İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/150 E. 2020/516 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/150
- Karar No
- 2020/516
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/150 KARAR NO : 2020/516 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/10/2018 KARAR TARİHİ : 20/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin veteriner olan davalı ile hayvanların sağlık ve aşılanmasına ilişkin anlaşmaya vardığını, muhtelif zamanlarda davalının hayvan barınağına gelip bakılmakta olan köpeklerin aşılarını yaptığını, beslenmelerine yönelik mamalar tedarik ettiğini, davalıya yapmış olduğu hizmetlerinden dolayı gerekli ödemelerin davacı tarafından yapıldığını, bu hizmetlere karşılık verilen boş ve imzasız bir belgenin imza taklidi yapılarak icraya verildiğini, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla davacıya ödeme emri gönderildiğini, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, davaya konu icra takibinin durdurulmasına ve icra takibine neden olan senede yönelik menfi tespit kararı verilmesine, icra dosyasında konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline olan borcunu bono ile ödemek istediğini ve müvekkilinin alacağı olan ...-TL' yi tahsil edemediğini, bunun sonucunda Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacı borçlunun aracına yakalama konulduğunu, davacının davasını deliller ile ispat etmesi gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir. Dava; İcra Takibinden sonra açılan menfi tespit davası olup, takip tarihinden sonra yapılan ödeme nedeniyle istirdata dönüştüğü anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Senedin sahtecilik suretiyle oluşturulup oluşturulmadığı, senetteki borçlu imzasının davacıya ait olup olmadığı, davacının senetten dolayı borçlu olup olmadığı hususlarındadır Yargılama devam ederken ... tarihli celsede taraf vekilleri sulh görüşmelerini tamamlamak için süre istedikleri, ... tarihli celsede de karşılıklı sulh olduklarını, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettikleri ve bir sayfadan ibaret sulh protokolü ibraz ettikleri görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın Davaya Son Veren Taraf İşlemleri başlığı altında 307 ve devamı maddelerinde davadan feragat, davayı kabul sulh düzenlenmiştir. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Kabul ise davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir. 6100 Sayılı HMK'nın 313 ve devamı maddeleri uyarınca; sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Ancak irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir. Taraf beyanları ve yukarıda anılan HMK hükümleri kapsamında tarafların sulh oldukları, sulhun yargılamaya son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemlerinden olduğu ve taraf vekilinin vekaletnamesinde davayı sulhe yetkilerinin olduğu anlaşılmış ve sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Sulh nedeniyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 2-Sulhun gerçekleştiği aşama gözetilerek alınması gerekli ...-TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Vekalet ücreti takdirine yer OLMADIĞINA, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/10/2020 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim... ¸(e-imzalı)