İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/10 E. 2021/224 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/10
- Karar No
- 2021/224
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2020/10 KARAR NO : 2021/224 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2020 KARAR TARİHİ : 24/03/2021 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı/borçlu ... arasında kefil sıfatı ile tanzim ve imza olunan kredi sözleşmesine dayanılarak kredi kartı ve krediler açıldığını ve davalıya ... kodlu ürünün kullandırıldığını, borçların ödenmediğini, ... ve ... tarihli ihtarnamelerin gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli bir şekilde borca, faize ve ferilerine itiraz, ettiğini, arabuluculuk girişimlerinin sonuçsuz kaldığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; genel kredi sözleşmesi uyarınca verilen kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefil hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde ....-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz, ....-TL BSMV olmak üzere toplam ....-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır. Davalı davaya cevap vermemiştir. Bu nedenle davacının ileri sürdüğü bütün vakıaları inkâr etmiş sayılsa da icra takibine yapılan itirazda sadece borcun inkarı ile yetinildiği, ticari ilişkinin, sözleşmenin ve sözleşmedeki imzaların açıkça reddedilmediği göz önüne alındığında taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının tartışma konusu olmadığı kabul edilmiştir. Çözümlenmesi gereken sorun, davacı bankanın alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK.nun "Delil Sözleşmesi" başlıklı 193.maddesi gereğince, taraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispatı öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebilirler. Taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir. Asıl borçlu ile davacı banka arasında imzalanan "Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi"nin 7. maddesi gereğince çıkabilecek her türlü uyuşmazlıkta bankanın defter ve bilgisayar kayıtlarının geçerli delil olarak kabul edileceği konusunda analaşmışlardır. Taraflar arasında Genel Kredi Sözleşmesinin varlığı tartışma konusu değildir. Davalı tarafın dava dışı asıl borçlu ... müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Davacı banka ile dava dışı ... arasında ... tarihli ve ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır. Aynı tarihte ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesi ile bağlantı kurularak davalı ...’in ... TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzası alınmıştır. Bu Genel Kredi Sözleşmesine bağlı kefalet sözleşmesinin 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 582 ve 583. maddelerine uygun olarak düzenlendiği, eş rızasının alındığı dosyadaki belge fotokopilerinden anlaşılmaktadır. Her ne kadar bilirkişi, eş rızasının bulunmadığını söylemekte ise de bu hususun gözden kaçırıldığı düşünülmüştür. Davalıyla banka arasında imzalanan kefalet sözleşmesinin, asıl borçlunun nakdi ve gayri nakdi, asaleten ve kefaleten, doğmuş ve doğacak bütün borçlarının teminatı olduğu, süresiz ve genel sözleşmeye dayandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmeye istinaden dava dışı asıl borçluya ... tarihinde ... TL limitli ...-... tarihleri arasında aylık %2,25 yıllık %27,00 akdi faizli, aylık ... TL geri ödemeli olacak şekilde 12 eşit taksitli, 12 ay vadeli taksitli ticari kredi açılmış ve kullandırılmıştır. Krediye en son ... vadeli 3. Taksitinin ... tarihinde ödendiği, bu geri ödemeden sonra kalan anapara bakiyesinin ... TL olduğu, ... tarihinde 0,51 TL kısmi ödeme yapıldığı ve ... tarihinde ... TL üzerinden takip hesaplarına aktarıldığı anlaşılmıştır. Dava dışı asıl borçluya çıkarılan ... tarihli ihtarnamenin ... tarihinde tebliğ edilmeyerek iade edildiği, PTT takip kaydı sorgulamasından anlaşılmıştır. Davalı kefile ihtarname çıkarılmadığından davalının ... tarihinde icra takibi açılmasıyla temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Bilirkişi raporuna göre davacı bankanın krediye uyguladığı %27,00 akdi faiz oranına sözleşme gereği %50 fazlasının ilavesiyle bulunan %40,50 temerrüt faiz oranı bulunmuştur. Bu hesaplamada bir hata yoktur. Buna göre davacı bankanın asıl alacak miktarı ....-TL asıl alacak, talep edebileceği işlemiş faiz ....-TL, gider vergisi ....-TL (icra takibinde ....-TL) olmak üzere toplam ... TL olarak bulunmuş olup, bu sonuca itibar etmemek için bir neden görülmediğinden bu miktarlar üzerinden ve gider vergisi yönünden taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının Antalya Genel İcra Dairesinin ... (Eski; Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...) sayılı dosyası ile davalılar/borçlular aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin ....-TL Asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz, (taleple bağlı kalınarak), ....-TL gider vergisi olmak üzere toplam ....-TL üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 40,50 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (....-TL) üzerinden % 20 hesabıyla ....-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Alınması gerekli ....-TL harçtan, peşin olarak alınan ....-TL harcın mahsubu ile kalan ....-TL harcın DAVALIDAN ALINMASINA, Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı ....-TL, tebligat gideri ....-TL, bilirkişi ücreti ....-TL olmak üzere toplam ....-TL yargılama giderlerinin davada kabul ve reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ....-TL'nin ve mahkememizde peşin olarak alınan harç gideri ..-TL olmak üzere toplam ....-TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA, Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ....-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, davacı açısından HMK'nun 341/4 maddesi gereğince kesin, davalı yönünden HMK'nun 345 maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.24/03/2021 KATİP ... (E-imzalıdır) HAKİM ... (E-imzalıdır)