İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/560 E. 2020/568 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/560
- Karar No
- 2020/568
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/560 KARAR NO : 2020/568 DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2020 KARAR TARİHİ : 03/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile sigortalı ... arasında ...-... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... acente nolu, ... poliçe numaralı poliçe imzalandığını, sigortalıya ait konutun "... ... sigorta poliçesi" başlıklı poliçe ile teminat altına alındığını, ... tarihinde, dava dışı sigortalının teminat altına alınan konutta kendi beyanına göre "... kontrolünde ve sorumluluğunda bulunan şehir şebeke pis su gider hattının tıkanması sonucu geri tepen suların konut içerisine dolması suretiyle hasar meydana geldiğini, sigortalının ... ... ne bildirimde bulunduğunu ve hasar kaydının oluşturulduğunu, ... tarafından bina dışında bulunan ana şebekeye müdahale edildiğini, sigortalının bu durumu müvekkili şirkete ihbar ettiğini, zarar gören malzemelerin onarımının eksper eşliğinde yapıldığını, onarım esnasında eşyalar taşınırken TV iç ekranının zarar gördüğünü, bu nedenle TV bedelinin sigortalıya ödendiğini ancak bu bedel ile pis su gider hattının tıkanması arasında doğrudan illiyet kurulmadığından davalıya rücu edilemediğini, ekspertiz çalışmaları sonucunda ...'ın hasarın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun tespit edildiğini, ayrıca sigortalıya ödenmesi gereken tazminat bedelinin ...-TL olduğunun tespit edildiğini, bu bedelin ...-TL' snin hasara sebep olan olayla doğrudan illiyeti olmadığından ve hasarın onarılması sırasında TV ekranının kırılması sonuu oluştuğundan ödenen bedelden düşülerek davalıya rücu edildiğini, bu nedenle Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalı tarafça borca haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalının itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; "... ... Sigorta Poliçesi " kapsamında, davacı tarafından dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. Dosya kapsamından, davacı ... ile dava dışı sigortalı ... arasında, “... ... Sigorta Poliçesi” düzenlendiği, ekspertiz raporu gereği, davalının sorumluluğunda bulunan rögar hattının tıkanıp geri tepmesi sonucu dahili su baskını nedeniyle sigortalı konutta meydana gelen ve sigortalısına ödediği hasar bedelinin, davalıdan rücuen tahsili amacı ile iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların sıfatı, poliçenin niteliği, halefiyet ilkesinin özellikleri de göz önünde bulundurularak, öncelikle mahkemenin görevi ile ilgili dava şartının incelenmesi gerekmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçerek, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilecektir. Bu durumda da, görevli mahkeme, sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki içeriğine göre belirlenecektir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 Tarihli E.37, K.9 sayılı kararı, " Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklindedir. Somut olayda; davalının sorumluluğunda bulunan rögar hattının tıkanıp geri tepmesi sonucunda meydana gelen dahili su baskını nedeniyle zararın meydana geldiği iddia edilmiştir. Dava konusu olayda sigortalı konut sahibi ile zarar sorumlu ... arasındaki uyuşmazlık ticari nitelikte olmadığı gibi tüketici işlemi niteliğinde değildir. Davacı, kanundan aldığı yetkiye istinaden alacaklı yerine geçerek haksız fiilden kaynaklanan bir zarar nedeniyle TBK.nun 69. maddesi uyarınca yapı eseri malikinin sorumluluğuna dayalı tazminat talebinde bulunduğundan davanın genel mahkemelerde (Asliye Hukuk Mahkemeleri) görülmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle davaya konu uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği nazara alınarak, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.m. uyarınca davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine ve dosyanın görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.mad.uyarınca usulden REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli OLDUĞUNA, 3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nın 331/2. Maddesi gereğince görevli mahkemece nazara ALINMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/11/2020 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)