İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/400 E. 2021/29 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/400
- Karar No
- 2021/29
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/400 Esas KARAR NO : 2021/29 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/08/2019 KARAR TARİHİ : 11/01/2021
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın alacaklı olduğu iddiası ile müvekkili hakkında Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, senedin müvekkilinin iradesi dışında oluşturulduğunu, imza incelemesi neticesinde imzanın müvekkiline ait olduğu soncu ortaya çıkarsa, karşı tarafın taraflarından alacaklı olduğunu kanıtlaması gerektiğini, karşı tarafa bir borçlarının olmadığını, alacaklı görünen davalıyı tanımadıklarını, imzanın taraflarına ait olmadığına dair Antalya ... . İcra Hukuk Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyasından dava açtıklarını ayrıca icra takibine dayanak bono ile ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... /... soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunduklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sahtecilik nedeni ile davaya konu icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını, olmadığı takdirde, icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile Antalya ... . İcra Müdürlüğünün ... /... Esas sayılı icra takibinin iptalini davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkememizde açılan davanın icra takibinden sonra açılmış olan menfi tespit davası olduğunu, İcra takibinin kaynağının da bono olduğunu, kıymetli evrak alacağından dolayı ve icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında ispat külfetinin davacı borçluda olduğunu, bononun kayıtsız şatsız borç ikrarının kabul edildiği bir belge olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği hususları ispatlayıcı hiçbir açıklama yapmadığını ve ispat yükünün davacıda olmasına rağmen hiçbir belge sunmadığını, davacı tarafın iddiasını ancak yazılı delillerle ispatlamakla yükümlü olduğunu, iddialarının mesnetsiz kaldığını, bu nedenle davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde tanık deline dayandığını, tanık dinletmesine muvafakatlarının olmadığını, ayrıca davacı tarafın dava dilekçesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi hususunda talepte bulunduğunu, fakat davacı tarafın mahkememizce uygun görülen teminatı yatırmaktan imtina ettiğini, davacı tarafın davayı kaybedeceği endişesi ile bu teminatı mahkeme veznesine depo etmediğini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini, davacının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ: Dosya içerisine; Antalya ... . İcra Müdürlüğünün ... /... Esas sayılı takip dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosya sureti celp edilmiş, davacı ve davalı asillerin duruşmada beyanları alınmıştır. Dava: İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Davacı asilin duruşmadaki beyanları da dikkate alınarak senet altındaki imzanın davacı asile ait olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık: İcra takibine dayanak teşkil eden senet nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususlarından ibarettir. Davacı asil ... tarihli celsede hazır olduğu görülmekle talep ve lüzum üzerine dinlenmiş, beyanında; "Takibe konu edilen senetteki imza bana aittir. ... yılında eşimden boşandım psikolojim bozuktu. Boşanma nedeni ile adıma kayıtlı olan aynı zamanda Kuru temizleme dükkanı olarak işlettiğim yeri satıp satış bedelinin yarısını ayrıldığım eşime ödeyecektim eşim de sürekli satış bedelinin yarısını benden istiyordu ben de bunun üzerine bir emlakçı ile tanıştım. Emlakçı dükkan için müşteri getirip götürüyordu iş yeri henüz satılamamıştı benim de eşime acilen para göndermem gerekiyordu emlakçıya sen nasıl olsa bu dükkanı satacaksın bana ... -.... .- TL kadar para ver dedim o da bana 3 adet boş senet imzalattı. Ancak karşılığında henüz para vermemişti. Benden senetleri aldı. Para bulmaya çalışacağını söyledi. Aradan bir süre geçtikten sonra bana para bulamadığını söyleyip senetleri iade etti ancak psikolojim bozuk olduğu için senetlerin fotokopi mi veya doldurduğum senetler olup olmadığına bakmadan senetleri yırttım. Takibe konu edilen senedin bu senetlerden biri olduğunu düşünüyorum. Az önce de belirttiğim gibi senet altındaki imza bana aittir. ... Cumhuriyet BAşsavcılığının ... /... soruşturma numaralı dosya üzerinde yapılan soruşturma sonucunda senetteki imza bana ait çıktığı için kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Antalya ... .İcra Müdürlüğünün ... /... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı ... tarafından davacı borçlu ... aleyhinde ... .-TL asıl alacak, ... .-TL işlemiş faiz, ... .-TL komisyon olmak üzere toplam ... .-TL alacaktan dolayı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine girişildiği ve takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. Takip ve davaya konu edilen senedin incelenmesinde; keşidecisinin davacı olduğu, davalının ise senedin lehtarı olduğu, ... düzenleme tarihli ... ödeme tarihli olup ... .-TL bedelli olduğu anlaşılmıştır. Senedin ihdas nedeni hanesinde ise "bedeli nakten alınmıştır." ibaresi yazılıdır. ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... /... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müşteki ...'in şüpheli ... hakkında Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik suçundan soruşturma açıldığı, şüpheli hakkında kanıt yetersizliğinden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmış olduğundan davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmayacakları hususu hatırlatılmış, yemin metni sunulması üzerine davalı duruşmada hazır olmakla yemin edeceğini beyan etmiş ... tarihli celsedeki beyanında; "Ben müteahhitlik yapmaktayım. ...'da bulunan ve daha önce de tanışıklığımız olan ... ... bana bir arazinin olduğunu, bu arazinin hesaplı olduğunu ve bana almak istediğini söyledi. Ben de bunu kabul ettim. Arazi ile ilgili önden temizlik yapılacağını ve ... .-TL ödenmesi gerektiğini söyledi. Ben de bunun üzerine arazinin maliki olan ...'e ... .-TL para verdim ve karşılığında davaya konu senedi aldım. Senet bedeli ödenmedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı taraf iddiasında; icra takibine ve davaya dayanak teşkil eden senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, davalı ile aralarında hukuki bir ilişkinin bulunmadığını iddia ederek, eldeki davayı açmış, yargılama sırasında, bono üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiştir. Yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. "Bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehtarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü, kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, soyut bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin, eda edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Zira bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle, bir illete bağlı olması gerekmez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehtar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel def'i nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır. Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehtarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır. Bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükü, kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakden" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi talil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Senette borcun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da, iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir. Dava konusu olayda iddianın ileri sürülüş biçimine göre ispat yükü davacı borçludadır. Davacının tanık dinletme talebine davalı tarafça muvafakat edilmemiştir. Davacının, davalı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, davalıdan borç para almadığı iddiasını aynı kuvvetteki yazılı delille ispatlaması gereklidir. Zira, davalı taraf savunmasında, senedin ihdas nedenini talil eder nitelikte bir beyanda bulunmamıştır. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... /... soruşturma sayılı dosyasında yapılan soruşturma neticesinde, davalı hakkında dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik suçlarından dolayı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı açıkça yemin deliline de dayanmış, davalıya teklif edilen yemin deliline karşı davalı asil usulüne göre yemini eda etmiş, davacıya ... .-TL para verdiğini ve karşılığında davaya ve takibe konu bonoyu aldığını beyan etmiştir. Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; takip ve davaya konu edilen senedin kambiyo senedinde bulunması gereken zorunlu tüm unsurları taşıdığı, davacının bonodaki imzaya karşı çıkmadığı, davacının iddialarının bonoda yazılı borcun istenebilir olmadığı iddiasını usulüne uygun yasal delillerle ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılmakla, sübuta ermeyen davanın reddine, icra veznesindeki paranın alacaklı davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı teminat yatırılmadığından infaz edilmediğinden davalı lehine tazminat taktirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığından davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına, 3-Alınması gerekli ... .-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan ... .-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ... .-TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem olması halinde davacıya İADESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... .-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, 6-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, 7-Arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ... .TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.11/01/2021
Katip ... ¸(e-imzalı)
Hakim ... ¸(e-imzalı)