İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/313 E. 2024/1108 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/313
- Karar No
- 2024/1108
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/313 Esas KARAR NO : 2024/1108 DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 01/04/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ..... numara ve 26.01.2023 - 2024 vade tarihli Nakliyat Emtea Taşıma Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan .... Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.'ne ait 14 kap 23022 kg ..... emteasının ...... A.Ş.'ye bağlı ...... plakalı araç ile Türkiye'den Avusturya'ya nakliyesi gerçekleştirilmiş olup 21.02.2023 tarihinde emtiaların teslimi sonrasında 4 kap emtiada hasar olduğunun tespit edilmiş olduğunu, tespitin akabinde CMR üzerine hasar şerhi düşülmüş olduğunu, sigortalıya poliçe kapsamında 11.12.2023 tarihinde 490,96.-EUR sigorta tazminat ödemesinde bulunulmuş olduğunu, müvekkili şirketin ödemiş olduğu tazminatın CMR ile TTK 1472, TTK 1178 vd hükümleri gereği karşı taraftan tazmini için 19.02.2024 tarihinde 490,96.-EUR'nun CMR Konvansiyonu gereği yıllık %5'ten az olmamak kaydıyla, yabancı para alacaklarına ilişkin 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı dikkate alınarak işleyecek faizi ile vekalet ücreti ve arabuluculuk ücreti dahil tüm ferilerin tazmini amacıyla arabuluculuğa başvuruda bulunulmuş, gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 490,96.-EUR sigorta tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 11.12.2023 itibaren yabancı para alacaklarına ilişkin 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı dikkate alınarak işleyecek faizi ile (CMR Konvansiyonu gereği yıllık %5 faizin altında kalmamak kaydıyla) tazminine, arabuluculuk ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Uluslararası karayolu taşıması ile ilgili işlerin, CMR Konvansiyonu'na tabi olduğunu, CMR Konvansiyonu 32. maddeye göre; ''yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir.'' bu sebeple dava konusu alacak iddiasının CMR Konvansiyonu kapsamında zamanaşımına uğramış olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; iddia edilen hasarlanma tarihi 21.02.2023 olup itirazın iptali talebiyle açmış olduğu iş bu dava tarihinin 01.04.2024 olduğunu, iş bu davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, hasar ve zarar iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkili şirkete hiçbir şekilde hasar ihbarında bulunulmamış olduğunu, uluslararası karayolu taşıması ile ilgili işlerin, CMR Konvansiyonu'na tabi olduğu gözetildiğinde, zarar ve ziyan veya hasarlarda bildirim yükümlülüğü olduğunu ve söz konusu bildirim süresinin de 7 gün olduğunu, bu doğrultuda, CMR Konvansiyonu kapsamında süresinde bildirim yapılmadığından ihbar yükümlülüğü ve zamanaşımı yönünden itiraz ediyor olduklarını, davacının tüm talep ve iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olup haksız davanın reddi gerektiğini, davacı sigortalısının emteası Türkiye'den yüklenmiş olup Avusturya'daki ...... isimli firmaya, tam ve hasarsız olarak müvekkili şirket tarafından teslim edilmiş olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi taşınan emtealarda herhangi bir hasar/zarar meydana gelmemiş olduğunu, davacının iddialarının aksine, söz konusu taşımaya ilişkin CMR belgesinde herhangi bir hasar/zarar kaydı ve şerh bulunmadığını, görevini eksiksiz ve hasarsız bir şekilde yerine getiren müvekkili şirketin iddia edilen hasardan sorumlu tutulamayacağını, taşınan emteaların gönderen tarafından yetersizce paketlenmiş ve düzgün bir şekilde yüklenmemiş olduğunu, CMR m. 17/4b ve c uyarınca müvekkili taşıyıcının, gönderen tarafından gerçekleştirilen yetersiz ambalajlama, istifleme ve sabitlemeden kaynaklanan hasardan sorumlu tutulamayacağını, gönderenin eşyayı en iyi tanıyan kimseler olarak onun özelliklerini göz önünde tutmaları ve zarara sebep olabilen niteliklerini de göz önünde tutarak gerekli tedbirleri almaları gerektiğini, ancak somut olayda, emteanın yüklemesinin usulüne uygun yapılmamış olduğunu, yükleme ve istiflemenin gönderici tarafından özensizce yapılmış olduğunu, ambalajlamanın, gerekli güvenliği sağlayacak düzeyde olması gerektiğini, ambalajın yetersiz olmasından kaynaklanan hasar ve zararların tamamıyla gönderenin kusuru olduğunu, müvekkili şirketin taşıyıcı olarak en yüksek özeni göstermiş olduğunu, davacı sorumluluğundaki ambalajlama yetersizliği istifleme hatasının müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, taşıyıcının, taşıma sırasında meydana gelen ambalajın açılması gibi eşyaya doğrudan tesir etmeyen açılma vb. durumlardan sorumlu tutulamayacağını, emteanın ambalajlanmasının usulüne uygun yapılmamış olduğunu, davacı tarafın hasar ve zarar iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; dava dilekçesinin ekindeki fotoğraflarda da görüleceği üzere emteaların hiçbirinde gözle görülen bir hasar bulunmadığını, emtiaların müvekkili taşıyıcının sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında hasarlanması söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlükleri yerine getirerek eşyanın taşındığı araç içerisinde eşyanın sabitlemesini yapmış olduğunu, ancak davacı sorumluluğundaki ambalajlama yetersizliği sebebiyle iddia edilen hasarın meydana gelmiş olduğunu, taşıyıcının, taşıma sırasında meydana gelen ambalajın yırtılmasından sorumlu tutulamayacağını, dava konusu olayda uluslararası alım satım söz konusu olup, dava konusu mal bedelinin gönderen tarafından tahsil edilip edilmediği, kambiyonun tamamına kapatılıp kapatılmadığının anlaşılması, haksız zenginleşmenin önüne geçilmesi yönünden de zorunlu olduğunu, bu açıdan uluslararası alım satıma aracılık yapan bankanın öğrenilerek kambiyonun ne şekilde kapatıldığının sorulmasını talep ediyor olduklarını, meydana gelen hasarı ve zararı kabul etmemekle birlikte zamanaşımı itirazlarını tekrarla, davacı tarafın rücu talebinin fahiş olduğunu, bir an için iddia edilen hasardan sorumlu oldukları farz edilse bile bu sorumluluğun tespitinin CMR Konvansiyonu hükümlerine göre yapılacak olduğunu, buna göre sorumluluğun brüt kg bazında 8.33 SDR ile sınırlandırılmış olduğunu, ayrıca SDR hesabı yapılırken sovtaj değerinin de dikkate alınması ve sovtaj değerleri hesaplandıktan sonra kalan miktar üzerinden SDR hesabı yapılması gerektiğini, ayrıca CMR Konvansiyonuna göre talep edilecek yıllık faizin de % 5 ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından ödenen tazminatın taşıyıcı tarafından ancak gerçek mal bedeli üzerinden tazmin edilebileceğini, dolayısıyla sigortalı ile sigortacı arasındaki özel şarta tabi %10 veya daha yüksek oranda bedel arttırıcı veya diğer tutarlardan taşıyıcının sorumlu olmadığını ( CMR Konvansiyonu ) beyanla; öncelikle zamanaşımı itirazları dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, cevap dilekçesinde arz ve izah edilen hususlar dikkate alınarak davanın reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; tazminat isteminin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının sigortalısına ait malların davalı tarafça taşınması sırasında hasar görmesi nedeni ile davacının yapmış olduğu ödemeyi davalı taraftan talep edebilip edemeyeceği, ödemenin poliçe kapsamında olup olmadığı, zararın meydana gelmesinde davalı tarafın kusurunun bulunup bulunmadığı, olayda sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği, yapılan ödemenin gerçek zarar ile uyumlu olup olmadığı, talep edilebilecek tazminat bulunması halinde miktarı hususlarındadır. Mahkememizce hasar dosyası, ödeme evrakları ve taşımaya ilişkin belgeler dosya arasına alınmış ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, uyuşmazlık konularının tespiti için dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişisi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, sigorta uzmanı bilirkişi ....., Metalurji Mühendisi bilirkişi ..... ve taşıma uzmanı bilirkişi ...... 25/09/2024 tarihli raporlarında özetle; dosya kapsamında 3 farklı araçta değişik tarihlerde (...... -06.03.2023/ ...... - 10.03.2023/..... -21.02.2023 plaka ve tarihli) cam emtiasının taşınması sırasında cam kırılması meydana geldiğinin belirtilmiş olduğunu, dosya kapsamında bulunan resimlerden net şekilde değerlendirme yapmak için yeterli olmadığı kanısında olduklarını, dava konusu kırılmış camların araç üzerinde olmadığının anlaşılmakta olduğunu, kırılmış camların nerede nasıl kırıldığı hakkında bilgi olmadığının anlaşılmakta olduğunu, dava dışı ..... Cam Dış Tic. A.Ş.'nin birden çok araçta cam kırılmasının meydana gelmiş olması sebebiyle cam kırılması olan bazı paketlerde ambalajlama açısından cam kırılmasını önleyecek şekilde önlemlerin yeterli olmadığı açısından sorumlu olduğunun düşünülmekte olduğunu, dava dışı ...... Cam Dış Tic. A.Ş.'nin ambalajlanan cam emtiasının paketlemesi sırasında gerekli özeni göstermemiş olduğu kanısı oluşmuş olduğunu, dava konusu camların genellikle kenar ve köşe kısımlarından aldıkları darbe sonucu kırılmakta olduğunu, dosya kapsamında bulunan resimlere göre kenar ve köşe kısımları sabitleyici plastik takozların olmadığını, dava konusu emtianın 14.02.2023 tarihli gümrük beyannamesi olduğunun, 21.02.2023 tarihli teslimat yapılmış olmasının ve 28.02.2023 tarihinde ayıp ihbarının oluşmuş olduğunun görüldüğünü, dosya kapsamından teslimat sırasında kırılmış cam dolayısıyla şerh düşülmemiş olduğu ve camın ne zaman kırıldığı hakkında bilgi olmadığının anlaşılmakta olduğunu, cam gibi malzemelerin cam taşıma işi uygun cam taşıma konusunda nitelik özellikleri olan araçlarla yapılması gerektiğini, dava konusu solar camların taşıma esnasında aracın fren, savrulma, çukur ve tümsek gibi yerlerden geçtiği sırasında kırılmayı önleyecek yan yüzey takozlarının olduğunu, dik yüzeylerde takozların olmadığını, Türkiye'den yüklenmiş olup Avusturya'daki ..... isimli firmaya, tam ve hasarsız olarak teslim edilmediğini, hasarın taşıma sürecinde ambalaj içi istifleme, ambalaj vasıfları gibi sebeplerle, gönderenin sorumluluğunda meydana geldiğini, dosya kapsamında camın nerede nasıl kırıldığı hakkında bilgi olmadığını, ancak hasarın ambalaj kifayetsizliğine dayandığını, söz konusu taşımaya ilişkin CMR belgesinde hasar/zarar kaydı ve şerhler konularak kasalar içinde kırılma yönünde tespitlerin bulunduğunu, davacı ..... Sigorta Şirketi tarafından dosya kapsamına sunulan 26.01.2023 başlangıç 26.01.2024 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde tanzim edilen ...... numaralı Nakliyat Emtia Blok Sigorta Poliçesi ve poliçeye ek niteliğinde 14.02.2023 tarihinde düzenlenen ..... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Sertifikası örneğinde sigortalı dava dışı ...... Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. olarak geçtiğini, dava dışı ..... Cam Dış Tic. A.Ş.'nin poliçenin herhangi bir yerinde sigortalı veya sigorta ettiren olarak yer almadığını, gerçekleşen zararın ambalaj yetersizliğine bağlı olarak gerçekleşmesi sebebiyle, Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları hükümleri kapsamında ambalaj yetersizliğine bağlı olarak ödenen hasarların, sigorta teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, dava dışı ...... Dış Tic. A.Ş.’nin dosya kapsamına sunulan poliçe örneğinde sigortalı veya sigorta ettiren konumunda bulunmadığını, geçerli bir poliçenin olması durumunda dahi meydana gelen zararın ambalaj yetersizliğine bağlı olarak gerçekleşmesi sebebiyle ödenen hasarın hatır ödemesi(ex-gratia) niteliğinde olduğunu, davacı ..... Sigorta Şirketi‘nin, herhangi bir poliçeye bağlı olmadan ve ambalaj yetersizliği ile yükleme hatasına bağlı olarak teminat kapsamında değerlendirilmeyen hasarı ödemek suretiyle halefiyet hakkına sahip olamayacağını, yapılan ödemenin lütuf ödemesi(ex-gratia) kapsamında değerlendirilebileceğini, lütuf ödemesi(ex-gratia) kapsamında yapılan ödeme sebebiyle davalı ...... Ulus. Nak. ve Tic. A.Ş.‘ne karşı rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşmeyeceğini bildirmişlerdir. TTK’nun 1301. maddesi uyarınca rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Dosyada mevcut ödeme yapan davacının sigortalıdan aldığı hasar tazminat makbuzu ve ibranameyle sigortalının dava haklarını temlik alması karşısında TBK'nın 183 ve devamı maddeleri kapsamında, yazılı temlik sözleşmesi gereğince davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde TTK hükümleri yanında uyuşmazlığın niteliği ve yapılan taşımanın türü gereğince CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Türk Ticaret Kanunu'nun 862. Ve 863. Maddelerinde ; (1) Eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Ayrıca gönderen, eşyanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde işleme tabi tutulabilmesi için işaretlenmesi gerekiyorsa, bu işaretleri de koymakla yükümlüdür......(1) Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür" düzenlemelerine yer verilmiştir. CMR Konvansiyonunun 17. maddesi uyarınca taşıyıcı, yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar yükte meydana gelecek hasardan sorumludur. Sözleşmenin 17/4-c maddesi uyarınca taşıyıcı hasarın, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınmasından, yüklenmesinden, istif edilmesinden veya boşaltılmasından kaynaklandığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Bununla birlikte yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile taşıyıcının, malın sağlam ve tam olarak teslimi sorumluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalajlanması itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında nezaret görevi mevcuttur. Buna göre, taşıyıcının göndereni uyarması gerekmekte olup, bu uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında paylaştırılması gerekmektedir. CMR Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca taşıyıcı zayi ve hasarın kendisine isnat edilmeyecek bir sebepten ileri geldiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabilir. Yani taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için olayda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlaması gerekir.(Yargıtay 11. HD.'nin 16/09/2013 tarih ve 2012/15448 Esas-2013/15829 Karar sayılı ilamı ) Somut olayın değerlendirilmesinde dava dışı sigortalı ..... Dış Tic. A.Ş.'nin ambalajlanan cam emtiasının paketlemesi sırasında gerekli özeni göstermediği, taşınan camların genellikle kenar ve köşe kısımlarından aldıkları darbe sonucu kırıldığı, kenar ve köşe kısımları sabitleyici plastik takozların olmadığı, teslimat sırasında kırılmış cam dolayısıyla şerh düşülmemiş olduğu ve taşınan emtianın niteliği gereği özel araçla taşınması gerektiği, taşınan emtiaların alıcısına tam ve hasarsız olarak teslim edilmediğini, hasarın taşıma sürecinde ambalaj içi istifleme, ambalaj vasıfları gibi sebeplerle meydana geldiği, hasarın ambalaj kifayetsizliğine dayandığı, gerçekleşen zararın ambalaj yetersizliğine bağlı olarak gerçekleşmesi sebebiyle, sigorta teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, bu nedenle ödenen hasarın hatır ödemesi(ex-gratia) niteliğinde olduğu, hatır ödemesi niteliğinde olan ödeme nedeni ile rücu talep edilemeyeceği kanaatine varıldığından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE; 1-Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta başkaca harç alınmasına yer OLMADIĞINA, 2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafça sarf edilen 10,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.190,72 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde ilgilisine İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2024 Katip Hakim