İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/176 E. 2024/196 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/176
Karar No
2024/196
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/176 Esas KARAR NO : 2024/196 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) DAVA TARİHİ : 22/02/2024 KARAR TARİHİ : 26/02/2024 K. YAZIM TARİHİ : 07/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin ticari faaliyetlerde bulunan bir tacir olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu ticari faaliyetler sonucunda şahıs ve şirketlere verdiği hizmetler sonucunda faturalar kestiğini,16/11/2023 tarihinde vermiş olduğu hizmet sonucunda ...... (T.C: .....) isimli şahsa 60.000,00 TL bedelli fatura kestiğini, aynı şekilde 19/12/2023 tarihinde vermiş olduğu hizmete karşılık ...... Elektrik İnşaat Hırdavat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne (VKN: ......) 436.800,00 TL bedelli fatura kestiğini, bu faturaların karşılığı olarak da ....... tarafından 60.000,00 Türk Lirası, ..... Elektrik İnşaat Hırdavat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından ise 435.000,00 TL değerindeki çekler, ödeme aracı olarak müvekkiline verildiğini, davalı ......, müvekkilinin arkadaşı ....... in vasıtasıyla tanıştığı ve daha sonra bir süre birliktelik yaşadığı eski erkek arkadaşı olduğunu, müvekkili ile birlikteliği sona eren davalı, bir süre sonra müvekkilinden borç para istediğini, bu durumdan rahatsız olup birlikteliğini sonlandıran müvekkilinin arkadaşı ...... (T.C: ......) ile yapmış olduğu araştırmalar sonucunda birlikte oldukları süreçte fark edemediği ancak yapılan araştırma sonucu fark etmiş olduğu üzere davalı taraf sürekli maddi menfaat sağlamak amacıyla insanlardan para istediğini, borcunu geri ödememek suretiyle insanları dolandırdığını, davalı tarafın bu hareketlerini öğrenen müvekkilinin bu kişi ile görüşmeyi tamamen kestiğini, ancak davalı ....., müvekkilinin peşini bırakmayarak müvekkilini arayıp para istemeye devam ettiğini, ...... arama kayıtlarının daha sonra ortaya çıkmaması amacıyla aramalarını ..... üzerinden yaptığını, davalının müvekkilini aradığını ve para istediğini ancak müvekkilinin vermediğine ilişkin konuşmaların birkaçına ...... de tanıklık ettiğini, yapılan bu görüşmeler sonucunda müvekkilinin para vermeyeceğine ilişkin beyanları üzerine davalı taraf 22/12/2023 tarihinde müvekkiline ait iş yerine habersiz bir şekilde geldiğini, o sırada müvekkili, erkek arkadaşı ...... ile telefon görüşmesi yaptığını, habersiz bir şekilde gelindiği için telefon görüşmesini sonlandırmayıp telefonu kenara bırakan müvekkili ile davalı taraf arasında yaşanan olayların hepsine ..... tanıklık ettiğini, davalı taraf müvekkiline ait iş yerine geldiğinde saldırgan bir tavırla ayrıntısını Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış bulundukları suç duyurusu şikayet dilekçelerinde açıkladıkları üzere onur kırıcı, çirkin ithamlarla dolu küfür içeren cümleler kurduğunu, müvekkilinin ise bunun üzerine davalının iş yerinden ayrılmasını istediğini, ancak davalı müvekkillini 2-3 saat kadar alıkoyduğunu, müvekkilinin kendisini istemediğini ve iş yerinden ayrılmasını beyan etmesi üzerine davalı taraf daha da sinirlenerek müvekkilinin üzerine yürüdüğünü, "Beni istemek, benimle beraber olmak zorundasın. Buna mecbursun." şeklinde tavırlara büründüğünü, davalı taraf, müvekkilini kendisiyle birlikte olmasına zorlamasının üzerine "Seni istemiyorum, seninle asla birlikte olmam ve sana para vermeyeceğim." şeklinde dönüş alınca daha da gözü dönmüş şekilde "Bana 1 Milyon Türk Lirası verirsen peşini bırakırım." dediğini, müvekkilinin buna karşılık "Saçmalama, sana asla bu parayı vermem." demesi üzerine müvekkiline tokat attığımı, belirtilen çeklerin görüşme sırasında masanın üzerinde bulunduğunu fark eden davalı taraf müvekkilinin tokat üzerine sarsılmasından ve içinde bulunduğu korkulu ruh halinden faydalanarak masanın üzerinde bulunan 60.000,00 Türk Lirası ve 435.000,00 Türk Lirası değerindeki çekleri alıp iş yerinden ayrılmak istediğini, buna rıza göstermeyen müvekkiline telefonunda bulunan ve müvekkiline ve kendisine ait müstehcen bir fotoğrafı gösterdiğini, çekleri kendisine vermemesi üzerine bunu herkese yayacağını beyan ettiğini, yakın akrabalarının adreslerini bulduğuna ilişkin telefonundan müvekkiline adresleri gösterdiğini, davalı tarafın " Eğer çekleri aldığımı birisine söylersen bu fotoğrafı akrabaların da dahil olmak üzere herkese yayarım. Bu çekleri ödeme günü geldiğinde ben tahsil edeceğim, sen de kimseye bir şey söylemeyeceksin. Parayı aldıktan sonra artık sana dert olmayacağım." şeklinde şantajda bulunduğunu, 2-3 saat kadar süren görüşmenin ardından davalı taraf çekleri de alıp iş yerinden uzaklaştığını, verilen çeklerin müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığını beyanla öncelikle ve mümkün ise teminatsız olarak çekler hakkında ödeme’nin men’ini; banka şubesine ivedilikle müzekkere yazılmasını, zai sebebiyle adı yazılı bütün çeklerin iptalini talep ve dava etmiştir. Dosya tüm deliller ile birlikte incelenmekle; iptali istenen çeklerin davacı tarafça çeklerin kimde olduğu bilindiğinden iptal davası açılamayacağı, ancak menfi tespit davası açarak talep edebileceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, 1-Peşin harcın mahsubu ile bakiye harç tayinine yer olmadığına, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Karar kesinleştiğinde davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine dair, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 26/02/2024 Katip ...... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/176, K. 2024/196, T. 26.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-176-e-2024-196-k-5249b85ca19d