İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/470 E. 2023/637 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/470
- Karar No
- 2023/637
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/470 Esas KARAR NO : 2023/637 DAVA : İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/12/2020 KARAR TARİHİ : 16/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılardan ... A.Ş. ile davalı şirketin ... tarihine kadar tek ortağı ve şirketlerin yetkilisinin ... olup, adı geçen tarafından her iki şirketin birlikte idare edilmekte olduğunu, adı geçen şahsın, davacı şirketteki ortaklığının Antalya ...Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı Hisse Devri Sözleşmesi ile hissesini dava dışı ... adlı şirkete devri, şirkete ait nama yazılı hisse senetlerini alıcıya ciro ve teslim ve şirket yönetim kurulunun devre ilişkin aynı tarihli onay kararı ile sona erdiğini, davacı şirketteki yönetim kurulu üyeliğinin de ... tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile sona erdiğini, tarafların ortakları ve yetkililerinin aynı olduğu dönemde, davalı ... A.Ş. ile ... Bankası ... Şubesi arasında ... tarihli ... no’lu ... seri no’lu Genel Kredi Sözleşmesi yapıldığını ve bu kredi sözleşmesine davacı şirketlerden ... A.Ş. tarafından ... tarihinden başlayarak ...-USD tutarlı müteselsil kefalet taahhüdü verildiğini, bu kefalet taahhüdünün ... tarihinde yenilendiğini, aynı kredi sözleşmesine, davacılardan ... A.Ş. tarafından ... tarihinden başlayarak ...-USD tutarlı müteselsil kefalet taahhüdünde bulunulduğunu, ayrıca bu kefaletin kapsamında davacılardan ... A.Ş.’ne ait ... İli ... İlçesi ... mah. (... mah.) ... ada ... parselde kain ... kat, ... kat, ...Kat ve ...katlardan müteşekkil (...) no’lu ... bölüm taşınmazı üzerine asıl kredi alacaklısı ... Bankası lehine ...’nün ... tarih ve ... yevmiye sayılı ipotek senedi ile ipotek tesis edildiğini, ... İli, ... İlçesi, ... Mevkiinde bulunan ... ada ... parsel numaralı ...m² yüzölçümlü taşınmazın maliki olup, bu parsel bitişiğinde yer alan mülkiyeti Hazine’ye ait ... İli ... İlçesi ... Mevkii, ... Köyü, ... ada ... parsel sayılı ... m2 yüzölçümlü taşınmaz üzerindeki ... yatak kapasiteli ... yıldızlı otel tesisi (ek alana düşen ... yatak) için ...'nden ... tarihli kesin tahsis hakkı edinen davalının, ... Bankası ... Şubesi’nden ...’ne söz konusu tahsis koşulları, imar planı hükümlerini yerine getirmek üzere vermek zorunda olduğu teminat için ... tarihli, ... mektup no’lu, ... seri no’lu ...-TL’lik kesin ve süresiz teminat mektubunu davacı müvekkillerinin kefaletinden faydalanılmak suretiyle, bankadan çıkartıp ilgili kuruma teslim ettiğini, ancak ...'nün ... tarihli yazısı ile davalıya yatırımı gerçekleştirmek üzere ... tarihinden itibaren 3 (üç) yıl süre verildiğini, buna göre davalının lehine kesin tahsisi yapılan taşınmaz üzerine turizm yatırımını ... tarihine kadar tamamlayıp ... almadığı takdirde İdareye kesin tahsis aşaması öncesi sunulan teminat mektubunun paraya çevrileceği ve bedelin İdarece irat kaydedileceğinin bildirildiğini, ..., ... İli, ... İlçesi, ... Mevkii ... ada ... parsel de kayıtlı ...m² genişliğindeki arazi üzerinde ... yatak kapasiteli ... yıldızlı otel tesisi yapmak üzere, ... tarih ve ... sayılı yazısı ile kesin tahsis hakkı sahibi olan davalıya yatırımı gerçekleştirmek üzere ... tarihinden itibaren 3 (üç) yıl süre verildiğini, daha sonra ... İli ... İlçesi ... mevkii, ... Köyü, ... ada ... parsel sayılı ... m2 taşınmazda personel lojmanı olarak tahsisli irtifak hakkının da aynı tahsisli araziye bağlandığını, davalının ... Bankası ...’nden ...’ne karşı sözkonusu tahsis koşulları, imar planı hükümlerini yerine getirmek üzere vermek zorunda olduğu teminat için ... tarihli, ... mektup no’lu, ... seri no’lu ...-TL’lik kesin ve süresiz teminat mektubunu yine davacı müvekkillerinin kefaletinden faydalanılmak suretiyle, bankadan çıkartıp ilgili kuruma teslim ettiğini, ancak ...'nün ... tarih ve ...-...(...)-... sayılı yazısı ile davalıya her iki tahsisli yerdeki yatırımı gerçekleştirmek üzere ... tarihinden itibaren 3 (üç) yıl süre verildiğini, buna göre davalının lehine kesin tahsisi yapılan taşınmaz üzerine turizm yatırımını ... tarihine kadar tamamlayıp ... almadığı takdirde İdareye kesin tahsis aşaması öncesi sunulan teminat mektubu paraya çevrileceği ve bedelin İdarece irat kaydedileceğinin bildirildiğini, yine ... İli ... İlçesi ... mahallesi ... Mevkinde bulunan ... ada ... parsel sayılı ... m2 yüzölçümlü orman vasıflı Hazine taşınmazı üzerinde ... yatak kapasiteli ... yıldızlı otel ile kongre ve sergi merkezini içeren ... gerçekleştirilmek üzere ... tarafından davalı şirket adına ... tarihinde kesin tahsis yapıldığını, davalının ... Bankası ... Şubesi’nden ...’ne karşı söz konusu tahsis koşulları, imar planı hükümlerini yerine getirmek üzere vermek zorunda olduğu teminat için ... tarihli, ... mektup no’lu, ... seri no’lu ...-TL’lik kesin ve süresiz teminat mektubunu yine davacı müvekkillerinin kefaletinden faydalanılmak suretiyle, bankadan çıkartıp ilgili kuruma teslim ettiğini, ...'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davalıya yatırımı gerçekleştirmek üzere ... tarihinden itibaren 3 (üç) yıl süre verildiğini, buna göre davalının, lehine kesin tahsisi yapılan taşınmaz üzerine turizm yatırımını ... tarihine kadar tamamlayıp ... almadığı takdirde İdareye kesin tahsis aşaması öncesi sunulan teminat mektubu paraya çevrileceği ve bedelin İdarece irat kaydedileceğinin bildirildiğini, davacı şirketlerinde yapılan hisse devir işlemlerinden sonra, bankalarda yapılan inceleme ile ... Bankası ... Şubesi'nden alınan ... tarihli belgelerle, davalının kullandığı söz konusu teminat mektuplarından doğan gayri nakdi kredi riskinden, banka ile davalı arasındaki genel kredi sözleşmesine davacıların kefaleti nedeniyle davacıların da sorumluluğunun bulunduğunun öğrenildiğini, müvekkilleri tarafından yapılan araştırmada, teminat mektuplarını kullanan asıl kredi borçlusu davalı tarafından kesin tahsise konu yatırımları gerçekleştirmek üzere, teminat mektuplarında bahsi geçen tahsisli arazilere hiçbir yatırım yapılmadığını, bir çivi dahi çakılmadığını, şirketin bu yatırımları gerçekleştirecek mali gücünün de bulunmadığını, yatırımı gerçekleştirmek için tahsis koşullarındaki azami yatırım tamamlama süresinin de bitmek üzere olduğunu, (..., ...ve ...) ...'nın bu mektupların bedelini tazmin etmek üzere olduğunu, davalı şirketin araçları ve taşınmazları devretmeye mal kaçırmaya yönelik işlemlere giriştiklerinin de öğrenildiğini, tahsisli arazilerde tahsis koşullarının yerine getirilmesine ilişkin hiçbir inşai faaliyette bulunulmaması ve tahsis süresinin gün ve gün azalması karşısında, tahsisin alınması sırasında verilen teminat mektuplarının İdarece para çevrilmesi durumunda, bankaca kefaletleri nedeniyle davacılara rücu edilerek bozdurulan mektupların bedellerin davacıların malvarlığından tahsil edileceğinin kaçınılmaz olacağını, bu nedenle asıl borçlunun kusuru sonucunda davacı-kefiller için kefaletlerinden kaynaklanan mevcut tehlikenin, kefaletin yapıldığı tarihe göre önemli ölçüde artması sebebiyle, müvekkilleri tarafından davalıya Ankara ...Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edilerek 6098 Sayılı TBK'nın 595.maddesi uyarınca ...-TL gayri nakdi teminat mektubu riskinin güvence altına alınmasının istendiğini, tüm başvuruların sonuçsuz kalması üzerine, Antalya ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibine girişildiğini, ancak davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından müvekkili aleyhine Antalya Mahkemelerinde bir çok dava açıldığını, bu davaların açılma amacının, müvekkilinin açılan davalar ile uğraşmasını sağlayarak daha önce gasp ile elinden alınan malları, geri alması için kanun yollarına başvurmasını engellemek amacı taşımakta olduğunu, müvekkili davalının ... Bankası ... ile arasında ... A.Ş. Adına imzaladığı herhangi bir GKS bulunmadığını, müvekkilinin bankadan yalnızca projelere ilişkin teminat mektupları aldığını, davacılar tarafından davaya konu edilen ... tarihli, ... mektup no’lu ... seri no’lu ...-TL’lik kesin ve süresiz teminat mektubundan kaynaklı ödemeyi müvekkilinin ... Bankasına ... tarihinde ödediğini, davacıların her ne kadar müvekkili tarafından bankaya ödemesi yapılan teminat mektubu için dava tarihinden önce icra takibi başlatmışlarsa da söz konusu icra takibinin yapıldığı tarihte davacıların kefil olarak herhangi bir riski bulunmadığını, müvekkili şirketin ifada gecikmesi olmadığı gibi alacaklı tarafından yapılan bir ihtar, aleyhine icra takibi bulunmadığını, müvekkili şirketin ödeme güçlüğünde olmadığı gibi hakkında iflas kararı bulunmayıp konkordato da talep etmediğini, davacının müvekkilinin elinden söz konusu hisseleri gasp ile aldığını belirterek davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ: Dosya içerisine; davacı şirketler ile davalı şirkete ait ticaret sicil dosyaları, tapu kayıtları, teminat mektuplarının sureti, ihtarnameler, tedavüllü trafik kayıtları getirtilmiş, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiştir. Dava: Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali mahiyetinde olup, davacının takibe dayanak olan TBK'nın 595.maddesi uyarınca kefil olan davacıların davalı asıl borçludan güvence verilmesi ve borçtan kurtarılmasına ilişkin olup, söz konusu madde hükümlerinin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği hususu taraflar arasında çekişmelidir. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu şirket aleyhine ...-TL alacaktan dolayı ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğ edilmesi üzerine borçlu vekilince sunulan itiraz dilekçesiyle takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. TBK'nın 595.maddesi uyarınca; kanunda belirtilen durumlarda asıl borçludan teminat istenebileceği ve borç muaccel ise kendisinin borçtan kurtarılmasını da talep edebileceği düzenlenmiş, kefilin bu talebinin özellikle borçlunun kefile karşı üstlenmiş olduğu yükümlülüklere ve belli bir süre içerisinde kendisinin borçtan kurtarma vaadine aykırı davranması, asıl borçlu temerrüte düşmüş ise veya yerleşim yerini başka bir ülkeye taşıması nedeniyle borcun ifasının güçleşmiş olması veyahut asıl borçlunun mali durumunun kötüleşmesi güvencelerin değer kaybetmesi veya borçlunun kusuru sonucunda kefil için mevcut tehlike kefaletin yapılığı tarihe göre önemli ölçüde artmışsa kefil, asıl borçluya başvurarak kendisine güvence verilmesini talep edebilir. Somut davada kefil olan davacı şirketlerin doğrudan icra takibi yaparak kefil oldukları borcun tümünün icra veznesine depo edilme talebinde bulunmuşlardır. Ancak kefilin sahip olduğu TBK'nın 595.maddesinde düzenlenen bu istemin icra takibi yoluyla değil, dava açılarak kullanması gerekirken (Ahmet Kılıçoğlu Borçlar Hukuku Özel Hükümler) takip yapılarak kullanılması usule aykırı olduğundan davanın bu nedenle usulden reddine dair verilen kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine davaya bakan Antalya BAM ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece yapılması gereken iş re'sen seçilerek bankacı bilirkişi vasıtasıyla davacının kefil olduğu borç için borçlu veya kefiller tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, davalı borçlu tarafından teminat mektubunun verilip verilmediği, davacının TBK'nun 595. Maddesi uyarınca asıl borçludan güvence verilmesini talep edip edemeyeceği konusunda rapor alınıp oluşacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle mahkememizce verilen kararın kaldırılması üzerine dosya mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce BAM kararında belirtildiği üzere davacının kefil olduğu borç için borçlu veya kefiller tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, davalı borçlu tarafından teminat mektubunun verilip verilmediği, davacının TBK'nun 595. Maddesi uyarınca asıl borçludan güvence verilmesini talep edip edemeyeceği konusunda ayrıntılı rapor aldırılması hususunda bankacı bilirkişiden rapor aldırılmış, Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen ... tarihli raporda sonuç olarak; Taraflar arasındaki kredi sözleşmelerinin düzenlendiği ve davacı/davalı şirketlerle dava dışı bankanın ... akdi kredi ilişkisinin başladığı tarihte dava tarafı şirketlerin banka tarafından grup şirketi olarak kredilendirildiği, şirketlerin birbirine çapraz müteselsil kefil oldukları, davacı şirketler yanı sıra dava dışı ...'nun davalı ... şirketinin müteselsil kefili olduğu ve ayrıca dava dilekçesinde belirtildiği üzere davacı ... maliki olduğu taşınmazın banka lehine ipotek edildiği anlaşılmakta olup, davaya konu ... tarihli icra takibi ve ... dava tarihi itibariyle davalı şirket lehine verilen teminat mektuplarından doğan herhangi bir nakdi risk olmadığı gibi dava dışı banka tarafından olası risk karşılığında ve riskin yönetilmesi sürecinde tedbir mahiyetinde depo talebi de söz konusu olmamıştır. Aksine, ... tarihli ... TL. bedelindeki teminat mektubu, ... tarihinde davalı ... şirketince dava dışı banka şubesi hesabına ödenmesiyle tasfiye edilmesiyle ... tarihi itibariyle davalı şirketin gayri nakdi teminat mektuplarından doğan riski ... TL olduğu Teminat mektuplarının banka tarafınca verilmesini takiben davacı şirketlerin hisselerinin ... tarihi itibariyle devredilmesiyle grup şirketlerinin ayrışması ve sözü edilen ... TL. bedelindeki teminat mektubunun tazmin edilmesi, davacı banka tarafınca diğer teminat mektupları için riski karşılayıcı ve riskin yönetilmesi sürecinde tedbir mahiyetinde depo talebinde bulunmayı gerektirmemiş olup, ... tarihli icra takibi ve ... dava tarihi itibariyle davacı şirketlerin TBK 595.maddesi uyarınca kefaletleri nedeniyle, asıl borçlu davalı şirketten güvence talep etmesinin takip tarihi itibari ile davacının TBK'nın 595.maddesinde öngörülen şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, Şartları oluşmadığından davalı lehine icra tazminatı takdirine yer olmadığına, 2-Alınması gerekli ...-TL karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ...-TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip talep halinde davacılara İADESİNE, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davalıya ÖDENMESİNE, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, 6-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ...TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/11/2023 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır