İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/120 E. 2024/356 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/120
- Karar No
- 2024/356
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/120 Esas KARAR NO : 2024/356 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/02/2021 KARAR TARİHİ : 03/04/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.11.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında Davalılardan sürücü ...' ün idaresindeki, ...' ün maliki ve davalı şirketin sigortası olduğu .... plakalı aracın, .... plakalı araca çarpması ve bu aracada 3. Şahıs sürücü ....' ın idaresindeki .... plakalı aracın çarpması sonucu, .... plakalı araç sürücüsü ...' in öldüğü; Olayla ilgili olarak Bakırköy C. Başsavcılığınca .... sayılı soruşturma başlatıldığı; Kazada davalı sürücünün kusurlu ve davalıların sorumlu olduğu; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; Davacı ... için 1.000,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılardan Müştereken ve müteselsilen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınadak davacılara verilmesine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kaza nedeniyle şirket nezdinde .... numaralı hasar dosyası açılarak inceleme başlatıldığını, bu hasar dosyası kapsamında müteveffa ...'in destek şahısları olan kişilere aşağıdaki ödemeler yapıldığını, .... numaralı hasar dosyasından eşi ...'in destek zararı için 10.12.2020 tarihinde 209.883,97-TL, ... numaralı hasar dosyasından annesi ...'in destek zararı için 10.12.2020 tarihinde 47.140,93-TL ödendiğini, bu ödemeler ile şirketin , ...'in ölümü nedeniyle ortaya çıkan zararı tamamen karşıladığını başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, davaya konu 09.11.2020 tarihinde gerçekleşen kaza itibariyle geçerli poliçe limiti kişi başına 410.000,00 TL ve kaza başına 2.050.000,00 TL olarak belirlendiğini, Poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluğu da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam değildir. Poliçe limiti üzerindeki zararlardan şirketin sorumluluğunun bulunmadığını bulunmadığını, SGK’ya müzekkere yazılarak davacıya başkaca ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise hangi koldan ödeme yapıldığının sorulmasına, SGK’nın ödemiş olduğu tazminat bedelinin tazminat talebinden indirilmesine, Dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine tevdii ile kusur raporu alınmasına, Ceza dosyasının celbine, Tespit edilecek Müterafik kusurun tazminatın hesaplanması halinde göz önünde tutulmasına ve tazminattan düşülmesine, Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; 6098 sayılı TBK 49.madde ve 2918 sayılı KTK uyarınca trafik kazası nedeniyle müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacıların araç sürücüleri, araç işletenleri ile araçların zorunlu sigortacıları aleyhinde açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraf vekilleri delil listeleriyle yazılı delillerini ibraz etmişler diğer taraf delilleri mahkememizce toplanmıştır. Kazaya karışan araçların trafik kayıtları celp edilmiştir. Gerçek kişi tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, gelen yazı cevapları dosyaya konulmuştur. ZMMS sigorta poliçesi ödeme kayıtları ,ceza dosyası ve ekleri SGK cevap yazıları kaza tespit tutanağı ve hastane raporları dosyaya delil olarak alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat isteminden kaynaklandığı, tarafların anlaşamadıkları hususların kusur oranları ve tazminat miktarından kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacıların murisinin ölümüyle sonuçlanan 09/11/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumunun ne olduğu, davacıların maddi ve manevi zararlarının oluşup oluşmadığı, talep edilebilecek maddi tazminat bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti, manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, maddi zararın sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığı mahkememizce tespit edilmiştir. Mahkememizin 06/10/2021 tarihli ön inceleme duruşma tutanağı ile Davacının iddiası, davalı tarafın savunması, ve tüm dosya kapsamına göre, kusur oranının tespiti amacıyla 11/11/2021 günü 14:00 saatinde inceleme yapılmasına karar verilmiş bilirkişi 29.11.2021 tarihli raporunda özetle; ''Önceden teknik olarak belirlenmiş olan (KTK.'nun 84/g.j. Md. yoluyla, 46, 47/c,d, 52/b, 56/a, 67/a,c. Md. ile, KT. Yönet. 137/A. Md. Trafiğin akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Şerit İzleme, Araç manevraları) trafik kurallarını ihlal eden, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen .... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...' ün “9-100 Oranında Asli ve Tamamen Kusurlu” olduğu; Orta şeritte, kendi yönünde ve kendi şeridinde seyretmekte iken, ön ilerisinde seyrederken kontrolünü kaybederek trafik akımına ters yönde dönerek savrulan aracın kendi şerinede girmesi esnasında yarattığı tehlikeyi ve ihlali öngörmesine olanak bulunmayan, kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbirin de bulunmadığı düşünülen .... plakalı otomobil sürücüsü iken kazada ...'in “Tamamen Kusursuz” olduğu; Aynı yolda diğer araçlara göre en arkadan gelen ve sol şeritten gelen, bu esnada ön ilerisinde kaza yaparak savrulan araca çarpan ...plakalı kamyonet sürücüsü dava dışı ...' ın da kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbirin de bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olduğu; Kaza tarihinde.... plakalı otomobilin maliki/işleteni olan davalı ...” ün ise (KTK'nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...” ün kusuru oranında, adı geçen sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; Aynı kaza tarihinde ... plakalı otomobilin sigortası olan davalı ....' nin ise (KTK'nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...” ün kusuru oranında ve sigorta kapsamında sorumlu olduğu'' şeklinde görüş ve tespitlerini mahkememize bildirmiştir. İşbu bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalılar ... ve ... vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içerir dilekçesini mahkememize sunmuşlardır. Mahkememizin 22/12/2021 tarihli celsesinde: Davacının iddiası, davalı tarafın savunması, ve tüm dosya kapsamına göre, kusur oranının tespiti amacıyla 11/11/2021 günü 14:00 saatinde inceleme yapılmasına, davalılar .... ve ... vekilinin itirazları doğrultusunda ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporu, savcılık ve ceza dosyası ve kaza tespit tutanağı irdelenerek 09/11/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumu ve oranının tespiti hususlarında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olmakla, 31/01/2022 tarihli raporunda özetle; Davalı sürücü ...'ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa sürücü ...'in kusursuz olduğu, Sürücü ....'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirmişlerdir. Mahkememizin 22/11/2023 tarihli celsesinde dosya aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş raporunda özetle; Ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde davacı eş ...’e yapılan ödemenin yetersiz olduğunun tespit edildiği; Davacı ...’in talep edebileceği maddi zararının 2.860.395,88 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sürücü ve işleten yönünden 09.11.2020 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, İşbu raporda hesaplanan maddi zarar tutarı ile kök raporda hesaplanan maddi zarar arasındaki farkın, kök raporun tanziminden sonra asgari ücretin %100 oranında artmasından kaynaklandığı, bu yönüyle kök rapor ile ek rapor arasında çelişkiden bahsedilemeyeceği şeklinde tespitlerini mahkememize bildirmiştir. İşbu bilirkişi raporu doğrultusunda mahkememizin 22/02/2024 tarihli ara kararı ile dosyanın davacı vekilinin miktarı 1.000,00-TL olan davasını, 22/02/2024 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile 2.457.049,81-TL arttırarak 2.458.049,81-TL'ye arttırdığı ve yatırması gereken 8.392,06-TL harcı yatırdığı görülmüş olup, dava değerinin heyet sınırına ulaşmış ve dosya heyetçe ele alınmıştır. Tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları, ATK raporları, celp edilen deliller ile müzekkere cevapları doğrultusunda: Dava dosyamızda ispat yükü kazadan kaynaklı davalı sürücünün kusurlu olduğunu ve poliçeden ötürü ayrıca davalı ... şirketinin de sorumlu bulunduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, taraf delilleri bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir. Davacıların maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi; İddialar bakımından tarafların kusur oranının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yapılan inceleme neticesinde davalı sürücü meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesinin ...... E. ...... K. 29.12.2022 T. sayılı KTK’nun 90. Maddesine eklenen hükümlerin iptaline ilişkin kararı ile Yargıtay ...... HD ...... E. ...... K. 28/02/2022 T. ve Yargıtay ..... HD 14.01.2021 T. ..... E. ...... K. sayılı kararı dikkate alınarak; müteveffa ve hak sahiplerinin muhtemel bakiye ömrü TRH-2010 yaşam tablosuna göre belirlenmiş bununla birlikte; asgari ücretin her yıl %10 artacağı kabulü ile işleyecek dönemdeki kazançlar için her yıl %10 artış uygulanacak ve işleyecek dönemdeki zararın peşin ödenmesi nedeniyle her yıl için %10 ıskonto yapılmış TRH-2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemine göre hak sahiplerinin maddi zararları tespiti açısından aktüerya bilirkişisinden rapor alınmış ve zarar tespiti yapılmıştır. Rapor denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı). Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 85.maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa,... motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Maddi tazminatlarda indirim nedenleri olarak iki durum söz konusudur. 6098 sayılı TBK 51. md; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın tenkisi" başlıklı 44. maddesinde (6098 sayılı TBK 52. md)ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır. Olayın meydana gelmesinde davacının tali olarak &25 oranın kusurlu kabul edildiğinden hesaplanan maddi zarar tutarından kusur tenziline karar verilmiş ve dosya kapsamından SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı, bu durumda rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığı, davacıya davalılar tarafından maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığı anlaşılmakla maddi tazminatta başkaca indirim yapılmamıştır. Taraflar arasında yapılan ibraname ve Feragate ilişkin ...Bakırköy ... Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyalarına ilişkin ana para, işlemiş ve işleyecek faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin tüm taleplerimizden .... SİGORTA, onun sigortalısı ve araç sürücüsü lehine itiraz ve temyiz haklarımız da dahil olmak üzere feragat edeceğimizi kabul, beyan, taahhüt ve imza ederiz. İşbu anlaşma tutarının ödenmesiyle, ... SİGORTA A.Ş’yi ve onun araç işleteni, sigortalısını ve sürücüsünü gayri rücu kabil ibra eder; konu kazadan kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve diğer tüm maddi tazminat alacaklarımızdan feragat eder, bu alacakları ... SİGORTA AŞ’ye temlik ederiz. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından devam eden davada sadece manevi tazminat talebimize ilişkin sürücü ve işletene karşı davaya devam edilecektir.... denmiştir. Devam eden süreçte davacı vekili ... SİGORTA A.Ş. ile poliçe teminatı kapsamında davalı ... şirketinin sorumlu olduğu (410.000,00 TL) maddi zarar yönünden sulh anlaşması yapılmıştır. Sigorta poliçesi teminatı kapsamında davalı ... şirketinden maddi zarar ile faizi, dava yargılama giderleri alacağımız kalmamıştır. Ancak sigorta poliçesi teminatı kapsamındaki (410.000,00 TL'yi) aşan maddi zarar alacağımız yönünden davalılar ... ve ... ile her hangi bir sulh sözleşmesi yapılmamış, bu davalılar yönünden davadan feragat edilmemiş veya vazgeçilmemiştir. Davalılar ... ve ... yönünden poliçe teminat limiti olan 410.000,00 TL'yi aşan maddi zarar ile manevi tazminat talebimiz yönünden davaya devam etmekteyiz. Şeklinde beyanda bulunmuştur. Sigorta şirketi bakımından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 111.maddesi hükmüyle bu sorun çözümlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre: "Bu kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." Yargıtay ...... HD.14.04.2003, E...... K..... sayılı kararına göre de "İbra belgesiyle bir ödeme yapılmışsa, bu belge “makbuz” niteliğinde sayılmalıdır. Sigorta şirketine verilen ibranamedeki irade açıklaması, hem sigortacı hem de tazminat borçlusu yönünden ancak sigorta kapsamı ile sınırlı olmak üzere sonuç doğurur. Sigorta haddini aşan tutar için ise, herhangi hukuksal bir sonuç doğurması söz konusu olamaz. Zira, ibra iradesi yöneltilmiş olan sigorta şirketi, tazminat alacaklısı davacıya karşı poliçede yazılı miktardan daha fazla ödeme borcu altında olmadığından, fazlaya ilişkin ibra gereksiz bir işlemdir. Davacının gerçek amacı, sigorta şirketini ibra etmek olduğundan, sigorta haddine kadar para alırken verdiği ibraname ile zararın geri kalan bölümünden vazgeçtiği sonucu çıkarılamaz. Bu nedenle, sigorta haddi dışında kalan zararını, zarar verenlerden isteyebilir. Yani, trafik sigortacısının ödediği kısmı aşan zararını, zarar verenlerden istemesi mümkündür. Bu durumda davacılara yapılan ödeme davalı ... şirketince hak sahiplerine davadan önce yapılan ödemeler ödeme tarihinden işbu rapor tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte güncellenerek; dava açıldıktan sonra feragat edilen tutarlar ise hesaplanan maddi zarar tutarından güncellenmeden tenzil edilmiş ve ödeme tarihindeki değerlere göre de ödemeler yetersiz olduğu sabittir...plakalı araç 17.12.2020-17.12.2020 vadeli ZMSS poliçesi ile şahıs başına ölüm halinde 410.000,00 TL teminatla davalı ... tarafından sigortalanmıştır. Davalı ... yönünden teminat limiti kadar davadan feragat edildiğinden davalı ... yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer davalılar işleten sürücü bakımından ise teminatı aşan kısım bakımından davacının davaya devam ettiği dikkate alınarak sigorta haddi dışında kalan zararını, zarar verenlerden isteyebileceği dikkate laınarak trafik sigortacısının ödediği kısmı aşan zararını, zarar verenlerden talebi yerinde görülerek davacılardan ...'in : ... ve ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile: talep arttırım dilekçesi dikkate alınarak 2.458.049,81-TL maddi zararın 09/11/2020 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacıların manevi tazminat talebine gelince; Davacılar için talep edilen Manevi tazminat yönünden ise olayın oluş şekli eş anne baba ve kardeşlerin aile bireylerinin genç yaşta kaybı dikkate alındığında kaza sebebiyle oluşan zarar sebebiyle davacı üzerinde olumsuz ağır olumsuz psikolojik etkilere ve elem üzüntü kedere neden olacağı açıktır.Yerleşik Yargıtay kararlarında da açıklandığı üzere, "BK.'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı BK. md. 56), hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir." Manevi tazminat ise meydana gelen olay nedeniyle duyulan acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesine yöneliktir. Bir teselli ve avunma tatmin aracı yaratmaktan ibarettir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (bkz. Yargıtay 17. HD, 23/10/2018 T., 2015/18074 E., 2018/9484 K. sayılı kararı) Hâkim manevi tazminatı belirlerken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. (bkz. Yargıtay HGK 28.05.2003T., 2003/21-368-355 sayılı; 23.06.2004 T. 2004/13-291-370 sayılı kararları) Bu ilkeler kapsamında davacı yararına talep gibi uygun manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle; müteveffanın kazada kusuru olmaması dikkate alınarak talebin tam kabulü ile Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması da gözetilerek, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Bu sebeple manevi tazminat talepleri için uygun miktarda takdir edilmesi gerekmiştir. Sonuç olarak ; anılan gerekçelerle kusur bakımından maddi tazminata ilişkin davanın arttırılmış miktar dikkate alınarak kabulü ile: davacılardan ...'in : ... Ve ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile: talep arttırım dilekçesi dikkate alınarak 2.458.049,81-TL maddi zararın 09/11/2020 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile: ... ve ... için 50.000,00'er TL, diğer davacılar için ise 10.000,00'er TL'den toplam 170.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizleri ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara verilmesine, Davacıların .... Sigorta A.Ş yönünden davacı vekilinin feragati dikkate alınarak geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesi gibi bir durumun gerek olmayacağı bu nedenlerle sigorta şirketi bakımından maddi tazminat taleplerinin feragat nedeni ile reddine şeklinde aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE: -Davacıların .... SİGORTA A.Ş yönünden maddi tazminat taleplerinin feragat nedeni ile REDDİNE, -Davacılardan ...'in : ... ve ... yönünden maddi tazminat talebinin KABULÜ İLE: talep arttırım dilekçesi dikkate alınarak 2.458.049,81-TL maddi zararın 09/11/2020 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine, -Davacıların manevi tazminat taleplerinin KABULÜ İLE: ... ve ... için 50.000,00'er TL, diğer davacılar için ise 10.000,00'er TL'den toplam 170.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizleri ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara verilmesine, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 179.522,10-TL harçtan peşin alınan 584,06-TL harcın ve 8.392,06-TL tamamlama harcının mahsubu ile noksan kalan 170.545,98-TL harcın davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.360-TL arabulucuk ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı ... tarafından yatırılan 584,06-TL peşin harç ile 59,30-TL başvurma harcının toplamı olan 643,36-TL davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 5-Davacı ... tarafından yatırılan 8.392,06-TL tamamlama harcının davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 6-Davacılar tarafından yapılan 2.411,10-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 7-Davacıların maddi tazminat talebi yönünden: Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 260.902,49-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten alınarak davacılara verilmesine, 8-Davacıların manevi tazminat talebi yönünden: davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 27.200,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten alınarak davacılara verilmesine, 9-... ile davacılar lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti verilmesine YER OLMADIĞINA, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2024 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza