İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/489 E. 2024/693 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/489
- Karar No
- 2024/693
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/489 Esas KARAR NO : 2024/693 DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/07/2020 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 31/08/2016 tarihinde proje Ortaklığı Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme konusunun davalı tarafından yapımı üstlenilen İstanbul ili, .... ilçesi, .... Mahallesi, .... Cad. No:10 adresinde ... parselde yer alan taşınmazın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ifasından kaynaklanan elde edilecek kar ve zararın paylaşılması hususunda ortaklık kurulması olduğunu, davalının dava dışı arsa sahipleri ile noterde 02/06/2016 tarihinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdettiğini, bu sözleşmeye göre 19 adet bağımsız bölümün davalıya 28 adet bağımsız bölümün ise arsa sahiplerine kalacak olduğunu, inşaatın tamamlandığını, kat irtifakı tesis edildiğini, davalı ile akdedilen Proje Ortaklığı Sözleşmesine göre tarafların hisse oranlarının %50 olduğunu, sözleşmenin 3. Maddesinde ortaklığın elde edeceği kar ve eksiklikleri, yapılacak harcamaları paylaşmayı, yapılacak masrafların davalı şirket üzerinden gösterilmesi, satış bedellerin müşterek tahsil edileceği hususlarının düzenlendiğini, sözleşmenin 4. Maddesinde yaklaşık maliyetin 4.000.000,00-TL oluğunu, tarafların paylaşım ve yükümlülüklerin %50 - %50 olduğunu, müvekkilinin bugüne kadar davalıya toplam 2.630.069,00-TL ödeme yaptığını, davalıya kalan dairelerin davalı tarafından satıldığını, davacıya ödeme yapılmadığını, davacıya 3 adet bağımsız bölüm (36,37 ve 38 numaralı bağımsız bölümlerin) verildiğini, davalının inşaat maliyetini gerçeğe aykırı olarak 2 kat artırarak 8.000.000,00-TL civarında olduğunu bildirdiğini, ortaklığa ait bağımsız bölümlerin satış bedellerinin düşük gösterilerek ortaklığın zarara uğratıldığını ifade ederek davalı şirkete bırakılan bağımsız bölümlerin değerinin tespitini, proje kapsamında yapılan harcamaların tespitini ve davacıya devredilen 3 adet bağımsız bölümün bedelinin düşülerek davacının kar ve tasfiye payının belirlenmesi gerektiğini, davalının mal varlığına ihtiyati haciz konulmasını, 31/08/2016 tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshini, tasfiyesi ile davacın kar ve tasfiye payının belirlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL bakiye kar ve tasfiye payının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı taraf usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı ile davalı arasında imzalanan 31/08/2016 tarihli ortaklık sözleşmesi gereğince kurulan adi ortaklığın haklı nedenle feshi ve tasfiyesi ile davacıya ödenmeyen bakiye kar ve tasfiye payının diğer ortak olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalı ile proje ortaklığı sözleşmesi yaptıklarını, davalı şirket tarafından üstlenilen taşınmazların arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin ifasından kaynaklı elde edilecek pay ve zararların paylaştırılması hususunda tarafların ortaklık kurduklarını, bu ortaklığın adi ortaklık niteliğinde olduğunu, bu kapsamda davalı şirket ile üçüncü şahıs olan toprak sahipleri arasında daha önce yapılmış olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden yükleniciye düşecek taşınmazların yapılması ve satılarak gelirlerinin paylaştırılmasının amaçlandığını, ortaklık süresi içinde davalı şirkete sözleşme kapsamında 2.630.069,00-TL ödeme yapıldığını, sözleşmeye konu taşınmazların davalı tarafından satılarak paraya çevrildiğini, ancak sözleşme hükümleri uyarınca kararlaştırılan bedellerin kendisine verilmediğini beyanla adi ortaklık sözleşmesinin haklı nedenle fesih ve tasfiyesini talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin niteliğine göre adi ortaklık niteliğinin taşınıp taşımadığı, ortaklığın tasfiyesi şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının ortaklığını yaptığı inşaat maliyetlerinin gerçeğe aykırı olarak yüksek gösterilip gösterilmediği, davalının inşaat projesindeki ortaklığa ait bağımsız bölümlerin satış bedellerini düşük gösterilerek bilinçli olarak şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının davalıdan talep edebileceği alacağın bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi heyetinden rapor tanzimi istenmiştir. Dosyaya ibraz olunan 31/05/2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davacının ticari defterlerine göre dava tarihi olan 27/07/2020 itibariyle davacının davalıdan 2.630.069,00-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre dava tarihi olan 27/07/2020 itibariyle davalının davacıya 2.659.054,00-TL borçlu olduğu, taraf ticari defterlerinin 19/04/2018 tarihi itibari ile tarafların ticari defterlerindeki 1.598.454,00 TL davacı alacağı yönündeki bakiyelerin birbiri ile uyumlu olduğu, dava tarihi itibari ile taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkının ise 28.985,00 TL olduğu, mezkur farkın ise davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan işlemler borç/alacak mahsubunun 29.000,00 TL olduğu, diğer farkın ise davacının davalıya vermiş olduğu 16.07.2018 tarihli 11.015,00 TL tutarlı çekin davalı ticari defterlerinde 11.000,00-TL tutarında kayıtlı olmasından kaynaklı olduğu, teknik değerlendirmede; dava tarihi itibariyle taşınmazın yapı değeri 5.515 m² * 1.450,00-TL / m² =7.996.750,00-TL olarak hesap edildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre dava tarihi itibariyle her bir tarafın 4.890,00-TL değerinde taşınmaza sahip olduğu, her bir tarfın yapı maliyetinin 3.998.375,00-TL'sinden sorumlu olduğu, yapı maliyeti düşüldükten sonra her bir tarafın 891.625,00-TL fayda sağlaması gerektiği, davacının dava dilekçesinde 2.630.069-TL ödediğini beyan ettiği, kendisine verilen dairelerin toplam değerinin 2.310.000,00-TL olarak hesap edilmesi ve sağlaması gereken 891.625,00-TL fayda dikkate alınarak davacının davalıdan 891.625 TL + 2.310.000 TL - 2.630.069-TL = 571.556-TL alacaklı olduğu, ancak davacının bu tutarı hak edebilmesi için 3.998.375 TL yapı maliyetinin tamamını ödemesi gerektiği 2.630.069 TL ödendiği beyan edilmiş olup, 571.556 TL alacağın talep edilebilmesi için 3.998.375 TL - 2.630.069 TL = 1.368.306 TL daha davalıya ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Mahkemenin 20/10/2021 tarihli ara kararı doğrultusunda 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporundaki çelişkinin giderilmesi istenilmiştir. Dosyaya ibraz olunan 13/12/2021 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; davacının davalıdan 1.590.470,00-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Taraf vekillerinin itirazı üzerine dosya yeniden bilirkişilere verilmiş olup dosyaya ibraz olunan 23/05/2022 tarihli 2. Ek bilirkişi heyet raporunda; davacının alacak miktarında yapılan hesaplamada bir değişiklik yapılmadığı bildirilmiştir. Tarafların rapora itirazları üzerine mahkememizce oluşturulan ikinci bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Mahkemeye ibraz olunan 04/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava tarihi itibariyle taşınmazın yapı değerinin 8.272.500,00-TL olarak hesap edildiği, davacının davalıya 1.137.161,00-TL ödeme yaptıktan sonra davalıdan ayrıca 131.181,00-TL talep edebileceği yönünde kanaat bildirilmiştir. Mahkemenin 08/02/2023 tarihli duruşmasında tasfiye işleminin Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2015/10356 Esas 2015/13804 Karar sayılı ilamındaki usule göre ve taraflar arasında düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi ilkelerine göre gerçekleştirilmesi hususunda tasfiye heyeti görevlendirilmiştir. Tasfiye heyeti tarafından dosyaya sunulan tasfiye raporunda; proje maliyetinin 6.363.519,13 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporlarında davacı tarafından yapılan ödemelerin toplam miktarın güncellenmesi ile 2.999.089,00 TL alındığı görüldüğünden işbu raporda da aynı miktarın esas alındığı, her iki bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların toplam değeri birbirine çok yakın olduğu görüldüğünden iki raporda tespit edilen değerlerin ortalaması alınarak taşınmazların toplam değerinin 9.777.500 TL, davacıya verilen taşınmazların toplam değerinin 2.160.000 TL ve davalıya verilen taşınmazların toplam değerinin 7.617.500 TL olarak hesaplandığı, proje gelirlerinin taraflar arasındaki paylaşımının iki farklı alternatif şeklinde yapılmasın uygun olduğu, birinci alternatifte projeden elde edilen faydanın taraflar arasındaki paylaşımın eşit olması esasının, ikinci alternatifte ise tarafların projede katlanmış oldukları maliyetin toplam maliyet içerisindeki oranının esas alındığı, birinci alternatife göre yapılan hesaplama neticesinde projeden elde edilen faydanın taraflar arasında eşit oranda dağıtılması halinde davacının davalıdan 2.546.079,44-TL alacağının bulunduğu, ikinci alternatife göre yapılan hesaplama neticesinde projeden elde edilen faydanın tarafların toplam proje maliyete katlanım oranı esas alınarak dağıtılması halinde ise davacının davalıdan 2.448.078,03-TL alacağının bulunduğu yönünde sonuç ve kanaat bildirilmiştir. Tasfiye heyetinin talebi üzerine oluşturulan bilirkişi heyetinden yeniden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan 18/12/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda; dava tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 2.269.961,00-TL talep edebileceği hesaplanmıştır. Tarafların itirazları üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup dosyaya sunulan 15/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacının davalıdan 2.479.961,00-TL talep edebileceği bildirilmiştir. Davacı dava dilekçesinde adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile HMK 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olduğunu belirtmek suretiyle 10.000,00-TL tasfiye payının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 29/07/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile tasfiye payının 1.590.470,00-TL'ye çıkardıklarını beyan etmiş; 05/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile de tasfiye payı olarak 2.479.961,00-TL'nin dava tarihi olan 27/07/2020 tarihinden işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini istemiştir. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeniyle, davacının 29/07/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesinin ve 05/06/2024 tarihli ıslah dilekçesinin usule uygun olduğu görülmüştür. Davanın adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin olması karşısında; Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca tasfiye, ortaklığın bütün mal varlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaştırılması ya da satış yoluyla elden çıkartılması olarak değerlendirilmiştir. Mahkememizce Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınarak, Türk Borçlar Kanunu'nun 642 ve devamı maddeleri hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda mahkememizce tasfiye kurulu oluşturulmuş ve tasfiye kurulu raporu dikkate alınarak bilirkişi raporlarıyla tespit ve değerlendirme yapılmaya çalışılmıştır. Toplanan ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan tüm deliller uyarınca; dava dosyasına taraflarca proje maliyet giderlerine ilişkin denetime elverişli bilgi ve belge sunulmadığı, proje maliyeti hesabının sözleşmede belirlenen yaklaşık maliyetin bakanlık birim fiyatları ile az farkla da olsa uyumlu olması dikkate alınarak TÜİK İnşaat Maliyet Endeksi kullanılarak aylık güncelleme ile hesaplamaların yapıldığı, yapılan hesaplamalar uyarınca proje toplam maliyetinin dava tarihi itibariyle 7.996.750,00-TL olduğu, davacı tarafından yapılan 2.639.069,00-TL tutarındaki ödemelerin dava tarihindeki karşılığının 3.999.875,00-TL olduğu, ortaklık sözleşmesi gereğince dava tarihi olan 27/07/2020 tarihi itibariyle toplam hasılatın 8.700.000,00-TL olduğu ve paylaşım sözleşmesi gereğince bunun yarısı olan 4.350.000,00-TL' nin davacıya verilmesi gerektiği, projedeki taşınmazlardan 36, 37 ve 38 no'lu bağımsız bölümlerinin davacıya verildiği ve bunların toplam değerinin 1.890.000,00-TL olduğu, bu durumda davacının 2.460.000,00-TL eksik hasılat payı elde ettiği, davacının yarı oranında yapı maliyetine katılması gerekirken yukarıda açıklanan hesap uyarınca 19.960,00-TL fazla katkıda bulunduğu da gözetildiğinde, davacının toplam tasfiye tutarının 2.479.961,00-TL olduğu anlaşıldığından davanın bu kapsamda kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davacı ile davalı arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, 2-Davacının tasfiye payı olarak belirlenen 2.479.961,00-TL' nin (1.590.470,00-TL'sine dava tarihinden, 889.491,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 05/06/2024 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2--Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 169.406,14-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 42.352,07-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 127.054,07-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 261.998,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL Başvuru Harcı, 170,78-TL Peşin/nisbi Harcı, 26.991,00-TL Tamamlama Harcı, 15.190,29-TL Islah Harcı, 419,90-TL Keşif Harcı, 26.829,75-TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 69.656,12TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 1.320,00-TL' nin davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 6-Davalı tarafından yapılan 12.250,00-TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile karar verildi. 25/09/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır