İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/21 E. 2024/1056 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/21
Karar No
2024/1056
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/21 Esas KARAR NO : 2024/1056 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/01/2024 KARAR TARİHİ : 12/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının nakliye ve taşımacılık hizmetlerinde kullanmak amacıyla, ... Plakalı, 2022 Model, .... Marka, .... Tipi aracı satın alındığını, tüm bakım ve onarımları yetkili serviste gerçekleştirildiğini, servisten çıktıktan sonra Ankara’ya nakliye yapan araç, İstanbul’a döndüğü sırada arızalanmış; motordan değişik sesler gelmeye başlamıştır. Bunun üzerine, Davalı Şirket Yetkilisi .... Bey’e haber verildiğini, aracın bulunduğu noktaya gelen davalı şirket yetkilisi yaptığı kontrol neticesinde, aracın servise götürülerek onarıma sokulması gerektiğini bildirdiğini, birkaç gün arayla ikinci kez servise giden araç, servisten çıktıktan sonra bu kez de Çorlu’ya nakliye yaparken -Çorlu’ya 40 km mesafe kala- arızalanmış ve çekici yardımıyla davalı şirkete ait servise getirildiğini Davalı şirket yetkililerince yapılan incelemede, aracın motorunun yatak sardığı bildirilmiştir. davalı taraf, kendi ayıplı hizmetinden kaynaklanan bu durumun sorumluluğunu üstlenmediğinden, Küçükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında delil tespiti talebinde bulunulduğunu bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilmesini ve Küçükçekmece İcra Dairesinin ... E. sayılı takibinin devamını, davalı ... aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça icra takibine konu edilen alacağın likid olmayıp yargılama gerektirdiğini, birlirkişinin uzmanlık alanı dışında hazırlanan 30/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda fahiş hatalar bulunduğu, alanında uzman ve İstanbul Bölge Bilirkişi Listesinde uzmanlık alanı motorlu taşıtlar olarak bulunan motorlu taşıt bilirkişisi Mak. Müh. .... tarafından yapılan incelemede tespit edilmiş ve düzenlediği uzman görüşü-bilimsel mütalaada söz konusu tespitlere yer verildiğini, davacının davaya konu icra takibine dayanak yaptığı ve yokluklarında düzenlenen ve tarafımızca itiraz edilen Küçükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .. D.iş Sayılı dosyası kapsamında düzenlenen 30/11/2023 tarihli bilirkişi raporunun alacağı belirli hale getirmediğini, davacı taraf, davaya konu icra takibine dayanak yaptığı ve taraflarınca itiraz edilen Küçükçekmece ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş Sayılı dosyası kapsamında düzenlenen 30/11/2023 tarihli bilirkişi raporuna dayanarak alacağı olduğu iddiası ile hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmayan davalı şirket aleyhine haksız ve kötüniyetli icra takibi yapmış olup davacı aleyhine ve icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ayrıca Davanın görevli ve yetkili olmayan mahkemede açılmış olması nedeniyle dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmesi gerektiğini mahkememiz aksi kanaatte ise icra inkar tazminatı dahil tüm talepler ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; davalı tarafından Küçükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itiraza ilişkindir. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;Taraflar arasındaki dava konusu aracın servis bakımından kaynaklı olarak ayıplı hizmetten dolayı zararın tazmini için başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu mahkememizce tespit edilmiştir. Mahkememizin 07/05/2024 celsesinin (1) no'lu ara kararı uyarınca Küçükçekmece ... . Sulh Hukuk mahkemesi'nin ... Değişik iş dosyasının tüm ekleriyle ve içerisinde yer alan USB Bellek de dahil olmak üzere fiziken incelenmek üzere mahkememize gönderilmesi istenilmiş mahkeme dosyası ve usb flash bellek aslı mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizin 21/06/2024 