İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/285 E. 2021/132 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/285
- Karar No
- 2021/132
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2020/285 KARAR NO : 2021/132 DAVA : MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/07/2020 KARAR TARİHİ : 17/02/2021 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ... ATM'nin ... D.iş sayılı kararı ile müvekkili ...'ya karşı bono bedeli ....-TL olmasına karşın ....-TL üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığını, Antalya Genel İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası ile ....-TL bono ... işlemiş faiz olmak üzere ....-TL icra takibi yapıldığını, müvekkilinin babası ... ve eniştesi ...'ın mülkiyetindeki ... Mahallesi ... Ada ... numaralı taşınmazlar için davalı ile taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığından inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin davalı ile görüşerek ... şahitliğinde satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede satış bedelinin ....-TL, ödenen peşinatın ....-TL olduğunu, kalan ....-TL'nin ....-TL'sinin iş esnasında ....-TL'si iş bitince ödeneceğine dair senet alındığını, aynı kişi şahitliğinde müvekkil ile arsa sahibi babasına yapılacak ekstra işler yazılarak bedel takdiri yapıldığını, inşaat hiç başlamadığı için ...'ın Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine ... Esas sayılı dosya ile dava açtığını, yerleşik Yargıtay inançlarında bedel kaydı senedin lehtarından karşı edayı aldığını ispata yaradığını, daha çok keşideci ile lehtar arasındaki iç ilişkisi yönünden ve ispat konusunda ödem taşıdığını, takip konusu bononun dayanağı olan herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, bunun tespit edilmesini, vekalet ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini, kötü niyetli yapılan takibin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, haczedilen malların teminat kabul edilerek dava sonuçlanıncaya kadar tehirine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevabında; İcra takibine konu senetten kaynaklı borçtan kurtulabilmek için bu davanın açıldığını, iddiaların soyut ve ispata muhtaç olduğunu, senedin daire satışı nedeniyle değil verilen borç sebebiyle alındığını, davacının bahsettiği sözleşmelerde taraf olmadığı gibi sözleşmelerle le herhangi bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; icra takibine dayanak bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin İİK.nun 72/3.maddesi kapsamında açılan menfi tespit davasıdır. Davalı alacaklı tarafından Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile dayanak ... düzenleme tarihli, ... vade tarihli ... TL BONO nedeniyle ...tarihinde ....-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ....-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, takibe itiraz edilmediği anlaşılmıştır. Daha sonra davalı alacaklı taraf, ... tarihinde söz konusu bono nedeniyle ....-TL'lik kısım için ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... D.İş E.K.sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Uyuşmazlığa konu bonodaki imzalar inkar edilmemektedir. Bu konuda uyuşmazlık yoktur. Sorun, söz konusu senedin veriliş sebebi nedeniyle bedelsiz kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK.nun senetle ispat zorunluluğu başlıklı 200.madde gereğince; Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ... Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Aynı yasanın senede karşı tanıkla ispat yasağı başlıklı 201.maddesi gereğince de;- senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ... Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Yine aynı yasanın delil başlangıcı başlıklı 202.maddesine göre de; Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. Yine aynı yasanın "İspat Yükü" başlıklı 190.maddesi gereğince de; İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Davacı taraf, davalı ile aralarında adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesi yapıldığını, sözleşmede taşınmazın (dairenin) satış bedelinin ....-TL olarak belirlendiğini, ....-TL'si için senet verildiğini, takibe ve daya konu senedin de sözleşmede belirtilen senet olduğunu, taşınmazın (dairenin) kendisine verilmediğini belirterek senedin bedelsiz kaldığını ileri sürmektedir. Davalı ise tüm iddiaları reddederek, herhangi bir taşınmaz satışı olmadığını, borç para verdiklerini, adi yazılı sözleşme imzalamadıklarını savunmuştur. Davacı borçludan dava dilekçesine ekli (fotokopi) adi yazılı senedin aslı imza incelemesi amacıyla istenmiş, davacı taraf senet aslının kendilerinde olmadığını, davalı tarafta olduğunu, bunu ispatlamak için tanık dinletmek istediklerini söylemiştir. Davacının yukarıda açıklandığı üzere HMK.nun 200-201.maddeleri gereğince iddialarını tanık ile ispatlaması mümkün değildir. Sunulan fotokopi adi yazılı belgenin de HMK.nun 202.maddesi karşısında yazılı delil başlangıcı olarak kabulü mümkün değildir. Davacı taraf, iddialarını dayandırdığı fotokopi adi yazılı sözleşmenin aslını ibraz edememektedir. Davalı alacaklı bu sözleşmeyi kabul etmemekte, sözleşme imzalamadıklarını savunmaktadır. Uygulamadan ve Adli Tıp raporlarından da bilindiği üzere fotokopi belge üzerinden imza incelemesi yapılması mümkün değildir. Sonuç olarak davacı taraf iddialarını ispatlayamamıştır. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın REDDİNE, Alınması gerekli ....-TL harçtan, peşin olarak alınan ....-TL harcın mahsubu ile kalan ....-TL harcın DAVACIDAN ALINMASINA, Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.17/02/2021 KATİP ... (E-imzalıdır) HAKİM ... (E-imzalıdır)