mahkememizin konusu olmayıp İcra Hukuk Mahkemesinde yapılması gereken itirazlar olduğunu, dava konusu kambiyo senedinin tüm unsurlarını eksiksiz olarak ihtiva ettiğini, bu hususa dair yapılacak başvurunun adresinin "icra hukuk mahkemesi'' olmakla birlikte borcu ortadan kaldırmayan sadece takibin şeklini değiştiren bir durum olduğunu, kaldı ki somut olayda böyle bir durum mevcut olmayıp senedin tüm kanuni unsurları ihtiva ettiği görülmediğini,karşı tarafın senedin sonradan doldurulduğu iddiasının yasal delil ile ispatı gereken ve gerçeği yansıtmayan beyan olmakla birlikte hukuken de bir geçerlilik taşımadığını, bu iddiaları kabul etmemekle birlikte Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin "2012/14125 E,2013/1744 K sayılı içtihadında açığa senet düzenlenmesinin mümkün olduğu,dava konusu senedin keşideci tarafından imzalanıp bir kısım yerlerinin boş bırakılarak davalı alacaklıya verildiği ve keşide tarihinde düzenlenmesi zorunlu unsurların bulunmadığı iddia edilmiş ise de boş bırakılan yerlerin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun yazılı delil ile ispatı şarttır."şeklindedir. kaldı ki davacı taraf dava dilekçesinde senedin miktarına ilişkin sonradan doldurulduğuna dair bir iddia ileri sürmemiş olup aradaki bu borcu da dolaylı olarak ikrar ettiğini, her ne kadar davalı taraf, hiç bir dayanağı olmayan sadece söylemden ibaret olan ve 2013 yılında .... ile yaptığı hayvan ticaretine ait senet olduğunu dile getirmiş ise böyle bir ticaret olmuş ise de söz konusu ticaret .... ile davacı ... arasında olup müvekkilini ilgilendiren bir ticaret olmadığından, davanın konusu dışında bir husus olduğunu, davacı taraf ile .... arasındaki bir ticaretin müvekkili ile alakasının olmadığının da açık ve net olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinin eki olarak sunduğu kayıtlarda Erzurum'da ikamet ettiklerini belirtmiş, daha sonraki maddelerde horasanda ikamet ettiklerini ve hatta davalı müvekkil ile komşu olduklarını belirmiş olup beyanlarında tutarsızlıklar bulunduğunu ayrıca davacıların hiç bir zaman müvekkili ile komşuluk ilişkileri olmadığını, davaya konu kambiyo senedinin Müvekkilinin Erzurum'da hastanede diyalizde olduğu bir zamanda davacı ... bizzat kendisi imzaladıktan sonra eşine de imzalattırıp getireceğini beyan ettiğini ve müvekkili hastanede iken bizzat davacı ... tarafından müvekkili ...'a teslim edildiğini, söz konusu duruma ilişkin diğer borçlunun imzaya itirazının söz konusu olması durumunda suç duyurusunda bulunma hakkını saklı tuttuklarını beyan ve talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senedi nedeniyle davacıların borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Çatalca İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasında takibe kon uborçlusu ..., kefili ..., alacaklısı ... olarak düzenlenen 30/04/2017 düzenleme tarihli, 30/06/2017 tediye tarihli 15.000,00TL bedelli senet nedeniyle davacıların borçlu olup olmadığı, senetteki imzaların davacılara ait olup olmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.12.2003 gün ve E:2003/19-781, K:2003/768; 12.10.2011 gün ve E:2011/19-473, K:2011/607; 04.12.2013 gün ve E:2013/19-89, K:2013/1645; 14.05.2014 gün ve E:2013/19-1155, K:2014/660; 18.02.2015 gün ve E:2013/19-1362, K:2005/826 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Diğer yandan 6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' denilmiştir. Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Somut olayda davacılardan ... senetteki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiştir. Senette kefil olarak gözüken ...'ın imza inkarı nedeniyle senet üzerinde imza incelemesi yapılmıştır. İmza incelemesi sonucunda imzanın ...'a ait olmadığı tespit edilmiştir. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda da sanık olan ... hakkında beraat kararı verilmiştir. Dosya kapsamı itibariyle beklenilmesinden vazgeçilmiştir. Davacı vekili tarafından icra dosyasına yapılan ödemenin 25.489,40 TL üzerinden istirdadına ilişkin ıslah dilekçesi sunulmuştur. Tüm dosya kapsamına ilişkin yapılan değerlendirme sonucunda dava konusu senet nedeniyle imzaların kendisine ait olmaması nedeniyle davacı ...'ın borçlu olmadığı, davacı ...'ın ise borçlu olmadığına dair bir delilin bulunmadığı, davalının kötüniyetinin ispatlanmadığı anlaşılmakla onun yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili her ne kadar icra dairesine ödenen bedelin istirdadını talep etmişse de, icra dosyasına ödemenin tüm davacılar tarafından yapılması dikkate alınarak istirdadına yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... tarafından açılan davanın REDDİNE, 2-Davacı ... tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ ile borçlusu ..., kefili ..., alacaklısı ... olarak düzenlenen 30/04/2017 düzenleme tarihli, 30/06/2017 tediye tarihli 15.000,00TL bedelli senet nedeniyle davacı ...'ın borçlu olmadığının TESPİTİNE, icra dosyasına ödemenin tüm davacılar tarafından yapılması dikkate alınarak istirdadına yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.024,65TL ilam harcından peşin alınan 256,17TL harcın ve 179,50TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 588,98TL'nin davacı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 15.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren işbu davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2024
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır