İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/426 E. 2023/670 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/426
- Karar No
- 2023/670
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/426 KARAR NO : 2023/670 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/07/2023 KARAR TARİHİ : 27/11/2023 Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)Dava, Menfi tespit alacak talebinden ibarettir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf, Keşideci ... A.Ş. (V.N..:...) tarafından müvekkil adına düzenlenen ... şubesine ait, keşide yeri ... olan, ... Seri Nolu ... keşide tarihli ...-TL bedelli çek, Keşideci ... A.Ş. (V.N..:...) tarafından müvekkil adına keşide edilen ... Şubesine ait, keşide yeri ... olan,... Seri Nolu ... keşide tarihli ...-TL bedelli çek, müvekkil şirket ... Ltd. Şti. lehine ciro edildiğini, müvekkil şirket uhdesindeyken rızası dışında elinden çıktığını, kaybolan bu çeklerin müvekkil şirketin tanımadığı kötüniyetli üçüncü kişilerin eline geçmesi ve haksız olarak piyasaya sunulması ihtimali mevcut olduğunu, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, Dava süreci devam ederken ... Ltd. Şti. tarafından dosyaya beyanda bulunarak dava konusu çeklerin uhdelerinde olduğu ifade edildiğini, aynı dilekçede şirketler arasında ticari ilişki olduğu olduğu, ticari iş neticesinde çeklerin ... tarafından cirolanarak kendilerine teslim edildiği beyan edildiğini, dava konusu çeklerin tahsili halinde müvekkil şirketin ileride telafisi imkansız maddi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan öncelikle davaya konu; keşideci ... A.Ş. (V.N..:...) tarafından müvekkil adına keşide edilen ... Şubesine ait, ... Seri Nolu ... keşide tarihli ...-TL bedelli, keşideci ... A.Ş. (V.N..:...) tarafından müvekkil adına keşide edilen ... Şubesine ait, ... Seri Nolu ... keşide tarihli ...-TL bedelli iki adet çekin, bankaya ibrazı halinde ödenmesini engeller mahiyette ve olası icra takibine konulmaması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, menfi tespit davalarının kabulü ile iki adet çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile çeklerin iptaline, Davalının %20’den az olmamak koşuluyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize cevap dilekçesinde ;Davacı yan dava dilekçesinde davaya konu çeklerin kendi uhdesinde iken rızası dışında elinden çıktığını ifade ettiğini, ,davacı yan dava dilekçesinde yalnızca çeklerin kendi uhdesindeyken rızası dışında elinden çıktığını ifade ettiğini, hiçbir şekilde bu çeklerin ne şekilde uhdesinden çıktığının beyan etmediğini, mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında da belirttiğimiz üzere, müvekkilinin çeklerin yasal hamili olduğunu, davacı ile müvekkilimiz arasında ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin gerçekleştirmiş olduğu ticari iş sonucu davacı şirket davaya konu çekleri cirolayıp müvekkiline verildiğini, dava dilekçesinde yine ... bedelli tahsilat makbuzunda sahte kaşe kullanıldığını imzanın kendi yetkilisi tarafından imzalanmadığını belirttiğini, ancak davacının iddiaları gerçek dışı olduğunu, ilgili belge davacı şirket yetkilisi tarafından imzalandığını, yine e davacı yanın ve müvekkilimizin ticari defter kayıtlarının incelenmesi ile de bu husus açık bir şekilde ortaya çıkacağını, davacı yan yine sayın mahkemeniz ... Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğumuz fatura sureti bakımından açıklama mevcut olmadığını yalnızca 11.500 kg kesik elyaf 29,00 TL birim fiyatla satıldığı bilgisinin mevcut olduğunu belirtmiş, ancak müvekkil şirket davacı yana faturada belirtilen işlemi gerekleştirmiş hatta bu işlem adına fatura kesmiş ve faturadaki belirtilen davaya konu çekler davacı yandan ödeme olarak alındığını, Davacı yan dava dilekçesinde davaya konu çekler bakımından herhangi bir icra takibi açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden bahisle tedbir talebinde bulunduğunu, mahkememiz tarafından da davacı tarafından dava değerinin %15'inin yatırılması ile tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, yatırılan teminat sonrasında davaya konu çekler üzerinde ihtiyati tedbir konulduğunu, davacı yan kötüniyetli biçimde tedbir talebinde bulunduğunu, davaya konu çekler sebebiyle her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ile birlikte davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak koşulu ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Aşamalarda, davacı vekili, ... tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, davalı vekili de ... tarihli dilekçesi ile feragatı kabul ettiklerini beyan etmiştir. HMK m. 74 gereği, davadan feragat özel yetki gerektiren bir haldir. Davacılar vekilinin vekaletnamelerine bakıldığında, feragat özel yetkisinin olduğu görülmektedir. 04.02.2011 tarihinde yayımlanarak 01.10.2011 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nda; "davadan feragat" başlıklı 307/1. Maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." şeklinde tanımlanmaktadır. Feragat, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemidir. Feragat etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu yoldadır. (11.4.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 16.11.1966 tarihli ve 1438/290 sayılı, 27.05.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı Kararları) Davacının vaki feragati nedeni ile dosya ele alınarak, davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. Son olarak belirtmek gerekir ki, mahkememizce tensip tutanağında ön inceleme duruşma gününün ... olarak belirtildiği ancak ihtiyati tedbir kararına itiraz üzerine tensip hazırlanmadan tebligatla ... tarihinde duruşma günü verildiği ve duruşma açıldığı, geçici hakim ile yapılan duruşmada itiraz duruşması olduğuna dair bir belirleme yapılmadığı, takip eden duruşmanın da bu duruşmanın devamı olarak tedbire itiraz olarak görüldüğü ve bir başka geçici hakim ile yapılan bu duruşmada da itiraz duruşması olduğuna dair bir belirleme yapılmadığı, esasa ilişkin ön inceleme ve esas duruşmanın dosyada hiç yapılmadığı, bu hususlara ilişkin de ... tarihli tutanak tutulduğu ve haberdar olmaları için taraflara tebliğ edildiği, ... tarihine gün verildiği, anlatılan nedenlerle, esasa ilişkin bir duruşma yapılmadığından, feragatin ilk celseden önce yapıldığının kabul gerektiği anlaşılmıştır. Feragat ikinci celse, ilk celseden önce vuku bulmuştur. Feragat ilk celse yapılırsa, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22'inci maddeye göre, karar ve ilam harcının 1/3 ü, ilk celseden sonra yapılırsa 2/3 ü alınır(ALDEMİR, Hüsnü, Hukuk Davalarında Yargılama Giderleri, 2. Baskı, s.348 vd.) Mahkememizce bu hüküm dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Feragat esasa ilişkin ilk celseden önce meydana geldiğinden, alınması gerekli harcın 1/3 ü olan 89,95.- TL'nin, davacı tarafça yatırılan 6.147,90.- TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,(Yargıtay 11. HD., 2017/1574 esas, 2018/7151 karar) 4-Davacı-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, 6-Dosyadaki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, yatırılan teminatın davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/11/2023 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı