İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/561 E. 2021/436 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/561
Karar No
2021/436
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/561 Esas KARAR NO : 2021/436 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 19/12/2017 KARAR TARİHİ : 24/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen dilekçede özetle: Davalının müvekkili bankaya karşı imzaladığı hem genel kredi sözleşmesi hem de kefalet sözleşmesi dolayısıyla sorumlu olduğunu, dava tarihi itibari ile müvekkili banka tarafından tazmin edilen ihtarnameye konu gayrinakdi kredi borcu miktarının ....-TL olduğunu, söz konusu borcun nakde dönüş- tüğünü ve bugüne kadar davalı tarafından ödenmediğini, dava tarihi itibariyle davalının ....-TL asıl alacak, ....-TL temerrüt faizi ve ....-TL BSMV olmak üze- re toplam ....-TL borcu bulunduğunu, ayrıca henüz tazmin edilmeyen ....-TL tutarında gayri nakdi kredi borcunun da olduğunu, bu bedelin müvekkili bankanın faiz getir- meyen bir hesabına nakden ve defaten bloke edilmesi gerektiğini belirterek toplam ....-TL'nin dava tarihinden itibaren asıl alacağın %72 oranında temerrüt faizi ve BSMV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ne borçlu ne de kefil sıfatıyla davacı bankanın talep ettiği borçtan sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin sorumluluğunun yalnızca ipotek veren sıfatından kaynaklandığını, sözleşmeden kaynaklanan borcun borçlu şirket tarafından ödendiğini, müvekkilinin taşınmazı üzerine konulan ipoteğin de bu yüzden kaldırıldığını, davacı bankanın borçlu şirketten gerek nakdi gerek gayri nakdi alacaklarını tahsil edemediği için müvekkiline başvurulduğunu, talep edilen faiz oranının sözleşmeye uygun olmadığını, kaldı ki alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Verdiği ikinci cevap dilekçesi ile de; sözleşmede ne borçlu ne de kefil sıfatıyla imzasının olmadığını, ayrıca borcunu ... Bankası'ndan aldığı kredi ile 2011 yılında ödediğini belirtmiştir. Mahkememizce davalıya davacının dayandığı ... kefalet sözleşmesindeki imzayı inkar edip etmediği sorulmuş, "... tarihli müşterek borçlu ve müteselsil kefa- let şerhli başlıklı belgeyi müvekkil ... ipotek veren olarak imzalamıştır." ifadesini kullanmıştır. BAM ın kaldırma kararından önce mahkememizce dosya bilirkişiye verilmiş, alınan bilirkişi raporunda, dayanak genel kredi sözleşmesinde davalı kefilin çek karnelerinden doğa- cak banka alacaklarını ödeme yükümlülüğünü üzerine almadığını, esasen ... tarihin- de yürürlüğe giren 5941 sayılı kanun ile düzenlenen yasal yükümlülük ödemesi konusunun ... tarihli sözleşmeye konu olamayacağını, fekh edilen ipoteğe ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, tamamı karşılıksız kalan çek yaprakları sebebi ile ödenen yasal yükümlülük tutarlarının eski kefilden istenemeyeceği belirtilmiş, mahkememizce bu bilirkişi raporu doğ- rultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememiz kararının İstihafı üzerine Antalya ... Hukuk dairesi “ Davalının kefil olarak imzaladığı ... tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 18. maddesinde; kefillerin müşterinin kredi sözleşmesinden dolayı veya yalnız olarak gerek diğer kişilerle birlikte ban- kaya karşı nakdi ve gayri nakdi kredilerden ve sair sebeplerden borçlandığı ve borçlanacağı tutarları, sözleşmenin ilgili bölümünde belirtilen miktara kadar müteselsil kefil olarak tekef- fül ve garanti edeceği düzenlenmiştir. ... tarihli genel kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza atan davalı kredi sözleşmesinden doğan nakdi borçlarda asıl borçlu ile birlikte sorum- ludur. Ancak asıl borçlu şirkete kullandırılan çeklerin karşılıksız çıkma rizikosundan kaynak- lanan gayri nakdi krediler, davacı banka tarafından çek yaprağı başına yapılan ödemelerle nakdi krediye dönüşür. Nakdi krediye dönüşmesi halinde davalı müşterek borçlu ve mütesel- sil kefil sıfatı ile asıl borçlu ile birlikte bu bedellerden sorumlu hale gelir. Genel kredi sözleşmesi ... tarihli olsa dahi bankanın karşılıksız kalan çek yaprak- ları nedeni ile yasal yükümlülük ödemelerinden kaynaklanan alacağının 2941 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği ... tarihinden sonra yapılmış olması durumunda artık nakdi ala- cağı dönüştüğünden, davalı kefilden istenebileceği, kaldı ki ... tarihli genel kredi sözleşmesinin çerçeve nitelikte olup bu sözleşmeye dayanarak yada bağımsız olarak davacı banka ile müşterisi dava dışı ... .... Tic. A.Ş arasında başkaca kredi söz- leşmesi imzalanıp imzalanmadığı, davacının talebine esas alacağın hangi sözleşmeden kay- naklandığı, bu arada davalıya gönderilen kat ihtarnamesinin davalıya tebliğ edilip edilme- diği hususlarının araştırılarak, başkaca bir bankacı bilirkişiden denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak, oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi” gerekçesi ile kaldı- rılması üzerine: Davalının, davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasında imzalanan ... tarihli genel kredi sizleşmesi dışında davalı ... in de kefil sıfatıyla katıldığı başka bir sözleşme olup olmadığı sorulmuş, banka belirtilen nitelikte başka bir sözleşme olmadığı bilgisini vermiştir. Alınan bilirkişi raporuna göre: Davacı ile dava dışı borçlu şirket arasında ... tarihli ....-TL limitli imzalanan genel kredi sözleşmesini, davalı ...' in de müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefalet sözleşmesinin sözleşme tarihindeki borçlar kanunu hükümlerine uygun olduğu, davacı banka tarafından davacı borçlu ve kefil hakkında ... tarihinde hesabı kat edip, ....-TL gayrinakit borcun ödenmesini istediği, takibe geçildiği taktirde %72 oranında faiz uygulanacağının belirtildiği, hesabın kat edildiği tarihten sonra 54 adet çekin yasal yükümlülük tutarının ödenerek nakde dönüştüğü bu çeklerin bir kısmının 3167 sayılı bir kısmının da 5941 sayılı yasa kapsamında kaldığı, 5941 sayılı yasa kapsamında kalan çeklerin ibraz tarihinden itibaren 5 yıl ve 3167 sayılı yasa kapsamındaki çeklerin ise zaman aşımı süresinin ... tarihi olduğu, çek koçanlarının müşteriye teslim tarihinin tespit edilemediği, ... son işlem tarihli çekin 3167 sayılı eski yasa kapsamında olması sebebiyle zaman aşımı süresinin ... tarihi itibariyle dolduğu, 5941 sayılı yasa kapsamındaki çeklerin ise basım tarihinin ... son işlem tarihinden önceki tarih olması sebebiyle ... dava tarihine kadar 5 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiği, zaman aşımı süresinin ... dava tarihi itibarıyla dolmadığı düşünülerek yapılan hesaplamada toplam ....-TL depo talebinde bulunulması gerektiğinin hesaplandığı, ... tarihli ihtarnamenin ... tarihinde tebliğ edilmiş olması karşısında temerrüt tarihinin ... olacağı, yine merkez bankasına bildirilen kayıtlar dikkate alındığında, dava tarihinde uygulanması gereken temerrüt faiz oranının %28,08.-TL edeceği, dava tarihi itibarıyla neticeden davacının ....-TL asıl, ...-TL işlemiş faiz, ve ...-TL BSMV olmak üzere ...-TL nakit alacağının hesaplandığını, zaman aşımı süresinin ... dava tarihi itibarıyla dolmadığı düşünülecek olursa ....-TL depo talebinde bulunulması gerektiği belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının sorumluluk bedelini ödeyip davalıdan talep edebileceği toplam çek sorumluluk bedeli ....-TL' dir. Bunun üzerinden bilirkişi tarafından gerekli hesaplama yapılmış ve toplam borç miktarının ...-TL olduğu hesaplanmış olup bu hesaplama mahkememizce de uygun bulunmuştur. Gayrinakdi depo talebine konu ....-TL yönünden ise bu talebe konu çekler yönünden, dava tarihi itibarıyla 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş, ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KISMEN KABULÜ ile; ....-TL'si asıl alacak, ....-TL'si işlemiş faiz ve ...-TL'si BSMV olmak üzere toplam ...-TL alacağın asıl alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda bankaca fiilen uygulanan akdi faiz oranının % 50 si oranında fazla faiz oranı uygulanmak suretiyle bulunacak temerrüt faizi ve bu faiz miktarına uygulanacak BSMV ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE; Fazlaya dair talebinin ve davacının davalıdan olan gayri nakdi depo talebine ilişkin ....-TL'lik davasının da REDDİNE; Alınması gerekli ...-TL harçtan, peşin olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile kalan ...-TL harcın davalıdan ALINMASINA, Gayri nakit depo talebi yönünden alınması gerekli ...-TL harcın davacının harçtan muaf olması nedeniyle karar verilmesine YER OLMADIĞINA, Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı ...-TL, tebligat gideri ...-TL, müzekkere gideri ...-TL, bilirkişi ücreti ...-TL olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderlerinin davada kabul ve reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ...-TL ve mahkememizde peşin olarak alınan harç gideri ...-TL olmak üzere toplam ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİL- MESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLME- SİNE, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, tarafların HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulünce anlatıldı.24/06/2021 Katip ... (E-İmzalı) Hakim ... (E-İmzalı)

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/561, K. 2021/436, T. 24.06.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-561-e-2021-436-k-cbb672160ed0