İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/833 E. 2025/936 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/833
Karar No
2025/936
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/833 Esas KARAR NO : 2025/936

DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 09/09/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili İstanbul Ticaret Odasına ... ticaret sicil numarasıyla kayıtlı olan ... Pazarlama Ltd. Şirketi'nin; Bakırköy .... Noterliğince 22.06.2012 tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylanan ortaklar kurulu kararıyla %1 ortağı konumunda olduğunu, şirketin %99 hissesi ise diğer ortak ...'e ait olduğunu, ayrıca ..., 22.09.2011 tarih ve 7905 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan Şirket Ana Sözleşmesinin Geçici Madde 1. hükmü uyarınca, şirketin münferit yetkilisi olarak tayin edildiğini, Genel Kurul Toplantı ve Karar Defteri, Türk Ticaret Kanunu bakımından şirketin en temel ticari defterlerinden biri olduğunu, ortakların iradelerini, alınan kararların geçerliliğini ve şirketin idaresine ilişkin işlemleri kayıt altına alan bu defterin kaybolmuş olması, hem şirketin hukuki güvenliğini hem de üçüncü kişilerin haklarını doğrudan etkilemediğini, Şirketin geleceği, ortakların hakları ve ticari kayıtların devamlılığı açısından, defterin kaybolmuş olması ciddi bir hukuki risk teşkil etmediğini, bu sebeple, müvekkili tarafından işbu davanın ikame edilmesi zorunlu hale geldiğini Türk Ticaret Kanunun 82/7.maddesi gereğince ticari defterler yalnızca tacir için bir hak değil, aynı zamanda hukuki bir yükümlülük niteliği taşıdığını, zira, zayi belgesinin alınmaması halinde, ileride doğabilecek hukuki uyuşmazlıklarda tacir aleyhine ağır sonuçlar doğabilmekte, defterlerin kaybı kötü niyetli addedilebilmekte ve şirket ortakları ile üçüncü kişiler hak kaybına uğramasına sebebiyet verebildiğini, dolayısıyla müvekkilinin talebi, TTK m.82/7 kapsamında yasal zorunluluktan kaynaklanmakta olduğunu, Şirketin ticari defterleri arasında yer alan Genel Kurul Toplantı ve Karar Defteri’nin zıyaı nedeniyle zayi belgesi verilmesi, hem şirketin hem ortakların hem de üçüncü kişilerin menfaatlerinin korunması için elzem olduğu . 05/04/2024 tarihli devir işleminin Genel Kurul ve Toplantı defterine işlenebilmesi için Genel Kurul Toplantı ve Karar Defteri’nin zıyaı nedeniyle taraflarına zayi belgesi verilmesini talep ettiklerini, izah edilen sebepler ve re'sen gözetilecek nedenlerle; 05/04/2024 tarihli devir işleminin Genel Kurul ve Toplantı defterine işlenebilmesi için ... Pazarlama Ltd. Şti.’ne ait Genel Kurul Toplantı ve Karar Defteri’nin zıyaı nedeniyle tarafımıza zayi belgesi verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava, TTK'nın 82.maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 82/7 maddesine göre; Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.(1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 55 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan ‘’onbeş’’ ibaresi ‘’otuz’’ şeklinde değiştirilmiştir.) Söz konusu hükümde "yangın, su baskını, veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle" defter ve belgelerin ziyaa uğramasından söz edildiği dikkate alınarak, sınırlayıcı bir düzenleme yapılmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle hükümdeki "gibi" sözcüğünden de anlaşılacağı üzere, tacirin elinde olmayan benzer olaylar da maddenin kapsamında düşünülmüştür. Bu nedenle tacirin, söz konusu hükümdeki defter ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur (Yargıtay HGK'nın 25/09/1985, E. 1984/11-12, K. 1985/728 tarih ve sayılı kararı). Bundan ayrı olarak, ticari defter ve belgelerin kaybedilmiş olduğu iddiasının, samimi ve inandırıcı bulunması da lâzımdır (Arkan, Sabih: Ticarî İşletme Hukuku, 24. Basıdan Tıpkı Basım, Ankara 2018, s. 382). 6102 TTK'nın 82/7 maddesinde; zayi belgesi verilebilecek haller tahdidi olarak sayılmıştır. Tacirin, anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan ticari defterlerin ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmektedir. Davacı tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumakla yükümlüdür. Ticari defterlerin zayi olması davalarında; ticari defter sahibinin, defterinin kaybolduğunu ve defterin muhafazası hususunda gerekli özeni gösterdiğini ispat etmesi gerekir. Somut olayda; davacı ortağı olduğu .... Pazarlama Ltd. Şti.’ne ait genel kurul toplantı ve karar defterinin kaybolduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı ve buna ilişkin zayi belgesi verilmesini talep etttiği anlaşılmaktadır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ticari kayıtları uyarınca, davacının .... Ltd. Şti.’nin hissedarları arasında yer aldığı, şirketi temsil ve ilzama yetkili temsilcisinin ... olduğu görülmektedir. Davada taraf sıfatı (husumet) dava konusu yapılan, maddi hukuktan doğan (subjektif) hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı (husumet) dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Başka bir ifadeyle sıfat, dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilenlerin, maddi hukuk açısından, gerçekte bu niteliği taşıyıp taşımadığıyla ilişkilidir ve esas hakkında verilecek olan kararın içeriğinin belirlenmesi bakımından önem taşır. Bu haliyle, davacının anılan şirketi temsile yetkili müdürü olmadığı gibi davayı da kendi adına açmış olduğu gözetildiğinde, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine iadesine,

5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacının yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 10/09/2025

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/833, K. 2025/936, T. 10.09.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-833-e-2025-936-k-e792f4deb161