İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/277 E. 2019/711 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/277
Karar No
2019/711
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/277 KARAR NO : 2019/711

DAVA : Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) DAVA TARİHİ : 15/05/2018 KARAR TARİHİ : 08/11/2019

Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... aleyhine ... tarihinde Kuşadası ... İcra Müdürlüğü .../... esas sayılı dosyası ile alacaklısı olduğu ... vadeli ... TL bedelli emre muharrer kambiyo senedine dayalı icra takibi yaptığını, icra takibi sonrası dosyaya yapılan yetki itirazı üzerine dosyanın yetkili kabul edilen Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına gönderildiğini ve bu dosya üzerinden takibe devam edildiğini, icra dosyasının kesinleşmesini müteakip borçlu davalı adına kayıtlı olan taşınmazlardan ... tapusuna kayıtlı olan iki adet gayrimenkulüne haciz konulduğunu, davalı ...'in vergi borçlarından dolayı adına kayıtlı görünen iki taşınmazın icra dosyasından önce kamu haczi olduğu için icra dosyasına herhangi bir ödemeninin olamayacağının anlaşıldığını, davacı müvekkilinin yaptığı araştırmalarda borçlunun daha öncelerden ... mahallesinde de bir gayrimenkulü olduğu halde araştırmalarda tespit edilemediğini, durumun tespiti için icra dosyasında açılan taplere de icraca olumlu cevap verilmemesi sebebiyle borçlu ...'in icra takibinden sonra mallarını kaçırdığının tespit edilemediğini, davacı tarafça yapılan araştırma sonucunda davalı ...'in ... Mahallesi ... Sokak ... adresindeki Tapuda ... ada ... Parsel olarak adına kayıtlı gayrimenkullerdeki paylarından bir kısmını da icra takibinden sonra davalı çocukları adına ... tarihinde bağış suretiyle pay temliki yaparak kaçırdığını, borçlu davalının dosya borcunu ödememek için yaptığı bu tasarrufun iptalini, masraf ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, takip konusu bono nedeni ile ...'in davacıya borcunun bulunmadığını, davacının eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu, bekletici mesele talebinde bulunduklarını, bir kısım tasarrufların borcun doğumundan önce yapıldığından davanın reddi gerektiğini, davalı borçlu hakkında alınmış kesin aciz vesikası bulunmadığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamıştır ve usul hukuku gereği dava dilekçesinde dayanılan vakıaları inkar etmiş sayılmıştır. Dava, Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esasında açılmış ve mahkemece .../... karar numarası ile özetle; "Görev kurallarının kamu düzeninine ilişkin olup her aşamada resen gözetileceğinden; Dava tasarrufun iptali davası olup açılan davanın bonodan kaynaklandığı ve bonodan kaynaklanan tasarrufun iptali davalarının TTK 4 vd. Maddeleri uyarınca Ticaret Mahkemesinde görüleceğinden" şeklindeki gerekçe ile görevsizlik yönünden hüküm kurulmuş ve dosya mahkememize gönderilmiştir. Görevsizliğe ilişkin mahkeme hükmünün kesinleşme tarihi ... olup, görevli mahkemeye gönderme talebinin tarihi ise ... dur. Usulen talebin mahkememize gelmesinde bir sorun yoktur. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan hallere dava şartları denir (KURU/Baki// ARSLAN/Ramazan// YILMAZ/Ejder., Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı), Ankara 2005, s. 303)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 188. maddesinde, "Hakimin re'sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar" deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2005/9-546 E.N , 2005/611 K.N., 26/10/2005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115'e göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Görev kuralları da kamu düzenindendir ve re'sen dikkate alınır, dava şartıdır. Hem dava dilekçesindeki nitelendirmede, hem dava dilekçesindeki olay anlatımında, hem mahkeme gerekçesindeki nitelendirmede davanın tasarrufun iptali davası olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay 17. HD nin 2017/2022 esas, 2017/5819 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Tasarrufun iptali, davaları mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunduğundan asliye hukuk mahkemelerinin görevine girmektedir. Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren açılan davalarda artık asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki işbölümü değil görev ilişkisidir. Somut olayda da dava bu tarihten sonra, İİK.nin 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış olduğundan görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. (HGK’nun 2014/17-2389 Esas 2016/129 Karar)(Benzer yönde; Yargıtay 17. HD; 2013/2708 esas, 2013/3898 karar; 2015/550 esas, 2017/9794 karar) Somut davada, ticaret mahkemesinin görevli olacağına ilişkin bir unsur yoktur. Dava, şahsi nitelikte bir davadır. Bonodan kaynaklanan bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlığın kaynağını bono oluşturmamaktadır. Tasarrufun iptali davasının şartları dosyada incelenecektir. Tüm açıklamalar ışığında; dosyanın mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Antalya Asliye Hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmakla; görevsizlik nedeni ile usulden ret kararı vermek gerekmiştir. Dosya bu şekilde kesinleşirse, Antalya Asliye Hukuk mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı meydana geleceğinden mercii tayini için istinaf incelemesine gönderilmesi hükümde belirtilmiştir. (14/02/1992 tarih, 3/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereği bir yerde birden fazla asliye hukuk mahkemesi var ise bunlar arasındaki ilişki sadece bir nevi iş bölümü ilişkisidir. Bunlar aynı asliye hukuk mahkemesinin birer dairesi durumundadır. ) HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın, mahkememiz görevsiz olması nedeniyle, usulden reddine, 2-Karar kesinleştiğinde dosyanın görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, ancak karar kesinleştiğinde Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı meydana geleceğinden dosyanın merci tayini için İstinaf incelemesine gönderilmesine, 3- Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'un yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/11/2019

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/277, K. 2019/711, T. 08.11.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-277-e-2019-711-k-f5af0551ec92