İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/113 E. 2019/602 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/113
Karar No
2019/602
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2018/113 KARAR NO : 2019/602 DAVA : TAZMİNAT (Trafik Kazasından/Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/02/2018 (Asıl ve Birleşen Dava) KARAR TARİHİ : 11/09/2019 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili ... tarihli asıl dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketine .../... numaralı, ...-... tarihleri arasında geçerli ... Genişletilmiş Kasko sigorta poliçesi ile sigortalı, davacıya ait ... plakalı römork/dorsenin ... tarihinde tek taraflı kazaya karıştığı, kaza tarihinde geçerli olan Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ve 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunu 48, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliği 97. Maddeleri gereğince sürücüde tespit edilen alkol miktarına ve kasko sigortası genel şartları A.5.5 maddesine dayanılarak hasar taleplerinin reddedildiğini, yasal sınırın 0.20 promil olduğu, Sigorta poliçesi ve özel şartlar incelendiğinde genel şartlara aykırı bir klozun olmadığını, bu sebeple sigorta şirketinin tazminat taleplerini reddetmesini gerektirecek bir yasa veya maddenin olmadığını belirterek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ... tarihli birleşen dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketine .../... numaralı, ...-... tarihleri arasında geçerli ... Genişletilmiş Kasko sigorta poliçesi ile sigortalı, davacıya ait ... plakalı çekicinin ... tarihinde tek taraflı kazaya karıştığı, kaza tarihinde geçerli olan Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ve 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunu 48, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliği 97. Maddeleri gereğince sürücüde tespit edilen alkol miktarına ve kasko sigortası genel şartları A.5.5 maddesine dayanılarak hasar taleplerinin reddedildiğini, yasal sınırın 0.20 promil olduğu, Sigorta poliçesi ve özel şartlar incelendiğinde genel şartlara aykırı bir klozun olmadığını, bu sebeple sigorta şirketinin tazminat taleplerini reddetmesini gerektirecek bir yasa veya maddenin olmadığını belirterek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, açılan dava, aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle mahkememizin ... tarih ve .../... E. .../... K.sayılı kararı ile yine mahkememizin .../... E.sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, davaya bu dosya üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. ... ve ... tarihli cevap dilekçelerinde özetle; ... Plaka sayılı ara aracın müvekkili şirket nezdinde ...-no.lu, ...-... vadeli kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu talebin kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında kaldığını, davacı tarafın müvekkili şirkete yapmış olduğu müracaatın değerlendirildiğini ancak Kasko Genel Şartları 5.5. madde hükmü ye Karayolları Trafik Kanunu'nun "Alkollü İçki, Uyuşturucu Veya Keyif Verici Maddelerin Etkisi Altında Araç Sürme Yasağı" başlıklı 48.maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 97/ç maddesi gereğince reddedildiğini, davacı tarafın talep ettiği hasar miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır. Taraflar arasında kazanın varlığı, olayın tek taraflı bir trafik kazası olduğu, sürücünün 6.7 mg (0.067 promil) alkollü olduğu, sigorta poliçelerinin içeriği vb. hususlarında tartışma bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; araç sürücüsünde tespit edilen alkol durumuna göre, alkolün etkisinin kazaya münhasıran etki edip etmediği ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır. Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, hasar dosyaları, bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Davalı ... şirketine .../... numaralı, ...-... tarihleri arasında geçerli ... Genişletilmiş Kasko sigorta poliçesi ile sigortalı, davacıya ait ... plakalı römork/dorse ile yine davalı ... şirketine .../... numaralı, ...-... tarihleri arasında geçerli ... Genişletilmiş Kasko sigorta poliçesi ile sigortalı, davacıya ait ... plakalı çekicinin ... tarihinde tek taraflı kazaya karıştığı, dorse ve çekicinin hasar gördüğü, araç sürücüsünün olayda % 100 kusurlu olduğu, yine araç sürücüsü ...'ın kaza esnasında 0,067 promil alkollü olduğu sabittir. Esasen bu konularda tartışma da bulunmamaktadır. Bilirkişi heyet raporunda da aynı hususlar tespit edilmiştir. 2918 sayılı KTK'nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin, "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, "alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır. Hususi otomobil sürücüleri dışındaki diğer araç sürücüleri bakımından bu oran 0.20 promil olarak belirlenmiştir. Ayrıca, Motorlu Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5.5. maddesinde; Taşıtın, uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların sigorta teminatı dışında olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5.5. maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine, aksi halinde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları) Buna göre, mahkememizce Nörolog Doktor, Trafik Baş Mühendisi, Hasar tespit konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediği bildirilmiştir. Bu nedenle davalı ... iddiasını ispatlayamamış durumdadır. Hasar miktarı konusunda da, yapılan ekspertiz raporuna göre ... plakalı çekicideki hasarın ...-TL olduğu, ... plakalı römorktaki hasarın ise servis teklif formundaki bilgilere göre ...-TL olduğu, bu miktarın piyasa koşullarına göre makul görülerek bilirkişi tarafından da kabul edilmiştir. Bu rapor hükme dayanak teşkil etmeye yeterli görülerek sigorta poliçeleri kapsamında kaldığı anlaşılan hasar bedellerine ilişkin tazminat davalarının kabulüne karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; 1-Asıl davanın KABULÜNE, Taleple bağlı kalınarak, talebin davalı ... tarafından red tarihi olan ... tarihinden geçerli reeskont faizi ile birlikte ...-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Alınması gerekli ...-TL harçtan, peşin olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile kalan ...-TL harcın davalıdan ALINMASINA, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin 1/2'sine karşılık gelen dava ilk masrafı ...-TL, tebligat gideri ...-TL, müzekkere gideri ...-TL, bilirkişi ücreti ...-TL olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderlerinin ve mahkememizde peşin olarak alınan harç gideri ...-TL olmak üzere toplam ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ...-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 2-Birleşen davanın KABULÜNE, Taleple bağlı kalınarak, talebin davalı ... tarafından red tarihi olan ... tarihinden geçerli reeskont faizi ile birlikte ...-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Alınması gerekli ...-TL harçtan, peşin olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile kalan ...-TL harcın davalıdan ALINMASINA, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin 1/2'sine karşılık gelen dava ilk masrafı ...-TL, tebligat gideri ...-TL, müzekkere gideri ...-TL, bilirkişi ücreti ...-TL olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderlerinin yargılama giderlerinin ve mahkememizde peşin olarak alınan harç gideri ...-TL olmak üzere toplam ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ...-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda tarafların HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yoluna açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulünce anlatıldı.11/09/2019 KATİP ... (E-İmzalı) HAKİM ... (E-İmzalı)

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/113, K. 2019/602, T. 11.09.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-113-e-2019-602-k-21150eced213