İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/247 E. 2020/240 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/247
Karar No
2020/240
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/247 Esas KARAR NO : 2020/240 DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/05/2019 KARAR TARİHİ : 18/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili ...'ın, ...'nin davalı taraf olan ...'den çekmiş olduğu bir krediye kefil olduğunu, müvekkilinin kefil olduğu kredi borcunun ödenip kapatıldığını, müvekkilinin kefil olmadığı, dava dışı ...'nin, karşı taraftan çekmiş olduğu başka bir krediye ilişkin müvekkilinin kefil olmuş gibi gösterilerek Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosaysı ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibi ile müvekkilinin ... TL kefalet limiti ile dosya borcundan sorumlu olduğunun beyan edildiğini, müvekkilinin kefil olduğu kredi borcunun asıl borçlu şirket tarafından ödenmiş olup kefil olduğu başka bir kredi borcu bulunmadığını, bu sebeplerle, öncelikle müvekkil hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin durdurulmasını, müvekkilin borcunun olmadığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, müvekkil banka şubesine borçlu ... firmasının imzalamış olduğu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi sözleşmeleri ve bankacılık hizmet sözleşmesi uyarınca müvekkili bankadan ticari kredili mevduat, taksitli ticari kredi ve ticari kredi kartı kullandığını, davacı kefil ...'ın borcun ... TL sine müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu, kredinin geri ödenmesinde temerrüde düşülmesi üzerine, borçlulara noter kanalıyla ihtarnameler gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine borçlular hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, davacı borçlunun iş bu menfi tespit davasının dava dilekçesinde iddia ettiği hususların hukuki mesnetten uzak olduğunu, davacının kefil olduğu kredinin kapama ile son bulduğunu iddia ettiğini, halbuki davacının kefil olduğu kredilerden kaynaklanan müvekkil banka alacağının devam etmekte olduğunu, davacı kefilin kefaletinin bulunduğu krediler ödeme ile son bulmadığını, kefaletin son bulması ödeme ile son bulacağını, davacının icra takibine konu alacaklardan ticari kredi kartı borcundan sorumlu olmadığını belirttiğini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ve Ticaret Sicil kayıtlarının celp edildiği, dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi edildiği ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli bilirkişi raporunda, "davacı ... dava dışı asıl borçlu ... ile davalı banka arasında imzalanan ... tarihli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesine ... tarihinde ... TL limitle müşterek borçlu ve meteselsil kefil sıfatıyla imza atmıştır. Dosya içeriğinde kredilere ait ödeme planları bulunmamakla birlikte, vadesiz hesap özetinden çıkardığımız bilgiler şu şekildedir: 1-)Dava dışı şirkete ... tarihinde ...-... numaralı aylık %1,24 yıllık %14,88 akdi faizli ... TL limitli 12 ay vadeli taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredinin ... tarihinde son taksit ödemesi yapılarak kapatıldığı ve son bulduğu, 2-)Dava dışı şirkete ...-... numaralı kredili mevduat hesabına ilk kez ... tarihinde ... TL borç kaydı yapıldığı ve kredi ilişkisinin başladığı, ... tarihinden itibaren limitte devam eden hesaba en son ... tarihinde faiz tahsilatı yapıldığı, kat ihtarnamesine göre ... tarihinde ... TL anapara ... TL faiz ve ... TL gider vergisi ilavesiyle ... TL üzerinden takip hesaplarına aktarıldığı, 3-)Dava dışı şirkete ... tarihinde (davacının kefalet tarihi) ...-... numaralı aylık % 1,145 yıllık %13,74 akdi faizli ... TL limitli 18 ay vadeli taksitli ticari kredi kullandırıldığı, krediye en son ... tarihinde 11. taksit Ödemesi yapıldığı ve kalan anapara bakiyesinin ... TL olduğu, dosya içerisinde yeterli belge olmadığından kredinin geri kalan taksitlerinin ne şekilde yatırıldığı hesap özetinden anlaşılamamış olup, takip konusu yapılmadığından ödendiği düşünülmektedir, 4-)Dava dışı şirketle davalı banka arasında ... tarihinde Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye davacının kefalet imzasının alınmadığı, sözleşmeye istinaden ... tarihinde ...-... numaralı aylık %1,50 yıllık %18,00 akdi faiz oranı ile ... TL limitli ...-... tarihleri arasında ödenmek üzere 36 ay vadeyle aylık ... TL eşit taksit ödemeli taksitli ticari kredi açıldığı ve kullandırıldığı, krediye en son ... tarihinde ... vadeli 4. taksitin ödemesinin yapıldığı, bu taksitin ödenmesinden sonra kalan anapara bakiyesinin ... TL olduğu, anlaşılmaktadır. Bütün bunlar değerlendirildiğinde, yukarıda örneklerini verdiğimiz Yargıtay kararlan dikkate alındığında, davacının yeni tarihli sözleşmede kefalet imzasının bulunmadığı, dava ve takip konusu ...-... numaralı taksitli ticari kredinin yeni sözleşmeden sonra kullandırıldığı görülmektedir. Hesaba geçen ... TL'lik kredi limitinin nakit çekme ve EFT gönderme işlemleri için kullanıldığı ve yapılandırma kredisi olmadığı, eski tarihli kredilerle bağı olmadığı gibi yeni bir kredi olduğu, krediye yalnızca ilk 4 taksit ödemesi yapıldığı, yeni sözleşme ve yeni kefillerle çok daha yüksek miktarda kullanılan bu yeni krediyle ilgili, davacı kefil ... kefalet sorumluluğunun bulunmadığı ancak kefalet tarihinden önce ilk kez kredi ilişkisine girilen kredinin hiçbir zaman son bulmadığı, zaman zaman tahsilatlar yapılsa da hemen arkasından tekrar borca girildiği, limit artışı vs. gibi koşullarında değişiklik yapılmadığı, dolayısıyla İlk tarihli sözleşmeye bağlı kullandırılan ...-... numaralı kredili mevduat hesabı kredisiyle ilgili davacının da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, bildirir rapor sunmuştur. Dosya daha sonra ek rapor aldırılmak üzere tekrar bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli ek raporda, Kök raporumuzda “taraflar arasındaki akdi ilişkinin incelenmesi” başlığı altında ayrıntılı olarak incelendiği üzere, davacı kefilin kefaleti ... tarihi itibariyle ... TL limitle başlamaktadır. Genel Kredi Sözleşmeleri çerçeve niteliğinde olup belirsiz süreli sözleşmelerdir ve doğmuş ve doğacak bütün alacakları kapsamaktadır. Ancak, yine kök raporumuzda örneklerini verdiğimiz Yargıtay kararlarında da görüldüğü üzere bir kimsenin kefaletinin sonsuza dek devam edemeyeceği, kefil olduğu kredilere ilişkin sorumluluğunun kredilerin açık kalmaya devam ettiği süreler için geçerli olduğu, bir dönem kapanan ve sonra tekrar başka sözleşme ve başka kefalet teminatlarıyla açılan krediler için artık eski kefilin sorumluluğunun devam edemeyeceği, çünkü bankanın artık bu yeni teminatlarla kredi ilişkisine devam etme arzusunda olduğu, yönünde kararlar bulunmaktadır. Dava konusu krediler dosyada mevcut hesap özetleri ile tek tek incelenmiştir. Buna göre, dava dışı şirkete ... tarihinde kullandırılan ...-... numaralı kredinin ... tarihinde ödenerek kapatıldığı; ... tarihinde ilk kez kredi kullandırılan ...-... numaralı kredili mevduat hesabının hiçbir zaman kapanmadığı ve takip hesaplarına aktarıldığı, ... tarihinde (davacının kefalet tarihi) kullandırılan ...-... numaralı kredinin takip ve dava konusu yapılmadığı, ... tarihinde kullandırılan ve hesap hareketlerinden yapılandırma kredisi olmadığı anlaşılan ...-... numaralı kredinin takip hesaplarına aktarıldığı, anlaşılmaktadır. Yargıtay kararları doğrultusunda bilirkişi tarafından kredinin bağlı olduğu sözleşmenin tespiti gerektiğinden, davacının yeni tarihli sözleşmede kefalet imzasının bulunmaması dava ve takip konusu yapılan ...-... numaralı taksitli ticari kredinin yeni sözleşmeden sonra kullandırılması ve kredi bakiyesinin nakit çekme ve EFT gönderme işlemleri için kullanılması, bu sebeple yapılandırma kredisi olmaması ve yeni bir kredi olması sebepleriyle, davacı kefil ...’ın dava ve takip konusu taksitli krediyle ilgili kefalet sorumluluğunun bulunmadığı, Ancak, kefalet tarihinden önce ilk kez kredi ilişkisine girilen ...-... numaralı kredili mevduat hesabı kredisinin hiçbir zaman kapanmadığı, zaman zaman tahsilatlar yapılsa da hemen arkasından tekrar borca girildiği, limit artışı vs. gibi koşullarında değişiklik yapılmadığı, dolayısıyla ilk tarihli sözleşmeye bağlı kullandırılan kredili mevduat hesabı kredisiyle ilgili davacının da diğer müşterek borçlu ve müteselsil kefiller gibi sorumluluğunun bulunduğu, Yönündeki görüşümüzde bir değişiklik bulunmadığını" bildirir rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesine dayalı olarak kullanılan taksitli ticari kredi ve kredili mevduat hesabı kredisi nedeni ile ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemi ile müteselsil kefile yapılan ilamsız takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemli kefilin açtığı menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlık; takip tarihi itibariyle takibe dayanak genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi nedeniyle müşterek borçlu müteselsil kefil yönünden kefaletin geçerli olup olmadığı, kefalet geçerli ise takip tarihi itibari ile sorumlu oldukğu alacak miktarının tespitine ilişkindir. Davacının kefaletinin geçerli olup olmadığı hususunda yapılan değerlendirmede ; 6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur. Dava dosyasında bulunan, dava dışı şirketle davalı banka arasında ... tarihinde Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye davacının kefalet imzasının alınmadığı, davacının yeni tarihli sözleşmede kefalet imzasının bulunmaması dava ve takip konusu yapılan ...-... numaralı taksitli ticari kredinin yeni sözleşmeden sonra kullandırılması ve kredi bakiyesinin nakit çekme ve EFT gönderme işlemleri için kullanılması, bu sebeple yapılandırma kredisi olmaması ve yeni bir kredi olması sebepleriyle, davacı kefil ...’ın dava ve takip konusu taksitli krediyle ilgili kefalet sorumluluğunun bulunmadığı mahkememizce sabit görülmüştür. Buna karşın ilk kez kredi ilişkisine girilen ...-... numaralı kredili mevduat hesabı kredisinin hiçbir zaman kapanmadığı, zaman zaman tahsilatlar yapılsa da hemen arkasından tekrar borca girildiği, limit artışı vs. gibi koşullarında değişiklik yapılmadığı, dolayısıyla davacının kefil imzası bulunan ilk tarihli sözleşmeye bağlı kullandırılan kredili mevduat hesabı kredisiyle ilgili davacının da diğer müşterek borçlu ve müteselsil kefiller gibi sorumluluğunun bulunduğu mahkememizce sabit görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı kefilin dava ve takip konusu taksitli krediyle ilgili kefalet sorumluluğunun bulunmadığı, davacının kefil imzası bulunan ilk tarihli sözleşmeye bağlı kullandırılan kredili mevduat hesabı kredisiyle ilgili davacının da diğer müşterek borçlu ve müteselsil kefiller gibi sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla, davacının takip tarihi itibariyle kredili mevduat hesabı yönünden ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz ve ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL borçlu olduğunun, taksitli krediye ilişkin bakiye ... TL borçtan sorumlu olmadığının tespitine, alacak likit olmadığından icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar vermek geremiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Buna göre davacının Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz ve ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL borçlu olduğunun, bakiye ... TL borçtan sorumlu olmadığının tespitine, 2-Şartları oluşmayan icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacının yapmış olduğu ilk dava gideri, posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinden ibaret toplam ... TL nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan ... TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/06/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/247, K. 2020/240, T. 18.06.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-247-e-2020-240-k-371d9abf1630