İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/267 E. 2025/8 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/267
Karar No
2025/8
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/267 Esas KARAR NO : 2025/8 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/04/2023 KARAR TARİHİ : 08/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... tarafından müvekkili aleyhine açılan işçilik alacakları talebiyle ... ... İş Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile açılan davada mahkeme tarafından ... tarihli kararında "Davanın Kabulüne" karar verildiğini, müvekkili tarafından istinaf edildiği ancak istinaf talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafından ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ilamlı icra takibine konu edilmesi neticesinde icra dosyasına ...-TL yatırılarak dosya borcunun kapatıldığını, dava dışı ...'e ödenmiş olan ...-TL'nin işçiyi çalıştıran şirketlerden müvekkili tarafından ödemelerinin talep edildiği ancak firmalar tarafından sorumlu oldukları söz konusu tutarların yatırılmadığını, ancak mevzuat gereği işçiyi çalıştıran davalı firmalardan emsal kararlar ve sözleşme hükümleri gereğince rücu edilmesinin gerektiğini bildirerek davanın kabulü ile davalı firmalar çalışanı ...'e ödenmiş olan şimdilik ...-TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalılardan her bir davalının sorumluluk miktarınca tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının müvekkile rücu edebilmesi için yasada ön görülen 2 yıllık sürenin dolmuş olma ihtimaline binaen hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davanın dayanağı işçi alacağının rücuen tahsili olduğunu, müvekkili şirketler kendisine tazminat ödenen işçinin ihale süresi ile sınırlı olarak işvereni durumda olduğunu, işçiyi istihdam eden idare işçinin tüm çalışma dönemine ait hak ve alacaklarından tek başına sorumlu tutulduğunu, davacı tarafından ödemenin tamamının rücuen tahsilinin talep edildiğini ancak müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönem ile sınırlı olacak şekilde ve yine o tarihte işçinin almakta olduğu ücret üzerinden hesaplanacak yalnızca kıdem tazminatı miktarı ile sınırlı olması gerektiğini bildirerek tazminat ödemelerinden davacı ... sorumlu olduğundan davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkillerinin yalnızca kıdem tazminatından ve dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle ve ücretle sınırlı olacak şekilde ve yine davacı ile birlikte yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü ile fazlaya ilişkin taleplerin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak diğer davalılar tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. Dava; davacı asıl işveren tarafından dava dışı işçiye işçilik alacaklarından kaynaklı yapılan ödemenin davalı alt işverenlerden rücuuna ilişkin rücuen tazminat davası niteliğindedir. Mahkememizce; tarafların göstermiş olduğu deliller toplanmış, davacı vekilince ibraz edilen ihale teknik şartnamaleri, sözleşmeleri ve ekleri ile dava dışı işçiye yapılan ödeme belgeleri incelenmiş, ... ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alınmış, nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. ... ... İş Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: davacı ... tarafından davalı ... açılan kıdem tazminatı alacağına ilişkin olduğu, mahkeme tarafından "Davanın Kabulü İle, ...-TL(BRÜT ALACAK) kıdem tazminatı alacağının sözleşmenin feshedildiği tarih olan ... tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasal kesintilerin infazda tenziline" karar verildiği anlaşılmıştır. ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine ...-TL kıdem tazminatı, ...-TL yargı gideri, ...-TL vekalet ücreti, ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL üzerinden icra takibine geçildiği, borçlu tarafından verilen ... tarihli dilekçesi ile takibin durdurulduğu görülmüştür. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Hizmet ihalelerinde yükleniciler sürekli olarak değişmesi gözönüne alındığında: İş Kanunu 6 ncı maddesinde de, “İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklardan, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. Yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar.” hükmüne yer verilerek, devralan şirketin/firmanın, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklardan, devreden şirketin/firmanın yanında işe başladığı tarihten itibaren sorumlu olduğu, işçinin devirden önce doğan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan da her iki şirketin birlikte sorumlu oldukları belirtilmektedir. İhale yoluyla İdareden iş alan şirket ile İdare arasındaki ilişki, asıl işveren-alt işveren ilişkisidir.Buna göre: Alt işverence asıl işverenden alınan işin yapıldığı işyerinin, ihaleyi alan yeni şirkete devri, 4857 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi kapsamında işyeri devridir. Devralan işveren, devam eden iş sözleşmelerini de devralmıştır. İşçinin, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2012/32 E.2021'848 K.ve 13.10.2021 tarihli kararında :....Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir. denmektedir. Davalılar davacının ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasıyla ilamlı icra takibine konulması neticesinde icra dosyasına ...-TL yatırdığı bedel ile sınırlı olmak üzere davalılara ihale ile yapılıp ve sözleşme ye bağlanması ve sözleşmenin 45/e maddesi gereğince sorumluluklarının yerine getirilmemesi nedeniyle davasının ödeme zorunluğu nedeniyle davalıların işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları ,davacının rücu hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. SONUÇ: Yukarıda arz ve izah edildiği üzere;Takdir mahkemeye ait olmak üzere davalılar davacının ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına ödemek zorunda kaldığı ...-TL nedeniyle talep ettiği kısım yönü ile ... TL. davalıların işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin davacı işverene karşı sorumlu oldukları,davacının rücu hakkı bulunduğu değerlendirildiği," sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan ... tarihli ek raporunda özetle; "Takdir mahkemeye ait olmak üzere: Davalılar davacının ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına ödemek zorunda kaldığı ...-TL nin. davalıların işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin davacı işverene karşı sorumlu oldukları,davacının rücu hakkı bulunduğu değerlendirildiği, Buna göre : ... nin Sorumlu olduğu miktar:..-TL, ... Sorumlu olduğu miktar: ...-TL, ... Sorumlu olduğu miktar bu şirket ... ... İş Mahkemesi ... E.sayılı dosyası bilirkişi raporu hesabında yoktur. ... - ... Sorumlu olduğu miktar :..-TL, ... sorumlu olduğu miktar : ... + ... = ...-TL, ... sorumlu olduğu miktar :..-TL, ... ... ... İş Mahkemesi ... E.sayılı dosyası bilirkişi raporu hesabında yoktur. Dava dışı ... nin Sorumlu olduğu miktar : ...-TL hesap edildiği" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan ... tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde ...-TL olarak belirtilen kısmi taleplerini; ...-TL'nin ...'den, ...-TL'nin ...'nden, ...-TL'nin ...'nden, ...-TL'nin ...'den, ...-TL'nin ...'nden, ...-TL'nin ... (Eski Unvanı ... Bölünme ile ...) olmak üzere toplam ...-TL'nin dava dışı işçiye yapılan ödeme (...) tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizleri ile müvekkili ... ödenmesine karar verilmesi yönünde ıslah ettiği, ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği ve eksik ıslah harcının yatırıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/633 E. 2020/819 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/633 E. 2020/819 K. sayılı ilamı) Davacı tarafından ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi talep edilmiş olup, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 26.06.2018 tarih ve 2016/6752 Esas 2018/7330 Karar sayılı ilamında da; "Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Davacının malvarlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğine ve istem de bu şekilde olduğuna göre bu paraya ödeme günüden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken mahkemece açıklanan bu hususun göz ardı edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir" ifadelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Dava dışı işçi ...'ün, davalı ... firmasında çalışmasının bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafça davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafça diğer davalılar aleyhine açılan dava yönünden ise; davacı asıl işverenin dava dışı işçi ...'e ödediği işçilik alacaklarını davalı yüklenicilere rücu edebileceği, yüklenicilerin işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlu oldukları, dosyada alınan ve Mahkememizce de benimsenen bilirkişi kök ve ek raporunda dava dışı ...'ün, davalı işverenlere rücu edilebilecek toplam tutarların davalı ... 942 gün ...-TL, davalı ... 853 gün + 484 gün karşılığı ...-TL, ... 121 gün ...-TL, davalı ... 120 gün ...-TL, davalı ... 532 gün ...-TL ve ...’nde (Eski Unvanı ...) 553 gün ...-TL olarak hesaplandığının belirtildiği anlaşıldığından işbu davalılar yönünden bilirkişi raporuyla tespit edilen miktarlar doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; a-Davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, b-...-TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, c-...-TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, d-...-TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, e-...-TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, f-...-TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, g-...-TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan ...-TL peşin ve ...-TL ıslah harcı olmak üzere toplam ...-TL'nin mahsubu ile bakiye ...-TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, (davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) 3-Davacı tarafından yatırılan ...-TL (peşin+ıslah) harcı ile ...-TL başvurma harcı olmak üzere toplam ...-TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, (davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) 4-Davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, (davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) 5-Davalılar tarafından belgelendirilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) 7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya VERİLMESİNE, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ...-TL arabuluculuk giderinin davalılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, (davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden, davalı ... ...-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) 9-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2025 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/267, K. 2025/8, T. 08.01.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-267-e-2025-8-k-28cce773b57e