İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/341 E. 2021/502 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/341
- Karar No
- 2021/502
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/341 KARAR NO : 2021/502 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/07/2019 KARAR TARİHİ : 14/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; alacaklısı ..., borçluları ... ve ... olan, Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı sırasına kayıtlı icra takip dosyası ile ... TL asıl alacak+... TL faiz olmak üzere toplamda ... TL alacak talep edildiğini, borçluların takibe itiraz ettiklerini, takip alacaklısı şirketin, takip dosyasındaki alacağın ... TL'lik kısmını iş bu davanın davacısı ...'ye, ... TL'lik kısmını iş bu davanın davacısı ...'ye temlik ettiğini, ...'nin ... vatandaşı olup, ikili işbirliği anlaşması uyarınca teminattan muaf olduğunu, yetki itirazının yersiz olduğunu, ... ile borçlular arasında şifahi kontenjan sözleşmesi olduğunu, buna göre ... şirketinin nevruz için ...'dan yolcu getireceğini, getireceği bu yolcular için davalıların uçak biletlemesi ve otel rezervasyonları yapacak, gelecek yolcuların biletini ve konaklamalarını sağlayacaklarını, bu hizmetlerini yerine getirebilmeleri için önden ... şirketinden ... TL aldıklarını, bu ödemelerin tamamının bankadan yapıldığını, havale açıklamalarında bilet bedelleri, ön ödeme, borç kaydının yer aldığını, davalıların ödemeleri almalarına rağmen edimlerini ifa etmediklerini ve davacılara alacağını temlik eden ... şirketini telafisi mümkün olmayan zararların içine soktuklarını, itibar ve kar kaybına neden olduklarını, davalıların akdi ve ticari ilişkiyi reddetmediklerini sadece borca itiraz ettiklerini, davalılar hakkında Antalya CBS .../... soruşturma numaralı dosya ile suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmada alınan ifadelerden anlaşılacağı üzere davalıların biletleme yapmak için para aldıklarını ancak biletleme yapmadıklarını, aldıkları bilet bedellerini de iade etmediklerinin anlaşıldığını, davalılar hakkında yine ... CBS .../... soruşturma sayılı dosyasının bulunduğunu, bu dosyada da benzer ifadeler bulunduğunu, alacak nedeni ve miktarına bakıldığında, davacıya alacağını devreden şirket ile dava dışı ... arasında ... tarihli "... dönemi Konaklama, Uçak ve Transfer" sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeye istinaden ön ödeme olarak ...'na ... TL nakit ödeme yapıldığını, bu bedeller karşılığında talep edilen güzergah, tarih ve kişi adedine göre uçak bileti temin etmek, sözleşme şartlarına uygun konaklama sağlamak edimini üstlenen ....'nun bu edimini yerine getirmediğini, kendisinin beyanına göre hesabına gelen ... TL sini iş bu davanın davalılarına uçak biletlemesi yapmak üzere gönderdiğini, biletleme işlemlerini de davalıların yapacağını belirttiğini, süreçte ... şirket yetkisinin yaptığı araştırmada ne biletlemenin ne de konaklama rezervasyonlarının yapılmadığını öğrendiğini ve ... ile ihtar niteliğinde yazışmalar yaptığını, yönlendirme ile davalıların ... şirketi ile iletişime geçtiğini, davalıların otel ve biletleme organizasyonlarını kendilerinin yaptığını, kendi hesaplarına avans gönderilmesi halinde aksaklıkların ortadan kalkacağını, misafirlerin ortada kalacağının önleneceğini söylediklerini ve ... şirketi yetkilisine güven aşılamaya çalıştıklarını, bunun akabinde ... TL ... hesabına ... TL ... hesabına olmak üzere ... TL ödeme yapıldığını, dekontlardaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere ödemenin uçak biletleri alınması için avans olarak gönderildiğini, iş bu davanın sadece davalılara biletleme yapmak için gönderilen ... TL bedelin davalıların edimlerini yerine getirmemiş olmasından dolayı iadesine ilişkin olduğunu, ... TL'lik alacak için ayrıca dava açılacağını, davalıların soruşturma dosyasındaki ifadelerinin doğru olmadığını, ödemelerin dekontlarla anlaşıldığını beyan ederek; Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmıştır. Davalılar her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; ispat yükü davacıdadır. Dosyada dayanılan deliller mahkememizce toplanmıştır. Aşamalarda, dilekçede bahsi geçen İskenderun CBS ve Antalya CBS ile yazışmalar yapılmıştır ve sonunda durum netleştirilmiş ve Antalya CBS .../... muhtıra numaralı yazısında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma numaralı dosyasının yetkisizlik kararı verilerek ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği ve .../... soruşturma numarasına kaydedildiği belirtilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .../... Soruşturma, .../... karar numaralı dosyasında özetle; şikayetçinin ... olduğu, şüphelilerin ..., ..., ... ve ... olduğu atılı suçun "Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik" olduğu, iş bu dava ile aynı sebeplerin ileri sürüldüğü, soruşturma sonunda özetle; ".... olayın yapılan sözleşme edimlerinin yerine getirilmemesinden ibaret kaldığı ve hukuki ihtilaf mahiyetinde çekişme ihtiba ettiği bu kapsamda tüm şüpheliler yönünden atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle takipsizlik kararı verilmesi gerektiği ve yine ... yetkilileri yönünden yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda bir savunma ve kimlik tespitine gerek duyulmadığı anlaşılmakla; şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına..." dair karar verilmiştir. Yine şikayetçinin ... ve ... olan, şüphelilerin ... ve ..., ... ve ... isimli kişiler olarak gösterilen ... CBS .../... Soruşturma sayılı dosyasında, atılı suçun " Güveni Kötüye Kullanma, Dolandırıcılık" olduğu, soruşturma sonucunda özetle; "Soruşturma evrakının incelenmesinde müşteki beyanları, ibraz edilen dekontlar ile şüpheli savunması kapsamında, müştekilerin şikayetine konu olay ve fiillerin müştekiler ile şüpheli arasında bilet rezervasyonu ve satışından kaynaklanan hukuki ihtilaf niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, nitekim olayda dolandırıcılık eyleminin ve güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı, tarafların arasındaki anlaşmazlığı ve uğradıkları zararın tazminini hukuk mahkemelerine açabilecekleri dava ile çözüme ulaştırabilecekleri anlaşılmakla; Şüpheliler hakkında üzerlerine atılı suçlardan suçların yasal unsurlarının oluşmaması ve hukuki ihtilaf nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına" karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce dosya, borçlar mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama konusunda uzman, icra mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama konusunda uzman ve turizmci bilirkişiye dosya tevdi edilerek, heyetten bilirkişi raporu aldırılmıştır. ... tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ... şirketi ile davalılar arasındaki borç ilişkisi kapsamında ... şirketi tarafından davalılara ... TL gönderildiği, ayrıca ... tarafından davalı ...'a ... TL gönderildiğinin anlaşıldığı, ancak ...'ın yükümlendiği edimi yerine getirip getirmediğinin ve kusurunun olup olmadığının tesptinin mahkemeye ait olduğu, ... şirketinin, Antalya ... İcra müdürlüğü .../... sayılı dosyasındaki alacağının ... TL'sini ...'ye, ... TL'sini ...'ye tüm ferileriyle birlikte temlik ettiği; ... şirketi ile davalılar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, dava dışı ... ile ... şirketi arasında ... tarihli "... dönemi Konaklama, Uçak ve Transfer" sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin konusunun, 2018 yılı ... paketi için konkalama, uçak ve gidiş dönüş tranfer alınması ilişkin olduğu, ... şirketinden, ...'nun ... şubesi hesabına ... tarihinden ... tarihine kadar toplam ... TL para gönderilmiş olduğu, ...'nun da bu hesabından davalı ...'ın ... şubesi hesabına ... ile ... tarihleri arasında toplamda ... TL para gönderildiği, ... İcra .../... sayılı icra dosyasında yer alan dekontlardan, ...'nun ... şubesi hesabından ...'ın ... şubesi hesabına ... ile ... tarihleri arasında toplamda ... TL para gönderdiği, bu ödemelerin ... şirketinden gönderilen paralarla bir ilgisinin olup olmadığının tespit edilemediği, .../... sayılı icra dosyasında yer alan dekonttan, ...'nun ... hesabından ...'ın hesabına ... tarihinde ... TL uçak bileti ödemesi açıklaması ile para gönderildiği, soruşturma dosyalarında ihtilafın hukuki nitelikte olması nedeniyle KYOK verildiği, ... tarafından soruşturma dosyalarına sunulan Antalya ... Noterliğinin ... ve ... tarihli ihtarnameleri ile ... şirketi ile aralarındaki sözleşme hükümlerine aykırılık nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini ihtar ettiği, ihtarnalmelerde, daha fazla kar elde etmek için kendisinin aradan çıkarılarak ... işbirliği yapıldığı ve bu durumun güven ilişkisini zedelendiğini beyan ettiği, icra takip talebinde talep edilen ödeme tutarlarının, ödeme tarihlerinden ... takip tarihine kadar işlemiş avans faizleri toplamının ... TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi heyet raporu doğrultusunda; savcılık ifadelerinden de anlaşıldığı üzere ... ile ... arasında hukuki ve ticari ilişki olduğu, ... da ...'ın eşi olduğu, onun hesabının kullanıldığı, ... ile ... şirketi arasında ise hukuki ve ticari ilişkinin olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, her ne kadar ... ile ... ... şirketini tanımadıklarını beyan etseler de bilirkişi raporunda da iddiayı doğrular şekilde ... şirketi tarafından davalılara toplamda ... TL gönderildiği (dava ile sınırlı olarak) hususunun belirtildiği, bu miktarın başka bir sebeple gönderildiğine ilişkin davalılarca bir delil gösterilmemesi anlaşılmakla, davacının davasını ispat ettiğinin kabulü ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. Dosyaya baktığımızda; yukarıda belirtilen şartların var olduğu, alacağın likit olduğu kanaatiyle, inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, davalıların Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin DEVAMINA, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, ... TL inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacıların icra takip alacaklısı ile yaptıkları alacağın temliki sözleşme hükümlerinin infazda DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye ... TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplam ... TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 8-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 9-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden; ... TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ...'ın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/07/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır