İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1033 E. 2024/254 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/1033
- Karar No
- 2024/254
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/1033 KARAR NO : 2024/254 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2019 KARAR TARİHİ : 29/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacağın tahsili amacıyla borçlular (davalılar) aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak borçluların dosyaya sundukları dilekçe ile yetkiye ve borca itiraz ettiklerini, borçluların itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğu, Borçluların icraya takip ile birlikte icra hukuk mahkemesine başvurarak takibin iptalinide talep ettiklerini, fakat Büyükçekmece ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. .... K. Sayılı 28.11.2018 tarihli kararı ile borçluların şikayetinin tamamen reddettiğini, ayrıca 3 kez Yargıtaya temyiz için gittiklerini fakat Yargıtay'dan döndüğünü, 02/05/2019 tarihli karar ile red Kararının onandığı ve taraflarına 12/07/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, İKK’nun itirazın iptali dava açma süresinin 67. Md. de belirtildiğini, ve 68. Md. deki açıklamalar neticesinde itirazın iptali davası açmak için 1 senelik yasal sürenin henüz başlamadığını, yasal sebepler dolayısı ile itirazın iptali davalarının süresi içerisinde açıldığının ortada olduğunu, müvekkilinin çikolata ve pasta katkı maddeleri ağırlıklı olmak üzere çeşitli gıda maddeleri imal eden ve bu gıda maddelerini yurt içi yurt dışı piyasasına toptan olarak sunan bir firma olduğunu, bu çerçevede olmak üzere davalı ....’e ve onun .... adlı Rusya merkezli ticari işletmesine de çeşitli zamanlarda gıda maddeleri satışı yapıldığı, iki taraf arasında 13.01.2012 tarihli protokol olduğu, Protokolde ...’in müvekkiline karşı yaptığı borçlarda müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla borlu olduğunu kabul ve taahhüt ettiğini, yine bu ilişki neticesinde doğacak borçlar için ...’in kardeşleri .... ve .... in kendilerine ait gayrimenkulleri müvekkili lehine ipotek ettiklerini, ipotek konulan taşınmazın İzmir ili Karşıyaka ilçesinde olduğu, taşınmaz üzerine 28.02.2012 tarih ve .... yev. Nolu 250.000,00 TL meblağlı 1. Derecede 1. Sırada %17 faiz oranlı ipotek senedi düzenlendiğini, ... in cari hesap ekstrelerinde ve faturalarda belirtilen mal alımlarına ilişkin borçlarını ödemediğini, hem asıl borçlu hem de ipotek borçlusu aleyhine icra takibi yapılmak zorunda kalındığını, ancak itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, yapılan itiraz ve karşı davaların reddedildiğini, dosya içerisinde Sn. SMMM ... tarafından düzenlenmiş olan Bilirkişi Raporununda bu yönde olduğunu, İlgili kanun açıklamaları doğrultusunda işbu takip ve davada Büyükçekmece İcra Dairelerinin ve Bakırköy ATM nin yetkili olduğunun açıkça görüldüğünü, açıklamalar ve toplanacak delillerin göstereceği üzere borçlu-davalıların itirazlarının yerinde olmadığını, sırf alacağın tahsilini zorlaştırma ve öteleme amacı taşıdığını, bu sebeple haksız itirazın iptali ve icra takibinin devamı için mahkemeye başvurma zorunluluğu doğduğunu, dava öncesi arabuluculuğa başvurulduğunu fakat sonuç alınamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin icra takibine konu alacağının tespiti ile yapılan itirazların iptalini, takibin devamına haksız ve kötü niyetle itiraz eden davalılar takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ....in vekilinin 28.01.2020 tarihinde vermiş olduğu davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın ipotek takibine yapılan itirazın iptali davası olduğunu, davacı tarafından Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü .... E sayılı dosyasındaki ilamsız takipte ödeme emrinin 31.07.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, yasal süresi içinde 06.08.2015 tarihinde borca ve yetkiye itiraz ettiklerini, yetki itirazına rağmen yetkisiz icra dairesinde yapılan takibe dayanılarak işbu davanın ikame edildiğini, Müvekkilinin Karşıyaka/İzmir’de ikamet ettiğini, davalı ....’in Rusya’da ikamet ettiğini, Takip konusu taşınmazında İzmir’de olduğunu, tüm bu nedenlerle yetkiye itiraz ettiklerini, yetkili olarak Karşıyaka İcra Dairesi’nin gösterildiğini, itirazın iptali davasında mahkemenin de yetkisine itiraz etme zarureti hasıl olduğunu, davaya konu icra takip dosyasında ipoteğin kayıtsız şartsız para borcu içermemesi ve ilam niteliğinde bulunmaması sebebiyle ilamsız takip yapıldığından ve davalı müvekkilin yerleşim yeri adresi ile ipotek konulan taşınmazın bulunduğu yerin Karşıyaka İzmir İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili olduğundan, dolayısıyla Büyükçekmece İcra ve Bakırköy Mahkemelerinin yetkisinin bulunmadığından yetki itirazlarının kabulünü, yetkili icra dairelerinin Karşıyaka İcra Daireleri olduğunun tespitini, davacının davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, diğer davalı ...’in tebligat adresinin dosyada mevcut Arabuluculuk tutanağında da yazılı olduğu üzere Rusya Federasyonu olduğunu, tebligatların buna göre yapılması gerektiğini, İşbu davanın İİK.MD.67/1 de düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edildiğini, Büyükçekmece .... İcra Hukuk Mahkemesinin .... E. Sayılı dosyasında taraflarınca ikame edilen dava konusu takibin ve ödeme emrinin iptali talepli davada davalı ... firması tarafından itiraz dilekçelerine muttali olunduğunu, özellikle de bu davada Katsan tarafından verilen 07.09.2015 tarihli cevap dilekçesindeki ifadelerden de anlaşılacağı üzere takibe itirazlarına itirazın tüm içeriğine muttali olunduğunun açık olduğu, işbu İİK.MD.67/1 de düzenlenen davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı ve bu nedenle reddi gerektiğini, davacı tarafça her ne kadar ipoteğin diğer davalı ....’in borcuna kefaleten verildiği iddia olunmuşsa da ipotek belgesinin resmi senet olduğu ve tarafları bağladığını, müvekkili tarafından verilen ipotek, resmi senet incelendiğinde anlaşılacağı üzere ipotek akit tablosu düzenlenirken “.... Gıda ve Ticaret Ltd.Şti den aldığı 250.000,00 TL bedelle .... Gıda San.Tic.Ltd.Şti lehine” İpotek tesis edildiği ifadesi kullanıldığını ve tarafların bu ipotek belgesini imza ettiklerini, bu ipotek belgesinden ....’in davacının iddia ettiği gibi diğer davalıya teminat verdiği sonucunu çıkarmanın mümkün olamayacağını, ...’in bu ipotek belgesi ile şahsen sorumlu tutulabilmesi için ipotek belgesinde ipoteği ve için verdiğinin açıkça düzenlenmiş olması gerektiğini, ipoteğin 3. Şahsın borcuna kefaleten verilmiş olduğu işbu davada davacının müvekkil ....’den alacağı olduğunu ispatlaması gerektiğini, İpotek akit tablosunun resmi nitelikte bir belge olduğunu ve bu belgede düzenlenen şartlara göre sonuç doğurduğunu, müvekkilinin davacıya hiçbir borcu olmadığını, ipotek belgesinin hukuki değeri bulunmadığı gibi 3. Şahsın borcunu teminen davacı şirkete verdiği geçerli bir ipoteğin de bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, Mahkemenin aksine bir değerlendirme ile borç sebebiyle davacı lehine ipoteğin teminat teşkil ettiği kanaatine varması halinde; ...’in davacıya borcu olup olmadığının tespiti gerektiği, ipotek içeriğine dair hususların saklı tutarak takibe konu edilen ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu ipotekle teminat altına alınan ana borç faiz icra takip giderleri icra inkar tazminatı yargılama giderleri vekalet ücreti vb. ferilerle oluşan borç miktarının ipotek limitini aşmasının mümkün olmadığını da belirtmek istediklerini, Davacının delil olarak dayandığı Karşıyaka AHM’nin .... E. Sayılı dosyasına sunulan İstanbul .... ATM’nin ... tal. Sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda tespitler ve sonuç kısmı olan 11. Sayfasında “...’in dava tarihi itibariyle borcu olmadığını, ... ile ticari alış veriş kaydı olmadığının” tespit edildiği, tespit edilen davalı alacağının .... firmasına ait olduğunun açıklandığını, Müvekkilin borçlu olduğunun tespit edilmediği gibi, diğer davalı ipotek takibinde asıl borçlu gösterilen ....’in de bir borcu tespit edilemediğini, ipotek takibinde taraf olan kişilerin bir borcu olmadığının sabit olduğu, yetki itirazları ve İİK.md.67/1 de düzenlenen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ipotek akit tablosunda düzenlenen şartlara göre müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmaması, diğer davalıya teminat sağlayan bir düzenleme içermemesi, diğer davalının da davacıya borcu olmaması sebepleriyle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... Gıda Sanay, ve Ticaret Limited Şirketi borçlularının ..., .... olduğu, 250.000,00TL üzerinden yetkili icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ...'nun mahkememize sunmuş olduğu 13/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, Davacı tarafa ait 2010-2011-2012-2013-2014 ve 2015 yıllarına ait ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde Davacı ... Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti. tarafından incelemeye sunulan 2010- 2011- 2012- 2013- 2014 yıllarına ait Yevmiye Defterlerinin kapanış tasdikinin yapılmadığını, bu yıllara ait Ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden sahibi lehine delil teşkil etmediğini, davalı tarafın şahıs olmaları nedeniyle Ticari Defterlerinin bulunmadığı ve bundan dolayı da incelemenin yapılmadığını, Davacının Ticari Defterlerine ve cari hesap ekstresine göre 04.06.2015 tarihinde Davadışı ....'tan 159.435,59.-USD karşılığı 360.083,22.-TL alacaklı olduğunu, Davacı tarafın Ticari Deftelerinde Davalı ... ve ...'e ait cari hesabın bulunmadığını, tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin mahkememizin takdiri içinde kaldığını belirtmiştir. Bilirkişi ...'nun mahkememize sunmuş olduğu 02/04/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacı .... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 2010- 2011- 2012- 2013- 2014 yıllarına ait yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin yapılmadığını, bu yıllara ait Ticari defterlerin sahibi lehine delil teşkil edip etmeyeceği hususunun mahkememizin takdirinde olduğunu, davacı ... Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti. tarafından incelemeye sunulan 2010-2011-2012-2013-2014 yıllarına ait BA/BS Formlarında Davalılar ... ve .... adına herhangi bir bildirimin bulunmadığını, BS Formlarında ise Davadışı .... adlı firmaya mal ve hizmet satışına ait bildirimde bulunulduğunu, davacı .... Ltd. Şti. firmasına 19.01.2012 tarih ... nolu 70.000.-USD bedelli kesin Teminat mektubunun verildiği ve bu Teminat mektubunun 03.05.2012 tarihinde 70.000 USD Tem. Mektubu Tahsilatı açıklaması ile 122.605,00.-TL-‘lik tahsilat yaptığı ve cari hesaba alacak işlediğini, 28.02.2012 tarihinde İzmir İli, .... ilçesi, .... Mahallesi’nde bulunan aşağıda detayı bulunan Mesken üzerine ... Gıda Ltd. Şti. lehine (Alacaklı) ...(Borçlu) tarafından 250.000,00.-TL bedelli, F.B.K. (Fekki Bildirilene Kadar) süreli ve %17 faiz oranı ile ipotek verildiğini, ipotek il ilgili herhangi bir işlemin yapılmadığını, davalı tarafça sunulan Klasördeki belgelerin detaylı incelenmesi hususu uzmanlık alanına girmemesi nedeniyle yapılamadığını, dosyadaki uzman görüşünün değerlendirilmesi ve takdirinin mahkememiz takdirinde olduğunu belirtmiştir. Dava; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açılan takibe yönelik açılan itirazın iptali davasıdır. Davalı ...'in Karşıyaka ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası ile ipoteğin kaldırılması ve borçlu olmadığının tespiti talepli dava açtığı, mahkememizce ilgili dosya sonucunun beklendiği, Karşıyaka ... Asliye Hukuk Mahkemesince " davalıya ait taşınmaz üzerine tesis edilen ipoteğin dava dışı ....'den, davalı şirketin alacağının teminatı için alındığı, bir kişinin kendisi dışında üçüncü bir kişinin borcunun teminatı olarak ipotek vermesinin mümkün olduğu, davacı tarafın, davacının kendisinin davalıya borcunun olmadığı, bu sebeple ipoteğin kaldırılması isteminin yerinde olmadığı, davalı şirketin dava dışı ...'den alacağının bulunduğu, bu nedenle ipoteğin kaldırılması isteminin yerinde olmadığı, " şeklindeki gerekçeye göre davanın reddine karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve dosyanın kesinleştiği anlaşılmıştır. İpotek, kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan, sınırlı bir ayni haktır. Türk Medeni Kanunu maliklerin mülkiyeti satış yoluyla devretmeleri sırasında doğan alacaklarını koruma gereği duyduğundan alacaklarını teminat altına alabilmeleri için taşınmaz üzerinde ipotek tesis hakkı sağlamıştır. Alacak sona erdiği halde, alacaklı, terkin taahhüdüne rağmen terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yoluyla isteyebilir. Kuşkusuz kurulan ipoteğin temelini, ipotek akit tablosu teşkil eder. İpoteğin alacağa bağlılığı ve alacağın hukuki akıbetine tabi olması yanında, teminat altına alınan alacak miktarının gösterilmiş olması aranmasına rağmen; alacağın, doğmuş veya henüz doğmamış olabilmesi yanında, şarta bağlı, miktar bakımından belirsiz veya değişken olması da mümkündür. Ancak alacağın, teminata başvurulduğu sırada mevcut olması gerekir. Alacağın doğmuş ve miktarının belirli olması durumunda anapara ipoteği (sabit ipotek, adi ipotek, karz ipoteği, kesin borç ipoteği) mevcut olurken; henüz doğmamış veya doğmuş olmakla birlikte miktarı belirsiz olan alacak da ipoteğin teminat sağladığı en yüksek sınır belirlenerek, üst sınır ipoteği (limit ipoteği, azami meblağ ipoteği, maksimal ipotek) tesis edilerek teminat altına alınır. Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki rehnin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir. Mevcut olayımızda; davalı ...'in borçlu olmadığının tespiti ve ipoteğin kaldırılması talebiyle Karşıyaka ... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığı, mahkemece verilen ve kesinleşen karara göre; taşınmaz üzerine tesis edilen ipoteğin davalı ...'den, davacı şirketin alacağının teminatı için alındığı, bir kişinin kendisi dışında 3. Bir kişinin borcunun teminatı olarak ipotek vermesinin mümkün olduğu, davalılardan ...'in davacı şirkete borcunun olmadığı, davacı şirketin davalı ...'den alacağının bulunduğu tespit edilmiş olması sebebiyle dava konusu ipoteğin davalılardan ....'in davacı şirkete borcu olması sebebiyle konulduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın belirlenebilir ve likit olması sebebiyle davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 250.000,00TL üzerinden aynı koşullarda devamına, 2-250.000,00TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 17.077,50TL ilam harcından peşin alınan 3.019,38TL harcın mahsubu ile bakiye 14.058,12TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 800,00TL bilirkişi ücreti, 133,15TL posta masrafı, 44,40TL başvuru harcı, 3.019,38TL peşin harc olmak üzere toplam 3.996,93TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 39.500,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/02/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır B