İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/987 E. 2024/44 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/987
- Karar No
- 2024/44
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/987 Esas KARAR NO : 2024/44 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/11/2021 KARAR TARİHİ : 17/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında "...... Ayakkabı Fuar Standı Dekorasyon Sözleşmesi" akdedildiğini, iş bu sözleşme ile müvekkilinin, davalının katılacağı fuarın stant kurulum ve dekorasyon işini üstlendiğini, davalının ise bu işe karşılık müvekkili şirkete sözleşmenin 4.3 maddesi uyarınca 30.000 TL + KDV ödemeyi ve sözleşmenin A.3.1. Maddesi uyarınca 4 sefer fuar standı kurdurma işini vermeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin sözleşme gereği edimini yerine getirdiğini ve ....... sıra numaralı, 10.10.2018 tarihli ve 30.000 TL +KDV bedelli faturayı düzenleyerek davalıya teslim ettiğini, davalının bu sözleşme ve fatura karşılığında müvekkiline 15.000 TL ödeme yaptığını ve ancak bakiye kalan bedeli müvekkiline ödemediğini, ayrıca yine Sözleşmenin 4.5. maddesinde, davalının belirtilen tarihlerde ödemelerini yapmaması halinde, ödeme yapılmayan her ay için anlaşılan tutarın %10'u oranında müvekkiline cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalının sözleşmenin A.3.1. maddesinde 4 sefer stant kurdurma sözü vermişse de sonraki süreçte müvekkiline stant kurulum işi vermediğini ve bu yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, akdedilen sözleşmenin A.3.6. maddesinde, davalının 4 sefer stant kurdurma sözünü yerine getirmediği takdirde her sefer için 15.000 TL cezai şart tazminatını müvekkiline ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalının, bakiye sözleşme bedelini ve cezai şart tazminatlarını müvekkiline ödememesi üzerine 15.10.2021 tarihinde dava şartı arabuluculuk kapsamında arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşma sağlanamaması nedeniyle arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacaklarından şimdilik 1.000 TL'nin 10.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacaklarından şimdilik 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada, taraflar arasında "....... Ayakkabı Fuar Standı Dekorasyon Sözleşmesi" imzalandığını, Sözleşme'nin A.3.3.maddesinin, "işveren firma söz konusu dekoru söylenilen adetlerde kiralama hakkını almış bulunmaktadır. Bu malzemelerin bu fuarı dışındaki tüm kullanım hakları ...... Mimarlık İnşaat Yapı Dekorasyon San. Tic. Ltd. Şti.'ye aittir" şeklinde düzenlendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin stant kurulum kiralama sözleşmesi olduğu göz önüne alındığında, Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının zamanaşımına uğrayan talep ve alacakları için zamanaşımı itirazında bulunduklarını, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı müvekkili tarafından İstanbul ....... Noterliği'nin 18.10.2018 tarihli ........ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini ve fesih ihtarının davacı tarafa tebliğ edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği itibariyle karma nitelikli bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin karma nitelikli olduğu göz önüne alınarak davacı tarafın taleplerinin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini, somut olayda Sözleşme'nin B.3.1. maddesi uyarınca fuar stantları dekorasyon projesi ve A.3.3. maddesi uyarınca bu dekorasyonun kiralanması içermesi sebebiyle davacının eser sözleşmesi ve kira sözleşmesine ait edimleri yüklendiğini, müvekkilinin ise 4.3 maddesi uyarınca para ödemeyi yüklendiği bir sözleşme imzalandığını, bu hali ile taraflar arasındaki Sözleşmenin atipik sözleşmelerden karma, kombine nitelikli sözleşme olduğunu, ayıplı ifa sebebiyle davacı tarafın tüm taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın sözleşme gereğince yerine getirmesi gereken yükümlülüklerini yerine getirmeyerek ayıplı ifada bulunduğu için müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini ve fesih sebeplerini açıkça belirttiğini, müvekkili şirkete sıfır ve birinci kalite malzeme kullanılacağı taahhüt edilmesine rağmen fotoğraflardan görüleceği üzere ikinci el, kalitesiz ve hasarlı malzemeler kullanıldığını, müvekkiline numunelerin önceden iletilmediğini, geç ve eksik teslim edildiğini, davacı tarafın özellikle projede kullanmayı taahhüt ettiği malzemeleri kullanmadığını ve kötü işçilik sebebiyle tüm stant alanını müvekkilinin müşterilerine karşı utanç alanına çevirdiğini, sözleşme gereğince kullanacağı malzemelerin numunelerini kurulum öncesi müvekkiline sunması gerektiği halde müvekkili şirkete yazılı ve görsel bilgi vermediğini, fuar standını fuar başladığında teslim ederek geç teslimde bulunduğunu, davalı müvekkilinin fuar başlangıcında gördüğü bu hususları davacı tarafa bildirdiğini, ayıp ihbarında bulunduğunu ancak davacı tarafın hiçbir eylemde bulunmayarak müvekkilini çok zor durumda bıraktığını, sözleşme gereklerini yerine getirmediğini, davacı tarafın hem sözleşmenin B.3.2.maddesi gereğince projede kullanmayı taahhüt ettiği malzemeleri kullanmaması hem de basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken özeni göstermeyerek fuar standından müvekkilinin beklediği faydayı sağlayamayacağı şekilde ayıplı ifada bulunması sebepleriyle müvekkilinin sözleşmeden dönme hakkı oluştuğunu, davacı tarafın sözleşmenin B.3.8. Maddesinde düzenlendiği üzere standı fuardan 1 gün önce teslim etmeyip fuar başladığında teslim ettiği için standın geri gönderilme imkanı da olmadığını, geç ve ayıplı ifa sebebiyle davacı tarafın bedele hak kazanamadığını, sözleşmenin a.3.1. ve a.3.6 maddesi gereğince 4 sefer stant kurdurma sözü yerine getirilmediğinden bahisle davacı tarafın 15.000,00-TL "cezai şart" talebinin reddedilmesi gerektiğini, taraflarca sözleşme aşamasında bu şartın kaldırıldığını, davacı tarafın el yazısı ile sonradan ekleyerek talepte bulunmasının açıkça kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu sözleşmenin A3.1. Maddesi incelendiğinde daha öncesinde "5" sefer yazılı kısmın çarpı ile kaldırıldığının sabit olduğunu, yani tarafların sözleşmeyi akdederken gerçek anlaşmalarının gereği olarak bu kısmı çarpı işareti ile çıkardıklarını, ancak hiçbir talep ileri sürmeden yaklaşık 4 yıl sonra dava açan davacının buraya arka sayfada sehven kalan tazminat hükmünü dayanak yaparak el yazısı ile (4) ibaresini eklediğini, ilgili eklemede müvekkilinin imza veya parafı olmadığını, bu sebeple herşeyden önce, sonradan yapılan ve müvekkilinin imza yahut parafı olmayan eklemeyi kabul etmediklerini, davacı tarafın iddiasının aksine sözleşmenin A.3.1. ve A.3.6. Maddeleri gereğince düzenlenen kalemin cezai şart olmadığını, açıkça görüldüğü üzere sözleşmenin A.3.6.maddesinin davacının uğrayabileceği zararlara ilişkin tazminat bedeli olarak düzenlendiğini ve davacı tarafça da dava dilekçesinde tazminat alacağı talep edilmemiş olması sebebiyle davacı tarafın cezai şart alacağına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, tazminat zarar şartına bağlı bulunduğundan davalının bu tazminatı talep edebilmesi için zararını ispat külfeti altında bulunduğu, buna karşın davacının bu zarara ilişkin hiçbir delil sunmadığını, sözleşmenin 4.5.maddesi gereğince belirtilen tarihlerde ödeme yapılmayan her ay için %10 cezai şart talebinin reddedilmesi gerektiğini, cezai şart miktarının fahiş olması sebebiyle TBK 27 ve TMK 23 kapsamında hükmün geçersizliğine ve cezai şartın iptaline karar verilmesi gerektiğini, cezai şart ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olmakla davalı tarafça sözleşme feshedildiğinden talep edilmesinin mümkün olmadığını, bir an için Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, sözleşmenin B.3.1. Maddesi gereğince ödenecek tazminat talebinin davacı alacağından takas edilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacı tarafa "Sözleşme gereği fuar stant dekorasyonunu vaktinde bitirip teslim etmemeniz sebebiyle sözleşmede kararlaştırılmış olan 10.000,00-TL tazminat bedelinin üç (3) gün içerisinde tarafımıza ödenmesi"ni ihtar ettiğini, ancak davacı tarafın sözleşme gereğince kararlaştırılan tazminat bedelini ödemediğini, huzurdaki davada davacı tarafın alacağının varlığı sonucuna varılırsa bu bedelin davacı alacağından takas edilmesi gerektiğini, davacı tarafın sunduğu faturanın 18.10.2018 tarihinde iade edilmiş olup müvekkilinin faturayı kabul etmediğini, faturaya konu alacağı ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, davalı müvekkilinin, davacı tarafın tanzim ettiği 10.10.2018 ....... sıra no’lu 30.000,00-TL + KDV olmak üzere 35.400,00-TL bedelli faturaya TTK md. 21/2 gereğince 18.10.2018 tarihinde itiraz ederek iade ettiğini, davacı tarafın müvekkilinin 15.000,00-TL ödediğini iddia etmekteyse de müvekkilinin sözleşmenin 4.2. maddesi gereğince 17.000,00-TL ödeme yaptığını savunarak; davacının tüm taleplerinin ayrı ayrı reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında imzalanan "...... Ayakkabı Fuar Standı Dekorasyon Sözleşmesi"nden kaynaklı alacak ve cezai şart istemlerine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; ...... Ayakkabı Fuar Standı Dekorasyon Sözleşmesi kapsamında tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, ayıplı ifa olup olmadığı, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshedip etmediği, davacının sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, cezai şart ve takas-mahsup taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Güngören ve Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2018 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Taraf vekilleri tarafından bildirilen tanıklar mahkememizce bizzat dinlenilmiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ....... beyanında, " Ben, mobilya imalat atölyesi işletiyorum. ....... Mimarlık ile süre gelen bir ticari ilişkimiz vardır. Onlarda mobilya imalatı üzerine iş yapar. Ancak bazı zamanlar işleri yetiştiremeyince bize söylerler. Davacı şirket adına davalıya fuar standı yaptım. Ben, tarafımdan istenilen projeye uygun bir şekilde standı yaptım, teslim ettim. Bu yaptığım fuar standını ... Merkezinde yaptım. Ayakkabı fuarıydı. Ben yaptığım işi davacı şirket adına yaptığımdan kendilerine teslim ettim. Ancak, arada bir sorun olmuş ki bizim ödememiz 8-9 ay sonra yapıldı. Normalde ben standı kurduktan bir gün sonraya kadar fuar yerinde beklerim. Bir sorun olursa müdahale ederim. Ancak bize böyle bir sorun bildirimi yapılmadı. Normalde 15 gün içinde ödenmesi gereken alacağımızda yaklaşık 8-9 ay kadar sonra ödendi. Bu söylediğim fuar 2018 yılında yapıldı. Normalde bize stand yapıp teslim etmek için 2 gün süre verirler. Hatırladığım kadarı ile standı 30 Eylül'de yapmaya başladık. Ayın 1'inde de teslim etmiş olmamız gerekir. Şu an tam hatırlamıyorum. Bu tarihler belgelerde bellidir. Bana şu an gösterilen standın boyu öncesi bitirilmiş hali tarafımca yapılmıştır. Biz standı kurduktan sonra yerlere halı döşenir ve açıkta kalan kısımlar da kapatılır. Eğer davalı şirket ayrıca bir talepte bulunsaydı talebi yapılırdı. Parke üzerinde çizikler varsa bu bizim üzerinde çalışmamızdan kaynaklanmış olabilir. Eğer stand birkaç kere kullanılmışsa bundan da kaynaklanmış olabilir. Ben tam olarak neden kaynaklandığını bilemem. Malzemeyi ....... Mimarlık sağlamıştır. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bukadardır " demiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ........ beyanında, " Ben davacı şirket ile uzun yıllardan beri iş ilişkisi içerisindeyim. Dışarından taşeronluk yapıyorum. İş alanım, elektrik işleri üzerinedir. Ben fuar alanlarında fuara katılacak firmaların elektrik işlerini yapıyorum. Bu işi de ....... Mimarlık adına yaparım. Benim yaptığım iş ile ilgili bana sorun olduğuna dair bir dönüş olmadı. Normalde stand kurulumları 3 gün sürmektedir. Ben 2 günde işimi yapıp teslim ederim. Şu an tam olarak hatırlamamakta birlikte fuar açılısından bir gün önce ben elektrik işini yaparak teslim ettiğimi hatırlıyorum. Zira, biz işimizi bitirmeden ana fuar düzenleyicisi ...... elektrikleri açmaz. Bana göstermiş olduğunuz fotoğraftaki spot ışıklarını ben yaptım. Bu spot ışıkları halojen spotlardır. Elektrik verildikten hemen sonra açılmayabilirler. Ancak belli bir süre sora açılırlar. Ateşleme sistemi ile çalışırlar. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bukadardır " demiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ...... beyanında, " Ben pazarlamacıyım. Dışarından tanıdıklarım vasıtası ile iş ayarlarım. Yani açıkçası firmaları bir araya getiririm. Aracılık yaparım. Ben her iki taraf firma ile aracı olarak iki firmayı bir araya getirdim. ........ Firması ile bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşma 4 kurulum üzerine bir anlaşmaydı. Yani, 4 fuar için bir anlaşmaydı. Zira bu şekilde fuarın parası çıkarılabiliyordu. Ben stand kurulurken başında da duruyorum. Hatta sorun çıktığında kendim ya da yönlendirdiğim ustalar vasıtası ile müdahalede de bulunuyorum. Davalı taraf, standın alt raflarının fotoğraflarını çekmiş. Ancak bize o zaman söylememişlerdi. Bu tarz fuar organizasyonlarında bu tarz sorunlar olabilir. Bize göre bu küçük bir sorundur. Eğer bunlar bize davalı şirketçe zamanında söylenseydi biz bu sorunları çözerdik. Bize fuar bittikten çok sonra söylendi. Bu fuar hatırladığım kadarı ile 4 gün sürdü. 4 gün boyunca orada değildim. Ancak ilk 2 gün oradaydım. Bir sorun olduğunda da beni arayabiliyorlar. Bu fuarda yapılan stand davalı şirkete özel olarak dizayn edildi. Eğer tek seferlik bir kurulum için anlaşılsaydı daha yüksek bir ücret istenildi. İlk kurulum yapıldıktan sonra davalı şirket fuardan sonra bize sorun olduğunu, ödeme yapmayacaklarını söylediler. Bunun üzerine diğer 3 kurulum yapılmadı. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bukadardır " demiştir. Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ...... beyanında, " ben 7 yıldır davalı şirkette müdür olarak görev yapıyorum, yaklaşık 4 yıl önce ...... 'nun yaptığı ... fuarına katılacaktık, stand kurulum işi için davacı firma ile anlaştık, bizim ilk fuarımızdı, ilk başta görüşmeleri ...... yaptı sonra ben devraldım, standın kurulumundan teslimine kadar başında ben durdum, resimlerini bek çektim, ta ki fuar bitene kadar, bu fuar 4 gün sürdü, normalde fuardan bir gün önce standı bize teslim etmeleri gerekiyordu, ancak o gün akşama kadar herhangi bir teslim olmadı, fuar sabahı gece saat 4 e kadar davacı firma yetkilileriyle irtibat halindeydik, bize teslimi yapamamışlardı, normalde 4 masa kurulması gerekiyordu ancak 2 masa kuruldu, ayrıca 8 de sandalye kuruldu, ayna, perde fuar boyunca getirilmedi, davacı şirket yetkilileri 6-7 stand daha aldıklarını işlere yetişemediklerini söylediler, bizim ilk fuarımız olduğu için anlaşmamıza göre her şey sıfır olarak yapılacaktı, ancak kurulum yaparken parkelerin, rafların ve spot aydınlatmaların daha önceden kullanıldıkları açıkça anlaşılıyordu, zaten spot ışıkları yanmıyordu, ben bunların fotoğraflarını ismini ...... olarak bildiğim ancak ....... olarak adı geçen bayan ile bu hususları görüştüm, ayrıca durumu ...... Bey'e ilettim, o da davacı şirketin yetkililerini aradı, ancak davacı tarafça bir çözüme ulaştırılamadı, ben fuarın 2.gününe kadar ....... hanımı aradım, ayakkabı standı olduğu için müşteri ayakkabıyı denerken ayna olması gerekir, ayrıca siparişin alınması için masa bulunması gerekir, yine mutfak kısmının kapanması için de bir perde olması gerekir, bu eksiklerin hiç biri tamamlanmadı, zaten 3.günden sonra müşteri pek gelmez, ben de 2 .günden sonra ....... hanımı aramayı bıraktım, fuar boyunca ayakkabıları sergiledik, biz bu şikayetleri yazılı olarak bildirmedik ancak sürekli olarak telefonla irtibat halindeydik, standın nasıl dizayn edileceği sözleşmede belirlenmişti, benim anlattığım hususların hepsi sözleşmede yer almıştır, ben dosyaya sunulan standa ilişkin fotoğrafları fuarın sabahı gibi çektim, giriş tek kapıdan oluyordu, kapının önündeki parkeler o kadar kötü yapılmıştı ki yerinden çıkıyordu, normalde rafların ve kapıların sıfır olması gerekiyordu ancak raflar 2 .el olduğu için vida izleri vardı biz onların üzerini ayakkabılar ile kapattık, kapı da sıfır değildi, yine üzerinde izler vardı, parkelerin kullanılmaktan yüzeyleri eskimişti, benim gördüğüm kadarıyla malzemelerin hepsi bizden önce en az 2-3 kullanım görmüştü, daha önce bize numune sunulmadı, benim olaya ilişkim bilgim ve gördüm bunlardan ibarettir" demiştir. Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ....... beyanında, " yaklaşık 7 yıldır davalı şirkette çalışıyorum, 2018 yılında ilk fuarımız olan ...... fuarına katıldık, ben standın kurulum aşamasında orada yoktum ancak fuarın ilk günü kapıların açılmasıyla satış yapmak amacıyla standa gittim, fuar boyunca da standda satış görevlisi olarak görev yaptım, standa ilk girişte bile birçok eksiklik göze çarpıyordu, mutfakla satış alanı olarak kullandığımız kısım arasında bir ayrım yoktu, müşteri ya da standa gelen herhangi biri mutfaktaki dağınıklığı görebiliyordu, raflar, parkeler ve diğer tüm malzemeler deformasyona uğramıştı, birkaç kez kullanıldıkları belliydi, ben 4 masa olarak konuşulduğunu hatırlıyorum ancak 3 masa kuruldu diye hatırlıyorum, yeterli değildi, standda kötü bir işçilik yapılmıştı, kendi kalitemizi gösteren ilk fuarımız olduğu için bizim istediğimiz özende bir kurulum yapılmamıştı, ben davacı şirket ile firmamız arasındaki görüşmelerde yoktum ancak fuarın ilk günü davacı şirket adına bir bayan standa gelmişti, bu bayana perde, ayna, masa olmadığına ilişkin bildirimde bulunuldu, ayrıca malzemelerin kullanılmış olduğu söylendi ancak taraflar arasındaki detayları bilmiyorum, stand kurulduktan sonra temizlik yapılır, biz de bu temizlikten sonra geçeriz, daha ilk geçişimizde parkeler çizikler ile doluydu, kapı girişindeki parkeler sorunluydu hem biz hem müşterilerimiz parkeler ayaklarımıza takıldığı için sıkıntı yaşadık, pervazlar içten ve dıştan kötü bir işçilik ile yapılmıştı, kalitesiz duruyordu, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir " demiştir. Mahkememiz dosyası, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, dosya kapsamı belgeler, taraflar arasında akdedilmiş ....... Ayakkabı Fuar Standı Dekorasyon Sözleşmesi incelenmek sureti ile; taraflar arasında akdedilen "..... Ayakkabı Fuar Standı Dekorasyon Sözleşmesi" kapsamında tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshedip etmediği, ayıplı ifa olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, ayıplı ve eksik ifa olması halinde eksik ve ayıplı işlerin bedelinin hesaplanması, eksik ve ayıplı işler bedeli ve yapılan ödemeler düşüldükten sonra davacının sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, cezai şart ve takas-mahsup taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarında rapor düzenlenmek üzere mobilya konusunda uzman bilirkişi ile ayakkabı konusunda uzman sektör bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 07/07/2023 havale tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 07/07/2023 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Yüklenici firmanın edimlerini yerine getirdiği fakat basit onarımla giderilebilecek açık ayıplı şekilde teslim ettiğini, davalı firmanın yapılan işin açık ayıplı şekilde teslim edilmesi sebebiyle sözleşmeyi haklı feshettiği, eksik ifanın dosya kapsamında bir proje görülememesi sebebiyle tespit edilemediği fakat ayıplı olduğunun yapılan incelemelerde tespit edildiği, eksik ifa edildiği belirtilen perde, masa ve aynanın değer tespiti yapılabilmesi için davacı tarafından projenin sunulması gerektiği, davalının dosyaya sunmuş olduğu ihtarnamede ayıp ihbarının 18.10.2018 tarihinde yapıldığının görüldüğü, ayıpların giderilebilmesi için gereken bedelin Sözleşme tarihinde 2.700,00 TL, dava tarihinde 4.860,00 TL olarak hesaplandığı, dava dilekçesinde belirtilen 30.000,00 TL+KDV bedelinden 15.000,00 TL'nin ödendiği geri kalan bakiye bedelin davacı şirkete ödenmediği beyan edildiğinden ürünlerde oluşan ayıpların bedelinin sözleşme tarihi itibariyle 2.700,00 TL nin toplam ödenmesi gereken bedelden ve davalı firmanın ödemiş olduğu bedel düşülerek yapılan hesaplamada 30.000,00 TL - 2.700,00 TL =27.300,00 TL, 27.300,00 TL – 15.000,00 TL = 12.300,00 TL davacının ödemeler düşüldükten sonra sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacağının 12.300,00 TL olduğu, davalı tarafça davacıya çekilen ihtarnamede özetle; muhatabın sözleşme hükümlerine uymadığının ve üzerine düşen yükümlülükleri tam olarak yerine getirmediğinin belirtildiği ve haklı sebeple sözleşmenin feshedildiğinin iddia edildiği, dosyada yer alan delillere dayanarak yapılan tespitlerde, kurulan stantta açık ayıpların görüldüğü dolayısıyla davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, davalı tarafın cevap dilekçesinde beyan ettiği işlerin geciktiği ve davacı tarafın temerrüde düştüğüne dair sadece tanık beyanlarının olduğu, ancak dosya incelendiğinde davacının temerrüde düşmesi ile ilgili tanık beyanı haricinde herhangi bir delilin görülmediği, yapılan değerlendirmelere göre bahse konu cezai şart veya takas mahsup taleplerinin yerinde talepler olmadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Davacı vekili, UYAP Bilişim Sistemi üzerinden dosyaya sunduğu 21/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile alacak talebini 12.300,00-TL'ye ıslah etmiş, aynı tarihte ıslah harcını yatırmış ve ıslah dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Eser sözleşmelerinde, yüklenicinin sözleşme kapsamındaki edimlerini fen ve sanat kurallarına ve iş sahibinin amacına uygun olarak tamamlamak suretiyle iş verene teslim ettiğini ve bedele hak kazandığını, iş sahibinin ise iş bedelini ödediğini kanıtlaması gerekmektedir. Taraflar arasında bu kuralın aksinin kararlaştırıldığına ilişkin herhangi bir beyan ve bilgi dosyaya sunulmamıştır. Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilmesi için eserin iş sahibine teslim edilmesi, eserin ayıplı olması, eserin iş sahibi tarafından kabul edilmemiş veya kabul edilmek zorunda olunmaması, eserin iş sahibi tarafından muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması, eserdeki ayıbın iş sahibinin tutumundan kaynaklanmamış olması ve son olarak ayıplı teslimden doğan hakların süresi içinde kullanılması gerekmektedir. Ayıp, teslim edilen eserde sözleşme ile kararlaştırılmış olan veya dürüstlük kuralına göre olması gereken ya da kanunun öngördüğü niteliklerin bulunmaması olarak nitelendirileceğinden ayıplı bir eserin imali ve teslimi sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini gösterir. Eserin teslim alınmasından sonra açıkça görülen veya usulüne göre yapılan bir muayene ile görülebilen ayıplar açık ayıp, bu şekilde tespit edilemeyen ancak zaman içerisinde eser kullanılırken ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilir. Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında eser sözleşmesine dayanan ilişkilerde ayıp ihbarının yapıldığının tanık delili dahil olmak üzere her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 13/05/2009 tarih ve ..... E.,..... K. sayılı ilamında ayıp ihbarının kural olarak şekle tabi bulunmayıp, içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulünün mümkün olduğunu belirtmiştir. Yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, taraflar arasında akdedilen sözleşme, 07/07/2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; yukarıda belirtilen kanun hükümleri ve Yargıtay kararları ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında davacı tarafça davalı şirketin katılım sağlayacağı fuarlarda fuar standlarının dekorasyonu ve kurulumu konusunda anlaşma yapıldığı, taraf beyanlarından ve sözleşmeden iş bedelinin her kurulum için 30.000,00-TL + KDV olarak kararlaştırıldığı, iş bedelinin 15.000,00-TL'sinin davacıya ödendiği, bakiye bedelin ise davacı yüklenicinin borçlarını eksik, ayıplı ifa ettiği, standın hatalı, etkinliğe uygun olmayan şekilde yapıldığı belirtilerek davacı tarafça düzenlenen 10/10/2018 tarih ve 35.400,00-TL bedelli faturaya itiraz edilerek ödenmediği ve davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmenin İstanbul ...... Noterliğinin 18/10/2018 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiği, Mahkememizce dinlenen tanık anlatımları, dosya kapsamındaki deliller ile tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan 07/07/2023 havale tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak; davacı tarafça kurulan stantta açık ayıpların görüldüğü, davacının sözleşme gereğince üstlendiği edimini gereği gibi yerine getirmediği, eksik ve ayıplı işlerin süresi içerisinde davacıya ihbar edildiği sonuç ve vicdani kanaatine varılmış, bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen eksik ve ayıplı işler bedeli ve yapılan ödemeler düşüldükten sonra davacının 12.300,00-TL alacağı bulunduğu anlaşıldığından 12.300,00-TL bakiye alacaktan 1.000,00-TL'lik kısmının dava açılış tarihi olan 29/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ve 11.300,00-TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 21/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafça sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden davacının cezai şart alacağı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KISMEN KABUL - KISMEN REDDİNE, 1-12.300,00-TL bakiye alacaktan 1.000,00-TL'lik kısmının dava açılış tarihi olan 29/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ve 11.300,00-TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 21/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Cezai şart alacağı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 840,21 TL harçtan peşin alınan 252,28 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 587,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 252,28 TL peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 311,58 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin red ve kabul oranı gözetilerek hesaplanan 1.214,40 TL'sinin davalıdan; bakiye kısım olan 105,60 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafça yapılan 5.320,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.920,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafça yapılan 115,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8,65 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 12.300,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar davacı vekilinin e duruşma sistemi ile davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.17/01/2024 Katip ..... Hakim .... ¸