İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/186 E. 2024/216 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/186
- Karar No
- 2024/216
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/186 Esas KARAR NO : 2024/216 DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 06/12/2023 KARAR TARİHİ : 29/02/2024 K.YAZIM TARİHİ : 14/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı dava dilekçesinde özetle; Kendisine ait olan .... Tekstil'e ait 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 yıllarına ait mali defter ve gelir giderlerini işledikleri defterler, gelir giderlerine ait fatura, senet, bordro, makbuz belgelerinin Adıyaman ili ... ilçesi .... Köyü .... Evleri No:24 adresinde muhafaza edildiği, 06.02.2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş/Pazarcık merkezli depremde yapının tamamen yıkılması nedeniyle yukarıda yıl ve nitelikleri belirtilen kanuni defter ve belgelerin zayi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Huzurda görülen dava TTK'nın 82. maddesi uyarınca açılmış bulunan zayi belgesi verilmesi istemidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesine göre; "Bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kâğıtlar hırsızlık veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziya uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Mahkeme, lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır." TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K. Ve 07/03/2017 tarihli kararına göre; "Mahkemece; davanın TTK'nın 82/7. maddesine göre zayii belgesi verilmesine dair dava olduğu, davacının ziyaı öğrendikten sonra 15 gün içerisinde iptal davası açması gerektiği, somut olayda davacının zıyaı 04/03/2015 tarihinde öğrendiği, yasal süre geçtikten sonra 21/08/2015 tarihinde davanın açıldığı ayrıca ticari defter ve belgelerin muhafaza edileceği yerin şirket merkezi olması gerektiği, davacının TTK'nun 82. maddesi uyarınca defterlerin saklanmasında gerekli dikkat özen ve ihtimamı göstermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA" Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 04/02/2008 tarih, ... E., ... K. sayılı ilamına göre; "Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekir. Zayi belgesi verilmesi istenilen defterin ne şekilde ve ne zaman zayi olduğuna dair somut bir iddia ve kanıt dahi sunulmamıştır. Davacı tacirin, defterin muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden, ilk derece mahkemesince verilen red kararı isabetlidir." Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından kendisine ait şahıs şirketine ait dava konusu ticari defter ve kayıtların 06/02/2023 tarihli depremde zayi olduğu iddiası ile 06/12/2023 tarihinde huzurda görülen dava açılmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesine göre tacirin ziyaı öğrendikten itibaren 30 gün içerisinde davanın açılması gerekmektedir. Kahramanmaraş ilinde yaşanan deprem nedeni ile bu bölgede zayi olan defterlere yönelik olarak bir düzenleme yapılmış olup 7440 sayılı Kanunun 10. maddesinin 22. fıkrasına göre ticari defter ve belgeleri zayi olan mükellefler, en geç 31/07/2023 tarihine kadar (bu tarih dâhil) yetkili mahkemeden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Ancak huzurda görülen davanın bu tarihten çok sonra açılmış olması nedeni ile huzurda görülen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE GEÇTİKTEN SONRA AÇILMIŞ OLMASI NEDENİ İLE REDDİNE, 2-Peşin harcın mahsubu ile bakiye harç tayinine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333. Maddesi uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/02/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı