İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/176 E. 2023/1310 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/176
- Karar No
- 2023/1310
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/176 KARAR NO : 2023/1310 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/02/2022 KARAR TARİHİ : 21/12/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ...’ın 02.10.2021 tarihinde yaya halinde iken, ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka nolu aracın çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, bu aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Poliçe No:....) davalı şirket tarafından yapıldığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortacının, sigortalısının üçüncü kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, müvekkillerinin murisi ve aynı zamanda destekçisi olan ....'ın vefatı nedeniyle, davalı sigorta şirketinin davacı müvekkillerine destekten yoksun kalma tazminatı (maddi tazminat) ödemesi gerektiğini, fazlaya ait ve başkaca her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkillerine ödenmesi gerekli ve şu an için miktarı belirsiz olan ancak, 6100 Sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından (maddi tazminat) şimdilik 3.000,00 TL'nin (her bir davacı için 1.000,00 TL olmak üzere) kaza tarihi olan 02.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı ... A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı müvekkil .... A.Ş. nezdinde .... poliçe numaralı 28.07.2021-28.07.2022 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesinin bulunduğunu, 02.10.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde; davacı ... meydana gelen kaza nedeniyle maluliyet iddiasıyla huzurdaki davanın ikame edildiğini, ancak davacı ... iddia ettiği maluliyet ile ilgili olarak kusur oranına ilişkin bir tespit yapılmadığını, 2918 sayılı Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğun, zorunlu sigorta limitlerine göre temin edeceğini, somut olaya karışan davacı yaya ile sigortalı araç sürücüsü yönünden öncellikle kusuru ve kusur kapsamında sorumluluğunun tespitinin gerektiğini, haksız eylem sonucu yaralanma sebebiyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesi gerektiğini, gerçek zararın belirlenebilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumuna yazı yazılarak, öncelikle söz konusu kazanın, davacıya peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulması, peşin sermaye değeri bağlandı ise rücuya konu miktarın işbu davada aktüer tarafından hesaplanacak tazminat tutarından mahsubunun gerektiğini, davanın kabulü manasında olmamak üzere; tazminat hesaplama yoluna gidilecek ise hesaplamada CSO 1980 tablosunun kullanılması ve teknik faizin %3 olarak esas alınması gerektiğini, davanın usulden reddine, huzurdaki hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, 02/10/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ....'ın ölümü nedeniyle mirasçıları tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup uyuşmazlığın tarafların kusur oranları, davalının tazminat miktarından sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise talep edilebilecek tazminat miktarının ne olduğunun tespiti hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın .... tarihli yazısı ekinde Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan .... sayılı raporda özetle; ... tarihinde saat 00:45 sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... caddesi üzerinden sol şeridi takiben ... Konutları istikametinden ... istikametine seyirle olay mahalline geldiğinde idaresindeki aracın ön kısımlarıyla; seyir istikametine göre sol taraftan orta refüjden kaplamaya giren yayalar ..., ... ve ...’a çarpması neticesinde yayaların ölümü ile sonuçlanan dava konusu trafik kazası meydana geldiği, yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; Sürücü ... idaresindeki araç ile yerleşim yeri içi cadde üzerinde seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, mahal şartları üzerinde bir hızla seyri sırasında dikkatini yola vermediği, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyrettiği, far ışığı altındaki görüş alanını yeterince kontrol alında bulundurmaması neticesinde olay mahalline geldiğinde, yolun solundan sağına geçmek üzere orta refüjden kaplamaya giren yayaları zamanında fark edemeyip önlemsizce ve mevcut hızıyla yayalara çarpması ile meydana gelen kazada kusurlu olduğu, müteveffa yayalar ..., ... ve ...’ın olay mahallinde yolun karşısına geçmek üzere mahal yakınındaki kavşağı kullanmaları gerektiği, kaplamaya girmeden önce kendi can güvenlikleri açısından gelen trafiği kontrol etmeleri, gelen araçların mesafesini ve hızını dikkate alarak ilk geçiş hakkını gelen araca vermeleri akabinde uygun zamanda kaplamaya girerek kontrollü şekilde geçişlerini gerçekleştirmeleri gerekirken bu hususa özen göstermedikleri, sağdan mahal şartları üzerinde bir hızla yaklaşmakta olan aracın varlığına rağmen kaplamaya girdikleri anlaşılmakla meydana gelen kazada her biri kendi ölümünde ayrı ayrı kusurlu oldukları belirtilmiş; Sonuç olarak olayda; Sürücü ...’in %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yayalar ..., ... ve ...’ın her birinin kendi ölümünde ayrı ayrı %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu oldukları, kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 23/06/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından Sayın Mahkemeye gönderilen 28/02/2023, 14/06/2022 ve 23/06/2022 tarihli yazılar ekinde, .... T.C. Kimlik Numaralı müteveffa ...’a ait hizmet döküm cetveli, işyeri unvan listesi, çalıştığı işyerlerine ait tescil ve detay bilgileri, bordro bilgileri gönderilmiş olup, müteveffa sigortalının çalıştığı işyerlerinden bildirildiği meslek kodlarının 4641-Tekstıl Ürünlerinin Toptan Ticareti; 9622.02- Beden İşçisi (Genel); 7533.02-Konfeksiyon İşçisi olduğu, çalışma hayatı boyunca bildirilen prime esas kazancının asgari ücret mertebesinde olduğu, vefatından önce çalıştığı son işyerinde günlük brüt ücretinin asgari ücretin günlük tutarı olan 119,25.-TL olarak bildirildiği; Eşi ...’ın daha önce 7533.02-Konfeksiyon işçisi meslek kodu ile çalıştığı, kaza tarihinde çalıştığı işyerinde günlük brüt ücretinin asgari ücretin günlük tutarı olan 119,25.-TL olduğu, kazadan sonra 31.12.2021 tarihinde “17-İşyerinin kapanması” işten çıkış kodu ile işten ayrılışının bildirildiği; Çocukları .... ile ...’ın ise herhangi sorgulama tarihi itibariyle herhangi bir çalışmalarının bulunmadığının bildirildiği; saptanmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye gönderilen 22/06/2022 tarihli yazıda, .... T.C. Kimlik numaralı (müteveffa) ... hakkındaki Kurum kayıtlarının tetkikinde; vefatına kadar kendisine bağlanmış herhangi bir gelir/aylık/maaş kaydı olmadığı, adı geçenin vefatından sonra ise hak sahipleri olan (eşi) ..., (oğlu) .... ile (kızı) ...'a Ölüm Aylığı bağlandığı, 3/2.795.888 tahsis numaralı (aktif) dosyanın Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinde olduğu bildirilmiştir. ... plakalı araca dair ... A.Ş. tarafından ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesinin 16/07/2021 tarihinde düzenlendiği, sigorta başlangıç ve bitiş tarihlerinin 28/07/2021-28/07/2022 olduğu, “sakatlanma ve ölüm” sigorta teminatı limitinin kişi başına 430.000,00.-TL ve kaza başına 2.150.000,00.- TL olduğu saptanmıştır. Davalı taraf vekilince dosyaya sunulan ... Bankası aracılığıyla 05.04.2022 tarihinde ....'a yapılan 223.002,16.-TL’lik ödeme dekontu bulunsa da ekran görüntüsü olarak ibraz edilen hasar dosyasında söz konusu ödemenin aynı kazada vefat eden bir diğer kazalı ...’ın muhtemel hak sahibinin vekiline yapıldığı anlaşıldığından, sayın Mahkemenizde görülmekte olan dava ile ilişki kurulamamıştır. Tazminata dair değerlendirme; Zorunlu mali sorumluluk sigortası, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişiye karşı olan sorumluluğunun belli limitler dahilinde karşılanmasını amaçlayan ve kanun gereği yapılması zorunlu kılınan sigorta türüdür. Zorunlu mali sorumluluk sigortasına (bundan sonra kısaca ZMSS olarak anılacaktır) ilişkin olarak 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu (bundan sonra kısaca KTK olarak anılacaktır) hükümleri ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartları (bundan sonra kısaca ZMSSPGŞ olarak anılacaktır) uygulanır. ZMSS ile işletenin veya sürücünün