İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1023 E. 2025/349 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1023
Karar No
2025/349
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1023 Esas KARAR NO : 2025/349 DAVA : Hükmen Tescil,Olmadığı Takdirde Tazminat DAVA TARİHİ : 29/08/2008 DAVA : Hükmen Tescil ,Olmadığı Takdirde Tazminat BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 29/08/2008 KARAR TARİHİ : 24/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2025 25.07.2011 tarihi itibariyle Ticaret Mahkemelerinin tek hakimli oluşu nedeniyle Komisyon Başkanı Başkanlığı'nda ticaret hakimlerinin katılımıyla yapılan toplantı sonucunda alınan karar gereği dosyaların paylaşımı neticesi Bakırköy .... ATM'nin .... Esas sayılı dava dosyasının Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas numarasını aldığı, 27/03/2013 tarihli tefrik kararıyla ihraç kararının iptali talebi yönünden davanın tefrikiyle ayrı bir esasa alınmasına karar verildiği, dosyanın tefriki sonucu .... esasa kaydının yapıldığı, mahkememizin 1/2 müstemir yetkili hakimi ....'in uhdesindeki işler yönünden Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde yetkilendirilmesi ve mahkemenin faaliyete geçmesi nedeniyle yapılan aktarım sorucunda Bakırköy .... ATM'nin ... Esas numarasını aldığı, ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda 18/03/2014 tarihinde 3 aylık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin .... esas .... karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verildiği, taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulmadığından hükmün 25/02/2016 tarihinde kesinleştiği, davacının hükmen tescil, olmadığı takdirde konut karşılığı tazminat taleplerinin ise Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas numarasında kaldığı, sonrasında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas numarasına aktarıldığı, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin faaliyetinin durdurulması üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 08.09.2014 tarih 1945 Sayılı Kararı uyarınca yapılan devir işlemi nedeniyle Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas numarasını alan hükmen tescil, olmadığı takdirde konut karşılığı tazminat talepli asıl dava dosyası ile sonradan tüketici mahkemesince birleştirilen diğer davalıya yönelik aynı talepli dosyanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Bakırköy Tüketici Mahkemesi'ne sunduğu dava dilekçesinde; davalılar .... Kooperatifi ve ... Ürünleri Üretim ve Pazarlama Ltd. Şti. aleyhine açtığı davada, müvekkili ile ... Sınai Ürünleri Üretim ve Pazarlama Ltd. Şti. arasında 18.07.1995 tarihinde iki adet sabit fiyat garantili konut satış sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin yapılacak konutlardan 6. Blok 501 numaralı bağımsız bölümü 1.249,00 (1.249.000.000,00) TL ödeyerek satın aldığını, davalı kooperatif ile davalı ...... Sınai Ürünleri Üretim ve Pazarlama Ltd. Şti. arasında imzalanan 22.06.1995 tarihli sözleşmede şirkete üye temin etme yetkisi verildiğini, bu üyelerin kooperatiften daire satın aldıklarının kabul edildiğini, davalı kooperatifin anılan sözleşmeyi genel kurul toplantısında kabul ederek kendisini bağladığını, ancak davalı kooperatifin yeni yönetiminin davalı ...... Sınai Ürünleri Üretim ve Paz. Ltd. Şti.'nden daire satın alanları üyeliğe kabul etmeyerek üyelik için değişen oranlarda toplu ödeme ve aidat ödemesi talep ettiğini, müvekkilinin sözleşme gereği daire bedelinin tamamını ödediği için ödeme yapmadığını, bunun üzerine kooperatifin yasal olmayan bir şekilde 12.09.2003 tarih 72 sayılı kararı ile müvekkilini kooperatif üyeliğinden çıkarttığını, 14.06.2004 tarihli yazı ile de ihraç kararının kesinleştiğinin bildirildiğini ileri sürerek, davalı kooperatife ait 6. Blok 501 numaralı bağımsız bölüm üyeliğinin tespitini ve hükmen tescilini, ihraç kararının iptali ile üyeliğin tespiti ve hükmen tescili talepleri kabul edilmediği taktirde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ödenen paranın karşılığı olarak şimdilik belirlemiş oldukları 80.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... Konut Yapı Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde; kooperatifle ilgili tüm ihtilaflarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın yetki ve görev yönünden reddinin gerektiğini, ayrıca davanın üç aylık hak düşürücü süre geçtikten ve ortaklıktan çıkartılmaya ilişkin ihraç kararı kesinleştikten sonra açıldığını, davanın süre yönünden reddini talep ettiklerini, davacıya usulüne uygun ihtarname ve ihraç kararı gönderildiğini, davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği için 01/10/2003 tarihinde kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, M.K 2 maddesi ve Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları çerçevesinde kimsenin hukuka aykırı olarak hak talebinde bulunamayacağını, ayrıca tedbir talebine itiraz ettiklerini, zira kooperatif inşaatı ortakların ve yeni ortakların ödemeleriyle yapıldığından kooperatife ortak olmak isteyen şahıslarda tedbir kararının şüphe yaratacağı gibi Kooperatifler Kanunun genel ilkelerinden eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu belirterek öncelikle görev ve yetki yönünden davanın reddiyle dosyanın Bakırköy Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, 3 aylık hak düşürücü sürede açılmayan ve parasal yükümlülüğünü yerine getirmediği için usulüne uygun ihtarlar ve ihraç tebliği de yapıldığı için davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ......-Sınai Ürünleri Üretim ve Paz. Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde; usule ilişkin olarak kooperatifler hukukuna ilişkin tüm davalarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, dosyanın görevli Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, davanın bir yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu bu sürenin de dolduğunu, davanın zaman aşımı nedeniyle de reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacı tarafından yapılan ödemeleri davalı kooperatif için yaptığı inşaatlarda kullanması nedeniyle kooperatifin malvarlığına aktardığını, dava konusu konutların davalı kooperatifin hakimiyet ve kontrolünde bulunduğunu, müvekkilinin hiçbir sorumluluğu ve tasarrufunun bulunmadığını, bu nedenle davanın pasif husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise davaya konu Büyükçekmece ilçesi ... köyü .... ada ... parsel (yeni ... ada ... parsel) sayılı arsa üzerine inşa edilecek meskenlerin yapımının başlangıçta müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini, müvekkili şirketin düzenlediği kampanyalar sonucunda diğer davalı kooperatifin dairelerinin kooperatifin verdiği yetkiye dayanılarak müvekkili şirket tarafından pazarlanarak satışların gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket tarafından müşterilerin tümünün isimlerinin liste halinde davalı kooperatife bildirildiğini ve davalı kooperatif genel kurul ve yönetim kurulu kararları ile kooperatif tarafından bu kişilerin üye olarak kabul edildiğini, daha sonraki yıllarda kooperatifin yönetimin değiştiğini ve yeni gelen yönetimlerin kendilerine verilen müşteri listesini yok sayarak üye olarak kabul ettikleri bazı müşterileri de çeşitli sebepler uydurarak kooperatif üyeliğinden çıkardığını, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülüklerini fazlası ile yerine getirdiğini, dolayısı ile tescil talebinin muhatabının diğer davalı kooperatif olduğunu belirterek öncelikle usule ilişkin itirazları sebebiyle davanın reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesi istemiştir. Bakırköy Tüketici Mahkemesi'nce, davalı kooperatif aleyhine açılan davanın tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesine ve davalı ...... Sınai Ürünleri Üretim ve Paz. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın yetkili İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği,dosyanın .......Ltd.Şti yönünden İstanbul ... Tüketici Mahkemesi'nin .... esas numarasına tevzi edildiği, anılan mahkemece 16/03/2016 tarihinde Bakırköy Tüketici Mahkemeleri'nin yetkili olduğu belirtilerek yetkisizlik kararı verildiği, bunun üzerine Bakırköy ...Tüketici Mahkemesi'nin ... esas numarasını aldığı, bu mahkemece ise 16/08/2017 tarihinde mahkememiz dosyası ile birleştirme kararı verildiği, davalı kooperatif hakkında açılan davanın da, dava konusu taşınmazın bulunduğu yetkili İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne gönderildiği, İstanbul .... Tüketici Mahkemesi'nce kooperatife ilişkin davalarda Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, dosyanın gönderildiği İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce de yetkisizlik kararı verildiği, dosyanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, Ticaret Mahkemeleri'nin tek hakimli olması sebebiyle yapılan paylaşım sonucu dosyanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esasına kaydedildiği, bu dosyada 13.03.2013 tarihli ara karar ile ihraç kararının iptali davasının diğer istemlerden tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verildiği, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayısına kaydedildikten sonra, mahkeme hakiminin yetkilendirilmesi sonucunda Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında yargılamanın yapıldığı, yargılama sonucunda davacının davalı kooperatif aleyhinde açtığı kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ve üyelik tespitine ilişkin davasının süre yönünden reddine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, davacının davalı kooperatife yönelik hükmen tescil olmadığı takdirde konut karşılığı tazminat taleplerinin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas numarasında kaldığı, bu dosyanın Bakırköy ...ATM'nin .... esas numarasına aktarıldığı, Ticaret Mahkemelerinin heyet halinde çalışmaya başlaması nedeniyle iş bu dosyanın Bakırköy ... ATM'nin .... esas numarasını aldığı, dolayısıyla davacının davalı kooperatif aleyhindeki hükmen tescil olmadığı takdirde konut karşılığı tazminat talebi yönünden yargılama mahkememizin ... esas sayılı dosyasında devam ederken davacının davalı .......Ltd.Şti aleyhinde açtığı ve son olarak Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasında devam eden davada birleştirme kararı verilerek tek dava dilekçesiyle açılan baştaki davanın hükmen tescil olmadığı takdirde konut karşılığı tazminat talepleri yönünden her iki davalı açısından tek dosyada toplandığı anlaşılmış, böylelikle davacının davalı kooperatif ve diğer davalı şirket aleyhindeki hükmen tescil, olmadığı takdirde konut karşılığı tazminat taleplerini içerir davası mahkememizin ... esas numaralı dosyasında yargılaması yürütülmüştür. İş bu dosyada davacının davalı kooperatif aleyhinde açtığı ve tefrik edilen üyeliğin tespiti, üyelikten ihraç kararının iptali istemine ilişkin Bakırköy .... ATM'nin .... esas sayılı dosyası aktif husumet açısından bekletici mesele yapılmıştır. Bakırköy .... ATM'nin .... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda; 18/03/2014 tarihli karar ile üyelikten ihraç kararının iptali davasının hak düşürücü süre geçtiği nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih ... esas ... karar sayılı ilamı ile kararın gerekçe kısmı kısmen değiştirilmek suretiyle ve hüküm fıkrası "süresinde dava açılmadığından davanın HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine" yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulmadığından hükmün düzeltilmiş haliyle 25/02/2016 tarihinde kesinleşmiş olduğu görülmüştür. Bekletici mesele yapılan kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ve üyeliğin tespitine ilişkin dava dosyasında verilen karar kesinleştikten sonra davalı kooperatifin tüm defter ve kayıtları, .......Ltd.Şti'nin defter ve kayıtları ile dosya kapsamı incelenmek suretiyle davacının davalı ......Ltd.Şti'ne ne miktar ödeme yaptığı, bu paraların kooperatife aktarılıp aktarılmadığı, davacı taleplerinin yerinde olup olmadığı hususunda bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. Kooperatif uzmanı ... ile mali müşavir ... tarafından düzenlenen 28/03/2017 havale tarihli kök raporda özetle; davalı kooperatifin 775 sayılı Gecekondu Kanunu'ndan arsa tahsisi hususunda yararlanmak amacı ile ...'nin tek yetkilisi durumundaki .... 'ün girişimleri ile .... Konut Yapı Kooperatifi ünvanı ile kurulu 15/05/1995 tarihli olağanüstü toplantı ile yönetim ve denetim organları seçildikten sonra, yönetim kurulu tarafından adı geçen şirket ile 22/06/1995 tarihinde hizmet sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşmenin 26/06/1996 tarihinde yapılan ilk olağan genel kurul toplantısında aralarında .... ün de bulunduğu 7 ortak tarafından oy birliğiyle karar verilmek suretiyle benimsendiği,....Ltd.Şti'nin hizmet sözleşmesi uyarınca kooperatife 15 ay içinde asgari 500 ortak temin ederek bunların kooperatif ortağı olmaları halinde ödemelerini kooperatife devretmeyi taahhüt ettiği ve bu hizmeti karşılığında her konut için %12 oranında ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, davacının da temin edilen ortaklar arasında olup tüm ödemelerini sözleşmeler çerçevesinde davalı .......Ltd.Şti'ne yaptığı, esasen davacı tarafından kooperatif ortağı sıfatı ile davalı kooperatife hiçbir ödeme yapılmadığının dava dilekçesinde de açık bir şekilde beyan edildiği, davacının kooperatif ortaklığına kabul edilmesinin, davacının şirkete yaptığı ödemelerin şirket ile kooperatif arasındaki 22/06/1995 tarihli sözleşme hükümleri uyarınca şirket tarafından davalı kooperatife intikal ettirildiğini göstermekte olduğu, davacının ........Ltd.Şti'ne 1.249.000.000,00 eski TL (1.249,00 yeni TL) ödeme yaptığı, bu miktarın ne kadarının kooperatife intikal ettirildiği kesin bir şekilde kooperatif kayıtları ile tespit edilememekte ise de; sözleşme hükümleri itibariyle kooperatif tarafından şirkete ödenmesi gereken %12 oranındaki ödeme payı tümüyle davalı kooperatifin borcu durumunda olduğundan bu miktarın tamamının davalı kooperatife intikal ettirilmiş olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda davacının ...Ltd.Şti üzerinden kooperatife 1.249,00 yeni TL ödeme yaptıktan sonra, ödemenin tamamını yaptığı iddiasıyla kooperatife hiçbir ödeme yapmayan ve bu sebeple de ortaklıktan ihraç edilen ortak durumunda bulunduğu, davacı hakkında verilen ihraç kararının 08/08/2004 tarihinde yapılan tebligattan sonra 3 aylık hak düşürücü süre içinde itiraz/yargı yoluna gidilmeyerek 08/11/2004 tarihinde kesinleştiği, Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleşmiş olan Bakırköy (Kapatılan) .... ATM'nin 18/03/2014 tarih ... Esas ... karar sayılı kararı ile sabit olduğu, bu dosyanın evveliyatı olan Bakırköy ... ATM'nin ... esas sayılı dosyası için düzenlenen 26/02/2013 havale tarihli raporda da belirtildiği üzere; kooperatiften ihraç edilmiş ortak durumundaki davacının, bağımsız bölüm veya bağımsız bölüm yerine tazminat ve hatta yatırmış olduğu paranın tamamını talep etme hakkı bulunmayıp sadece kooperatife yatırmış olduğu paranın o yılın bilançosuna göre payına düşen kısmının iadesini isteme hakkı mevcut olduğu, her ne kadar davacının talebi hükmen tescil veya tazminata ilişkin ise de çoğun içinde az da vardır genel kabulü uyarınca, bu dava içinde kooperatiften çıkarılan ortak sıfatı ile talep edebileceği miktar yönünden hesaplama yapılmasında yarar görüldüğü, davacının talep edebileceği miktarın 2004 yılı bilançosuna göre hesaplanması gerektiği, kooperatifin 2004 hesap olağan genel kurul toplantısının 22/05/2005 tarihinde yapıldığı, 2004 yılı bilançosunun da bu toplantıda tasdik edildiği, kooperatif ana sözleşmesinin 15.maddesinde belirtilen bir aylık sürenin 22/06/2005 tarihinde dolduğu, bu tarih itibariyle davacı alacağının muaccel hale geldiği, 2004 yılı bilançosuna göre davacının ortaklıktan çıkarılma payı olarak 7.734,83 TL talep edebileceği mütalaa olunmuştur. Davalı kooperatif vekili kök rapora itiraz dilekçesinde; Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre kooperatiften ayrılan ortağın ödemiş olduğu aidatların tamamını değil ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep edebileceğini, davacının incelenen kooperatif defterlerine göre 2000 yılında 1.249,00 TL ödediği, çıkma payının doğru hesaplanması hususunda bilirkişilerden ek rapor alınması gerektiğini bildirmiştir. Mahkememizce 24/04/2017 tarihli duruşmada davacı vekiline ödenen paranın iadesine yönelik talebin Kooperatifler Kanunu'nun 17.maddesi gereğince kooperatif üyeliğinden ihraç nedeniyle ödenen paranın iadesi istemini içerip içermediği veya iadesi istenen paranın daire karşılığı tazminat istemini mi içerdiği hususunda açıklamada bulunması için süre ve imkan tanınmış, davacı vekili 08/05/2017 tarihli dilekçesinde paranın değer kaybı hesaplandığında K.K.17.maddesine göre ödenen paranın iadesinin istenmesinin müvekkilinin zararına sebebiyet vereceğini, bu nedenle dava dilekçesinde belirttikleri gibi daire karşılığı tazminat talep ettiklerini belirtmiştir. Bilirkişi kurulu ibraz ettiği 28/03/2018 tarihli ek raporunda özetle; ....Ltd.Şti'nden daire satın aldıktan sonra davalı kooperatif ortaklığına kabul edilen davacı hakkında kooperatif yönetim kurulu tarafından çıkarma kararı verildiği, bu kararın iptali hususunda açılan davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle retle sonuçlandığı ve mahkeme kararının Yargıtay incelemesinden de geçmek suretiyle 25/02/2016 tarihi itibariyle kesinleşmiş olduğu, davacı hakkında böylece kooperatif yönetim kurulu tarafından verilen çıkarma kararının 08/11/2004 tarihinde kesinleştiği, davacının davanın açıldığı 29/08/2008 tarihi itibariyle kooperatif ortağı durumunda olmadığı, kooperatif ortağı olmayan davacının davalı kooperatiften bağımsız bölüm veya bağımsız bölüm yerine tazminat ve yatırmış olduğu paranın tamamını talep etme hakkı bulunmadığı , kooperatif ortaklığından çıkarılan davacının K.K.17.maddesi uyarınca masraf hissesi düşüldükten sonra kesinleşen 2004 yılı bilançosuna göre talep edebileceği miktarın 1.324,97 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Mahkememizin .... Esas, ... Karar nolu, 07/05/2018 tarihli karar ile Asıl davada; davacının davalı kooperatife yönelik hükmen tescil bu talep kabul edilmediğinde bağımsız bölüm karşılığı tazminat talepleri bakımından üyelikten ihracı kesinleşmiş olup kooperafifte ortaklık sıfatı kalmadığından aktif husumet yokluğundan davasının reddine, Birleşen davada; davacının davalı şirkete yönelik talepleri bakımından bu davalının pasif husumeti bulunmadığından pasif husumet yokluğundan davasının reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf talebi üzerine dosyanın İstanbul BAM .... Hukuk Dairesine gönderildiği, İstanbul BAM ... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... karar, 13/10/2022 tarihli ilamı ile " Davacı taraf dava dilekçesinde açıkça, davalı kooperatife ait 6. Blok 501 numaralı bağımsız bölüm üyeliğinin tespitini ve hükmen tescilini, ihraç kararının iptali ile üyeliğin tespiti ve hükmen tescili talepleri kabul edilmediği taktirde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ödenen paranın karşılığı olarak şimdilik belirlemiş oldukları 80.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, yine davacı vekilinin 18/04/2017 tarihli dilekçesinde taleplerinin müvekkilinin ödemiş olduğu daire karşılığı rayiç bedelin kendisine ödenmesi olduğunu, bu açık taleplere rağmen mahkemece 24/04/2017 tarihli celsede davacı vekiline müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ihracının kesinleşmesi karşısında dava dilekçesindeki terditli talepleri olan ödenen paranın iadesine yönelik talebin Kooperatifler Kanunu'nun 17.maddesi gereğince kooperatif üyeliğinden ihraç nedeniyle ödenen paranın iadesi istemini içerip içermediği veya iadesi istenen paranın daire karşılığı tazminat istemini mi içerdiği hususunda açıklamada bulunması için süre verildiği, davacı vekilince de 08.05.2017 tarihli dilekçeyle müvekkilinin aradan bu kadar uzun yıllar geçtikten sonra, paranın değer kaybı da hesaplandığında Kooperatifler Kanunu'nun 17. Maddesine göre ödenen paranın iadesini istemesi tamamen zararına sebebiyet vereceğini, bu nedenle dava dilekçesinde belirttikleri daire karşılığı tazminat talepleri doğrultusunda hesap yapılarak bu talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği, tüm bu talep ve beyanların davacının kooperatif ortaklığından çıkma payı alacağını da kapsadığından işin esası konusunda karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. " gerekçeleri ile mahkememizce verilen kararın kaldırıldığı ve mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce duruşma ara kararı ile İstanbul BAM ... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... karar, 13/10/2022 tarihli ilamı dikkate alınarak dava dosyamıza rapor sunan bilirkişi heyetine dosyamızın tevdi edilerek BAM kararı doğrultusunda ihtimalli olarak hem Kooperatifler Kanunu 17. Maddesine göre hem de uyuşmazlık konusu Daire ile alakalı davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne kadar olabileceği konusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş olmakla, Kooperatif Uzmanı ... ve Mali Müşavir ...'nun 25/06/2023 tarihli raporunda özetle; • Davacının kooperatif üyeliğine bağlı olarak talepte bulunması için (üyelik hak ve sıfatına bağlı olarak açılan tapu iptal tescil veya tescilin mümkün olmaması halinde tazminat talepleri) üyelik sıfatının yargılama sonucuna kadar devam etmesi gerektiği, Davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği ve ihraç kararının 08.08.2004 tarihinde Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, Davacının, davalı kooperatif ortağı olmaması nedeniyle (sadece ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak istenebilecek olan ) daire veya daire karşılığı tazminat bedelinin tahsilini ortaklık hak ve sıfat yokluğu nedeniyle (dava şartı) 1163 sayılı yasa kapsamında davalı kooperatiften talep edemeyeceği, Ortaklığı sona eren davacının ayrılma payı alacağının tahsilini 1163 sayılı kanunun 17. Mad ve ana sözleşmenin 15 mad hükümleri çerçevesinde davalı kooperatiften talep edebileceği, 1163 sayılı kanunun 17 mad ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 15 mad. hükmüne göre davalı kooperatif 2004 hesap yılı bilançosunun 22.05.2005 tarihinde yapılan genel kurulda kabulü suretiyle kesinleştiği, 1 aylık sürenin 22.06.2005 tarihinde dolduğu, Davacının ayrılma payı alacağını 1163 sayılı kanun 17 ana sözleşmenin 15 mad.hükmü gereği 22.06.2005 tarihinden itibaren ödemiş olduğu aidatın tamamını değil ihracın kesinleştiği yılın bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep edebileceği, Davacının davalı kooperatif ticari defter kayıtlarında tespit edilen 2004 yılı ödeme payından , 2004 yılı bilançosuna göre payına isabet eden masraf hissesi mahsup edildikten sonra davalı kooperatiften(1.509,00.TL- 265,03.TL=) 1.324,97.TL tutarındaki ayrılma payı alacağının tahsilini 22.06.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte talep edebileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce duruşma ara kararı ile Dava dosyamıza rapor sunan bilirkişi heyetine dava dosyasının tevdi edilerek; aynı zamanda davacı tarafça ödeme yaptığı tespit edilen miktarın dava tarihi itibariyle iktisadi anlamdaki bütün parametreler kullanılarak dava tarihi itibariyle güncel değerinin ne kadar olduğu hususunda tespit yapılmasının istenilmesine karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyetinin 30/11/2023 tarihli ek raporunda özetle; Hesaplamalara göre davacının davalı kooperatiften 28.09.2008 dava tarihi itibari ile (7.173,95 TL + 507,28 TL- 396,79.TL=) 7.284,44 TL tutarındaki ayrılma payı alacağının olabileceğinin hesaplandığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce duruşma ara kararı ile Taraf itirazlarının değerlendirilmesi aynı zamanda istinaf ilamında belirtildiği üzere davacının tazminat talebi hakkında da değerlendirme yapabilmek adına daire karşılığı tazminat miktarının hesaplanabilmesi için dava dosyamıza rapor sunan bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edilerek istenen hususlarda ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyetinin 17/01/2025 tarihli raporunda özetle; İstinaf mahkemesinin kaldırma kararında “ davacının tüm bu talep ve beyanların davacının kooperatif ortaklığından çıkma payı alacağını da kapsadığından işin esası konusunda karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. “ denilmek suretiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği, Davacının, davalı kooperatif ortağı olmaması nedeniyle (sadece ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak istenebilecek olan ) daire veya daire karşılığı tazminat bedelinin tahsilini ortaklık hak ve sıfat yokluğu nedeniyle (dava şartı) 1163 sayılı yasa kapsamında davalı kooperatiften talep edemeyeceği, Ortaklığı sona eren davacının ayrılma payı alacağının tahsilini 1163 sayılı kanunun 17. Mad ve ana sözleşmenin 15 mad hükümleri çerçevesinde davalı kooperatiften talep edebileceği, 1163 sayılı kanunun 17 mad ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 15 mad.hükmüne göre davalı kooperatif 2004 hesap yılı bilançosunun 22.05.2005 tarihinde yapılan genel kurulda kabulü suretiyle kesinleştiği, 1 aylık sürenin 22.06.2005 tarihinde dolduğu, Davacının ayrılma payı alacağını 1163 sayılı kanun 17 ana sözleşmenin 15 mad. hükmü gereği 22.06.2005 tarihinden itibaren ödemiş olduğu aidatın tamamını değil ihracın kesinleştiği yılın bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep edebileceği, 1163 sayılı kanun kapsamında üyelikten ihraç edilen davacının davalı kooperatif ticari defter kayıtlarında tespit edilen 2004 yılı ödeme payından , 2004 yılı bilançosuna göre payına isabet eden masraf hissesi mahsup edildikten sonra davalı kooperatiften(1.509,00.TL- 265,03.TL=) 1.324,97.TL tutarındaki ayrılma payı alacağının tahsilini 22.06.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte talep edebileceği yönündeki bilirkişi görüşünün korunduğu, mahkemece ;davacının tazminat talebi hakkında değerlendirme yapabilmek adına daire karşılığı tazminat miktarının hesaplanması istenilmiş olup, kooperatif üyesi olmadığı tartışmasız olan davacının 1163 sayılı kanun kapsamında ortaklık hak ve sıfatına bağlı yerleşik Yargıtay kararlarına konu tazminat hesap formülüne göre hesaplamanın yapılamayacağının değerlendirildiği,Davacının davalı ...... şirketi ile yaptığı konut satış sözleşmesi ile 1995 yılında daire bedeli olarak ödemiş olduğu 1.249.000.000.ETL nin daire karşılığı tazminat bedeli olarak hesaplanması yönünden taşınmaz değerinin gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi tarafından hesap edilmesi gerektiği, bilirkişi kurulumuzda taşınmaz değer tespitini yapabilecek uzman bilirkişi bulunmadığından kurulumuzca bu yönden hesaplama/ değerleme yapabilmenin mümkün olmadığı, nihai takdirin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava; kooperatife ait bağımsız bölüm üyeliğinin tespiti ve hükmen tescili, kabul edilmediği taktirde kooperatif ortaklığından çıkma payı alacağı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ortaklıktan çıkarılma kararı sonrasında kooperatiften bağımsız bölüm istenip istenemeyeceği ile bunun kabul görmemesi halinde kooperatif ortaklığından çıkma payı alacağı istenip istenemeyeceğine ilişkindir. Davalı kooperatif, 775 sayılı Gecekondu Kanunu'ndan arsa tahsisi hususunda yararlanmak amacı ile ...'nin tek yetkilisi durumundaki ....'ün girişimleri ile... Konut Yapı Kooperatifi ünvanı ile kurulmuştur. Davalı kooperatif ile diğer davalı ......Ltd.Şti. arasında 22/06/1995 tarihinde hizmet sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme 26/06/1996 tarihinde yapılan kooperatif ilk olağan genel kurul toplantısında genel kurulca benimsenmiştir. Davalı...Ltd.Şti hizmet sözleşmesi uyarınca kooperatife 15 ay içinde asgari 500 ortak temin ederek bunların kooperatif ortağı olmaları halinde ödemelerini kooperatife devretmeyi taahhüt etmiş ve bu hizmeti karşılığında her konut için %12 oranında şirkete ödeme yapılması kararlaştırılmıştır. Davacı da temin edilen ortaklar arasında olup tüm ödemelerini sözleşmeler çerçevesinde davalı....Ltd.Şti'ne yapmıştır. Esasen davacı tarafından kooperatif ortağı sıfatı ile davalı kooperatife hiçbir ödeme yapılmadığı dava dilekçesinde de açık bir şekilde beyan edilmiştir. Davacının kooperatif ortaklığına kabul edilmesi, davacının şirkete yaptığı ödemelerin şirket ile kooperatif arasındaki 22/06/1995 tarihli sözleşme hükümleri uyarınca şirket tarafından davalı kooperatife intikal ettirildiğini göstermektedir. Davacının ...Ltd.Şti'ne 1.249.000.000,00 eski TL (1.249,00 yeni TL) ödeme yaptığı, bu miktarın ne kadarının kooperatife intikal ettirildiğini kesin bir şekilde kooperatif kayıtları ile tespit edilememekte ise de; sözleşme hükümleri itibariyle kooperatif tarafından şirkete ödenmesi gereken %12 oranındaki ödeme payı tümüyle davalı kooperatifin borcu durumunda olduğundan bu miktarın tamamının davalı kooperatife intikal ettirilmiş olduğunun kabulü gerekmiştir. Bu durumda davacının .....Ltd.Şti üzerinden kooperatife 1.249,00 yeni TL ödeme yaptıktan sonra, ödemenin tamamını yaptığı iddiasıyla kooperatife hiçbir ödeme yapmayan ve bu sebeple de ortaklıktan ihraç edilen ortak durumunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının kooperatif üyeliğine bağlı olarak hükmen tescil olmadığı takdirde konut karşılığı tazminat talep edebilmesi için kooperatifteki üyeliğinin devam etmesi gerekmektedir. Bu nedenle üyelikten ihracın iptali ve üyelik tespitine ilişkin talep yönünden ayırma kararı verilerek dosya Bakırköy (Kapatılan) ... ATM'nin ... esas numarasını almıştır. Bu mahkemece yapılan yargılama sonucunda kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davası hak düşürücü süre geçtiğinden reddedilmiştir. Davacının kooperatif ortaklığından çıkarılma kararının Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 19.11.2015 tarih ve .... Esas .... Karar sayılı kararıyla kesinleştiği sabit olup davacı 01.06.2004 tarihinde kooperatif ortaklığından çıkarılmıştır. Buna göre davacının davalı kooperatifteki üyeliğinin ihraç kararının 08/11/2004 tarihi itibariyle kesinleşmiş olması nedeniyle sona erdiği, somut davanın açıldığı 29/08/2008 tarihi itibariyle kooperatif ortağı olmadığı tespit edilmiştir. Davacının hükmen tescil, olmadığı takdirde konut karşılığı tazminat talep edebilmesi için kooperatif ortağı olması gerekmektedir. Zira bu talepler ancak kooperatif ortaklığına bağlı olarak ileri sürülebilecektir. Oysa davacının kooperatif ortaklığından çıkarılma kararı 08/11/2004 tarihinde kesinleşmiştir. Diğer bir ifadeyle davanın açıldığı 29/08/2008 tarihi itibariyle davacı, davalı kooperatif ortağı durumunda değildir. Bu nedenle kooperatif üyeliği sona eren davacının asıl dosya yönünden; davacının davalı kooperatife yönelik hükmen tescil, bu talep kabul edilmediğinde bağımsız bölüm karşılığı tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşma süresi ve yükümlülük başlıklı 17 nci maddesinin "Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır. Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmünü düzenlediği görülmektedir. Davacı taraf dava dilekçesinde açıkça, davalı kooperatife ait 6. Blok 501 numaralı bağımsız bölüm üyeliğinin tespitini ve hükmen tescilini, ihraç kararının iptali ile üyeliğin tespiti ve hükmen tescili talepleri kabul edilmediği taktirde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ödenen paranın karşılığı olarak şimdilik belirlemiş oldukları 80.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, yine davacı vekilinin 18/04/2017 tarihli dilekçesinde taleplerinin müvekkilinin ödemiş olduğu daire karşılığı rayiç bedelin kendisine ödenmesi olduğunu, bu açık taleplere rağmen mahkemece 24/04/2017 tarihli celsede davacı vekiline müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ihracının kesinleşmesi karşısında dava dilekçesindeki terditli talepleri olan ödenen paranın iadesine yönelik talebin Kooperatifler Kanunu'nun 17.maddesi gereğince kooperatif üyeliğinden ihraç nedeniyle ödenen paranın iadesi istemini içerip içermediği veya iadesi istenen paranın daire karşılığı tazminat istemini mi içerdiği hususunda açıklamada bulunması için süre verildiği, davacı vekilince de 08/05/2017 tarihli dilekçeyle aradan bu kadar uzun yıllar geçtikten sonra, paranın değer kaybı da hesaplandığında Kooperatifler Kanunu'nun 17. Maddesine göre ödenen paranın iadesini istemesi tamamen zararına sebebiyet vereceğini, bu nedenle dava dilekçesinde belirttikleri daire karşılığı tazminat talepleri doğrultusunda hesap yapılarak bu talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği, tüm bu talep ve beyanların davacının kooperatif ortaklığından çıkma payı alacağını da kapsadığı, ortaklığı sona eren davacının ayrılma payı alacağının tahsilini 1163 sayılı kanunun 17. Mad ve ana sözleşmenin 15 mad hükümleri çerçevesinde davalı kooperatiften talep edebileceği, 1163 sayılı kanunun 17.maddesi ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 15.maddesi hükmüne göre davalı kooperatif 2004 hesap yılı bilançosunun 22/05/2005 tarihinde yapılan genel kurulda kabulü suretiyle kesinleştiği, 1 aylık sürenin 22/06/2005 tarihinde dolduğu, davacının ayrılma payı alacağını 1163 sayılı kanun 17.madde, ana sözleşmenin 15.madde hükmü gereği 22/06/2005 tarihinden itibaren ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ihracın kesinleştiği yılın bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep edebileceği, 1163 sayılı kanun kapsamında üyelikten ihraç edilen davacının davalı kooperatif ticari defter kayıtlarında tespit edilen 2004 yılı ödeme payından, 2004 yılı bilançosuna göre payına isabet eden masraf hissesi mahsup edildikten sonra davalı kooperatiften(1.509,00.TL- 265,03.TL=) 1.324,97-TL tutarındaki ayrılma payı alacağını 22/06/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılarak; asıl dosya yönünden; davacının kooperatif ortaklığından çıkma payı alacağı 1.324,97-TL'nin 22/06/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava yönünden ise; davalı ......-Sınai Ürünleri şirketinden konut karşılığı tazminat talep edildiği, her ne kadar davacı 1.249,00-TL parayı bu davalıya ödemiş ise de, yukarıda açıklandığı gibi davalı ......Ltd.Şti. diğer davalı kooperatif ile yapmış olduğu hizmet sözleşmesi gereğince kooperatife ortak temini için bu paraları tahsil etmiş, akabinde davacı, davalı kooperatife ortak yapılmıştır. Bilirkişi raporunda açıklandığı üzere ...... şirketinin davacıdan tahsil ettiği parayı davacının kooperatife ortak olarak kabul edilmesiyle kooperatife aktardığının kabulü gerekmiştir. Davacının davalı kooperatife ortak olarak kabul edilmesi ve davalı kooperatif defter ve kayıtlarında diğer davalı ...... şirketine ödenen paranın davacı ödemesi olarak kayıtlı olması karşısında, hükmen tescil olmadığı takdirde konut karşılığı tazminat taleplerinin davalı ...... şirketine karşı yöneltilmesi mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak; birleşen (Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin ... E.) dosya yönünden; davalı ......-Sınai Ürünleri Üretim ve Pazarlama Ltd. Şti.'ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Asıl dosya yönünden; a)Davacının davalı kooperatife yönelik hükmen tescil, bu talep kabul edilmediğinde bağımsız bölüm karşılığı tazminat talebinin REDDİNE, b)Davacının kooperatif ortaklığından çıkma payı alacağı 1.324,97-TL'nin 22/06/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Birleşen (Bakırköy.... Tüketici Mahkemesi'nin ... E.) dosya yönünden; davalı ......-Sınai Ürünleri Üretim ve Pazarlama Ltd. Şti.'ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE, 3-Asıl dosyada; a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça yatırılan 1.188,00-TL harçtan mahsubu ile artan 572,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, b)Davacı tarafça sarf edilen peşin harçtan mahsup sonrası kalan 615,40-TL harcın davalı .... Konut Yapı Kooperatifi'nden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, c)Davacı tarafça sarf edilen 7.784,00-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti) davanın kabul oranı dikkate alındığında hesaplanan 128,91-TL'sinin davalı .... Konut Yapı Kooperatifi'nden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, d)Davalı ...... tarafınca sarf edilen 400,00-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti) davanın red oranı dikkate alındığında hesaplanan 393,37-TL'sinin davacıdan alınarak DAVALI .... KONUT YAPI KOOPERATİFİ'NE VERİLMESİNE, bakiyesinin davalı .... Konut Yapı Kooperatifi üzerinde bırakılmasına, e) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 1.324,97-TL ücreti vekaletin davalı .... Konut Yapı Kooperatifi'nden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, f) Davalı ... Konut Yapı Kooperatifi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2.maddesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.324,97-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 4-Birleşen Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında; a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, b) Davacı tarafından yapılan masrafların kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, c) Davalı ......-sınai Ürünleri Üretim Ve Pazarlama Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALI ......-SINAİ ÜRÜNLERİ ÜRETİM VE PAZARLAMA LTD. ŞTİ.'NE VERİLMESİNE, 5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/03/2025 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1023, K. 2025/349, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-1023-e-2025-349-k-08be7063521e