İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/858 E. 2024/930 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/858
Karar No
2024/930
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/858 Esas KARAR NO : 2024/930 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2020 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin, davaya konu .... Bankası A.Ş. .... Şubesine ait .... hesap nolu keşidecisi ... San. Tic. A.Ş. olan .... çek seri nolu 02/10/2020 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli çekin son hamili olduğunu, çekin keşidecisi şirket tarafından nama yazılmıs olduğunu, çekte müvekkilinden önce ciro bulunmadığını, çekin arka yüzündeki şirket kaşesi ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, söz konusu çekin, müvekkili şirketin yetkilisinde iken rızası hilafına elinden çıkmış olduğunu, çekin nama yazılı olmasına karşın, kaybolmadan önce çekin arka yüzünde müvekkilinin kaşe ve imzası da olmadığını, çekin zayii nedeniyle İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile derdest çek iptal davası açılmış olduğunu, ancak yargılama devam ederken çekin ait oldugu ... Bankası/.... Şubesi tarafından 15.10.2020 tarihli yazı ile, davaya konu çekin bankaya ibraz edildiğinin bildirilmiş olduğunu, çekin arka yüzü incelendiğinde; müvekkili şirketin kaşesinin sahte olarak yapıldığı ve çeke vurulduğunun, müvekkili şirket yetkilisine ait olmayan bir sahte imza atıldığının, nama yazılı çeke sahtecilik eylemi ile tedavül kabiliyeti kazandırıldığının görülmüş olduğunu, dosya kapsamında mevcut delillerden aksi yönde bir bilgiye rastlanılmadığı gibi davalının da aksi yönde bir savunması olmadığını, bu durumda davacının, davalının çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerektiğini, dosya kapsamı incelendiğinde, davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş olduğunu, bunun üzerine UYAP’da yapılan tespitler itibariyle, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiğini, davaya konu çek'e bakıldıgında ise; çekin keşideci tarafından nama yazılı tanzim edildiğini, çekin arka yüzündeki sahte müvekkil kaşesi ve sahte imza nedeniyle, yapılacak imza incelemesinde çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu anlamda ciro silsilesinin kopuk olduğunu, müvekkili şirketin kendisinden sonra gelen ciro (davalı) şirket ile hiçbir hukuki ve ticari / cari ilişkisinin olmadığını, çekle ilgili gerekli bildirim ve ödemeden men işlemlerinin yapıldığını, çeki ibraz edenin TCK anlamında; çek iktisap şeklinin ispatla mükellef olduğunu, davalılar hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu beyanla; öncelikle dava konusu ... Bankası A.Ş. .... Şubesine ait .... hesap nolu keşidecisi ... San. Tic. A.Ş. olan ... çek seri nolu 02/10/2020 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli çek ile ilgili olarak yargılama sonuna kadar çek bedelinin ödenmesinin (sahte imza gerekçesi de dikkate alınarak) HMK.m.208 gereği teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, devamına davanın kabulü ile, müvekkili şirket yetkilisinin rızası hilafına uhdesinden kaybolan ve iptali için başvuru yapılan çekin bankaya ibraz edilmiş olmasından ötürü, ibraz eden son hamil ve müvekkil sahte cirosundan sonraki cirantalara borçlu olmadığının tespitine ve çekin iptali ile istirdadına, davalıların %20'den aşağı olmayacak şekilde kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan istirdat davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı taraf adına yazılan nama yazılı çekin rızası dışında elinden çıkıp çıkmadığı, çek üzerindeki kaşenin davacı şirkete ve imzanın davacı şirket temsilcisine ait olup olmadığı, davalıların çeki iktisapta iyi niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığı, çekin iptalinin ve istirdatının gerekip gerekmediği hususlarındadır. Dosyanın ATK Fizik İhtisas Dairesine sevki ile çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığının tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK Fizik İhtisas Dairesi 17/10/.... tarih ve ... nolu raporda özetle; ....'e ait mukayese yazı/imzalarını içerir; 08/02/2019 düzenlenme tarihli, 002767 yevmiye numaralı İmza Sirküleri, 23/02/2008 tarih, ... yevliye nolu dört sayfa belge, Bila tarihli iki adet belge, 19/09/2012 tarihli iki adet belge, İstiktab Tutanakları, 22/02/2016 