İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/569 E. 2025/712 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/569
- Karar No
- 2025/712
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/569 Esas KARAR NO : 2025/712 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 23/06/2025 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Keşidecisi ... san. Ve Tic.ltd.şti. Olan ve lehdarı müvekkili .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. olan 31.07.2025 ödeme tarihli 72.620,00 TL bedelli ve .... seri numaralı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi çekini keşide etmiş olduğunu ve kargo hizmeti almak üzere .... Kargo olarak bilenen .... Kargo Ve Lojistik A.Ş.'ye 14.04.2025 tarihinde mezkur şirketin Şubesine teslim ettiğini, .... Kargonun çekin kaybolduğuna ilişkin yazısının sunulduğunu, zaten çekin kaybolduğu bilgisinin de müvekkiline telefon vasıtasıyla zikri geçen kargo şirketinden bildirildiğini, .... Kargo Ve Lojistik A.Ş.'ye teslim edilen dava konusu çekin, zikri geçen kargo şirketinin kusuru ile müvekkilimnin kusur olmaksızın kaybolması sonrasında çekin 3.kişilere ciro edilmesi, ticari hayatın bu şekilde sekteye uğraması, müvekkilinin ve 3.şahısların ekonomik olarak sıkıntıya uğrayacağı gibi hususlar dikkate alındığında dava konusu etmiş olduğu çekin iptali gerektiğini, müvekkilinin lehdarı olduğu çekin dava sonuna kadar ödenmemesi için ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne müzekkere yazılıp ödeme yasağı konmasını, mezkur bankanın ... Şubesine ait olan 31.07.2025 ödeme tarihli 72.620,00 TL bedelli ve 1953024 seri numaralı çekin iptaline ve iptal sonrasında gerekli bildirimlerin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu davada dava dilekçesinde özetle; keşideci tarafından keşide edilen çekin davacı şirkete gönderilmek üzere kargoya verildiğini ve kargoda kaybolduğunu bu sebeple çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Bilindiği üzere çek 6102 sayılı Kanun uyarınca kambiyo senedi niteliğinde olup, hak sahipliği çek üzerindeki ciro zinciri vasıtasıyla ispatlanmaktadır. Davaya konu çek sureti incelendiğinde davacının çek üzerinde cirosunun olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde davaya konu çekin dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından kargoya verildiğini ve kargoda kaybolduğunu iddia etmiştir. Bilindiği üzere 6102 sayılı Kanun uyarınca çekin devri için ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile olmaktadır. Bu noktada tartışılması gereken davacı şirketin ilgili çekin zilyetliğini kazanıp kazanmadığı dolayısıyla yetkili hamil olup olmadığı hususudur. Zira 6102 sayılı Kanun'un 790 ve 792. Maddesi gereğince çek iptalini ancak yetkili hamil talep edebilecektir. Davacı şirket 4721 sayılı Kanun gereğince tüzel kişilik olarak hak ve fiil ehliyetine sahip olmakla birlikte fiil ehliyetini yetkili temsilcileri aracılığı ile kullanmaktadır. 6102 sayılı Kanun'un 623 vd. maddeleri gereğince limited şirketin temsile yetkili organı müdürdür. Bu bağlamda davacı şirket ilgili çekin dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından kargoya verildiğini beyan ve iddia etmiş olup, ilgili çekin davacı şirketin eline hiç geçmediği, davacı şirketin ilgili çekte zilyetliği kazanmadığı, dolayısıyla yetkili hamil olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı şirketin ilgili çekte zilyet olduğunun kabul edilebilmesi için söz konusu çekin davacı şirketin yetkili temsilcisi olan müdürün zilyetliğine geçmiş olması gerektiği anlaşılmaktadır. Nitekim davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan tahsil makbuzunda davacı şirketin imzasının da bulunmadığı, davacı şirketin dava dilekçesindeki beyan ve iddiaları incelendiğinde çekin zilyedi olunmadığının davacı şirketin kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim davaya konu çek davacı şirketin tahsile yetkili temsilcilerinin eline geçmemiş olup, davacı şirketin davaya konu çek yönünden zilyetliği kazandığından ve ödeme aracı olan çek ile alacağını tahsil etmiş olduğundan söz edilemeyecektir. Zira davaya konu çek davacının tahsile yetkili temsilcilerine geçmemiştir. Bu bağlamda dosya kapsamındaki deliller değerlendirildiğinde davaya konu çekin davacının yetkili temsilcisi tarafından teslim alınarak, tahsil ödeme aracı olarak davacı şirketin zilyetliğine geçmiş olduğundan söz edilemeyeceği, bu suretle zilyetliğin davacı şirkete hiç geçmediği anlaşıldığından ve çekin ancak ciro ve zilyetliğin devri yolu ile yetkili hamile devredilebileceği anlaşılmakla 6102 sayılı Kanun gereğince davacının davaya konu çekte yetkili hamil olduğundan söz edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Nitekim davacı tarafından; davaya konu çekin kargoya teslim edildiğine yönelik kargo teslim fişinin sunulmadığı, ilgili kargo içerisinde davaya konu çekin bulunduğuna dair herhangi bir belgenin sunulmadığı, dolayısıyla davaya konu çekin davacının iddiaları doğrultusunda kargoda olduğunun ve kargoda kaybolduğunun kesin olarak ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Nitekim kargo ile kambiyo senedi gönderimi özel koşul ve usullere bağlı olup, sigortalı olarak gönderilmesi gerekmekle birlikte davacı tarafından söz konusu yükümlülüklerin de yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından herhangi bir suç duyurusunda da bulunulmamış olup, ilgili çekin bir suç sonucunda kaybolduğuna dair bir delil de dava dilekçesinde sunulmamış ve ispatlanmamıştır. Sonuç olarak dava dosyası kapsamındaki tüm deliller ve iddialar incelenerek değerlendirildiğinde; davacı tarafından davaya konu çekin tahsil ve davacı şirketi temsil yetkisine sahip kişilerce zilyetliğinin teslim alınarak davacı şirketin mülkiyetindeki aktif mal varlığı değerleri arasına girdiğinin ispat edilemediği, davacının dava dilekçesindeki iddiasına göre ilgili çekin davacı şirkete hiç ulaşmamış olması ve zilyetliğin elde edilmemiş olması sebebiyle davacının zilyetliğine ve tahsil edilerek davacı şirketin mülkiyetindeki aktif mal varlığı değerlerinin arasına girdiğinin de kabul edilemeyeceği, dava dosyamızdaki delillere göre davacının ilgili çekin kargoda olduğuna dair herhangi bir kargo fişini sunmadığı, ilgili çekin kargoda olduğu ve kaybolduğu hususunun ispatlanamadığı, ayrıca davacının iddiasına göre kargo ile kambiyo senedi gönderimine yönelik usullere de davacı tarafından riayet edilmediği anlaşılmakla davacının davasının yetkili hamil olduğunun ve zilyetliğin elde edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla davacının aktif husumetinin bulunmadığı değerlendirilerek davanın aktif husumet yokluğundan dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-DAVANIN AKTİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-Peşin alınan harcın mahsubuna ve yeterliliğine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair davanın mahiyeti ve dava şartları gözetilerek dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/06/2025 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza