İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/259 E. 2021/98 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/259
- Karar No
- 2021/98
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/259 Esas KARAR NO : 2021/98 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/07/2020 KARAR TARİHİ : 09/02/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... ... üzerinde tek taraflı ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin eşi ...'in vefat ettiğini, vefat eden ...'in kaza tarihinde hamile olduğunu, annenin ve bebeğin kaza sebebiyle vefat ettiğini, tek taraflı kazaya sebep olan ... plaka sayılı aracın davalı şirketçe zorunlu trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, davacı ... ...'in vefat eden bebeğin babası olduğunu, bebek ...'in bakımından farazi destekten yoksun kaldığını, bebeğin bahse konu trafik kazasında vefat etmemiş olsaydı ileride babasına destek olacağının muhakkak olduğunu, hukuki anlamda kişiliğin ceninin tam ve sağ doğumu ile başlayacağını, dava konusu trafik kazasında cenin ve annesi ...'in kazada en ufak kusurunun dahi bulunmadığını, bu kazada ... plaka sayılı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, bu plaka sayılı aracın ... A.Ş'ne zorunlu trafik sigortası ile sigortalı olduğunu belirterek söz konusu trafik kazası sebebiyle vefat eden bebek ...'in desteğinden yoksun kalan davacı için şimdilik ...-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Davanın niteliği itibari ile zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğunu, Arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açıldığını, davacının davasının dava şartı yokluğu sebebi ile reddinin gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya konu kazanın ...' nde meydana geldiğini, müvekkil şirketin merkezinin ... ... olduğunu, davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacının davasının yetki itirazı sebebi ile reddinin gerektiğini, ceninin sağ olarak doğmadığı için davacının bu ceninin desteğinden yoksun kaldığını belirterek destek tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığını, davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil şirket tarafından zorunlu trafik poliçesi sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, ceninin hamile annesinin kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığını, kaza sonrası araç dışına fırladığını, bu hususun ceza yargılaması tutanakları ve ifade tutanakları ile sabit olduğunu, bu sebeple desteğin müterafık kusuru sebebi ile ayrıca %20 belirlenecek tazminatlardan indirim uygulanması gerektiğini belirterek davacıların davasının dava şartı yokluğu sebebi ile reddine, davacıların davasının yetki itirazı sebebiyle reddine , davacıların davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekilince; kaza tespit tutanağı, ölü muayene tutanağı, arabuluculuk evrakları, davalı vekili tarafından da ölü muayene tutanağı, nüfus kayıt örneği, yargıtay ilamları delil olarak sunulmuş, davacının sosyal ekonomik durumu araştırılmış tüm deliller toplanmıştır. Dava, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91/1, 85/1 ve 01/06/2015 tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3 maddesi uyarınca trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma zararının tazmini istemine ilişkindir. Davacı zarar görenin yerleşim yeri Antalya olduğundan ve dava burada açılabileceğinden davalının yetki itirazı reddedilmiş yine dava öncesi arabuluculuğa başvuru şartının yerine getirildiği görülmekte dava şartlarının bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı, meydana gelen kazada hamile eşini kaybetmiş olup, eldeki davada vefat eden bebeğin desteğinden mahrum kalması sebebiyle tazminat istemektedir. Tarafların sundukları ölü muayene tutanağının incelenmesinde, davacının eşinin kaza sırasında 30-32 haftalık gebe olduğu, kaza sonrası ceninin anne karnından ölü olarak alındığı anlaşılmıştır. 4271 sayılı Türk Medeni Kanununun 8/1. maddesinde her insanın hak ehliyeti olduğu, 28. maddesinde de kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayacağı belirtilmiştir. Kişiliğin hangi anda kazanılacağı, kişinin hak ve yükümlülüklere sahip olması ve hukuk düzenince korunması yönünden önem taşır. Çocuğun hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde edeceği belirtilerek, cenine de koşullu olarak hak ehliyeti tanınmasına ilişkin TMK'nın 28/2. maddesindeki yasal düzenlemenin amacı, miras hukuku ve özel hukuk bakımından açılacak davalar yönünden önem taşımaktadır. Miras hukuku yönünden sağ olarak doğmayan cenin mirasçı olamaz.( Yargıtay 4. HD 16.06.2010 tarih,2009/11806 esas 2010/7278 karar sayılı ilam) Destekten yoksun kalma tazminatının yasal dayanağı ise Türk Borçlar Kanununun 53/3 maddesi olup buna göre ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler bu nedenle uğradıkları kayıpların karşılanmasını isteyebilir. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçiminin bir bölümü veya tümünü sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm meydana gelmeseydi az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kişi destek sayılır. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayılan (farazi) destek kavramı söz konusudur. Somut olayda davacının eşinin 30-32 haftalık gebeliği ölü doğumla sonuçlanmış olup cenin sağ olarak doğmadığından kişilik kazanamamıştır. Kişilik kazanamadığından hak ehliyeti de bulunmayan ceninin ileride davacıya destek olacağı düşünülemez. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ....-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 09/02/2021 Katip ... (E-İmzalı) Hakim ... (E-İmzalı)