İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/694 E. 2020/139 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/694
- Karar No
- 2020/139
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/694 Esas KARAR NO : 2020/139 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2018 KARAR TARİHİ : 28/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin et ve et ürünleri alım satımı ile iştigal ettiğini, davalının anılan icra takibine konu faturalarda belirtilen et ve et ürünlerini satın aldığını fakat bedellerini ödemediğini, faturaların karşı yanca teslim alındığını ve defterlerine işlendiğini, bunun üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak karşı tarafça yapılan itiraz ile takibin durduğunu beyan etmekle; davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazı iptali ile takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı cevap sunmamıştır. Dava: Ticari satım akdi uyarınca faturalara dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık: icra takip tarihi itibariyle alacak borç durumu hususundadır. Dosya içesine; Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının uyap çıktısı celp edilmiş, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına müzekkere yazılarak davacı ve davalının tacir ve esnaf kaydı araştırılmış, Antalya Vergi Dairesine müzekkere yazılarak davalı tarafın dava konusu faturaları BA formunda kuruma beyan edip etmediği hususu sorulmuştur. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, Alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhinde ...-TL toplam alacağın tahsili amacıyla icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde borca itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. ... havale tarihli Antalya ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında; ...'ın kasaplık faaliyetinden dolayı gelir vergisi yönünden ... tarihi itibariyle ... Vergi Dairesinden nakil geldiği ve faaliyetine devam ettiği gerçek usulde vergilendirmeye tabi olduğu, bilanço esasına göre defter tuttuğu, geçici vergi beyanının ekte gönderildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. ... havale tarihli Antalya ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında; ...'ın işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, gerçek usulde vergilendirildiği, gelir durumunu gösteren beyannamelerin birer örneğinin ekte gönderildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. ... havale tarihli Antalya ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında; ...'ın tarh dosyası ve sistem kayıtlarının tetkikinden adı geçenin 213 sayılı vergi usul kanununun 178,193 ve 194 üncü maddeleri uyarınca işletme esasına göre defter tutuğu, adı geçen tarafından elektronik ortamda verilen yıllık gelir vergisi beyannamelerinin bir örneğinin ekte gönderildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. ... havale tarihli Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında; ... ile ...(...)'ın firma kaydına rastlanmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. ... havale tarihli Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığından gelen müzekkere cevabında; ... ve ... hakkında müdürlükçe yapılan inceleme sonucunda kişilerin kaydına ilişkin bilgilerin ekte gönderildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. ... havale tarihli Antalya ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında; ...'ın 2. Sınıf İşletme Hesabına göre defter tuttuğundan BA-BS formu bildirme zorunluluğunun bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı ...'ın ... tarihli celsede 9 adet fatura sureti gösterilerek imzaların kendisine ait olup olmadığı hususu sorulmuş, davalı ... ise isticvap beyanında imzaların kendisine ait olmadığını belirtmiştir. Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satım sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasa'nın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Malın tesliminin satıcı tarafından kanıtlanması gerekir. Faturanın sadece satıcının ticari defterlerinde kayıtlı olması malın teslimi için karine teşkil etmez (19 HD'nin 2014/14716 K sayılı kararı). Tüm açıklanan hususlar ve dosya kapsamına göre davacı alacaklının davalı borçlu hakkında faturalara dayalı icra takibi başlattığı, davalı borçlunun dava konusu edilen faturalar yönünden takibe itiraz ettiği, itirazın iptali için eldeki davanın ikame edildiği, tacir olan tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verildiği, her iki taraf da ticari defterlerini sunmadığı, irsaliyeli faturalarda teslim alan kısmında imza yer aldığı ancak isim soy isim yer almadığı, bu imzalar yönünden davalının usulüne uygun isticvap davetiyesi ile duruşmaya çağrıldığı ve imza yönünden isticvap edildiği, davalı imzanın kendisine veya yanında çalışan kişilere ait olduğunu kabul etmediği, davacı taraf da imzaların kime ait olduğunu belirtmediği ve irsaliyeli faturalardaki imzaların kime ait olduğu belirtilmediğinden imza incelemesi yaptırılmadığı, bu nedenle fatura muhteviyatının teslimine yönelik ispat külfetinin davacı alacaklı üzerinde olduğu, mal teslimine ilişkin hususun dava miktarı da birlikte değerlendirildiğinde 6100 sayılı HMK'nun 200/1. maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette yazılı bir belge ile ispatlanması gerektiği, bu nedenle tanık da dinletilemeyeceği, davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı, davacı tarafın sunmuş olduğu deliller alacaklı olduğunun ispatı bakımından yeterli olmadığı, davacı taraf akdi ilişkiyi ve davalıdan alacaklı olduğu iddiasını usulüne uygun delillerle ispat edemediğinden davanın reddine, davacının talebinde kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötüniyet tazminatı talebinin de reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen ...-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan ...-TL harcın mahsubu ile fazladan yatırılan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının bu dava nedeni ile yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 28/02/2020 Katip ... e- imzalıdır Hakim ... e- imzalıdır