tarihli ara kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve uyuşmazlık konusu davacıya ait araçta davalının yapmış olduğu tamirat ve parça değişiminin kusurlu ve ayıplı olup olmadığı, davacıya ait araçta herhangi bir zarar meydana gelip gelmediği ve var ise zararlarının miktarlarının (araç mahrumiyet zararı dahil olmak üzere) tespitinin yapılabilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''Konu araç üzerinde davalı ... tarafından 06.11.2023 tarihli servis girişinde verilen 09.11.2023 tarihinde fatura edilen işlemin teknik anlamda EKSİK ve AYIPLI HİZMET kapsamında olduğu, İlgili ayıplı hizmetin konu motor üzerinde hasara sebep olduğu ve somut olayda ayıp koşullarının sağlandığının düşünüldüğü, Davacı ... tarafından sunulan onarım faturasındaki 180.960 TL’lik kalemin onarıma dair olduğu, yapılan incelemede bu onarım ile motorun onarıldığının anlaşıldığı, Konu motorun çıkma motor ile hasar tarihinde KDV Dahil ortalama yaklaşık 125.000 TL mertebesinde onarılabileceğinin değerlendirildiği hangi bedelin kabul edileceği hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Konu aracın 5 makul onarım iş gününü de onarılabileceği, hasar tarihi günlük araç kirasının 2.000 TL olduğu bu hususla araç mahrumiyet bedelinin 10.000 TL olduğu, D.İŞ raporundaki 10 iş günü sürenin kabulünün Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu'' Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve yeterli bulunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, bilirkişi raporu ve delil tespiti dosyası kapsamında; Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile davalının davacıya ait araçta bakım ve onarım işini ayıplı olarak ifa ettiğini bu sebeple aracının zarar gördüğünü, ayıplı hizmet sebebiyle araçtan kaynaklanan zarar ve araç mahrumiyet bedeline istinaden başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini bu sebeple itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde ve borca itiraz dilekçesinde; davacının aracına verilen servis hizmetinde herhangi bir ayıp bulunmadığını, gerekliliklere uygun olarak yerine getirildiğini, davacının aracında meydana gelen zarardan sorumlu olmadığını iddia etmiştir. Mahkememizce dosya teknik inceleme için bilirkişi heyetine tevdii edilmiş olup, bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Bilirkişi raporu ve taraflarca sunulan deliller incelendiğinde; davacıya ait aracın ilk olarak 02.11.2023 tarihinde davalı nezdinde servis ve bakım işlemi gördüğü, sonrasında tekrar arızalanması akabinde davalı şirket yetkilisinin 05.11.2023 tarihinde davacıya ait aracı incelediği ve zincir gergisinin kırıldığını beyan ettiği bunun üzerine 06.11.2023 tarihinde davalı nezdinde aracın tekrar onarım gördüğü ve ilgili parçanın değiştirildiği ve aracın davacıya teslim edildiği akabinde tekrar arızalanarak davalıya ait servise getirildiği ve davalı tarafından motorunun yatak sardığının tespit edildiği, davacı tarafından aracın motorunun dava dışı üçüncü kişiye ait yerde değiştirildiği ve buna ilişkin tazminat bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce oluşturulan bilirkişi heyetinin tespitleri incelendiğine; davacının davalıdan aldığı 02.11.2023 tarihli ilk servis hizmetindeki değiştirilen bakım onarımı yapılan parçaların kırılan zincir gergisi ile ilgili olmadığı, davalı tarafından 02.11.2023 tarihinde yapılan onarım işleminde takılan parçalarda herhangi bir kusur veya ayıp bulunmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim davacı tarafından da kırılan zincir gergisini davalının taktığı iddia ve ispat edilmemiştir. Bu bağlamda ilk olarak davacının davalı servis dışında yaptırdığı zincir gergisi değişimine ilişkin işlemin ayıplı hizmet kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır. Buna karşılık davalı şirket temsilcisinin 05.11.2023 tarihinde davacının çağrısı üzerine giderek davacıya ait araçtaki zincir gergisinin kırıldığını ve boşa döndüğünü tespit ettiği, akabinde 06.11.2023 tarihinde davalıya ait servise aracın getirilerek zincir gergisinin değiştirildiği, ancak davalı tarafından kırılan zincir gergisine ait parçaların motorun içine kaçıp kaçmadığının tespit edilmediği ve temizlenmediği anlaşılmaktadır. Nitekim davalı şirket hizmet veren profesyonel oto servis olması sebebiyle boşa döndüğünü ve kırıldığını tespit etmiş olduğu zincir gergisinin parçalarının motorun içerisine kaçarak motorda hasara sebebiyet verebileceğini öngörmelidir. Zira basiretli bir tacir olarak davalının bu noktada verdiği hizmete özen göstermesi ve basiretli tacir yükümlülüğü ile hareket etmelidir. Zira 6098 sayılı Kanun'un 114. Maddesi şu şekildedir: "Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir." Dolayısıyla davalının davacıya vermiş olduğu servis hizmetinde özen yükümlülüğüne ve basiretli tacir olarak profesyonel oto servis hizmetinin gerekliliklerine aykırı olarak hareket etmiş olup, davacının aracında tespit ettiği soruna yönelik olarak gerekli kontrolleri yapmayarak davacının aracının hasara uğraması sebebiyle ayıplı ve kusurlu hizmet vererek davacının zarara uğramasına sebebiyet vermiştir. Nitekim Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda da aynı noktalara dikkat çekilmiş, davalının davacıya verdiği hizmetin kusurlu ve ayıplı olduğu bilirkişi raporunda da tespit edilmiştir. Buna karşılık davacının aracında hasara sebebiyet veren zincir gergisine dair ayıplı değişim işleminin davalı tarafından yapılmadığı ancak davacı tarafından davalıya zincir gergisine dair daha önce değişim yapıldığı bilgisinin verilmediği, davalının bu sebeple kontrol etmemesine sebebiyet verildiği, davacı tarafından davalıdan en son araç teslim alındıktan sonra aracın kullanılmaya devam edildiği bir arada değerlendirildiğinde bu durumun davacının zarar noktasında müterafık kusuruna yol açtığı Mahkememizce değerlendirilmiş, tarafların meydana gelen zarar sebebiyle birbirlerine karşı %50 kusurlu oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Bilindiği üzere ayıplı ifa sebebiyle uğranılan zarara ilişkin tazminat talepleri bir zenginleşme aracı olmayıp, Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca gerçek zararın tespiti ile giderimi gereklidir. Bu doğrultuda davacının aracının davalı tarafından zarara uğramasına sebep olan servis hizmetine girdiğindeki motorunun yapmış olduğu km ve model yılı ile kullanımı gözetildiğinde davacının aracındaki motorun sıfır motor ile değiştirilmesinin haksız olarak davacı yönünden zenginleşmeye sebebiyet vereceği, zira davalının zarara uğramasına neden olduğu araç motorunun sıfır ya da az kullanılmış motor niteliğinde olmadığı, bu sebeple davacının takibe dayanak yaptığı aracın sıfır motor ile onarımına dair bedeli davalıdan talebinin hakkaniyetli, usul ve yasaya uygun olmayacağı değerlendirilmiştir. Bu sebeple davacının bilirkişi raporuna yönelik sıfır motorun onarım ve tazminat bedeline esas alınması gerektiğine dair itirazına itibar edilmemiştr. Bu sebeple Mahkememizce bilirkişi raporundaki ikinci el çıkma motora yönelik tespitler usul ve yasaya uygun bulunmuş, söz konusu bedele itibar edilmiştir. Bilirkişi raporunda davacının hasara uğrayan motoru ile benzer niteliklere sahip çıkma bir araç motoru ile gerekli diğer parçaları onarım ücreti ve KDV dahil 125.000,00-TL'ye temin edebileceği tespit edilmiş olup, davacının hasara uğrayan aracına ait motor ve aksamlar ile benzer nitelikteki onarımı bu bedele yaptırabileceği kanaatine ulaşılmıştır. Davalı tarafından bilirkişi raporunda çıkma motor bedelinin rapor tarihine yakın bir tarihe göre tespit edildiği ancak dava tarihine göre bedelin tespitinin gerektiğini belirterek rapora itiraz etmiş olup, bilirkişi raporu incelendiğinde; söz konusu çıkma motora ilişkin 125.000,00-TL olarak tespit edilen bedelin dava tarihi itibariyle de makul olduğunun bilirkişiler tarafından belirtildiği, dava tarihi ile raporda bedele esas alınan ilan tarihi arasında çok uzun zamanın bulunmayışı, çıkma motorun niteliği, km ve kullanımı gözetildiğinde dava tarihine yönelik geriye dönük kesin bir tespitin ve ispatın mümkün olmayışı, davalı tarafından itirazını destekler nitelikte davacının hasara uğrayan motoru ile benzer nitelikteki ikinci el çıkma bir motorun dava tarihindeki ikinci el piyasa fiyatına yönelik herhangi bir somut delil sunulmayışı karşısında davalının bilirkişi raporuna itirazına itibar edilmemiştir. Bilirkişilerin davacının hasara uğrayan aracındaki hasara uğrayan parçalara yönelik belirlediği bedelin dava tarihi itibari ile de makul olduğuna yönelik tespiti ile birlikte dava tarihi ile rapor tarihi arasındaki araç piyasasında yaşanan durgunluk ile fiyat düşüşleri, Mahkememizce gözetilerek uygulanan müterafık kusur indirimi bir arada değerlendirildiğinde davacının uğradığı hasara yönelik olarak davalıdan davalının kusuru oranında talep edebileceği onarıma dair bedelin 62.500,00-TL olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacı araçtan mahrum kaldığı süreye yönelik olarak da takip talebinde tazminat talep etmiş olup, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacıya ait aracın günlük kiralama fiyatının 2.000,00-TL olabileceği tespit edilmiş ve aracın 5 gün içerisinde parçaların temini ile onarılabileceği tespit edilmiştir. Söz konusu tespit Mahkememizce usul ve yasaya uygun, gerekçeli denetime elverişli görülerek hükme esas alınmış, davacının müterafık kusuru da gözetilerek davacının davalıdan talep edebileceği araç mahrumiyet bedelinin 5.000,00-TL olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Bu doğrultuda; itirazın iptali talep edilen davaya konu icra dosyasında davacının itirazın iptali talebinin kısmen kabulü ile 62.500,00-TL araç tamir bedeline yönelik alacak kalemi ve 5.000,00-TL ikame araç bedeline yönelik alacak kalemi bakımından davalının itirazının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından delil tespiti dosyasındaki yargılama harç ve giderleri de icra takibine konu edilmiş ise de delil tespiti dosyasına davalı tarafından itiraz edildiği ve ayrıca Mahkememizce hükme esas alınmadığı, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda delil tespiti dosyasındaki tespitlerin hatalı olduğunun belirtildiği gözetilerek söz konusu alacak kalemi yönünden itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Taraflarca karşılıklı tazminat talep edilmiş ise de; davacının alacağının likit olmaması ve yargılamayı gerektirmesi sebebiyle davacının, davacının ise kötü niyetli olmadığı anlaşılmakla davalının koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, -Buna göre; Davaya konu icra takip dosyasındaki takibe konu edilen araç tazminat bedeline ilişkin 62.500,00-TL asıl alacak ve 5.000,00-TL araç mahrumiyet bedeli alacakları yönünden davalının itirazının KISMEN İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA, -Fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, 2-Tarafların tazminat taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 4.610,92-TL harçtan peşin alınan 2.658,64-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 1.952,28-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 1.103,89-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 2.658,64-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.086,24- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 9.323,75-TL (2.500,00-TL delil tespiti dosyasında yapılan yargılama gideri) yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.625,57-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (bilirkişi ücreti olan 4.500,00-TL hariç olmak üzere) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/21, K. 2024/1056, T. 12.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-21-e-2024-1056-k-5864d2392a9e