İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1017 E. 2024/878 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1017
Karar No
2024/878
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1017 KARAR NO : 2024/878 DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 31/05/2023 KARAR TARİHİ : 11/09/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/09/2024 DAVA: Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından inşaa edilen taşınmazların dava dışı Damcı ...…Ltd.Şti’ye satışı konusunda tarafların anlaştıklarını, tapu devri aşamasına taşınmaz bedellerinin elden ödeneceğinin belirtildiğini, müvekkili tarafından güven ilişkisine binaen bu teklifin kabul edildiğini, dava dışı şirket yetkilisinin tapu devrinin yapıldığı 27/06/2018 tarihinde taşınmazların bedelini tapuya getirmede sıkıntı yaşadıklarını, gün içinde bedellerin ödeneceğini söylediğini, güven ilişkisine dayanarak kabul ettiklerini, taşınmazların dava dışı şirket tarafından satın alındığı günün ertesi günü davalı banka lehine ipotek tesis ettirildiğini, müvekkili tarafından Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... esas sayılı dosyası üzerinden tapunun iptali ve adına tescili istemiyle dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne, geçmişe etkili olarak tapuların iptaline karar verildiğini, davalı bankanın üzerinde ipotek bulunan taşınmazların hile ile dava dışı şirket adına tescil edildiğinin mahkeme kararı ile sabit olduğunu, davalı bankanın ipotek tesis ederken özensiz davrandığını, bankaların taşınmazlar üzerine ipotek tesis ederken değer tespiti yaptırdığını, ipotek konulmadan önce değer tespitinin yapılmadığını belirterek davanın kabulü ile ipoteğin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ipotek resmi senedinde yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olarak gösterildiğini, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesinin gerektiğini, müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, satış bedeli ödenmememiş olmasına rağmen davacı tarafından dava açılmak üzere 9 ay beklendiğini, suç duyurusunda bulunmadıklarını, müvekkilinin TMK’nun 1023 ve 3.maddeleri gereğince iyiniyetle hak iktisap ettiğini, kazanımının korunmasının gerektiğini, bankanın taşınmazların evveliyatına ilişkin olarak araştırma yapma yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 09/10/2023 tarih ve ...... Esas ...... Karar sayılı ilamıyla Yargı Yeri Belirleme kararı üzerine, dava Mahkememizin ..... esasına kaydı yapılmıştır. Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... esas sayılı dosyası celbedilmiş olup tetkikinde davacı tarafından dava dışı şirket aleyhine dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak tapu iptali ve tescil davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile tapuların iptali ve davacı adına tesciline karar verildiği, tarafların istinaf kanun yolundan feragati neticesinde kararın 21/12/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Tarafların Ticari Defter ve Belgeleri ile dava dışı ..... Nakliye Turizm Gıda Ticaret Limited Şirketi'nin defter ve belgeleri üzerinde 1 SMM ve 1 bankacı bilirkişi refakatinde 05/02/2024 günü, saat 15:00’de bilirkişi incelemesi yapılmasına, Bilirkişi heyetine SMM Bilirkişi ..... ve Bankacı Bilirkişi ..... ’in atanmasına, Mahkememizce atanan bilirkişiler tarafından tarafların ticari kayıt ve belgeleri incelenerek davacı ile dava dışı şirket arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacı tarafın taşınmazların dava dışı şirkete satış sebebine ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı, davacı ile dava dışı şirket arasında muvazaa teşkil edebilecek kayıtlar bulunup bulunmadığı, ipoteğin usulüne uygun olarak tesis edilip edilmediğine ilişkin olarak bilirkişi raporu tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ..... ve Bankacı Bilirkişi .....'in 22/04/2024 tarihli kök raporunda özetle; davalı banka ile dava dışı kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu) ..... Nak. Tur. Gıda Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, mülkiyeti dava dışı asıl kredi borçlusu firmaya ait olan taşınmaz üzerinde 3.500.000,00 TL bedelli limit ipoteği tesis edildiğini, anılan taşınmaz ipotek yüküyle birlikte mahkeme ilamına atfen davacı adına tescil edildiğini, davacı ipotek borçlusu sıfatıyla dava tarihi itibariyle belirlenen 14.739.723,12 TL'lık kredi borcunun limit ipoteği kapsamında 3.500.000,00 TL'lık kısmından malen sorumlu olduğunu, davalı banka ipotek limiti kapsamında kredi borcu davacı yanca bizzat ödenmeden ve/veya icra marifetiyle taşınmaz satışı gerçekleşmeden mezkur ipoteği fek edemeyeceğini bildirmişlerdir. Mahkememizin 25/01/2024 tarihli ara kararı ile İzmir ATM'ye talimat yazılarak dava dışı ..... Petrol Nakl. Tur. Gıda Tic. Ltd. Şirketi'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi tarafından inceleme yapılarak rapor tanzimine karar verilmiş olup; Bilirkişi ...... 'ın 12/07/2024 tarihli raporunda özetle; ..... Petrol şirketinin ..... şirketinden 1.834.999,99-TL tutarında 8 adet bağımsız konut satın almış olduğunu, bu bedelin nakden ödenmediğini, .... şirketin adına ...... şirketinin muhasebe kayıtlarına 320-Satıcılar Hesabına alacak olarak kaydedildiği yani veresiye satın alımının yapıldığını, herhangi bir nakit ödemenin olmadığını, ...... Petrol şirketinin tek ortağı olarak kaydı bulunan ..... ’ın bu tutar üzerinden kendi çeklerini kullanarak .... şirketinin alacağını ödeme şeklinde kayıt düşüldüğünü, 30.11.2018 tarihli 6449 sayılı mahsup fişinde görüleceği üzere bu tarih itibariyle ...... şirketinin alacağının ortadan kaldırıldığını, yerine ..... Petrol şirketinin tek ortağı ...... ’ın keşide edilen çekleri devreye sokulduğunu, ..... şirketi yerine bu ortağın borçlu olarak gösterildiğini, bu suretle 2018 yıl sonu itibariyle ..... şirketinin .....s şirketine herhangi bir borcunun kalmadığı sıfırlandığını, onun yerine .....’ın alacaklı olarak kayıtların düzenlenerek muvazaalı muhasebe kayıtlarının ticari defterlerine yansıtıldığını, ileri tarihlerde açılmış bulunan konkordato talebi davasına .... Petrol şirketinin oturtulduğunu, bu suretle .... Petrol şirketinin bir taşla iki kuş vurarak konkordato avantajından da yararlanmaya çalışıldığını, ..... Petrol şirketinin mali müşaviri ..... ’ın ifadesine göre, adı geçen şirketin muhasebe defterlerinin Vergi incelemesine sevk edildiğini (buna dair bir belgenin sunulmadığı) şeklinde cevap alınmış olduğundan yukarıdaki tüm bilgi ve kayıtların adı geçen muhasebeciden temin edilerek inceleme yapıldığını bildirmiştir. Taraf itirazları irdelenerek ek rapor tanzim edilmesi hususunda dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ..... ve Bankacı Bilirkişi ..... 'in 01/07/2024 tarihli ek raporunda özetle; yapılan inceleme sonucunda kök rapordan ayrılmayı gerektirebilecek nitelikte bir hususun tespit edilememiş olması nedeniyle, kök rapordaki değerlendirmelerle aynen bağlı bulunduklarını bildirmişlerdir. Dava, dava dışı şirket borcu nedeniyle davalı banka lehine taşınmazlar üzerine konulan ipoteklerin fekki istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın mahkememizin yetkili olup olmadığı, ipoteğin usulüne uygun olarak kurulmuş olup olmadığı, ipotek tesis edilen gayrimenkullerin mahkeme kararı ile davacı adına tapuda tescil edilmesinin ipoteğin fekki sebebi oluşturup oluşturmadığı, davacı ve dava dışı şirket arasında muvazaalı işlem olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Tapu sicili aleni olup ilgili herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfa ve belgelerin kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini tapu memurundan isteyebilir. Tapu kütüğüne yapılmış her tescil, bir ayni hakkı karşılar. Geçerli bir tescil, sicil dışı meydana gelen bir değişiklik sonucu sonradan yolsuz tescil haline gelebilir. Bu durumda bile iyi niyetli üçüncü kişiler bakımından, tescilin olumlu hükmü uygulanır. Yani, iyi niyetli üçüncü kişilerin böyle bir tescile güvenerek kazandıkları ayni haklar korunur.(M.K.m.1023) Üçüncü kişinin yolsuz kayda dayanarak ayni hak kazanımının korunabilmesi için tescilin yolsuzluğunu bilmemesi veya bilebilecek durumda olmaması gerekir. Bu bağlamda, üçüncü kişilerin Medeni Kanun’un 3. maddesi çerçevesinde iyiniyetli olması esastır. Buna göre, kendisinden beklenen özeni göstermeyen, tescilin yolsuz olduğunu bilen veya bilebilecek durumda olan üçüncü kişiler iyi niyet iddiasında bulunamazlar. Burada aranan iyi niyet, tescil isteminin yevmiye defterine kaydı esnasında mevcut olmalıdır. Ancak, kütükteki tescilin belgelerle çeliştiğini bilmesine ya da şüphelenmesine rağmen bunu incelemekten veya gerekli özeni göstermekten kaçınır ise, iyiniyet iddiasında bulunamaz. Üçüncü kişinin iyiniyetli olmadığını ispat etme yükü, iddia eden tarafa aittir. Ancak iyiniyetin olmadığını kanıtlamak zor olduğundan bunu iddia eden bazı fiili karinelerden yararlanabilir. Örneğin, ayni hak kazanan kişiyle yakın bir ilişkinin bulunması, malın kısa sürede el değiştirmesi veya düşük bir bedelle el değiştirmesi durumlarında iyiniyet iddiasında bulunulamayacağı karine olarak kabul edilebilir. Dava konusu taşınmazlar 27/06/2018 tarih, ..... yevmiye no'su ile davacı ..... Turizm Ticaret Ltd.Şti tarafından satış bedelinin nakden ve tamamen alındığı belirtilerek dava dışı ..... Nakliye Turizm Gıda Şirketine satılarak devredilmiş, 28/06/2018 tarihinde ise dava dışı ...... adına olan taşınmazlar üzerine davalı lehine ipotek tesis edilmiştir. Davacı tarafından 26/03/2019 tarihinde Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esasına kayıtlı olarak ..... Petrol ...Ltd.Şti aleyhine tapu iptali ve tescil davası açılmış, yapılan yargılama neticesinde 24/11/2022 tarihinde davanın kabulü ile ...... Petrol ...Ltd.Şti adına kayıtlı taşınmazların tapularının iptali ile davacı ..... Turizm ..LtD.Şti adına ipotekle yüklü olarak tesciline karar verilmiş, mahkemece verilen karar taraflarca istinaftan feragat edilmek suretiyle kesinleşmiştir. Davacı işbu dava ile, taşınmazların bedelinin ödenmediğinden bahisle tapunun iptali ve adına tescil edildiğini, bu hususun mahkeme kararı ile sabit olduğunu belirterek davalı lehine konulan ipoteklerin fekkini talep etmiştir. İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023 üncü maddesi; "Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur." şeklindedir. Davalı banka ile dava dışı kredi borçlusu şirket arasındaki sözleşme 28/05/2018 tarihinde aktedilmesine müteakip, ipotek tesisi 28/06/2018 tarihinde yapılmıştır. Kredi ilişkisi ipotek tesis tarihinden yaklaşık olarak 1 ay önce kurulmuştur. Yine ipotekli taşınmaz dava dışı asıl kredi borçlusu firmaya 27/06/2018 tarihinde satılmıştır. Akabinde 1 gün sonra taşınmaz üzerinde 28/06/2018 tarihinde kurulmuştur. Bankaların kredi ilişkisi kurulmadan önce rutin olarak kredi talep eden firmanın ön istihbarat ve bilanço analizini yapmaları gerekmektedir . Yine kredi limiti ve teminatın belirlenmesinde belirli süreçlerden geçilmekte, bu süreçler kredinin büyüklüğüne, limitine göre ilgili birimler tarafından tamamlanıp gerekli onaylar alındıktan sonra teminat sürecine geçilmektedir. Davalı bankanın ipotekli 6 adet taşınmazın 21/06/2018 tarihinde değerleme raporlarını aldığı, bankanın gerekli incelemelerin akabinde 7 gün sonra 28/06/2018 tarihinde ipotek tesis ettiği, dosya kapsamında alınan bankacı bilirkişi raporu ile kredi sürecinin banka tarafından ikmal edilmiş olduğu tespit edilmiştir. Davalı bankanın ipotek tesisi öncesinde taraflar arasındaki ticari ilişkiyi bilmesi, tapu satış senedindeki resmi beyanların aksi durumun varlığından haberdar olması mümkün olmadığı gibi kayıtlarda da ipotek tesisini engelleyen bir kayıt ya da ibare bulunmamaktadır. Davacı tarafça satış sırasında bedelin ödeneceğine duyulan güven ile satışın gerçekleştiği belirtilmiş ise de satış senedinde bedelin nakden ve peşinen alındığı belirtilmiştir. Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine verilen karar, tarafların istinaftan feragat etmesi ile kesinleştirilmiş ve akabinde işbu dava açılmıştır. Davalı bankaya atfedilebilecek, bildiğinin ya da bilmesi gerektiğinin ileri sürülebileceği bir durum bulunmamaktadır. Bu durumda 4721 sayılı TMK'nın 1023 üncü maddesinde düzenlenen tapu siciline iyi niyetle güvenerek ayni hak iktisap edenin iyi niyetinin korunacağı açık olup (Yargıtay 7.Hukuk Dairesi, 07/05/2024 tarih, 2023/1601 Esas, 2024/2421 Karar) davanın reddine karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL peşin harç ve 59.591,35-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 59.771,25-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 59.343,65-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadaesine, 2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 307.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından sarf edilen 662,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 11/09/2024 Başkan ..... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Katip .... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1017, K. 2024/878, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1017-e-2024-878-k-7b6afcfa6e4f