İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/234 E. 2021/306 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/234
- Karar No
- 2021/306
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/234 Esas KARAR NO : 2021/306 DAVA : Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat DAVA TARİHİ : 21/04/2021 KARAR TARİHİ : 26/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasının dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalıların ... tarihinde ... Limited Şirketini kurduklarını, ticaret sicil gazetesinde ilan ettirildiğini, ... tarihinde şirket genel kurulunda karar alınarak davalı ... şirketin kurucu temsilci müdürü olarak atandığını, ''kurum açma kapatma , devir ve benzeri işlemleri yürütme" konusunda da yetkilendirildiğini, davalı ... ise kurucu ortak olduğunu, ... şirketin sorumlu müdürü olarak atandıktan sonra davalı ortak olan eşi ... ile birlikte fiili olarak şirketin, ... Mah. .... Sok. No:.. adresinde, ...'nu işletmeye başladıklarını, şirket müdürü ... ve davalı ortak eşi ... kendi aralarında aldıkları harici bir karar ile anılan okulda Milli Eğitim Bakanlığı'na karşı sorumlu müdür olarak, ...'nu görevlendirildiğini, ... son iki yıldır ve hali hazırda anılan okulda müdürlük görevini yürüttüğünü, şirketin işlettiği anaokulu 40 öğrenci ile devralınmış yıllar içinde öğrenci sayısı artarak 2019-2020 eğitim öğretim yılında bu sayı 110'u bulduğunu, davacının Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı anaokulu öğretmeni ve eşinin de muvazzaf subay olduğunu, işleri sebebiyle tayin gören davacının Antalya dışında olduğunu, anılan okul ile ilgili işlemler konusunda şirket müdürüne ve davalı kurucu ortak ...'a güvendiğini, şirketi denetleme ihtiyacı duymadığını, şirket müdürünün TTK ilgili hükümleri gereği şirketin yıllık genel kurulu yapma görevini yerine getirmemesi ve hesaplar konusunda davacıyı oyalayan bir tutum sergilemesi sonucunda davacının şirketin hesapları, gelir gider tabloları vs işlemleri incelenmesini istediğini, şirketin, düzenli geliri olmasına rağmen yüklü bir SGK ve vergi borcu olduğunu tespit edildiğini, davacının şirketin %50 pay sahibi olmasına rağmen kuruluş tarihinden itibaren şirketten en ufak bir kar payı almadığını, okulun demirbaş, kira vs giderleri için ödediği ....-TL'lik kredi borcunu ödemeye devam ettiğini, davacının, şirketin borçlu olduğu senede kefil olması sonucu ödenmeyen ....-TL'lik bakiye borç için açılan icra takibi sonucu maaş hesabına haciz konulmasıyla da mağdur edildiğini, mağduriyeti karşısında şirket müdürü ve eşi olan davalı ortak ...'ın mal varlıklarında olağan dışı bir artış olduğunu, davalıların, dava konusu şirket gelirinden başkaca bir gelirinin olmadığını, davacının farklı zamanlarda şirket için akrabasından borç aldığı ... Euro karşılığı Türk Lirası ile eşinin çektiği krediyi de şirket hesabına havale yaptığını, davacı eşinin çektiği kredinin ....-TL bakiyesi halen ödenmediğini, şirket müdürü ... ile diğer ortak ...'ın şahsi ödemelerinin şirket hesaplarından yapıldığını, şirkete yapılması gereken bazı ödemelerin de yine müdür ... ve ortak ... 'ın hesaplarına yapıldığı tespit edildiğini, karar defteri üzerinde yapılan incelemede ... tarihinde davalıların katıldığı bir toplantıda alınan karar ile şirket müdürü ...'nun hisselerini annesi ...'na devrettiğini, ... tarihli kararla bu hisseleri tekrar kendi üzerine aldığının tespit edildiğini, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan şikayet sonucu savcılık soruşturmasının devam ettiğini, 6102 sayılı TTK'na getirilen yeniliklerden olan “görünüşe güven ilkesi” gereği düzenlenen TTK'nun 37. maddesi “Tescil kaydı ile ilan edilen durum arasında aykırılık bulunması hâlinde, tescil edilmiş olan gerçek durumu bildikleri ispat edilmediği sürece, üçüncü kişilerin ilan edilen duruma güvenleri korunur.” hükmünün amir olduğunu, davalı ...'nun müdür sıfatıyla yaptığı işlemlerden ve şirkete verdiği zarardan sorumlu olduğunu, şirketin işlettiği okul ...'ye bağlı franchise usulu çalıştığını, öğrenci grup sayılarının netleştirilmesi için ...'den şirketin işlettiği okula ait öğrenci kayıtlarının dosya kapsamına alınmasının faydalı olacağını, milli eğitime bildirilen öğrenci kayıtları ile ...'ye bildirilen öğrenci kayıtlarının farklı olduğunun tespit edildiğini, okul müdürü ve kurucu ortak davalı ...'ın bu kayıtlar arasındaki uyumsuzluktan TTK gereği sorumluluğu olduğunu, şirkete noter vasıtasıyla gönderilen ... tarihli ihtar ile şirketin kuruluşundan itibaren genel kurul toplantısının yapılmaması, şirkete ait defterler ve yıllık bilançolar vs konularda davacının bilgilendirilmemesi sebebiyle mutad gündem maddelerinin yanında sair hususlarda genel kurul yapılmasını talep edildiğini, noter vasıtasıyla gönderilen ... tarihli cevap ile şirket karar defterinin savcılıkta bulunması sebebiyle genel kurul yapılamayacağının bildirildiğini, tek başına genel kurul yapılamamasına gerekçe olmadığını, %50 ortağı olan davacının şirketin düzenli gelirinin olmasına rağmen yüklü miktarda kamu ve özel borcunun olması, şirketin kurulduğu tarihten itibaren hiç genel kurul yapmaması, şirkete ait tutulması gereken defterlerin düzenli tutulmaması ve bu sebeple gelir gider konusunda davacının bilgisinin olmaması, şirket müdürünün huzur hakkı ve davalı kurucu ortak ...'a ödenecek maaş hakkında herhangi bir karar alınmamasına rağmen bu kişilere yüksek miktarlarda ödemelerin yapılmasının ancak şirket defterlerinin ve diğer her türlü kayıtlarının incelenmesi ile ortaya çıkacağını, TTK'nun 369/I maddesinde yönetim kurulu üyeleri bakımından açıkça bir yükümlülük öngörüldüğünü, özen ve bağlılık yükümlülüğü kıyas yoluyla kuruculara da uygulanacağını, davalıların TTK'daki yükümlülük ve sorumluluklarını ihlal etmeleri sonucunda zarar ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ....-TL zararın davalılardan zararın ortaya çıkma tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte alınarak ... Limited Şirketi'ne ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili dilekçe ekinde sunduğu tarihsiz dilekçesinde ise dava dışı ... ve bu dosya davalıları aleyhine Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında açtıkları davada bu dosya davalıları yönünden zorunlu ara buluculuk tutanağı bulunmaması nedeniyle tefrik kararı verildiğini, sonrasında davalılar ile ara buluculuk görüşmeleri yapılarak anlaşamama son tutanağı düzenlendiğini beyanla her iki davanın birleştirilmesini talep etmiştir. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasının incelenmesinden; davacının dosyamız davacısı tarafından dosyamız davalıları ..., ... ve dava dışı ... aleyhine ....-TL dava değeri gösterilerek limited şirket müdürünün sorumluluğu ile kurucu ortağın yükümlülüğü neticesinde şirketin uğradığı zararın tazmini istemli açılmış dava olduğu, her iki dosya arasında şahsi ve fiili irtibat bulunduğu dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça açılan bu davada ve ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasının tarafları arasında irtibat bulunduğu, her iki davanın aynı şirket adına ve aynı şirket yöneticileri aleyhine açılmış sorumluluk davası olduğu anlaşılmakla, ... Asliye Ticaret Mahkemesinden birleştirme hususunda görüş sorulmuş, mahkemece olumlu görüş bildirilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 166/1 maddesi "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir..." hükmünü, aynı kanunun 166/4 maddesi ise "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır" hükmünü içermektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası ile iş bu dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşıldığından birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, Mahkememiz dosyasının Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası ile hukuki irtibat nedeniyle HMK'nun 166 madde gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE, Esasın bu şekilde KAPATILMASINA, Yargılamaya birleştirilen dosya üzerinden DEVAM EDİLMESİNE Yargılama giderlerinin birleşen dosyada DEĞERLENDİRİLMESİNE, Birleştirme kararının ivedilikle ilgili mahkemesine bildirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda, esas hakkında verilecek hükümle birlikte istinaf kanun yoluna başvurma hakkı kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/04/2021 Başkan ... (E-İmzalı) Üye ... (E-İmzalı) Üye ... (E-İmzalı) Katip ... (E-İmzalı)