düzenlenme tarihli, ... yevmiye numaralı Vekaletname fotokopisi, 01/07/2022 tarihli Bilirkişi Raporu fotokopisi incelendiği SONUÇ OLARAK: tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekteki 1. ciro imzası ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği bildirilmiştir. Dosyanın yeniden ATK'ya sevki ile çekte yer alan imzanın diğer şirket yetkilisi ....'e ait olup olmadığı yönünden inceleme yapılarak ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, ATK Fizik İhtisas Dairesi 04/06/2024 tarih ve ... nolu raporda özetle; ...'e ait mukayese yazı/imzalarını içerir; 13/08/2014 havale tarihli dilekçe, Bila tarihli, Tüzel Kişiler İçin Oda Kayıt Beyannamesi, 02/09/2020 tarihli, Yıkım Ruhsatı, 15/10/2021 tarihli, Yapı Ruhsatı, 25/12/2020 tarihli, Yapı Ruhsatı, 10/11/2020 tarihli, Yapı Ruhsatı, 11/02/2022 tarihli, Yapı Kullanma İzin Belgesi, Değişik tarihli dilekçeler, Sıhhi İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Başvuru Beyan Formları, 25/06/2020 tarihli, ... yevmiye nolu Ortaklar Kurulu Kararı, 23/02/2009 tarihli, ... yevmiye nolu Şirket Ana Sözleşmesi, 08/02/2019 tarihli, ... yevmiye nolu İmza Sirküleri, İstiktab Tutanakları, 26/02/2009 tarihli, ... yevmiye nolu İmza Sirküleri fotokopisi, 04/07/2022 tarihli Bilirkişi raporu, 17/10/2023 tarihli, ... sayılı raporları incelendiği, SONUÇ OLARAK: inceleme konusu çekteki 1. ciro imzası ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. Dava, kambiyo senedi altındaki imzanın eli ürünü olmadığından bahisle menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın dava konusu senet altındaki imzanın davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olup olmadığına ilişkindir. ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan raporlarda imzanın davacı şirket yetkisinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar dava dilekçesi ile çekin iptali talebinde bulunulmuş ise de, istemin menfi tespite ilişkin olması ve davacı vekilinin 24/09/2024 tarihli duruşmada alınan beyanı uyarınca çek nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine bulunulduğu kabul edilmiştir. Yapılan imza incelemesi ile çek üzerinde yer alan imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı sabit hale gelmiştir. Davacı tarafın kötüniyet tazminatı istemi yönünden ise, çekin arka yüzünde davacı şirketin ve davalıların ayrı ayrı cirolarının bulunduğu ve davalıların davacı şirket zararına hareket ettiği dosya kapsamında ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca rıza hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Bu durum karşısında davada ispat yükü çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır. Davacı vekili açmış olduğu işbu dava ile dava konusu çekin müvekkilinin rızası hilafına elinden çıktığından bahisle davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiş olup dava konusu çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının dava konusu ettiği çekin yetkili hamili olduğunu ve ayrıca çeki elinde bulunduran davalı hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Bu durum karşısında davada ispat yükü çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır. Ne var ki işbu dosya kapsamında davalıların çeki iktisapta ağır kusurlu oldukları ispatlanabilmiş değildir. Davacı taraf dava veya delil dilekçesinde davalı hakkında açılmış bir ceza dosyasına yer vermemiştir. Dava konusu edilen çeke ilişkin açılmış bir soruşturma dosyası veya açıkça kötüniyetli davranıldığına dair başkaca delil ibraz edilmediğinden, çeki elinde bulunduran davalıların çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat edilemediğinden istirdat isteminin davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davacı tarafın ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... nolu hesaba tanımlı 02/10/2020 keşide tarihli .... çek seri nolu 20.000,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-İstirdat isteminin REDDİNE, 3-Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Alınması gereken 1.366,20 TL harçtan peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 395,95 TL ile ATK, tebligat ve posta masrafı 8.895,00 TL olmak üzere toplam 9.290,95 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/858, K. 2024/930, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-858-e-2024-930-k-ab4add8aefb9