kusurlu davranışı teminat altına alınmaktadır. ZMSS'de rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödeyeceği tazminat KTK.m.91 hükmünün atfıyla 85/1 hükmü uyarınca sigorta ettiren işleten tarafından motorlu aracın işletilmesi sonucunda ortaya çıkan maddi zararlar ile kişinin yaralanması veya ölmesi gibi bedeni zararlara ilişkindir. ZMSS ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı teminat altına alınmaktadır. ZMSS ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı teminat altına alındığından, sigortalısına ZMSS teminatı sunan davacı sigorta şirketi poliçede gösterilen limitler dahilinde kalmak kaydıyla meydana gelen hasardan sorumlu olacaktır. ZMSS'de motorlu aracın neden olduğu riziko sebebiyle 3. kişilere ait şeylere veya bedenlerine verilen zarardan ötürü sigortacı poliçede gösterilen limit meblağının tamamını değil, 3. kişinin maruz kaldığı gerçek ve somut zarar miktarı tazmin etmelidir. ZMSS’ye ilişkin tarife ve poliçelerde gösterilen ve sigortacının sorumlu olduğu azami limiti gösteren meblağların, zarar görene ancak uğradığı gerçek zarar miktarı kadar ödenmesi gerekir. Motorlu aracın neden olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait şeylere veya bedenlerine verilen zarardan ötürü sigortacı poliçede gösterilen limit meblağının tamamını değil, üçüncü kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak karşılaması gerekir. Yargıda geçerli olan ve Yargıtay’ca benimsenen yöntemlerle ve ödeme tarihindeki verilere göre (hesap unsurlarına göre) hesaplanıp, “yetersiz” olduğu saptanmışsa; bu ödemeler, en son verilere göre hesaplanan tazminattan indirilecektir.11.HD. 12.07.2005, E.2004/11391 K.2005/7570 sayılı kararında özetle; “Ödenen meblâğ ile gerçek zarar arasında aşırı fark olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmelidir. 2918 sayılı KTK.’nun 111.maddesine göre, bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olan ve yetersiz veya fahiş olduğu “açıkça belli olan” anlaşmalar ya da uzlaşmaların, yapıldıkları tarihten başlayarak “iki yıl içinde” iptal edilebileceği öngörülmüştür…O halde mahkemece, ibranamede davacıya “ödendiği belirtilen meblâğ” ile “belirlenen gerçek zararın”, 2918 sayılı KTK.’nun 111.maddesi hükmü ve tarafların içinde bulunduğu durumlar da göz önüne alınarak, “aradaki farkın fahiş olup olmadığının” tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir” şeklinde hüküm kurduğu görülmüştür. Dava konusu olayda, dosya muhteviyatında sigorta şirketince hak sahiplerine yapılan bir ödeme tespit edilemediğinden, hak sahiplerinin destekten yoksun kaldıkları maddi zarar hesabı yapılacak, hesap tarihi itibariyle hesaplama yapılacaktır. Aktüeryal Yönden İnceleme ve Değerlendirme; Tazminat Hesabında Kullanılacak Yöntem ve Mortalite Tablosu; Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli ve 2020/40 K. sayılı iptal kararı sonrasında tazminat hesaplamasının hangi usul ve esaslara göre yapılacağı hususunda belirsizlik oluşmuş, nihayetinde Yargıtay’ın son dönem kararlarından sonra TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, ancak 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması benimsenmiştir. Hesaplamada yıllar itibariyle %10 ücret artışı ve %10 iskonto uygulanacaktır. Yargıtay 17. HD. 14.01.2021 T. 2020/2598 E. 2021/34 K. sayılı emsal nitelikteki kararında özetle; “Desteğin ve hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” yaşam tablosuna göre saptanmakta ise de; Başbakanlık, Hazine Müsteşarlığı, ... Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH-2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu’nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesaplanmasında anılan tablonun uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu anlamda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğinin sağlanması açısından ve yine bu tablonun Ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de 2020 yılı Aralık ayı itibariyle tazminat hesaplamalarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.” Hükmüne yer verilmiştir. Gelir Durumu; Dosya içeriğinde müteveffa ...’a ait SGK tarafından gönderilen hizmet döküm cetvelinde, vefatından önce çalıştığı son işyerinde günlük brüt ücretinin asgari ücretin günlük tutarı olan 119,25.-TL olarak bildirildiği görülmüş olup, dosyada başkaca bir bilgi ve belge tespit edilemediğinden değerlendirme günlük asgari ücret üzerinden yapılacaktır. 2021 yılında geçerli “evli, eşi çalışan ve 2 çocuklu” bir kişinin asgari geçim indirimi tutarı 348,51.-TL olup, aylık net asgari ücret 2.557,59.-TL tutarına eklediğimizde, toplam aylık net gelir 2.906,40.-TL ve günlük ücret ise 96,88.-TL olarak belirlenmektedir. Bu sebeple müteveffanın bilinen son ücreti olarak günlük 96,88.-TL esas alınacaktır. Müteveffanın Yaşı ve Destek Olabileceği Süre ; Dosya içindeki belgelerden 01/01/1981 doğumlu olduğu anlaşılan müteveffa ..., 02/10/2021 meydana gelen olay 41 yaşında (41 yıl 9 ay, 1 günlük) olmakla, bugün yaşasaydı 42 yaşında (42 yıl 5 ay 22 gün) olacak olup, Yargıtay kararları gereği 60 yaşa kadar aktif çalışabileceğinden, aktif devre hesaplaması 60 yaşına kadar yapılacaktır. TRH-2010 (erkek) Türkiye Hayat Tablosuna göre, müteveffanın bakiye ömrü 33,99 yıl (38 yıl 11 ay 26 gün) olup, buna göre bakiye ömür sınırının 28/09/2055 tarihi olduğu anlaşılmıştır. Buna göre yapılacak hesaplamada destek süresi 02/10/2021-28/09/2055 dönemini aşmayacak şekilde dikkate alınmıştır. Hak Sahiplerinin Yaşları ve Destek Süreleri ; Eşi ...; Davacı eş ..., 05/10/1983 doğumlu olup, meydana gelen olay tarihinde 38 yaşındadır (37 yıl 11 ay 27 gün). (6 ayı aşan yıl kesirleri tama iblağ edilir. Yarg.17.H.D. 22.3.2011 T.2010/7488 E-2011/2560 K.) TRH-2010 (kadın) Türkiye Hayat Tablosuna göre bakiye ömrü 41,17 yıl (41 yıl 2 ay 1 gün) olan adı geçenin bakiye ömür sınırının 03/12/2062 olduğu anlaşılmıştır. İhtiyaç süresi ile müteveffanın beklenen yaşam süresi karşılaştırılarak daha kısa olan süre destek süresi olarak belirleneceğinden, adı geçenin 28/09/2055 tarihi ile sınırlı olarak 33 yıl 11 ay 26 gün destekten yoksun kaldığı kabul edilmiştir. Oğlu ... ; Müteveffa ...’ın oğlu davacı ..., 29/10/2005 doğumlu olup, meydana gelen olay tarihinde 16 yaşındadır (15 yıl 11 ay 3 gün). Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında kabul gören uygulamaya göre normal şartlarda erkek çocuklar 18, kız çocuklar 22 yaşına kadar destek tazminatı alabilecekler, çocukların yüksek okul okuyor olması ya da okuması ihtimali varsa 25 yaşına kadar destek alabileceklerdir. (Yargıtay HGK 10/06/2015 tarih 2013/17-2343 esas 2015/1534 karar, 17. HD. 09/04/2015 tarih 2013/17627 esas 2015/5572 karar, 21. HD. 10/12/2013 tarih 2013/17221 esas 2013/23524 karar, 4. HD. 24/01/2011 tarih 2010/1818 esas 2011/512 karar sayılı ilamlar) Dosya muhteviyatında ....’ın öğrenim durumu hakkında bir belge bulunmamaktadır. Bu çerçevede, adı geçeninin 18 yaşını dolduracağı 29/10/2023 tarihi itibariyle destekten kapsamı dışında kalacağı ve dolayısıyla 2 yıl 27 gün destekten yoksun kaldığı kabul edilmiştir. Kızı ... ; Müteveffanın kızı davacı ..., 08/11/2009 doğumlu olup, meydana gelen olay tarihinde 12 yaşındadır (11 yıl 10 ay 22 gün). Yukarıda bahsedildiği gibi Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında kabul gören uygulamaya göre normal şartlarda erkek çocuklar 18, kız çocuklar 22 yaşına kadar destek tazminatı alabilecekler, çocukların yüksek okul okuyor olması ya da okuması ihtimali varsa 25 yaşına kadar destek alabileceklerdir. (Yargıtay HGK 10/06/2015 tarih 2013/17-2343 esas 2015/1534 karar, 17. HD. 09/04/2015 tarih 2013/17627 esas 2015/5572 karar, 21. HD. 10/12/2013 tarih 2013/17221 esas 2013/23524 karar, 4. HD. 24/01/2011 tarih 2010/1818 esas 2011/512 karar sayılı ilamlar) Dosya muhteviyatında ...’ın öğrenim durumu hakkında bir belge bulunmamaktadır. Bu çerçevede, adı geçeninin 22 yaşını dolduracağı 08/11/2031 tarihine kadar 10 yıl 1 ay 6 gün destekten yoksun kaldığı kabul edilmiştir. Kusur Durumu ; Hesaplama, kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri dikkate alınarak Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 03/01/2023 tarihli ve ... sayılı raporuna göre yapılacaktır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 03/01/2023 tarihli ve ... sayılı raporunda; ... plakalı araç sürücü ...’in %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...’ın ise %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Müteveffanın (02/10/2021-28/09/2055 devresi) Kazançları Bilinen Aktif Devre Kazançları (2 yıl 2 ay 30 gün) ; Murisin 02/10/2021 tarihli bilinen son geliri, asgari geçim indirimi dahil net günlük asgari ücret tutarı olan 96,88.-TL olarak dikkate alınmıştır. Buradan hareketle geçmiş devre bilinen dönem toplamı 189.472,33.-TL olarak hesaplanmaktadır. Bilinmeyen / İşleyecek Devre Kazançları- 01/01/2024-28/09/2055 (34 yıl 20 gün) ; Asgari ücretin resmi olarak bilindiği 02/10/2021-31/12/2023 devresi sonrasında, Yargıtay kararları gereğince, asgari ücretin resmi olarak bilinemediği 01/01/2024 tarihinden sonrası için, bilinmeyen dönem işleyecek aktif devre ile 60 yaşından itibaren bilinmeyen dönem işleyecek bakiye ömrün sonu olan tarihe kadarki pasif devre dönemi ifade edilmektedir. Diğer taraftan müteveffanın beklenen yaşam süresi ile hak sahibinin ihtiyaç süresi karşılaştırılarak daha kısa olan süre, her bir hak sahibinin destek süresi olarak ayrı şekilde dikkate alınacaktır. Murisin bilinen dönem son geliri, o tarihte geçerli günlük net asgari ücrete eşittir. Devrebaşı günlük net asgari ücret (14.402,32/30=380,08) 365 gün çarpımı ile yıllık net gelir 138.728,23 TL olarak hesaplanmış ve Yargıtay kararları gereği yıl be yıl %10 artırımlı ve 1/kn iskontolu hale getirilmesi ile bulunacaktır. Hesaplama yapılırken kusur oranı nispetinde bilahare iskonto yapılacaktır. Eşin Evlenme Şansı; Doğal yaşamın gereği, dul kalan eş tekrar evlenebilir. Bu durumda müteveffadan alacağı yardımın kesileceği kabul edilmelidir. Destekten yoksun kalma hesabı yapılırken dul kalan eşin evlenme ihtimaline göre elde edeceği maddi tazminattan belli oranda indirime gidilir. İndirim varsayımsal bir oran ile yapılmaktadır. Dul eşin tekrar evlenme ihtimali ile ilgili olarak Yargıtay içtihatlarında “AYİM Dul Eşin Evlenme Şansı İndirim Oranları Tablosu” kullanılmaktadır. AYİM tarafından kullanılan Kadının Evlenme Şansı Tablosunda, 18 yaşından küçük her çocuk için eşin evlenme şansından %5 oranında indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir. Yine Yargıtay içtihatlarında, dul eşin evlenme olasılığının meydana gelen olay tarihindeki yaşına göre değil, hüküm tarihine en yakın rapor tarihindeki yaşına göre saptanması gerektiği belirtilmektedir. (Yarg.10.H.D. 14.11.2013 T, 2011/7394 E-2013/21242 K; Yarg. HGK 2.2.2011 T, 2010/4-712 E- 2011/4 K; vd.). Buna göre, hesap raporu tarihinde 40 yaşında olan davacı kadın eşin AYİM tarafından kullanılan Evlenme Şansı Tablosuna göre evlenme olasılığı %9’dur. 18 yaşından küçük iki çocuğu olduğu değerlendirildiğinde kadın eşin evlenme olasılığı %0’dır. Bu nedenle müteveffanın eşinin evlenme olasılığı sebebiyle destek zararından bir indirim söz konusu değildir. Müteveffanın eşi davacı ...’ın destek süresine ve destek pay oranına göre hesaplanan destek zararı 863.054,79 TL olarak hesaplanmıştır. Müteveffanın oğlu davacı ....’ın destek süresine ve destek pay oranına göre hesaplanan destek zararı 11.009,83 TL olarak hesaplanmıştır. Müteveffanın kızı davacı ...’ın destek süresine ve destek pay oranına göre hesaplanan destek zararı 100.099,95 TL olarak hesaplanmıştır. SONUÇ ; Tüm delillerin takdiri ve değerlendirmesi sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 02/10/2021 tarihli trafik kazası sonucu karışı tarafın %40 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre vefat eden ...’ınn geride kalan hak sahipleri, davacı eş ...’ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 863,054,79.-TL, davacı oğlu ...’ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 11.009,83.-TL, davacı kızı ...’ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 100.009,95.-TL olabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizin 19/11/2023 tarihli Bilirkişi EK Raporunda özetle ;Kazaya neden olan ... plakalı araca dair .... A.ş. Tarafından düzenlenen 16/07/2021 tarihli .... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin 28/07/2021-28/07/2022 tarihlerini kapsadığı ve sakatlanma ve ölüm halinde sigorta imitinin kişi başına 430.000,00 TL olduğu 02/10/2021 tarihli trafik kazası sonucu karışı tarafın %40 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre vefat eden ...’ınn geride kalan hak sahipleri, davacı eş ...’ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 380.990,91-TL, davacı oğlu ...’ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 4.860,23TL, davacı kızı ...’ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 44.148,86TL olabileceği görüş ve kanaatini bildirimişlerdi. Davacı vekilince 20/11/2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ile tazminat talebini 427.000,00 TL arttırmak suretiyle ... için 380.990,91 TL, .... için 4.860,23 TL ve ... için 44.148,86 TL olmak üzere toplam 430.000,00 TL'nin 25.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş olup davacı tarafça talep arttırım harcı yatırılmış olup talep arttırım dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Davalı tarafça 11/12/2023 tarihli dilekçe ile talep arttırım dilekçesine karşı beyanlarını içerir dilekçe sunmuştur. Dosya kapsamı, toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde,: davaya konu trafik kazasının 02.10.2021 tarihinde saat 00:45 sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... caddesi üzerinden sol şeridi takiben ... istikametinden ... istikametine seyirle olay mahalline geldiğinde idaresindeki aracın ön kısımlarıyla; seyir istikametine göre sol taraftan orta refüjden kaplamaya giren yayalar ..., ... ve ...’a çarpması neticesinde yayaların ölümü ile sonuçlanan trafik kazası meydana geldiği, dosyada alına ATK raporuna göre; meydana gelen olayda Sürücü ...’in %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ... kendi ölümünde %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu , dosya da alınan aktüerya bilirkişi ek raporuna göre de ;kazaya neden olan ... plakalı araca dair ... A.Ş. tarafından düzenlenen 16/07/2021 tarihli ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin 28/07/2021-28/07/2022 tarihlerini kapsadığı ve sakatlanma ve ölüm halinde sigorta limitinin kişi başına 430.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin davalı aracın sigortacısı olarak 02/10/2021 tarihli trafik kazası sonucu karışı tarafın %40 kusur oranındaki sorumluluk ve sigorta limiti durumuna göre vefat eden ...’ınn geride kalan hak sahipleri, davacı eş ...’ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 380.990,91-TL, davacı oğlu ...’ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 4.860,23TL, davacı kızı ...’ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 44.148,86TL maddi zararının olduğu tespit edilmiş olup bu kapsamda dosya arasında bulunan ZMMS evrakları incelendiğinde davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan sigorta limiti ile sorumlu olduğu, kusur durumu ,davacıların bedel artırım dilekçesinin değerlendirilmesi neticesinde açılan davanın kabulü ile; Davacı ... için 380.990,91 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ... için 4.860,23 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ... için 44.148,86 TL olmak üzere toplam 430.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile; 1-Davacı ... için 380.990,91 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ... için 4.860,23 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ... için 44.148,86 TL olmak üzere toplam 430.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti olan 430.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 2-Alınması gereken 29.373,30 TL harçtan davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL + 1.460,00 TL olmak üzere toplam 1.540,70 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 27.832,6 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 80,70 TL + 1460,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.540,70 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacılar tarafından sarf edilen tebligat, müzekkere gideri, ATK faturası ile keşif harç ve bilirkişi sarf gideri olmak üzere toplam 6.239,75 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 66.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, ihbar olunanlar vekilinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/12/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır