İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/629 E. 2020/216 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/629
- Karar No
- 2020/216
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/629 Esas KARAR NO : 2020/216 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 31/10/2017 KARAR TARİHİ : 16/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile davalı ... adına kayıtlı bulunan ve diğer davalı .... ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracı ile ..../.../... günü saat ... :... sıralarında ... ili ... ilçesi ... caddesinde .. ... istikametine seyrederken ... ve ... .... ait binaların önüne geldiğinde karşı şeride geçerek karşı şeritte aracının sol ön kısmı ile .... caddesinden ... ilçesi istikametine seyreden ... ... sevk ve idaresindeki ... ... .... plakalı aracıyla bahse konu yere geldiğinde, kendi şeridinde aracının sol ön kısmına çarpması sonucu yaramalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, olayla ilgili olarak Antalya ... . Asliye Ceza Mahkemesinin .../... E . Sayılı dava dosyası ile kamu davasının açıldığını, kazada tüm kusurun ...'de olduğunu, davacının kaza nedeni ile yaralandığını, davadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, ... TL ödeme yapıldığını, ödemenin gerçek zararı karşılamadığını belirterek şimdilik ... TL. sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, şimdilik ... TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, ... TL manevi tazminatın ise davalı gerçek kişilerden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili .../.../... UYAP tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebinden feragat etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ... TL ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, dava konusu kaza nedeni ile sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti sınırlı, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde sorumluluğun bulunduğunu, geçici iş göremezlik taleplerinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğün dava tarihi itibari ile meydana geldiğini, kaza tarihinden itibaren faiz istenilmesinin mümkün olmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar cevap vermemiştir. DAVA : Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Davacının sosyo ekonomik durum araştırma yapılmış, davacının hastane kayıtları ile tarafların tutundukları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp olunmuştur. Antalya ... .. Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... E. ..../... K. Sayılı dava dosyasının incelenmesinde; mağdurun ..., katılanın ..., sanığın ... olduğu, taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın istinaf incelemesinde olduğu görülmüştür. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin .../.../... tarihli raporuna göre; "Sanık sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, Müşteki sürücü ...'nın kusursuz olduğu" belirtilmiştir. Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin .../.../... tarihli raporuna göre; "Sürücü ...’in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’nın kusursuz olduğu" belirtilmiştir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun .../.../... tarihli raporuna göre; "... ve ... kızı, .../.../... doğumlu, ...’nın .../.../... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi,Omurgaya ait sorunlarda özürlülük, Tablo 1.1’e göre; 1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği" belirtilmiştir. Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016 tarih 2014/14706E. 2016/11417K. sayılı kararı ). Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2016 tarih 2016/2010E. 2016/4825 K. Sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2017 tarih 2014/19438E. 2017/2199K. Sayılı kararında; "...Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, hükmedilen maddi tazminatta sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden kaza tarihi olarak; sigorta şirketi yönünden ise asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir..."denilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Türk Medeni Kanunun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu bedel, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2017 tarih 2016/3622E. 2017/13558K. sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2016 tarih 2014/9955E. 2016/8876K. sayılı kararında; "... Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir... Davacı vekili, yargılama sırasında davalı ... Sigorta AŞ'den ... tarihinde toplam ... TL ödeme aldığından ... tarihinde maddi tazminat talebinden feragat etmiştir. ... tarihli feragat dilekçesinde feragatin nedeninin davadan sonraki ödeme olduğu, bu nedenle davalıya dava açmakta kusuru bulunmaması nedeniyle müvekili aleyhine vekalet ücreti vs gibi yargılama giderlerine hükmedilmemesi ihtirazi kaydıyla feragat ettiğini belirtmiştir. Somut olayda hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp; davalı sigorta şirketi ve diğer davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet vermişlerdir. Bu nedenle, feragat nedeniyle reddedilen maddi tazminat yönünden davalılar lehine davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. ... günü saat ... . sıralarında sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile .... Caddesinden ... istikametine seyir halinde iken olay yerine geldiğinde, karşı şeride geçerek, karşı istikametten seyir halinde olan sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı kamyonet ile çarpışmaları neticesi dava konusu kaza meydana gelmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporuna göre; "Sanık sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, müşteki sürücü ...'nın kusursuz olduğu" belirtilmiştir. Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporuna göre; "Sürücü ...’in %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’nın kusursuz olduğu" belirtilmiştir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporuna göre; "... ve ... kızı, ... doğumlu, ...’nın .... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi,Omurgaya ait sorunlarda özürlülük, Tablo 1.1’e göre; 1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği" belirtilmiştir. Davaya konu olayda; davalı ...'in haksız fiil hükümlerine göre, davalı ...'in araç işleten sıfatı ile sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketleri yönünden ise ZMM Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama devam ederken davacı vekili taraf maddi zararlarının karşılandığını ve maddi tazminat taleplerinin olmadığını ve maddi tazminat ile ilgili taleplerinin olmadığını belirtmiş ve feragat etmiştir. Maddi tazminat talebinin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekmiştir. Bunun dışında kaza tarihinde gebe olan hekim tavsiyesi nedeniyle gebeliği sonlandırılan davacının yaralanmış olması nedeni ile davacının duyduğu elem ve ızdırap gözetilerek, gebeliğinin sonlandırılması, kusur raporu, kusur oranları, maluliyet oranı, tarafların mali ve içtimai durumları da değerlendirilmiş, çekilen elem ve ızdırabı kısmen de olsa gidermek maksadı ile manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine ... TL manevi tazminata karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının maddi tazminata ilişkin davasının feragat nedeni ile REDDİNE, 2. Davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, ... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat davası yönünden hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcın peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat davası yönünden hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalılar ... ve ... den müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 5. Davacı tarafından yatırlan ... TL peşin harcın davalılar ... ve ... den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine. Davacı tarafından yapılan ... TL posta ve bilirkişi giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'sinin davalılar davalılar ... ve ... den müşterek ve müteselsilen alınarak; bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6. Davalılar yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7. Davacının maddi tazminat istemli davasında davalı sigorta şirketi kendini vekil ile temsil ettirmiş ise de feragatle sonuçlanan davada hakkın özünden vazgeçme söz konusu olmayıp, ödeme nedeniyle feragat gerçekleştiğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8. Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9. Karar kesinleştiğinde davacı ve davalı tarafında yatırılan gider avansından arta kalan kısmın yatıran davacı ve davalıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.16/06/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır