İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/253 E. 2021/459 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/253
Karar No
2021/459
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/253 Esas KARAR NO : 2021/459 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/10/2015 KARAR TARİHİ : 06/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonunda, İSTEM: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin eşi ... plakalı araç sahibi ...’ ün ana yolda seyir halindeyken tali yoldan kontrolsüz şeklide çıkan ... plakalı araç kullanıcısı davalı ...’ ın müvekkiline çarparak müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, olay yerini gösterir kaza tutanağında davalı ...’ ın asli kusurlu bulunduğunu, davalının müvekkiline çarpması sonucunda müvekkilinin günlerce hastanede kaldığını, müvekkilinin vücudundaki kemiklerin kırıldığını, vücudunda derin dikiş izleri kaldığını, bacaklarındaki ve kollarındaki kırılmalar neticesinde yürümekte zorluk çektiğini, müvekkilinin hayatını sürdürebilmesi için her zaman başka insanların yardımına ihtiyacı olacağını, müvekkilinin beden sağlığını ve vücut görüntüsünü kaybettiğini, müvekkilinin psikolojisinin bozulduğunu, psikolojik destek almaya başladığını, bu nedenlerle trafik kazasının neticesinde davacı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ... TL maddi tazminatın işleten, sürücü ve sigortacı yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, ... TL manevi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, sigortacı yönünden sözleşme ...da manevi tazminat ödemesi miktarı yer alması dahilinde tahsiline, işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ve ... plakalı araca ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. YANIT: Davalı ... ve ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu kazanın davacının kusuruyla gerçekleştiğini, müvekkili ...’ ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı ... plakalı aracın çarpıştığını, çarpışma esnasında müvekkilinin sevk ve idaresinde olan aracın hasar durumunun ön kısmında iken kazaya karışan diğer aracın sol çamurluk kısmında meydana geldiğini, trafik polisleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağında yer alan kusur oranlarını müvekkilinin kusurunun bulunmaması nedeniyle kabul etmediklerini, kavşağa geçişini tamamlamak üzere olan aracın yolun ortasında durması mı yoksa sırf yolun sağında geçiş hakkına sahip olması nedeniyle trafiği aracında bulunan diğer insanların canını tehdit altında bırakıp kazaya davetiye çıkaracak biçimde hızını azaltmadan dikkatsiz ve tedbirsiz bir biçimde yolu tamamlamakta olan araca dikkat etmeden seyrine devam etmesinin kamu güvenliğinin menfaatine olacağını, müvekkilinin geçişini tamamlamak üzere olduğu anda kavşağa gidiyor olması nedeniyle müvekkilinin geçişini beklemesinin gerektiğini, kazaya karışan diğer araç sürücüsünün beklenen dikkat ve özeni mevcut hızı ile de gözetmemesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, kusur oranlarının ayrıca tespit edilmesinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyecek olan kırığın hayatı boyunca başka insanlardan yardıma ihtiyaç duyacak olmasının bu haliyle kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının maluliyet oranının tespitinin gerektiğini, tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. Borçlar Kanunu Md. 47’ de ‘Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muvafık bir tazminat verilmesine karar verebilir’ denilmiştir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunun bu hükme karşılık gelen 56. maddesi ise şöyledir:“Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir. Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu yaralanmışsa kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2016 tarih 2016/2010E. 2016/4825K. Sayılı ilamı) Mahkememizce dosya kusur oranının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, Ankara Adli Tıp Kurumu'nun ... tarihli raporunda özetle; Sürücü ...’ın %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’ün %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür. Dosya davacının trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden rapor alınmak üzere gönderilmiş, düzenlenen ... tarihli raporda; davacının olağan yaşama dönebilmesi ve iyileşmesi için ihtiyaç duyduğu sürenin 1 ay olduğu, kişide iş göremezlik halinin mevcut olmadığının bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce davacının iş göremezlik oranının belirlenmesi için tarafların itirazları da gözetilerek Adli Tıp Kurumu aracılığılığı ile rapor tanzim edilmesi için ara karar tesis edilmiş, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ... tarihli ön raporda; kişinin bir üniversite veya eğitim ve araştırma hastanesi ortopedi birimine sevk edilerek yeni yapılacak sağ ön kol eklem açıklıklarını dereceleri ile belirtir, nötral sıfır metoduna göre, sağ ve sol taraf mukayeseli olarak yapılacak muayenesi ile yeni çekilecek 2 yönlü sağ radius kırık/yaralanma alanını içine alan grafisinin(DİCOM-CD formatında) ve bu incelemelerin düzenlenecek raporlarının mümkün olduğu taktirde dijital ortamda(DİCOM) teminen gönderilmesi ile olay tarihli ve müteakip dava konusu yaralanmasına ait tüm tıbbi evrakı(muayene kaydı, konsültasyon, epikriz, ameliyat notu) ile tüm radyolojik tetkiklerinin asıllarının veya DİCOM formatında CD kopyalarının teminen gönderilmesi talep edilmiş olduğu görülmüştür. Mahkememizce Adli Tıp Kurumu'nun ön raporu doğrultusunda davacı asilin birden fazla kez sevki sağlanmış, davacı taraf ilgili hastanelere kesin süreye rağmen başvurmamış, davacı vekilinin ... tarihli celsede "müvekkilinin hastaneye gitmek istemediğini, bu nedenle tanıkların dinlenerek mevcut haliyle karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür. Bu talep doğrultusunda Mahkememiz dosyası mevcut iş göremezlik ve kusur tespitleri dikkate alınarak tazminat miktarının hesaplanması amacıyla aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş, aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli tarihli raporda özetle; ... tarihinde trafik kazası sonucu 1 ay geçici iş gücü kaybı gelişen davacı ...' ün geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı ... (TL) olup, davalı taraf %75 kusuruna isabet eden kısım ... (TL) olduğu,SGK dışı tedavi giderlerine bağlı zararı ...(TL) olup, davalı taraf %75 kusuruna isabet eden kısım ...(TL) olduğu hususlarının bildirildiği görülmüştür. Somut olayda yaralama trafik kazası nedeniyle davacı taraf maddi ve manevi tazminatı istemi ile dava açmıştır. ... günü saat ... sıralarında, sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... sokakta seyri sırasında geldiği olay mahalli kavşaktan geçişi sırasında, seyrine göre sağındaki ... sokaktan kavşağa giriş yapan ... yönetimindeki ... plakalı otomobille çarpışmasıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Ankara Adli Tıp Kurumu'nun ... tarihli raporuyla sabit olduğu üzere davalı sürücü ...'ın Karayolları Trafik Kanunu 84/h maddesi uyarınca % 75 oranında kusurlu olduğu, diğer sürücü ...'ün ise tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışları nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu sabittir. Alınan iş göremezlik raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik halinin mevcut olmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise 1 aya kadar uzayabileceği, davacının kaza nedeniyle başkasının bakımına muhtaç olmayacağı görülmektedir. Kusur oranlarına ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranlarına göre aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ile davacının gelir durumu vd. Hususlar nazara alındığında ve SGK tarafından ödenen bedellerin güncellenerek düşülmesi halinde davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle talep edebileceği maddi tazminat miktarının ... TL olduğu kanaatine varılmıştır. Davaya konu olayda; davalılar ... ve ...'nun haksız fiil hükümlerine göre ve araç işleten sıfatı ile sorumlu oldukları, davalı sigorta şirketinin ise ZMM Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kısmen yerinde olduğu kanaatine varıldığından maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde tarafların maddi durumu, davacının duyduğu elem ve ızdırap gözetilerek, maluliyet oranı, kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilerek sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, -Sabit olan ... TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi açısından poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydı ile ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar açısından kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, 2-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, -Takdiren ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, 3-Maddi tazminat davası yönünden davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan ... TL harçtan mahsubuna, 4-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken ... karar ve ilam harcının davacılar tarafından yatırılan bakiye ... TL harçtan mahsubuna, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, 6-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Reddine karar verilen maddi tazminat miktarı yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Reddine karar verilen manevi tazminat miktarı yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'ya verilmesine, 10-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan bilirkişi ücreti, tebligat gideri ve posta masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%3,52) göre hesaplanan ... TL’ sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere bir kısım davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/07/2021 Katip ... Hakim ...

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/253, K. 2021/459, T. 06.07.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2015-253-e-2021-459-k-e0c8f8f8ca00