İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/766 E. 2025/380 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/766
- Karar No
- 2025/380
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/766 KARAR NO : 2025/380 DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/11/2023 KARAR TARİHİ : 24/04/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklı tarafından müvekkili hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı dosyası üzerinden cari hesaba dayalı olarak ... tarihinde ... TL icra takibi başlatıldığını, müvekkilin icra takibine yasal sürede itiraz edemediğini, takibe konu cari hesap nedeniyle müvekkilinin borcunun bulunmadığını, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında davalıya ait tekneye ... TL + KDV bedel karşılığı salon kapısı yapılması hususunda sözlü olarak anlaştıklarını, anlaşmaya göre cam kapının camsız olarak yapılacağı müvekkilinin kendi edimini eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, tekne salon kapısını yaptığını sağlam şekilde tekneye montaj ettiğini, iş bedeli olan ... TL davalı şirket tarafından müvekkiline parça parça ödendiğini, ancak KDV bedelinin müvekkiline ödenmediğini, davalı şirketin kendi bulduğu camcı kapının aralarına standart dışı 1 cm sünger conta koyduğunu, cam işçiliğinin standartlarına uygun yapılmadığını, kapıda sızma olduğunu davalı iş sahibinin kendi ustasına yaptırdığını, camdaki sızmadan müvekkilini sorumlu tuttuğunu, bu nedenle ödediği paranın iadesini sağlamak için bu davaya konu icra takibini başlattığını, taraflar arasında cari hesap bulunmadığını bahsedilen tekne salon kapısı dışında ... krom ayakları halat koruma sacının imalat ve tamiratları yapıldığını, ... tarihli ... TL fatura düzenlendiğini, bahse konu işin davalı şirket tarafından müvekkiline ödendiğini, söz konusu bu iki iş dışında taraflar arasında başkaca iş ve ödeme yapılmadığını, müvekkil şirket sözleşmenin gereği edimini tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğini, salon kapısını davalı şirkete ait tekneye monte ettiğini, davalı tarafın icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin cari hesaptan kaynaklı davalı alacaklıya borcu bulunmadığını belirterek, davanın kabulü ile, öncelikle icra takibinin tedbiren durdurulmasına aksi takdirde ihtiyati tedbir yolu ile İcra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, alacağının %20'sinden aşağıya olmayacak şekilde davalının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebliğ yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından ... yazışmaları, kamera görüntüleri delil olarak sunulmuş, mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı takip dosyası, tarafların BA/BS formları dosyamız içerisine alınmış, taraf vekillerinin defterlerinin incelenmesi için Mali Müşavir bilirkişiden rapor aldırılarak tüm deliller toplanmıştır. Dava, davalı tarafından başlatılan icra takibinde davacının borçlu olmadığına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine cari hesaba dayalı ... TL toplam alacak üzerinden örnek no:7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği anlaşılmıştır. Tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup, bu hususta davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını sunması için meşruhatlı tebligat yapılmış, ancak davalı defterlerini sunmamıştır. Mahkememizce inceleme gününde davacı tarafın defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, mali müşavir bilirkişi ... tarihli raporunda; Davacı şirketin inceleme konusu olan 2023 yılı ticari defterleri TTK. 64/3. maddesi gereğince usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı şirketin ticari defterlerine göre, davacı şirketin davalı şirkete mal ve hizmet satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, davacı şirketin toplam ... TL tutarında 2 adet faturanın davalı adına borç olarak kaydedildiği, karşılığında toplam ... TL nakit tahsilat yapıldığı ve bu ticari ilişkiye istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ... TL tutarında davalı taraftan alacağının kayıtlı olduğu, davacı tarafın kabulleri ve davacının ticari defterlerine göre, davacının davalı adına düzenler 2 adet fatura bedeline istinaden davacının bakiye = ... — ... — ... = ... TL tutarında davalı taraftan alacağının kaldığı, bu tutarında davacının davalı adına düzenlediği ... tarihli ... TL+ KDV = ... TL faturanın KDV si olduğu, davacı vekilinin iddia ettiği ... TL tutarındaki fatura bedelinin davacının ticari defterlerine nakit olarak tahsil edildiğinin kayıtlı olduğu ve bu faturaya istinaden davacının davalıdan bir alacağının kalmadığının kayıtlı olduğu, dava dosyasına göre, davacının davalı adına yaptığı işlerin hak ediş bedeli ile ilgili olarak taraflar arasında bir ihtilafın olduğu, ihtilaf konusu olan davacı şirketin davalı adına yaptığı işlerin hak ediş bedellerinin tespiti için bir teknik bilirkişiden bilirkişi raporu alınmasının yerinde olacağı, teknik bilirkişi raporu ile tespit edilen hak ediş bedellerinden yukarıda tespit edilen tahsilat tutarı olan ... TL sının mahsubu ile davacı şirketin bakiye alacağı veya borcu olup olmayacağı hususunun netlik kazanacağını bildirmiştir. HMK'nın 7251 S.K./23. Md ile değişik 222. Maddesine göre; (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;davacı tarafça, davalı tarafından aralarındaki ticari ilişki kapsamında cari hesaptan kaynaklı alacak sebebi ile başlatılan icra takibinde borçlu olmadığına dair menfi tespit davası açıldığı, takibe konu alacağın varlığının ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, davacının incelenen ve usulüne uygun tuttuğu anlaşılan defterlerinde davacı şirketin davalı şirkete mal ve hizmet satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, davacı şirketin toplam ... TL tutarında 2 adet faturanın davalı adına borç olarak kaydedildiği, karşılığında toplam ... TL nakit tahsilat yapıldığı ve bu ticari ilişkiye istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ... TL tutarında davalı taraftan alacağının kayıtlı olduğu, davacı tarafın kabulleri ve davacının ticari defterlerine göre, davacının davalı adına düzenlenen 2 adet fatura bedeline istinaden davacının bakiye ... TL tutarında davalı taraftan alacağının kaldığı, bu tutarında davacının davalı adına düzenlediği ... tarihli ... TL+ KDV = ... TL faturanın KDV si olduğu, davalı şirketin icra dosyasında takip konusu ettiği alacağın dayanağı olarak sunduğu davacı şirket adına düzenlenmiş muavin defter dökümünde toplam ... TL tutarındaki faturanın kayıtlı olmadığı, davalı tarafından davacı tarafa toplam ... TL ödeme yapıldığı, bu ödemeden davacı tarafından teslim alınan ... TL tutarındaki faturanın davacı adına alacak kaydedildiği ve bakiye ... TL tutarında davacıdan alacağının kaldığı kayıtlı olsa da , davalı tarafından bu ödeme kayıtları ve alacağı ile ilgili somut bir belge dosyaya ibraz edilmemiş olup davalı taraf meşruhatlı davetiyeye rağmen defterlerini ibraz etmediğinden HMK'nın 7251 S.K./23. madde ile değişik 222. maddesinin 3.fıkrası doğrultusunda davacının usulüne uygun tuttuğu defterlerdeki kayıtları kabul etmiş sayıldığı, böylelikle toplam ... TL ödenen toplam alacağın mahsubu halinde davacının davalıdan ... TL tutarında alacağının olacağı, ispat yükü kendinde olan davalının davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, davacının davalıya herhangi bir borcu olmadığı anlaşılmakla davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile; Davacının Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. Sayılı takip dosyasında davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan ... TL ilk masraf, ... TL tebligat gideri, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama gideri ile peşin alınan ... TL harç toplamı olan ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 5-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı. 24/04/2025 Katip ... (E-İmzalıdır) Hakim ... (E-İmzalıdır)