İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/107 E. 2021/25 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/107
- Karar No
- 2021/25
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/107 Esas KARAR NO : 2021/25
DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/02/2020 KARAR TARİHİ : 14/01/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili banka ... şubesi ile dava dışı ... arasında akdedilen sözleşme uyannca kredili bankomat, ticari kart, banka çek sorumluluk tutan ticari kredi kullanımı sağlandığını, akit tarihinde şirket yetkilisinin davalı ... olduğunu, davalının yetkilisi olduğu şirkete kefil sıfatıyla imza attığını, borç ödemelerinin yapılmaması üzerine ihtarname gönderildiği ve Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, davalı tarafından yetkiye ve borcun tamamına itiraz edildiğini, itirazları kabul etmediklerini, banka hesap dökümleri, ekstreler ödeme kayıtları incelendiğinde konunun sabit olacağı belirtilerek itirazın iptaline, davalı hakkında %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporda, Davacı banka tarafınca, dava dışı asıl kredi borçlusu ... şirketine açılan ve kullandınlan yukanda inceleme konusu yapılan ... kat tarihi İtibariyle, Kredili mevduat hesabı ... TL. asıl alacak, kat tarihine kadar işleyen ve tahsil edilemeyen ... TL. akdi faiz, Nakdi çek kredisinden ... TL. asıl alacak ... TL. akdi faiz, Ticari kart kredisinden ... TL. asıl alacak ... TL. akdi faiz, kefil ...'un kefalet limiti içerisinde bulunması nedeniyle, davalı kefilin sözü edilen banka alacağının tamamından ve kendi temerrüdünden sorumluluğu, doğmaktadır. Tahsilde tekerrüre olmamak kaydıyla ... temerrüt tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunan davalı kefilin takip tarihi itibariyle sorumluluğu aşağıda hesaplanmaktadır: ... Kat tarihi itibariyle asıl alacak ... Kat öncesi işleyen akdi faizler ... ...-... 19 günlük %27 akdi faizi ... ...-... 58 günlük %33 temerrüt faizi ... İşletilen faizlerden %5 Gider Vergisi ... İhtar masrafı ... ... Takip tarihi itibariyle toplam alacak ... Tablo özetlendiğinde, dava dışı şirketin kullandığı kredilerden doğan davalının kefalet sorumluluğu takip tarihi itibariyle; ... Asıl alacak ... İşlemiş akdi faizi ... işlemiş temerrüt faizi ... gider vergisi ... İhtar masrafı olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır. Buna göre talep sınırları dikkate alındığında banka alacağı; ... Asıl alacak ... İşlemiş akdi faizi ... işlemiş temerrüt faizi ... gider vergisi ... İhtar masrafı olmak üzere toplam ... TL. olmaktadır. Asıl alacak takip tarihinden itibaren %33 temerrüt faizine tabi bulunmaktadır. Davacı banka tarafından takip talebinde sözleşme uyarınca kredi lehtarına yansıtılabilecek faiz üzerinden % 5 oranındaki gider vergisi talebi yapılmamıştır şeklinde rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesine dayalı olarak kullanılan kredili mevduat hesabı kredisi , ticari kart kredisi ve nakdi çek kredisi nedeni ile ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemi ile müşterek borçlu müteselsil kefil olan davalı hakkında yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine alacaklı banka tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur. Uyuşmazlık; takip tarihi itibariyle takibe dayanak genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi nedeniyle müşterek borçlu müteselsil kefil yönünden kefaletlerinin geçerli olup olmadığı, kefaletleri geçerli ise takip tarihi itibari ile sorumlu olduğu alacak miktarının tespitine ilişkindir. Davalının kefaletlerinin geçerli olup olmadığı hususunda yapılan değerlendirmede ; 6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur. Davacı banka ile dava dışı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesindeki davalıların kefaletlerinin 6098 Sayılı TBK 583.Maddesindeki yasal düzenlemeye uygun ve geçerli olduğu görülmüştür. Bütün dosya kapsamı, mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davacı banka ile dava dışı ... arasında ... tarihli ... TL limitli genel kredi sözleşmesi bağıtlandığı, davalı kefilin ... TL limit üzerinden müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının alındığı, kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Borçlar kanununun 583 maddesine uygun olarak düzenlendiği ve geçerli olduğu anlaşıldığı hususları mahkememizce sabit görülerek davalılar aleyhine açılan davanın, bilirkişi raporunda belirtilen bedeller üzerinden kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklinde belirtildiği üzere hükmoluna alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-Buna göre, davalının Antalya ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile, takibin ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş akdi faiz, ... TL işlemiş temerrüt faizi ... gider vergisi ve ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ... TL üzerinden devamına, 3-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %33 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına, 4-Hükmolunan alacağın %20'si tutarındaki ... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı banka harçtan muaf olmakla, alınması gereken ... TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinden ibaret toplam ... TL nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan ... TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2021
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır