İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/543 E. 2024/295 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/543
Karar No
2024/295
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/543 Esas KARAR NO : 2024/295 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/07/2018 KARAR TARİHİ : 26/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilin davalı şirkete dantel kumaş ve benzeri tekstil ürünlerinin satış ve tesliminin gerçekleştirildiğini, söz konusu ticari faaliyet sonucunda, 01.08.2017 tarihi davalı şirketin cari hesap borç bakiyesinin 58.041,00 TL olduğunu, ancak davalı şirketin şifahi uyanlara rağmen cari hesap bakiyesini ödemediğinden başlatılan icra takibine davalı şirketin borcunun olmadığım iddia ederek takip durdurulduğunu belirterek, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, kötü niyetle yapılan itiraz nedeniyle takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; Müvekkil şirketin davacı şirket arasındaki ticari ilişki gereği hizmet aldığı tüm faturaları ödediğini, taraflar arasındaki cari hesap ekstrelerine bakıldığında 20.06.2017 tarihli 39.322,26 TL ve 18.700,00 TL bedelli faturaların (toplamda 58.022,26 TL) davacı tarafın kayıtlarında yer almaması sebebiyle davacı şirket alacaklı olarak gözüktüğünü, müvekkil şirketin 140.520,00 TL olarak çekle yaptığı ödemenin davacı şirketin 140.502,00 TL olarak girmesi nedeniyle 18,00 TL fark müvekkil firmanın borcu gibi göründüğünü, bahse konu faturalar ve irsaliye davacı şirket çalışanı tarafından adı soyadı yazılıp imzalanarak bizzat teslim alındığım, iş bu faturalara da davacı şirket tarafından süresinde ve usulüne uygun herhangi bir şekilde itiraz edilmediğini belirterek, haksız davanın reddi ve ayrıca haksız ve kötü niyetli başlatılan icra takibi nedeniyle davacı şirket aleyhinde talep edilen alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tayminatg hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturalara dayalı cari hesap alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin 09/07/2019 tarih, ... esas ve ....karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkememiz ilamının İstinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 18/05/2022 tarih, ...esas ve .... karar sayılı ilamı ile; "......Somut olayda, taraflar arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, davacının ticari defterlerinde davalı şirketin 58.021,92 TL borçlu olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinde ise davacıdan 0,74 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, taraflar arasındaki cari hesap farkının davalı şirketin davacıya düzenlediği 20.06.2017 tarihli “Vual Brode Kumaş .... no.lu faturaya istinaden” açıklamalı 39.322,26 TL ve yine 20.06.2017 tarihli “depo ardiye yansıtma” açıklamalı 15.847,46 TL bedelli toplam 58.022,26 TL tutarındaki 2 adet faturadan kaynaklanmaktadır. Kural olarak, fatura başlı başına alacağın varlığına delalet teşkil etmeyeceği gibi TTK m. 21/2 gereği, 8 gün içinde faturaya itiraz edilmemesi halinde, bu durumun sadece fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurup, fatura içeriği hizmetinin verildiği anlamına gelmez. Bu durumda, ihtilafa konu iki adet faturadan 20.06.2017 tarihli 15.847,46 TL bedelli faturanın davacının siparişe konu malları zamanında teslim etmemesi nedeniyle davalı tarafından ödenen ardiye bedelinin davacıya yansıtılması olduğu iddia edilmiş ise de, fatura içeriği dayanak belgelerine dosyada rastlanılmadığı gibi yazılı delillerle kanıtlanamadığından bu faturaya yönelik istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. Uyuşmazlığa konu davalı şirketin davacı yana düzenlediği 20.06.2017 tarihli 39.322,26 TL bedelli fatura yönünden ise, ayıplı ve sipariş fazlası olan malların iadesi için düzenlendiği ileri sürülmüş ve fatura içeriği malın teslimine dair aynı tarihli teslim alan “...” isim ve imzasına havi sevk irsaliyesi sunulmuş ise de, “....” isminde davacının çalışananın bulunmadığı dosya kapsamından sabittir. Ancak, davalı tarafça sevk irsaliyesinde ismi bulunan “...”a atfen atılı imzanın davacının işyerinde çalışanı eşi ....’a ait olduğu, bu kişi hakkında bu nedenden dolayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... Sor. No.'lu dosyasının bulunduğu belirtilmiştir. O halde, savcılık soruşturmasının akıbeti araştırılarak sonucuna göre, uyuşmazlığa konu fatura yönünden teslim olgusu açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü" gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış dosya mahkememize gönderilmekle yeni esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Bakırköy CBS'nin .... ( eski esas: ...) sor. sayılı dosyasının incelenmek üzere celbedildiği soruşturma dosyasında 17.07.2023 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmiş olduğu, kararın 05.09.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İstinaf kaldırma kararında da belirtildiği üzere davalı şirketin davacı yana düzenlediği 20.06.2017 tarihli 39.322,26 TL bedelli fatura yönünden, teslim alan “...” isim ve imzasına havi sevk irsaliyesinde ismi bulunan “....”a atfen atılı imzanın davacının işyerinde çalışanı eşi ...’a ait olduğu iddiasının incelenmesi için öncelikle ...'un tanık olarak duruşmada ifadesi alınmış verdiği ifadede "davacı eşim olur. Ben eşim adına kayıtlı iş yerinde eşime yardımcı oluyorum. Sigortalı işçi olduğum için resmi evrakları imza atıyorum. Ancak anlaşmalar gibi bankalardaki işlemleri imzalayamıyorum. İş yerinin sevkiyatı işlerini ben yapıyorum. Sevk irsaliyelerini ve tahsilat makbuzlarına imza atabiliyorum. Mal teslimi aldığım sırada sevk irsaliyelerini de imzalıyorum. ...'ı tanımıyorum. Böyle bir çalışanımız yoktur. Davalı tarafından iade edilen mallar tarafımdan teslim alınmamıştır. Bana göstermiş olduğunuz 39322,26 TL sevk irsaliyesindeki ... yazısı ve altındaki imza bana ait değildir. Ben bu malları teslim almadım,"şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık olarak dinlenen ...'un ıslak imza örnekleri alınmış sevk irsaliyesi aslı getirtilerek ayrıca imza incelemesine esas emsal imza örnekleri toplanmış ve imza incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. 03.01.2023 tarihli raporda" tanık ...'un mevcut referans imzaları ile aralarında genel biçimlendirme, imza yolu ve karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan diğer kriterler itibarıyla aynı elden çıktıklarını gösterir nitelikte uygunluk ve benzerlik saptanmadığından ayrıca yazıları ile de aralarında fark tespit edildiğinden; inceleme konusu, “... San. Ltd.Şti.” antet, “20/06/2017” tarih, “...” seri-sıra no. ve “39.322,26 TL” bedelli Fatura suretindeki “....” isim, soy isim yazıları ve altındaki imzanın, tanık ....'un eli ürünü olmadığı" görüşü bildirilmiştir. Tüm dosya, kaldırma kararı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacının ticari defterlerinde davalı şirketin 58.021,92 TL borçlu olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinde ise davacıdan 0,74 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, taraflar arasındaki cari hesap farkının davalı şirketin davacıya düzenlediği 20.06.2017 tarihli “Vual Brode Kumaş ... no.lu faturaya istinaden” açıklamalı 39.322,26 TL ve yine 20.06.2017 tarihli “depo ardiye yansıtma” açıklamalı 15.847,46 TL bedelli toplam 58.022,26 TL tutarındaki 2 adet faturadan kaynaklandığı, istinaf kaldırma kararında da belirtildiği üzere, ihtilafa konu iki adet faturadan 20.06.2017 tarihli 15.847,46 TL bedelli faturanın fatura içeriği dayanak belgelerinin olmaması ve yazılı delillerle kanıtlanamadığı dikkate alındığında davalının bu faturadan dolayı borçlu olduğu ve ayrıca uyuşmazlığa konu davalı şirketin davacı yana düzenlediği 20.06.2017 tarihli 39.322,26 TL bedelli fatura yönünden ise, ayıplı ve sipariş fazlası olan malların iadesi için düzenlendiği ileri sürülmüş ve fatura içeriği malın davacının eşi olan ... tarafından teslim alındığı iddia edilmiş ise de yaptırılan imza incelemesine göre sevk irsaliyesindeki imzanın ...'a ait olmadığı ve bu kişi hakkında Bakırköy Cbs'ye yapılan suç duyurusu neticesinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, kararın 05.09.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla bu fatura yönünden de davalının borçlu konumda olduğu ispat edilmiş olmasına göre açılan ve ispatlanan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve ayrıca dava konusu alacak likit yani belirlenebilir olup davacı tarafın talebi ve davalının haksız olduğu anlaşılmakla kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin 58.041,00-TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalıdan tahsiline, 2- Alınması gereken 3.964,78-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 701,00-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye 3.263,78-TL eksik harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3- Dava açılırken yatırılan 701,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvurma harcı, 2.045,00‬‬-‬TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2024 Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/543, K. 2024/295, T. 26.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-543-e-2024-295-k-bc8b2eed3db6