İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/31 E. 2021/272 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/31
- Karar No
- 2021/272
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/31 Esas KARAR NO : 2021/272 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/01/2020 KARAR TARİHİ : 20/04/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin ... ve ... Hizmetleri alanlarında faaliyet göstermek amacıyla ... yılında kurulmuş olup, faaliyetlerine 2006 yılı ... ayında başlamış olup, bu sektörde hizmet kalitesi ve profesyonelliği ile tanındığını, müvekkili şirkete ait ... plakalı araçta karşı taraf araç sürücüsünün kusuru ile gerçekleşen kaza sonrasında araçta ağır hasar meydana geldiğini, karşı taraf ile arabuluculuğa gidildiğini anlaşamama sağlanamadığını, davalı tarafın tüm taleplerine rağmen her hangi bir gerekçe gösterilmeden hasar bedelini ödemediğini, müvekkili şirkete ait ... plakalı hususi aracın karşı taraf araç sürücüsünün kusuru ile gerçekleşmiş olan kaza sonucu fazlaya ilişkin dava açma ve talepte bulunma hakları saklı kalmak kaydı ile verilen hasar raporu gereği tespit edilen ...-TL hasar bedelinin ve bu kaza sonrası aracın kullanılmaması ve süreç boyunca aracın parkta kalması sebebiyle şimdilik ...-TL maddi tazminat olmak üzere toplam ...-TL kazanın oluş tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. YANIT : Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçcsinde; Huzurdaki dava ile davacı, ... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... plakalı aracın hasara uğradığından bahisle, medyana gelen zararın karşılanmadığını ileri sürerek, hasar bedeline ilişkin şimdilik ...-TL ve kazanç kaybına ilişkin olarak ...-TL maddi tazminat olmak üzere şimdilik toplam, ...-TL tazminatın ...-... vadeli ... poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesine istinaden tazminini talep ettiğini, davacının taleplerini haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Somut olayda davacı rizikoyu doğru ve gerçeğe uygun bir şekilde ihbar etme yükümlülüğü ihlal ettiğinden, dava konusu poliçeden kaynaklanan haklarını zayi ettiğini, Kaza sonrasında müvekkil sigorta şirketine yapılan ihbar sonucu ... tarafından düzenlenen Hasar Araştırma Raporunda; " Sigortalı araç sahibi şirket müdürü ve sürücü olduğunu iddia eden şirket ortağının (ağabey-kardeş) yazılı, karşı araç sahibinin ise sözlü beyanları alınmıştır. Karşı araç sahibi ile yüzyüze görüşülmüş, yapılan görüşmede, ailesi ve çocuğuyla birlikte, en sağ şeritten seyir halinde olduğunu gecenin karanlığı ve yol aydınlatmalarının olmaması nedeniyle iki kardeşin de birbirine benzediğini bahane ederek (sima olarak da fiziksel olarak da birbirinden farklı oldukları aşikardır.) kazayı kiminle yaptığını net olarak hatırlamamasına karşın, sigortalı aracın kendisine 140/km.h. hızla çarptığını NET olarak hatırladığını ifade etmiştir. Kendisinin de kurgulanan senaryo doğrultusunda hareket edeceği anlaşıldığından, yazılı beyanı alınmamıştır. Alınan yazılı ve sözlü beyanların, kendi içlerinde ve birbirileriyle çeliştiği, gerçeği yansıtmadığı değerlendirildiğini" alınan yazılı beyanlarında “Kaza gecesi, iş çıkışı (... saat ...) kardeşime ait eve girerken,...” ifadesini kullanan sigortalı araç sürücüsü olduğunu iddia eden ...’ın, saat ... de olay yeri fotoğrafı çekmesi mümkün değildir. İş yerlerinden olay yerine olan mesafesi ...km olup gece saat ...’de bile (o bölge için trafik yoğunluğunun olmadığı bir zaman, aracın içinde kontağı çalıştırıp-yola çıktığı bir anda dahi ) ... dakikada ulaşılabileceği değerlendirilmiştir. Ancak saat ...’de ağabeyinin kendisini aradığı saat ...’de kaza yerinin fotoğrafını çektiği dikkate alındığında, zamanlamanın makul olduğu değerlendirildiğini" yapılan tespitlerden de anlaşıldığı üzere, kaza sonrasında sürücü değişikliği yapıldığı, asıl sürücünün kim olduğunun tespit edilemediğini, davacı, riziko sonrasında doğru beyanda bulunma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, hasar Araştırma Raporunda belirtilen hususlar dikkate alındığında, kazanın meydana geldiği esnada aracın sürücüsünün başka biri olduğu, ancak sürücü değişikliğine gidildiğini, davacının , hem MK.md. 2’de yer alan dürüstlük kuralına aykırı davranmış hem de Kasko Sigortası Genel Şartları B.I.1.5 ve TTK. 1446. maddelerinde düzenlenen gerçekleşen rizikoyu doğru ve gerçeğe uygun bir şekilde ihbar etme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, yargıtay uygulamasına göre, İyiniyet Kurallarına ve Doğru ihbar yükümlülüğüne aykırılık hali, sigortadan doğan hakların yitirilmesine aynı zamanda ispat külfetinin yer değiştirmesine yani sigortalı tarafa geçmesine neden olduğunu, , hasarın, sigortalının beyan ettiği şekilde meydana gelmediği tespit edildiğinden, ispat külfeti yer değiştirmiş olup, dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğunun ve rizikonun iddia edilen şekilde gerçekleştiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, her durumda davacının hasar taleplerinin miktar bakımından da kabulü mümkün olmadığını, Davacının Talebine Konu Araç Mahrumiyet Bedeli Poliçe Teminatı Kapsamı Dışında Kaldığından Huzurdaki Başvurunun Reddi Gerektiğini, Davacı, başvuru dilekçesinde; İMMS Genel Şartları 3. Maddesinde “Teminat Dışında Kalan Haller” in düzenlendiğini, ZMSS Genel Şartlarında teminat dışı haller arasında sayılan “Dolaylı Zararlar” ın, İMMS Genel Şartlarında teminat dışı hal olarak sayılmadığını, bu sebeple talebine konu kazanç kaybı bedelinin teminat kapsamı içerisinde kaldığını iddia ettiğini, İMMS kapsamından tazminat talep edilebilmesi için belli şartlar düzenlendiğini, buna göre, tazminata konu talep öncelikle poliçe teminat kapsamında olmalıdır. Bunun yanı sıra teminat kapsamında olan bu talep, ancak KZMS Sigortası hadlerinin poliçe teminat limitine kadar olan kısmı kadarıyla karşılanabileceğini, Hiçbir Şekilde Kabul Anlamına Gelmemek Kaydıyla, Davacının Araç Mahrumiyet Bedeli Bilirkişi Aracılığıyla Tespit Edilmesi gerektiğini, Başvuran, huzurdaki davadan önce tarafımıza yaptığı başvuruda ...-TL araç mahrumiyet bedelinin olduğunu iddia etmiş ancak buna ilişkin hiçbir belge/delil sunmadığını, başvuranın söz konusu talebinin fahiş olduğunu, bu sebeple öncelikle başvuranın aracının onarımının ne kadar sürdüğü, hangi tarihler arasında kullanamadığını belgelendirmesini talep ettiklerini, kaldı ki her halükarda, davacının aracından mahrum kaldığı sürenin değil, aracın olağan onarım süresinin ne kadar olduğunun tespiti ve buna göre mahrumiyet zararının hesaplanması gerektiğini, her durumda davacının faiz başlangıcına ilişkin talepleri kabul edilebilir nitelikte olmadığını, davacı taraf, dava dilekçesinde, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunmuş olup faiz başlangıcına ilişkin taleplerini kabul etmediklerini, , Sigortacı aleyhine kasko sigorta sözleşmesine dayalı olarak açılan davalarda sigorta ettiren veya sigorta lehtarı olan davacının ihbar bildirimine dayalı temerrüt faizi isteyebilmesi için, sigorta poliçesi genel ve özel şartlarında belirtilen tazminat miktarının belirlenmesine yarayacak her türlü belge ve bilgiyi de sigortacıya iletmiş olması gerektiğini, Başvuranın teminat kapsamı içerisinde yer almayan taleplerinin reddini her durumda haksız ve hukuka aykırı şekilde açılmış olan huzurdaki davanın reddini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle davacının maliki olduğu araçta meydana gelen hasar bedelinin ve kaza sonrası aracın kullanılamaması nedeniyle meydana gelen zararın kasko poliçesi kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davaya konuları araçların trafik kaydına ilişkin belgeler ile sigorta şirketinden hasar dosyası ve poliçe celp edilmiştir. Genişletilmiş kasko poliçesi başlıklı ... başlangıç tarihli tarihli poliçenin incelenmesinde, sigortalının ve sigorta ettirenin davacı olduğu görülmüştür. Davacı araç malikinin ticari şirket olması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5. vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açıldığı görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu, sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat yükü yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Somut olayda; ... tarihinde sigorta poliçesinin yürürlükte olduğu sırada meydana geldiği aksi kanıtlanmayan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ile sabit olduğu, davacı sigortalı tarafından usulünce ihbar yapılmış, olayın sigortalının beyan ettiği şekilde gerçekleşmediğine ilişkin davalı ... şirketi tarafından dosyaya herhangi bir bilgi ya da belgenin ibraz edilmediği, kaza tespit tutanağının sahteliği yönünde açılan bir ceza davası bulunmadığı, görülmüştür. Mahkememizce davacı tarafın iddialarının değerlendirilmesi için hasarlı olduğu belirtilen dava konusu araç üzerinde keşif icra edilmiş, Makine Mühendisi bilirkişisi ve Sigorta uzmanı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ... tarihli kök raporda özete; araçta meydana gelen toplam hasar miktarının ... kaza tarihi itibari ile ...-TL (KDV Dahil) olduğu, hasar miktarının ... keşif tarihi itibari ile ...-TL 'KDV dahil) olduğu, aracın kullanılmaması nedeni ile makul oranım süresi yönünden doğan zarar miktarının ...-TL olduğu, aracın kullanılamaması nedeni ile otoparkta kaldığı süre yönünden doğan zarar miktarının ...(KDV Dahil) olduğu, dava konusu kazada Davacı Sigortalı tarafından kaza yapan araç sürücüsü yerine başkasının araç sürücü olarak gösterilerek sigortacının kasıtlı olarak yanlış bilgilendirildiği yönünden olması durumunda, ilgili kaza da araç hasarının kasko sigorta teminatları kapsamı dışında kaldığı, aksi taktirde hasarın teminat dahilinde olduğu, davalı sigortacı ... Sigortalı ... Şirketine ilgili Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında kullanım ve gelir kaybından doğan bir tazminat , otopark ücreti yada araç kiralama bedeli bir teminat ödeme yükümlüğünün olmadığı görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; ... plakalı ... marka aracın ... poliçe numaralı kasko kombine poliçe ile davalı ... şirketince sigortalandığı, poliçenin kaza tarihini kapsadığı, davaya konu araçta meydana gelen toplam hasar bedelinin kaza tarihi itibariyle ...-TL (KDV Dahil) olduğu, bu hasar bedeli yönünden davalı ... şirketinin genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında sorumlu olduğu, davacının dava dilekçesinde talep ettiği aracın kullanılamaması ve parkta kalması nedeniyle otopark ücreti ve araç kiralama bedelinin poliçe teminatı kapsamında kalmadığı, davacı vekilinin zararın doğumuna neden olan sigorta şirketinin hakkaniyet gereği sorumlu olmasına ilişkinin iddiasının taraflar arasındaki poliçe hükümlerine göre bir dayanağının bulunmadığı, bu hususun hakkaniyet kuralları çerçevesinde incelenmesinin maddi hukuka göre mümkün olmadığı kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, -Sabit olan ... TL hasar bedelini dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile birlikte davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan ... TL başvurma harcı, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL araç ücreti, ... TL keşif harcı, ... TL posta masrafı olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranı ( %97,71 ) 'na göre hesaplanan ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kabul edilen miktar yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddine karar verilen miktar yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, 7-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davanın kabul red oranına göre ( %97,71 ) ... TL'sinin davalı taraftan, ... TL'sinin davacı taraftan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/04/2021 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı