İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/509 E. 2020/519 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/509
- Karar No
- 2020/519
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2019/509 KARAR NO : 2020/519 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/09/2019 KARAR TARİHİ : 21/10/2020 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davalı tarafa temizlik malzemeleri satışı ve teslimi nedeniyle düzenlenen ... TL faturaya dayalı cari hesap borcundan kalan bakiye ...'nin cari hesap mutabakat formuna rağmen ödenmemesi üzerine ... tarihinde Kocaeli ... Noterliğinin ... Yevmiye numaralı ihtarname ile davalı şirkete kalan cari hesap borcunun cari hesap mutabakatına göre ödenmesini için süre verildiğini, mutabakata rağmen Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borca itiraz edilerek iade faturası gönderildiğini, Körfez ... Noterliğinin .. tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade faturasına itiraz ettiklerini, ayrıca Kocaeli ... Noterliğinin ... tarihinde ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevaba cevap mahiyetinde ve iade faturasını itiraz ettiklerine dair ayrıca bir bildirim yapıldığını, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarihli ... K. Sayılı dosyası ile teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı aldıklarını ve infazını gerçekleştirdiklerini, ... tarihinde ise Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosya ile icra takibine geçtiklerini, davalı tarafın ihtiyati haczin teminat karşılığında kaldırması için ... tarihinde Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurduğunu, mahkemece ... tarih ve ... K. sayılı kararı ile teminat karşılığında Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasından konulan ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verdiğini, davalının, müvekkilin alacağını sürüncemede bırakma amacıyla kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, davalı vekilince sunulan itiraz dilekçesinin kendilerine ... tarihinde tebliğ edildiğini, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun asıl alacak üzerinden % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevabında; Davanın hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığını, başlatılan icra takibi ve ihtiyati haciz işleminin kötü niyetli olduğunu, zira; ... tarihinde davacının müvekkiline ürün satışı yönünde teklif metni sunduğunu, bu teklif metni doğrultusunda iş ilişkisi başladığını, söz konusu teklif metninde açıkça: "... A.Ş.'ye teslim ettiği tarihten itibaren 1 (bir) yıl içerisinde satılamayan ürünleri iade faturaları ile geri alınacağını, ürün teslimatlarının bildirdiğiniz tarihte ve yere firmamızca yapılacağı..." hususlarının belirtildiğini, süreç içerisinde vekil eden tarafından, davacı şirketten teslim alınan fakat iadesi kararlaştırılan mallar için davacı şirkete bilgi verildiğini, davacı şirket ... tarihinde iadeyi kabul ettiğinden mallara yönelik iade faturası kesildiğini, haksız ve kötüniyetli olarak malları iade almaktan kaçındıklarını, bunun üzerine davacıya ... tarihinde ihtarname gönderilerek, iade faturasında bilgileri yer alan ürünlerin teslim alınması, aksi takdirde malların depoda bekletileceğinin bildirildiğini, davacının buna rağmen malları teslim almayarak haksız ve kötü niyetli bir biçimde Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatarak ihtiyati haciz uyguladıklarını belirterek davanın reddine, davacının takip miktarının % 20'sinden az olmamak kaydıyla tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde ....-TL asıl alacak, ....-TL İhtiyati Haciz Vekalet Ücreti, ....-TL İhtiyati Haciz Gideri olmak üzere toplam ....-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline ... tarihinde tebliğ edildiği davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı, davalının buna yönelik itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Dosyaya sunulan, davacı tarafından davalıya gönderilen mutabakat formunda ... tarihi itibari ile davalıdan ... alacaklı olduklarının bildirildiği, davalının ise kaşe ve imza ile bu mutabakat mektubunu cevapladığı, bilirkişi raporlarına göre davalının ticari defterlerinde de ... tarihi itibari ile davacıya borç bakiyesinin ...avacının ticari defterlerinde de aynı tarih itibari ile davalıya borç bakiyesinin ....-TL, olduğu küsürat farkı ile bu tarihte mutabık oldukları görülmüştür. Diğer bir anlatımla tarafların defter kayıtları birbirini doğrulamaktadır. Ancak davalı taraf satılmayan mallar ile ilgili olarak davacıya ... tarihli, ... nolu ....-TL bedelli iade faturası göndermiştir. Çözümlenmesi gereken sorun da burada toplanmaktadır. Davalı tarafından düzenlenen ve davacı tarafından kabul edilmeyen bu iade faturasından dolayı davacının bir alacak hakkı olup olmadığı tartışma konusudur. Tarafların ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2018-2019 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, bu nedenle sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişilerin tespitlerine göre taraflar arasında ilk faturalaşma davalı kayıtlarına göre ... tarihidir. Teklif formunda belirtilen 1 yıllık iade süresinin henüz dolmadan ... tarihinde iade faturası kesilmiştir. Ancak, davalı tarafından dosyaya sunulan ve muhasebe biriminden gönderilen yazıya göre ...' tarihinde iade edilmek istenen mallar için iade faturası düzenlenmesi istenmiştir. İade faturasının düzenlenmesinin nedeni de bu yazıdır. Davacı taraf ... tarihli beyan dilekçesinde, bu yazıyı ve ...'ın çalışanları olduğunu inkar etmemektedir. Sadece ...'ın ... tarihleri arasında çalıştığını, yazının gönderildiği ... tarihinde çalışmadığı, dolayısıyla bu yazıyı gönderme yetkisi olmadığından delil olarak kabul edilemeyeceğini savunmaktadır. Mahkememizce bu yazı delil olarak kabul edilmiştir. Zira günümüzde çalışanların sigortalarının ve işten çıkarılış tarihlerinin geçmişe yönelik olarak bildirilmesine sık sık rastlanmaktadır. Hatta pek çok işverenin çalışanlarını kağıt üzerinde giriş çıkış yapmakta ama fiilen işçi çalışmaya devam etmektedir. İş mahkemelerinde sigortanın ve çalışmanın tam bildirilmediğine dair onbinlerce dava bu yüzden vardır. Bu nedenle mahkememizin kanaati bu belgenin geçerli olduğu yönündedir. Öyleyse, teklif başlıklı yazıda her ne kadar 1 yıl içerisinde satılmayan ürünlerin iade faturası ile geri alınacağına ilişkin şart koşulmuş ise de davacı çalışanı ... ...'ın ... tarihli yazısına itibar ederek o âna kadara satılmamış olan ürünleri davalının iade ederek iade faturası düzenlemesinde bir yanlışlık yoktur. Davacı taraf buna rağmen, teklif formunda (iade dahil) tüm teslimatların davalının işyerinde yapılacağı yazmasına rağmen iade faturasındaki ürünleri teslim almamakta direnmiştir. Davalı ... tarihinde sorumluluk olur endişesi ile ihtarname göndererek tekrar malların alınması istemiş, aksi halde sorumluluk kabul edilmeyeceğini bildirmiş, buna rağmen mallar alınmadığı gibi davalı hakkında Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş E.K. sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı alarak Antalya ...İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde icra takibi başlatmıştır. Bu nedenle davacı kötü niyetli bulunmuş, davanın reddi ile kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Davanın REDDİNE, Davacı kötü niyetli olduğundan likit (belirlenebilir) dava konusu alacak üzerinden % 20 hesabıyla ....-TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, Alınması gerekli ....-TL harçtan, peşin olarak alınan ....-TL harcın mahsubu ile kalan ....-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde DAVACIYA İADESİNE, Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ....-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgi hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.21/10/2020 KATİP ... (E-imzalıdır) HAKİM ... (E-imzalıdır)