İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/594 E. 2024/828 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/594
Karar No
2024/828
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/594 Esas KARAR NO : 2024/828 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/09/2020 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.03.2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere sürücü ....'un sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracı ile .... Caddesini takiben .... istikametine seyir halinde iken aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun orta refüjünde bulunan iki(2) adet ağaca çarparak yolun karşı şeridine geçmesi ve karşı yolda ki metro sokak kavşağında yaya kaldırımına çarpıp, çarpmanın etkisiyle arka koltukta oturan müvekkili ...'ın yaralanması ile sonuçlanan yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gediğini, davalı sürücünün kazada müvekkilinin yaralanmasına ve yaşam boyu beden gücü kaybına uğramasına sebep olduğunu, kazanın oluşunun ilk ve önemli delili olan Kaza Tespit Tutanağında, Karayolları Tarafik Kanunu 53/1b ve 47 / 1c maddelerin ihlal edildiği görüş ve kanaatiyle sürücünün tam kusurlu olduğunun kayıt altına alındığını, olaya ilişkin Bakırköy ..... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas numaralı dosyası ile ceza kovuşturmasının devam ettiğini, müvekkilinin yaralanması sonrası ilk olarak ... Hastanesinde müdahale yapıldığını, 21.03.2019 tarihli Epikriz Raporu ile beden gücü kaybının belgelendiğini, sonrasında ..... Hastanesinin 20.09.2019 tarih ve .... numaralı "erişkinler için sağlık engellilik sağlık kurulu raporu" ile Ortopedi ve Travmatoloji sisteminden maluliyet oranının %12, ruh sağlığı ve hastalıkları sisteminden ise % 20 olmak üzere toplamda beden gücü kayıp oranının %32 olarak belirlendiğini, davacı müvekkilinin 05.12.1987 doğumlu olup, kaza tarihinde (32) yaşında olduğunu, müvekkilinin gıda perakende mağazacılık sektöründe aktif beden gücünü kullanarak yaşamının idame ettirmekte olup, kaza tarihinden kısa bir süre öncesine kadar asgari ücretin çok üzerinde ücret aldığını, kaza yapan .... plaka numaralı aracın .... numaralı poliçe ile davalı şirkete Trafik sigortalı olup, sigorta şirketi tarafından 23.03.2020 tarihinde 54.815,84 -TL ödenmiş ise de, davacının beden gücü kayıp oranına, aktif ve pasif zarar sürelerine, meslek durumuna göre sigorta ödemesinin yetersiz olduğunu, davacının tedavi sürecinde hareket edemez halde, bakıma muhtaç ve iş göremez halde iken davalı tarafından hukuken ödenmesi gereken "geçici iş göremezlik zarar tazminatı"nın ödenmediğini, bir çok defa başvurmalarına rağmen kabul edilmeyen geçici iş göremezlik zararları taleplerinin, nihayetinde mevcut raporda ki kusur oranının bölünerek talep edilmesi halinde bir kısmının ödeneceği beyanı ile kabul edildiğini, bunun üzerine davalının, 29.02.2020 tarihli yazı ile müvekkilinden özür oranının %8 olarak kabul edildiğine dair imzalı beyan talep ettiğini, müvekkilinin mefluç halde olması ve geçici iş göremezlik zarar tazmini amacıyla bu talebin müvekkili tarafından kabul edildiğini, davalı şirket tarafından önceden bir bildirim, uyarı, teklif yapılmadan ve ibra, feragatname istenmeden vekil sıfatı ile taraflarına 23.03.2020 tarihinde 54.815,84 -TL ödeme yapıldığını, ödeme sonrasında yine taraflarına 02.04.2020 günü tebliğ edilen belge ile " ..hatır taşıması ve müterafik kusur tespiti ile hesap edilen tazminattan % 40 oranında indirim yapılmıştır.." bilgisi verildiğini, olayda hatır taşıması olmadığı gibi ortaklaşa kusur da bulunmadığını, müvekkilinin davalı sürücünün talebi üzerine arabaya bindiğini, hatır taşımasında, taşıyanın taşıdığı kişiden bir beklentisinin olmaması gerekirken huzurda ki olayda davalı sürücünün müvekkilini kendi çıkarı için arabaya aldığını, ortaklaşa kusur değerlendirmesinin de haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, zira müvekkilinin yolcu olduğunu ve kaza tespit tutanağında da sabit olduğu üzere kusurlu olmadığını, olay sonrası hastane raporlarında da sabit olduğu üzere alkollü de olmadığını, müvekkilinin davalı sürücünün alkol aldığını bilmediğini ve bilebilecek durumda da olmadığını, davaya konu olayın müvekkilinin hayatını geri dönülmez bir şekilde etkilediğini iddia ederek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin trafik kazasında yolcu olarak uğradığı bedensel yaralanmanın neden olduğu zararlardan ötürü, 6100 sayılı Yasanın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat, geçici ve sürekli iş göremezlik (iş gücü, çalışma-efor kaybı-tedavi giderleri-mahrum kaldığı kazançlar, iş göremezlik dahil) tutarı belirlenerek şimdilik 4000-TL maddi tazminat tutarının (bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerinin arttırılması ve ıslah talep hakkı saklı kalmak üzere) sürücü yönünden olay tarihinden; davalı sigorta şirketi yönünden, 2918 sayılı KTKnun 111/2 maddesi uyarınca "geçici iş göremezlik zarar tazminatı" almak amacıyla o an için maluliyet oranını % 8 olarak kabul edildiğine dair müvekkilinin beyanının" iptali ile (sigorta limiti aşılmamak üzere) temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte, ortaklaşa ve zincirleme davalılardan tahsiline; davalı sürücünün taşınır taşınmaz malları ile bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine "ihtiyati tedbir" konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davacının usulüne uygun maluliyet raporu sunmadığını, usulüne aykırı yapılan başvuru neticesinde başvurunun esastan reddi gerektiğini, başvuru dilekçesinde bahsi geçen 14.03.2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın, müvekkili şirkete 10.10.2018/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 360.000 TL olduğunu, davaya konu kaza sebebiyle davacının müvekkili sigorta şirketine başvurmuş olup açılan hasar dosyası altında aktüeryal rapor hazırlandığını, hazırlanan rapor sonucuna göre TRH 2010 tablosuna, %1,8 teknik faiz ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına istinaden 23.03.2020 tarihinde toplam 54.815,85 TL tazminat ödemesi yapıldığını, kaldı ki yapılan ödemenin davacı tarafın kabul etmiş olduğu maluliyet oranı üzerinden yapıldığını, hasar aşamasında yapılan ödemenin poliçe tanzim tarihi itibariyle amir Genel Şartlar’a uygun olarak hesaplandığını, bakiye tazminatın söz konusu olmadığını, yapılan bu ödemeler ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, bu nedenle de başvuru sahibinin söz konusu talebinin reddi gerektiğini, bir an için dahi kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer herhangi bir tazminat sorumlulukları doğacak ise, ödeme tarihinden itibaren faiz güncellemesi yapılarak söz konusu ödemenin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS Genel Şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, kazazedenin poliçe tanzim(10.10.2018) tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun maluliyet raporu sunmadan başvuru yaptığını, davacının raporunun stabilizasyon tamamlanmadan, geçici süreli olarak alınmış bir rapor olduğunu, kaldı ki, yeni bir rapor alındığında açıkça görüleceği üzere, usule aykırı raporda belirlenen maluliyet oranının lazım gelenden fazla olduğunu, davacının dosyaya Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Ekleri'ne uygun maluliyet raporu sunması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Mortalite Tablosunun esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, dosya kapsamında müterafik kusur araştırması yapılmasını talep ettiklerini, hesaplanacak tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini, davacının ceza yargılaması sırasında şikayetinden vazgeçmesi ya da uzlaşma bildirimlerinin Mahkemece ceza dosyasından tetkik edilerek araştırılması gerektiğini, faiz talebinin reddi gerektiğini savunarak; usulüne uygun başvuru olmaması nedeniyle davanın reddine, davanın bakiye alacak olmaması nedeniyle reddine, dosyada kusur ve maluliyet tespiti yapılmasına, müterafik kusur indirimi uygulanmasına, tazminat sorumluluklarının doğması durumunda hesaplamaların hazine müsteşarlığına kayıtlı uzman bilirkişilerce, TRH 2010 mortalite tablosu esas alınarak yapılmasına, faize hükmedilmemesine, aleyhlerine yargılama ücreti ve vekalet ücretine hüküm kurulmamasını talep etmiştir. Dava dilekçesi davalı ....'a tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmalara katılan olmamıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; tarafların kusur durumları, davacının geçici ve kalıcı maluliyetinin oluşup oluşmadığı, tedavi gideri olup olmadığı, bakıcı gideri olup olmadığı, efor kaybından doğan tazminat talebinin yerinde olup olmadığı, davacının davalılardan bu maluliyet sebebiyle maddi tazminat talep edilip edilemeyeceği, edilebilecekse miktarı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. .... Hastanesinden; davacı ....'ın hastane nezdinde görmüş olduğu tüm muayene ve tedavilerine ilişkin tıbbi belgeler celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğünden; ... plakalı araca ait Polnet sistem raporu celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Küçükköy Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davacının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazı dosyaya kazandırılmıştır. Küçükköy Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının potansiyel mükellef olduğu, gelir yönünden mükellefiyet kaydı olmadığı hususlarının bildirildiği görülmüştür. Tarafların SGK, Takbis ve Polnet kayıtları UYAP ortamından alınarak dosyaya eklenmiştir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları kolluk vasıtası ile araştırılmıştır. ... Sigorta A.Ş.'den; hasar dosyasının bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı dosyası celp edilmiş incelenmesinde; katılanın ..., sanığın ... olduğu, Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma Suçundan yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 02/12/2020 tarih .... karar sayılı kararı ile; "...Sanığın olay tarihinde sevk ve idaresinde bulunan .... plakalı araç ile seyir halinde iken alkol aldığı esnada polisleri görüp kaçmaya çalıştığının ve bu esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet verdiğinin bu nedenle mağdur ....'ın da yaralandığının iddia edildiği dosya kapsamında soruşturma aşamasında tarafların uzlaşmadıkları ve katılanın 15.03.2019 tarihli olay sonrası düzenlenen tutanakta şikayetçi olmadığını belirttiği ancak kendisini vekille kovuşturma aşamasında temsil ettirdiğinin anlaşılması karşısında mağdurun olaydan hemen sonra vermiş olduğu şikayetçi olmadığına dair ifadenin şikayetten vazgeçme olarak değerlendirilmeyeceği anlaşıldığından müştekinin davaya katılan olarak kabulüne karar verilmiş ve sanığın savunmalarında olayda bir kusuru olmadığının belirterek kazanın polis kovalaması nedeniyle olduğunu belirtmiş ise de, dosya kapsamında soruşturma aşamasında düzenlenen trafik kazası tespit tutanakları ile sanık savunmaları birlikte değerlendirildiğinde sanığın olayın meydana gelişinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiği ve kazanın da sanığın KTK 52/1-b, 47/1-c maddelerini ihlal etmesi nedeniyle gerçekleştiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında düzenlenen iddianamede her ne kadar bilinçli taksir hükümlerinin tatbiki talep edilmiş ise de, Yargıtay 12. CD 'nin yerleşik içtihatlarında TCK 22/3 hükümlerinin uygulanması için tespit edilen alkol oranının 100 promil ve üzeri olması gerektiğini belirtilmesi karşısında sanığın olaydan hemen sonra yapılan alkol ölçümünde 100 promil altında alkollü olduğu tespit edildiği" gerekçesiyle sanığın atılı suçu işlediği sabit görülerek neticeten 6 Ay 7 Gün Hapis Cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 10/12/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyası davacının iddiası, davalı taraf savunması ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu kazada tarafların kusur oranlarının tespiti bakımından kusur konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dosyaya ibraz edilmiş, 01/02/2021 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "... Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK'nun 46, 47/c,d, 48, 52/a,b, 55/a,c, 56/a, 67/a, 71/c,d mad. İle KT. Yönet. 97, 137/A mad. Trafiğin Akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Alkollü Araç Kullanma, Hızın Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Geçilen Araç, Araç Manevraları, Geçiş Üstünlüğü) hukuk normuna karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen .... plakalı otomobil sürücüsü davalı ....'un %100 oranında asli ve tamamen kusurlu olduğu, araç içinde arka koltukta oturarak seyahat etmekte iken meydana gelen kazada yaralanan davacı yolcunun kazada etkisinin bulunmadığı ve tamamen kusursuz olduğu, ancak adı geçenin alkollü sürücü idaresindeki araçta seyahat ettiği ve kendisinin yaralanmasında müterafik kusurlu olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Mahkememiz dosyası, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu düzenlenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, İstanbul.... Adli Tıp İhtisas Kurulunun 24/05/.... tarih ve ... Sayılı müzekkeresi ile eksik evrak ve raporların tamamlanması istenilmiş; belirtilen eksiklikler tamamlanarak dosya yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve davacının 20/01/2023 ve 29/05/2023 tarihlerinde muayene için Kurumda hazır bulunması hususu bildirilmiş, davacı vekili tarafından müvekkiline ulaşamadığından müvekkilinin muayene için hazır edilemediği beyan edilmiştir. Davanın devam ettiği aşamada, davacı vekili UYAP Bilişim sistemi üzerinden gönderdiği 06/07/2023 tarihli dilekçesi ile; sadece davalılardan .... Sigorta Anonim Şirketi yönünden, davaya konu kazadan kaynaklı olarak müvekkilinin poliçeye bağlı olarak doğmuş veya doğabilecek alacak haklarından ve her türlü talebinden feragat ettiğini, davalının yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığına ilişkin beyanı üzerine, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, diğer davalı yönünden poliçe teminatını aşan miktar yönünden fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının devam ettiğine ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta vekili UYAP Bilişim sistemi üzerinden gönderdiği 06/07/2023 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat talebi bakımından, davacı vekili ile talep hususunda karşılıklı ibralaşmak ve sulh olmak amacıyla sulh protokolü ve ibraname düzenlendiğini ve ilgili ibranameye istinaden maddi tazminat ödemesi yapıldığını, davacı vekilinin de feragat ettiğini, davacının maddi tazminat talebinden feragat etmesi halinde, vekâlet ücreti ve yargılama gideri hususunda hiçbir talepleri olmadığına ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan ve sunulan deliller, Bakırköy ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... Esas ... Karar sayılı dosyası, 01/02/2021 tarihli kusur bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu; olay tarihinde davalı sürücü ...'un alkollü halde sevk ve idaresinde bulunan .... plakalı araç ile seyir halinde iken polis ekibinden kaçtığı sırada aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek önce sol tarafındaki orta refüje ve 2 ağaca çarparak yolun karşı tarafına geçtiği ve yine yolun sol tarafında bulunan ... İstasyonunun köşesinde kaldırım üzerinde bulunan elektrik direğine çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, ceza yargılaması ve 01/02/2021 tarihli bilirkişi raporu ile davalı sürücünün kazanın oluşumunda asli ve tamamen kusurlu olduğu, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığının tespit edildiği, yargılamanın devam ettiği aşamada davacı vekilinin davalı sigorta şirketi ile sulh oldukları ve sigorta şirketi yönünden taleplerinden feragat ettikleri, poliçe kısmını aşan talepleri yönünden ise davaya diğer davalı yönünden devam ettikleri şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla; bu beyana göre davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi nedeniyle bir sorumluluğu kalmadığı gibi, davalı araç sürüsünün de poliçe limiti kadar maddi tazminat sorumluluğundan kurtulmuş olduğu, aşan talepler yönünden ise davacı vekilinin UYAP Bilişim Sistemi üzerinden göndermiş olduğu 11/09/2024 tarihli dilekçesi ile müvekkiline hiçbir şekilde ulaşamamasından kaynaklı olarak önceki ara kararın yerine getirilemediğini ve dosyada mevcut duruma göre karar verilmesi talepli dilekçe sunduğu dikkate alınarak; davacının maddi tazminat taleplerinin poliçe sınırları içerisindeki kısmının feragat nedeniyle, fazlaya ilişkin kısmının ise ispatlanamadığından esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının maddi tazminat taleplerinin poliçe sınırları içerisindeki kısmının FERAGAT NEDENİYLE, fazlaya ilişkin kısmının ise ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 68,31 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 359,29 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı Sigorta şirketi vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/594, K. 2024/828, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-594-e-2024-828-k-8cf825d57e27