İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/950 E. 2024/841 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/950
Karar No
2024/841
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/950 Esas KARAR NO : 2024/841 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2014 KARAR TARİHİ : 23/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı vekilinin mahkememize verdiği 08/03/2014 havale tarihli dava dilekçesi ile; davalı şirket tarafından davacı aleyhine Çatalca İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla 50.000,00TL bedelli icra takibi başlatıldığını, davacının 50.000,00TL borcunun bulunmadığını, davacıya ait ... Plakalı araca tebligat yapılmadan haciz konulduğunu, bunun üzerine davalı ile telefonla görüştüğünü, bugüne kadar olan ödemeleri saymayacağını, 50.000,00TLyi ödediği halde haczin kaldırılacağını kendisine söylendiğini, Av. ....'in vekaletnamesini kötüye kullandığını, icra dairesinde ödeme emrini elden tebliğ aldığını, araca ilişkin faturanın gerçek değerini yansıtmadığını, davalı ile davacının araç alım satım ile ilgili ticari münasebetinin olduğunu, başkaca ticari işlerinin bulunmadığını, davalının araç bedelinin davcıdan tahsil ettiği halde mükerrer tahsilat gayesi ile haksız icra takibine başladığını, davacının araç alımına ilişkin 77.000,00TL ödeme yaptığını, ödemelerin davalının kardeşi .... hesabına yatırıldığını, davacı ile ....'in muhatap olduğunu, davacının 50.000,00 TL borcunun bulunmadığının tespitine, davalı tarafın %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davacının borcundan kurtulmak için açmış olduğu davanın kötü niyetle açıldığını, davacının ödediğini iddia ettiği bedelin yazı belge ile ispat etmek zorunda olduğunu, ödemeleri başka bir kişi olan .... hesabına yapıldığı iddiasına dayandığını, davacının tacir olduğunu, bu durumda tüm işlemlerinde basiretli davranmakla mükellef olduğunu, ödeme yapılmış ise bu durumun ticari defterlere yansıtılması gerektiğini, davacının mağduriyeti iddiasının kendisini icra dosyasında temsil eden vekiline karşı ileri sürmesi gerektiğini, davacının ayrıca davalıya 50.000,00-TLlik çek ciro edip verdiğini, davacının haksız olduğunu, davacının kendi beyanına göre kabul anlamına gelmemekle birlikte 15.000,00-TL borcu olduğunun açık olduğunu, davanın reddine, %20 icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Çatalca ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, .... karar, 03/11/2015 tarihli kararı ile 16.700,00-TL'nin davalıdan davacıya verilmesine ve 05/06/2014 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiş, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... karar, 15/01/2019 tarihli ilamı ile " Dava takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Davaya dayanak teşkil eden Çatalca İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasında davacı adına kabul yetkisi de bulunan Avukat ... in 11.10.2013 tarihinde Çatalca İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı Talep Tensip Tutanağı başlıklı belgede ''borca itirazım yoktur.'' şeklinde beyanda bulunarak altını da imzalamıştır. Mahkemece öncelikle bu belgenin tartışılarak ayrıca davacının takipten sonra ödeme yapıldığına dair dosyaya sunduğu 05.06.2014 tarihli belge aslının davacıdan istenerek ibrazı halinde hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken hatalı gerekçe ve yetersiz inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozularak Çatalca ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esasına kaydedilmiş, Çatalca ... Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunduğu, yargılama aşamasında Çatalca .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... karar, 14/04/2021 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş ve dosya bu haliyle ele alınmıştır. Davacı vekili duruşmalara katılarak dava dilekçesini tekrarla davanın kabulünü talep etmiştir. Celbedilen Çatalca İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelemesinde; Alacaklıl .... tarafından borçlu .... Gıda Temizlik İnş.Paz.San.ve Tic.Ltd.Şti aleyhine 50.000,00TL alacağına karşılık ilamsız takiplere konu icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 11/11/2013 tarihinde tebliğ edildiği, anlaşılmıştır. .... Bankası ve ... Bankası müzekkere cevabında ...' ait hesap hareketlerinin dosya arasına gönderilmiş, incelenmiştir. Bursa Asliye .. Ticaret Mahkemesine yazılan talimat gereğince dava konusu ... Plakalı aracın satış tarihi itibariyle aracın bedelinin 78.000,00TL olabileceğini bildirmiştir. Bilirkişi ... tarafından dosyaya sunulan 08/10/2015 havale tarihli bilirkişi raporunda 03/09/2013 tarihli araç satış sözleşmesinde davacının ... Plakalı aracı 74.000,00TLye satın almayı kabul ettiği, dava dışı İbrahim Bilgin hesabına 75.000,00TL ödeme yapıldığını bildirmiştir. Dava dosyamızda daha evvel Çatalca .... Asliye Hukuk Mahkemesince yargılama yapılmış yargılama neticesinde esasa ilişkin verilen karar Yargıtayca bozulmuş daha sonra ise mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Yine İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. esas sayılı dosyası, 19/11/2020 tarihli birleştirme kararı ile Çatalca .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas( Eski No:... Esas) ile temel ilişkinin tespiti için her iki dosyanın birlikte değerlendirilmesi gerektiği sebebiyle birleştirildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Ana Dava; davacı aleyhine yapılan takipler nedeniyle davacının davalıya 50.000-TL borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerinde taraf delilleri bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilmiştir. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı, 02/05/2023 tarihli ilamı ile; ".Asıl davada;Yerel mahkemenin 03.11.2015 tarihli kararı ile davacının Çatalca İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 16.700,00 TL fazla ödemenin istidatına karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) .... Hukuk Dairesinin 15.01.2019 günlü kararı ile "...İcra dosyasında davacı adına kabul yetkisi de bulunan Avukat ....'in 11.10.2013 tarihinde Çatalca İcra Dairesinin ... E. sayılı talep tensip tutanağı başlıklı belgede "borca itirazım yoktur" şeklinde beyanda bulunarak altını da imzalamıştır. "Mahkemece öncelikle bu belgenin tartışılarak ayrıca davacının takipten sonra ödeme yapıldığına dair dosyaya sunduğu 05.06.2014 tarihli belge aslının davacıdan istenerek ibrazı halinde hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gerekçesi ile bozulmuştur. Yerel mahkemece bozmaya uyulmuş, 05.06.2014 tarihli belge aslı davacı vekilince dosyaya ibraz edilmiş ancak Mahkemece 05.06.2014 tarihli belge ile ilgili hiçbir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmediğinden davalının belge konusunda isticvab edilerek sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. "gerekçesi ile mahkeme kararının bozulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında araç alım satımı neticesinde ticari ilişki kurulduğu ihtilafsızdır. Çatalca İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasında davacı adına kabul yetkisi de bulunan Avukat ....'in 11/10/2013 tarihinde Çatalca İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı Talep Tensip Tutanağı başlıklı belgede ''borca itirazım yoktur.'' şeklinde beyanda bulunarak altını da imzalamıştır. Vekille takip edilen işlemlerde vekilin beyanı esas olup, daha sonra görevsiz mahkemeye davacı tarafından sunulan beyan dilekçesinde vekilin vekalet görevini kötüye kullandığına ilişkin beyanda bulunulmuşsa da bu iddiayı doğrular somut delil dosyaya sunulamadığından bu iddiaya itibar edilmemiştir. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 04/06/2014 tarihli belge konusunda davalının isticvab edildiği, davalının belge içeriğinin doğru olduğuna ilişkin beyanda bulunduğu, buna göre 31.700,00-TL'lik kısmın ödendiği anlaşılmakla; davacının davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacının Çatalca İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından 31.700,00-TL'lik kısma yönelik borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının istirdat talebinin reddine, davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE, 2-Davacının Çatalca İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından 31.700,00-TL'lik kısma yönelik borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Davacının istirdat talebinin REDDİNE, 4-Davacının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE, 5-Davalının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 6-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.165,43-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan 853,90-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.311,53-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 25,20-TL başvurma harcı ile 853,90-TL peşin harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafça yapılan 1.373,80-TL posta giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanıp takdir olunan 871,00-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafça yapılan 100,00-TL posta giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanıp takdir olunan 37,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından ve davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 11-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından ve davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 12-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine iadesine, 13-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair Taraf vekillerinin ( e duruşma ile ) yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim .... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/950, K. 2024/841, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-950-e-2024-841-k-b96f1cb0293a