İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/676 E. 2025/564 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/676
- Karar No
- 2025/564
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/676 KARAR NO : 2025/564 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/10/2023 KARAR TARİHİ : 23/06/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, davacı adına kayıtlı ... plakalı aracın ... başlangıç, ... bitiş tarihli kasko sigorta poliçesi ile kasko sigortacısı olduğunu, davacıya ait aracın ... günü ...'da iki taraflı maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazasına karıştığını, kazanın araç sürücüsü ... idaresinde iken hatalı sollama ile meydana geldiğini, kaza sonrasında kasko poliçesi kapsamında davalıya başvuran davacının uzunca bir süre işlemlerin tamamlanmasını ve oluşan hasar nedeniyle zararının tazmin edilmesini talep ettiğini, müvekkilinin bu talebinin tek yanlı ve gerekçesiz olarak reddedildiğini, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından da kanıtlanması gerektiğini, riskin gerçekleştiği sabit olup, davalının bu riskin farklı şekillerde gerçekleştiği ve teminat dışı hallerden olduğunu somut somut delillerle kanıtlanması gerektiğini, Antalya Arabuluculuk Bürosu .../... başvuru üzerine, .../... büro numaralı anlaşamama son tutanağı ile sonuçlandığını belirterek, davanın kabulü ile ... plakalı araçta meydana gelen total pert / zarar nedeniyle HMK madde 107 uyarınca belirsiz alacak niteliğinde şimdilik ... TL tazminat alacağının davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kişinin olay yerini terk etmesi sebebiyle poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının dava açmadan önce davalı şirkete başvurması üzerine hasar dosyası açıldığını, hasar dosyası kapsamında yapılan araştırmalar neticesinde sürücünün kaza anında alkollü olması ve kaza sonrasında olay yerini terk etmesine bağlı olarak hasarın sigorta kapsamında değerlendirilemeyeceğinin tespit edildiğini, kaza saati ile alkol ölçüm saati arasında 23 dakikalık zaman kaybı olduğunu, şahsın 0,46 promil alkollü olduğunu, şahsın promil miktarını düşürmek üzere yabani ot yediğinin tespit edildiğini, yabani otların promil miktarını düşürme etkisinin bulunabileceğini, bu sebeple nörolog uzmanı bilirkişiye tevdini talep ettiklerini, dava konusu olayda alkollü araç kullanması sebebiyle olay yerini terk ederek hızla uzaklaştığı ve alkol etkisini düşürmek için yabani ot yediği aşikar olduğu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aracın onarımının ekonomik olup olmayacağının aracın rayiç ve sovtaj değeri esas alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafın dava dilekçesinde onarım faturası veya onarımına ilişkin ödeme yapıldığını gösterir dekont bulunmadığını, KDV ödemesinin yapmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağı, kaza tespit tutanağı, davalı vekili tarafından kasko poliçesi, ekspertiz raporu, hasar dosyası delil olarak sunulmuş, mahkememizce davalı sigorta şirketinden hasar dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden tramer kayıtları, Alanya ... Asliye Ceza Mahkemesi .../... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına getirtilmiş, trafik tescil kayıtları Uyap kayıtlarından çıkartılmış, bilirkişi incelemesi yapılarak tüm deliller toplanmıştır. Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı araç hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Tarafların kusur oranlarının, aracın hasar bedelinin ve araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle ödeme yapılıp yapılmayacağının tespiti yönünden bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, aldırılan ... tarihli raporda, ... tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacı tarafa ait araçtaki toplam ve gerçek hasarın parça + işçilik olmak üzere ... TL ( KDV dahil) olduğu, söz konusu bedelin araçta oluşan hasarla uyumlu olduğu, mevcut belgelere göre “kaza saati ile alkol rapor saati arasında geçen süredeki alkolü düşürmeye yönelik davranışlar değerlendirilmeksizin” yapılan hesaplamalar ışığında ... plakalı araç sürücüsünün polis zaptında belirtilen kaza anında 0,4575 promil alkollü olduğu ve tespit edilen alkolün Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirtilen yasal sınırın altında olduğunu bildirmişlerdir. Dosyada ki eksiklikler tamamlanarak yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyetinin ... tarihli ek raporunda özetle; kök rapordaki görüşlerinin değişmediğini, kök raporda değişikliğe gidilebilecek herhangi bir hususun tespit edilemediğini bildirmişlerdir. Davacı vekili ... tarihli değer arttırım dilekçesi ile, ... plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle ...-TL tazminat alacağının davalıya başvuru tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ederek eksik harcı ikmal etmiştir. Davacı taraf davalı sigorta şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan kendisine ait aracın çift taraflı yaptığı kaza neticesinde hasarlandığını, hasar bedelinin teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle davalı tarafından ödenmediğini, ödememe gerekçesinin yerinde olmadığını, zira kaza tespit tutanağına göre kazanın oluş şekli, kazanın nedeni ve meydana gelen hasarın sabit olduğunu belirterek eldeki davayı açmış, aşamalarda araç sürücüsünün yasal sınırın altında alkollü olduğunu, davalının riskin teminat dışı olduğunu somut delillerle ispatlaması gerektiğini, olay yerinden ayrılma sebebinin kişisel güvenliğini sağlama ve darp edilme kaygısıyla olduğunu, bu nedenle olay yerinden bir miktar uzaklaştığını, Jandarma ekiplerini aradığını ve onlar gelir gelmez teslim olduğunu, olay yerini terk etmediğini belirtmiştir. Davalı taraf sürücünün alkollü olması ve olay yerini terk etmesi ve bu nedenle kaza tespit tutanağında yazılı olan alkolün etkisini bilinçli olarak azaltmak için yabani otlar yediği sabit olduğundan hasarın her iki durumda teminat dışı kaldığı gerekçesiyle ödemenin yapılmadığını, sürücünün olay yerinden ayrılmasını gerektirir zorunlu halin bulunmadığını savunmaktadır. Taraflar arasında trafik kazası sonrası sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması ve olay yerinden ayrıldığı noktasında uyuşmazlığın bulunmamaktadır. Uyuşmazlık olay yerinden ayrılmayı gerektirir zorunlu hal bulunup bulunmadığı, yasal sınırı aşar şekilde alkollü olup olmadığı, ispat yükünün kime ait olduğu, hasar bedeli noktalarında toplanmaktadır. Kasko sigortası genel şartları teminat dışı kalan zararları düzenleyen A.5 maddesinin 4 ve 5. bentlerinde ; Poliçede gösterilen aracın, ilgili mevzuat hükümlerine göre gerekli sürücü belgesine sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar (5.4) ile Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararların (5.5) teminat dışı olduğu düzenlenmiştir. Aynı maddenin 5.10. bendinde ise; Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması hali de teminat dışı hal olarak düzenlenmiştir. Buna göre kaza halinde araç sürücüsünün yasal sınırın üzerinde alkollü olması ve olay yerinden ayrılmış olması zorunlu haller hariç olmak üzere zararın teminat dışı kalmasına sebep olmaktadır. Zorunlu halin ne olduğuyla ilgili maddede örnekseme yoluyla tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme ve can güvenliği sebebiyle uzaklaşma halleri gösterilmiştir. Bu konuda yerel Yargıtay içtihatlarına bakıldığında sürücünün veya araç içerisindeki bir yolcunun veya iki taraflı kazalarda karşı araçta bulunan kişilerin yaralanmaları halinde can güvenliği sebebiyle olay yerinden ayrılmış olunması zorunlu hal sayılmaktadır. Somut olayda sürücünün olay yerinden ayrıldığı taraflar arasında ihtilafsızdır. Kaza tespit tutanağında sürücü ...'ın yaya olarak olay yerinden kaçtığı, yaklaşık 1 km uzaklıkta yakalandığı, yakalandığında ağız bölgesinde yabani otları yemeye çalıştığı ve sıkıştığı yerden çıkarıldığı belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağında davacıya ait aracın sürücüsünün 0,40 promil alkollü olduğu, Alanya ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas .../... Karar sayılı ilamında adli tıp kriterlerine göre olay saatinde sürücünün 0,50 promil alkollü olduğu değerlendirilerek karar verilmiştir. Davacı taraf sürücünün yasal sınırın altında alkollü olduğunu ve olay yerinden ayrılma sebebinin kişisel güvenliğini sağlama ve darp edilme kaygısıyla olduğunu iddia etmektedir. Dosya kapsamında soruşturma aşamasında alınan tanık ifadelerinde ve tutulan tutanaklarda davacı tarafın iddia ettiği bir durumun söz konusu olmadığı, kaza tespit tutanağında ...'ın yaya olarak olay yerinden kaçtığı, yaklaşık 1 km uzaklıkta yakalandığı, yakalandığında ağız bölgesinde yabani otları yemeye çalıştığı ve sıkıştığı yerden çıkarıldığı tespiti, olayın meydana geliş saati, sürücünün teslim sırasında alkollü olması, davacının alkolün alınma saati ve sebebiyle ilgili anlatımlarının hayatın olağan akışında pek de rastlanılacak bir durum olmaması sebepleriyle mahkememizce sürücünün alkollü olması sebebiyle olay yerini terk etmiş olabileceği ve zorunlu halin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Neticeten sürücünün alkol oranı teminat kapsamındaki yasal sınırın altında ise de, araç sürücüsünün haklı nedenle olay yerinden ayrıldığının ispatlanamadığı, herhangi bir zorunlu ve tehlikeli hal olmaksızın olay yerinden ayrılması sebebiyle hasarın teminat dışı kaldığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın ve ... TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi uyarınca hesaplanan ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı. 23/06/2025 Katip ... (E-İmzalıdır) Hakim ... (E-İmzalıdır)